Vatandaş Kaza Yapan Şoföre Yardım Etmek Yerine Karpuz Topladı 

Karadeniz'e karpuz taşıyan Tır Çorum-Samsun kara-yolunda kaza yaptı, Tır'da bulunan karpuzlar yola dökülünce bölgedeki vatandaşlar ganimet zannedip sağlam olanları toplamaya başladı.

Vatandaş Kaza Yapan Şoföre Yardım Etmek Yerine Karpuz Topladı 
Yola savrulan karpuzlar

Tır Kazası: Çorum- Samsun karayolunda Karadeniz bölgesine karpuz taşıyan tır kaza yaptı, Kazanın etkisi ile karpuzlar karayoluna döküldü, Tır şoförü kazanın etkisi ile can derdine düşmüşken Vatandaş aracını yol kenarına park edip yola dökülen karpuzları toplamaya başladı,

Karpuz yüklü tır kazası

Tır Şoförü Can Çekişiyordu

Kaza sonrası çeşitli yerlerinden yara alan tır şoförü can derdine düşmüşken kazayı görenler aracını park edip karpuzlara akın etti, Tır şoförünü görmezden gelen fırsatçı hırsızlar dökülen karpuzları dakikalar içerisinde toplayıp araçlarına yükledi.

 

Dökülen Karpuzlar

 

İnsanlık Duygularımızın Yok Olduğunun Ispatıdır

İnsan hayatının karpuz çalmaktan daha ucuz bir hale geldiğini üzülerek müşahade eden insanlar bu kadar da olmaz dediler. 

Bir vatandaşın "hadi karpuz çaldını götürüp çoluk çocuğunuza yedirdiniz vicdanınıza ne anlatacaksınız? Tabi vicdan varsa! Şoför yaralı önce bir şoföre yardım etseydiniz, onun yolunu bekleyen çoluk çocuğu çaldığınız üç beş karpuzdan daha mı değerliydi?"  şeklinde karpuz hırsızlarına isyan etti.

 

İslam'da Düşenin Malını Çalmak / Hırsızlık Yapmanın Hükmü

Dini islam olanlar için geçerli bir yazıdır, Müslüman olmayanlar için kullanılamaz bu ayet ve deliller.
Allah Kuranı Kerim'de Mailde suresinin 38. ayetinde şöyle buyurur. ( "Hırsızlık yapan erkek ve kadının ellerini kesiniz."  (Maide, 5/38). ) İslam Dininin peygamberi ise hırsızlık ile ilgili şunu söylemiştir. ( "Sizden öncekiler şu sebeple helâk oldular, Onlar, şerefli bir kimse hırsızlık yaptığı zaman, hırsızı serbest bırakırlar. Güçsüz bir kimse hırsızlık yapınca da ona ceza uygularlardı )

Hanefi Mezhebine Göre Hırsızlık 

Hanefilere göre, çalınan mal helâk olmuşsa, had cezası uygulandığı takdirde ayrıca malın tazmini gerekmez. Yani had'le tazmin bir kişide toplanmaz. Eğer, malın sahibi, mahkemeye başvurmazdan önce çalınan malın tazminini talep etmişse, hırsıza el kesme cezası uygulanamaz. Eğer had'din uygulanmasını hâkimden istemişse, artık hırsızın, helâk olan malı tazmini gerekmez. Çünkü yukarıdaki âyetçe yalnız had cezasından söz edilmiş, ayrıca tazminata yer verilmemiştir. Diğer yandan Nebî (s.a.s); "Hırsıza had cezası uygulandığı zaman, artık malı tazmin etmesi istenemez."


Şafii ve Hanbeli Mezheblerine Göre Hırsızlığın Hükmü 

Şâfiî ve Hanbelîlere göre ise, hırsız zengin olsun, yoksul bulunsun had ve tazmin cezası birlikte uygulanır. Çalınan mal misli ise, misliyle kıyemî ise kıymetiyle tazmin ettirilir. Çünkü had cezası Allah hakkı, tazmin cezası ise kul hakkı niteliğindedir. Diyet ve keffârette olduğu gibi, bunlardan birisi diğerine engel teşkil etmez (İbn Rüşd, Bidâyetü'l-Müctehid, Mısır; ts., II, 408 vd.; İbn Kudâme, el-Muğnî, VIII, 270; eş-Şîrâzî, el-Mühezzeb, II, 284; ez-Zühaylî, el-Fıkhu'l-İslâmî ve Edilletüh, VI, 95, 96).

Maliki Mezhebine Göre Hırsızlığın Hükmü 

Mâlikilere göre, hırsız zenginse hem had, hem de telef olan malın tazmin cezası birlikte uygulanır. Yoksulsa yalnız had uygulanır.


Hırsızlığın Toplumdaki Yeri

Suç, toplumlarda insanların arasındaki ilişkileri bozan, toplum içindeki dayanışmayı zayıflatan ve toplumun sosyal yapısını temelinden sarsan sosyal bir problemdir. İnsanlığın başlangıcından günümüze kadar gelen süreçte her zaman var olmuş, toplumların gelişmesine paralel olarak zaman içinde çeşitli değişikliklere uğramış, bilimin gelişmesine paralel olarak çok değişik yönlerden ele alınmış ve insanoğlunun sahip olduğu o andaki bilgi birikimleri ile de açıklanmaya çalışılmıştır. Her suç, kendine özgü birtakım sebepleri, sonuçları ve katılımcısı olan sosyal bir vakadır.

Örneğin adam öldürme suçuna neden olan sosyal ve psikolojik faktörler ile hırsızlık suçuna etki eden faktörler, tamamen farklıdır. Her suç tipi başlı başına incelenmesi gereken bir olgudur. Hırsızlık suçu, en çok işlenen suç türlerinin başında gelmektedir. Bu durum, jandarma sorumluluk alanı için de geçerlidir. 2012 yılında jandarma sorumluluk alanında meydana gelen (179.714) asayiş olayının, (28.632)’sini hırsızlık suçları oluşturmuştur.

Diğer bir ifadeyle jandarma personelinin müdahale ettiği her asayiş olayından biri hırsızlıktır. Aynı zamanda hırsızlık suçu, yüksek faili meçhul oranı, kişilerde yarattığı suç korkusu ve hayatlarının her anına yansıyan maddî ve manevî kayıpları nedeniyle dikkate alınıp, çözümler üretilerek mücadele edilmesi gereken öncelikli suçlardan biridir.

Suçla mücadelenin etkin olarak yürütülmesi için suça neden olan faktörlerin ortaya konulması ve alınacak tedbirlere yönelik, bölgesel durumun ve zaman içerisindeki eğilimin belirlenmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, Türkiye’de ilçe seviyesinde jandarma sorumluluk bölgesindeki hırsızlık olayları analiz edilerek; hırsızlık suçlarını etkileyen sosyo-ekonomik faktörlerin belirlenmesi, 2012 yılı için olay yoğunluğunun incelenmesi, ülke genelinde ve geleceğe yönelik hırsızlık türleri seviyesinde genel öngörünün ortaya konması amaçlanmıştır.


Literatürde, suçu etkileyen ve suçun tahminine yönelik çalışmaların ülke ya da il ölçeğinde sınırlı kaldığı görülmüştür. Geniş bir örneklem ile daha sağlıklı sonuçlara ulaşmak maksadıyla ilçe jandarma teşkilatı bulunan (918) ilçeyi kapsayacak şekilde veriler kullanılmıştır. Son on yıldır artma eğiliminde olan hırsızlık suçuna ilişkin bu çalışmanın, hırsızlık suçunun yapısı, özellikleri ve gelecekteki potansiyelini ortaya koyarak hırsızlık suçunun her yönüyle anlaşılmasına ve suça karşı etkili önlemler geliştirilmesine katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir