Ebû Mi’lak El-ensâri

Ebû Mi’lak el-Ensâri, künyesiyle meşhur olan bu sahabenin künyesin-den onu Medineli Ensâr’ın Hacrec oğulları kabilesinden olduğu anlaşılıyor.

Ebû Mi’lak El-ensâri

Ebû Mi’lak El-ensâri
اَبُــو مِــعْــلَــقُ اْلأنْـصَـارِيّ


 Baba Adı    :    Bilgi yok.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Ebû Mi’lak el-Ensâri, el-Hazreci’dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Ebû Mi’lak
 Kimlerle Akraba idi    :    Bilgi yok.



Ebû Mi’lak El-ensâri Hayatı

Ebû Mi’lak el-Ensâri, künyesiyle meşhur olan bu sahabenin künyesin-den onu Medineli Ensâr’ın Hacrec oğulları kabilesinden olduğu anlaşılıyor. Hakkında en ufak bir bilgi olmayan ne zaman hangi tarihlerde doğub hangi tarihte vefat ettiğine dair, âile bireyleri hakkında rvaiyeti varsa kaç hadis rivayet ettiğine dair elimizde maalesef hiçbir bilgi yoktur. Sadece bize kadar gelen rivayetlerde:

Enes bin Mâlik (r.a)’den şunlar anlatılır:

“-Resûlullâh (s.a.v)’ın Ashabı’ndan Ebû Mi’lak lakabında biri vardı. Ticaretle meşgul olurdu. Samimi ve müttaki bir kimse idi. Bir yolculuğu sırasın da silahlı biri eşkıya yolunu kesti.

      “-Neyin varsa çıkar! Seni öldüreceğim!”dedi.

Ebû Mi’lak (r.a):

      “-Mallarımı mı istiyorsun?”dedi.

Eşkiya:

      “-Ben, senin malını değil, canını istiyorum!”deyince:

Ebû Mi’lak (r.a):

      “-Öylese müsaâde et, namaz kılayım!”diye ricada bulundu.

Eşkiya:

      “-Namazını kıl!”dedi.

Ebû Mi’lak, abdest aldı, sonra üç defa şöyle dua etti:

      “-Ey sevgili! Ey yüce arşın sahibi! Ey istediğini yapan! Ulaşılmayan ve yüksekliğin hürmetine, haksızlığa uğramayan saltanatın hürmetine ve arşının rükünlerini dolduran nurun hürmetine beni bu eşkiyanın şerrinden korumanı istiyorum. Ey duaları kabul eden, yardım et!”

Birden bire elindeki mızrağı atının kulakları arasından yükselen bir süvari peyda oldu. Hemen o eşkiyayı vurub öldürdü.

Sonra’da tüccara döndü. Bunun üzerine tüccar Ebû Mi’lak:

      “-Sen kimsin ki? Allâh senin vasıtanla bana yardım etti?”diye sordu.

O, da:

“-Ben, dördüncü kat semânın Meleklerindenim. İlk dûa ettiğinde gök kapılarının gıcırdadıklarını duydum. İkinci dûa edişinde gök ehlinin fer-yatlarını duydum. Üçüncü dûa edişinde de:

      “-Yardıma muhtaç birinin dûası!”dendi.

Ben, hemen, yüce Allâh’ın beni bu hırsız ve eşkiyayı öldürmeye gön-dermesini istedim. Geçmiş olsun. Şunu iyi bil ki:

      “-Kim abdest alır dört rek’at namaz kılar ve bu şekilde dûa ederse, ister darda olsun, ister olmasın, onun imdadına yetişilir!”diye cevab verdi. 1

Ebû Mi’lak (r.a): diye, sadece künyesinin verildiği, asıl ismi, nesebi, ve akrabaları, âile efradı, doğum tarihi vefat tarihi, ve hangi tarihte iman ettiği, nakledilmeyen bu sahabi hakkında fazla bilgimiz yoktur.

Anlatılan bu kısa, sadece, İbn-i Esir’in Ûsdül Ğabe’sinde Enes bin Mâlik’den silsile yoluyla gelen bir rivâyet ile bizlere nakledilmiştir. 2

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- M.Yusuf Kahdehlevi Hadislerle Müslümanlık-5-1924 
2- İbn-ü’l Esir Usdül Ğabe Fiy Ma’rifetü’s-Sahabe-5-103-6269