Ebû Mes’ûd El-bedri

İslâm tarihinde Üç tane Ebû Mes’ûd adında meşhur sahabe vardır. Bunlar:1-Ebû Mes’ûd el-Ğifari 2-Ebû Mes’ûd bin Amr bin Sâ’lebe beni Hâris bin Hazreci’dir

Ebû Mes’ûd El-bedri

Ebû Mes’ûd El-bedri
أبُــو مَــسْــعُـــودُ اْلَـبَــدْ رِى


 Baba Adı    :    Âmir bin Sâ’lebe.
 Anne Adı    :    Seleme bint-i Âzib bin Hâlid.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok, Medine doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicri 40-42 Miladi 660-62 yılında Medine- de vefat etti. Kûfe’de vefat ettiği söylenir.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    1-Huzeyle bint-i Sâbit 2-Beşire bint-i Kuda-me bin Vehb 3-Ümmü’l-Hakem bint-i Abdurrahman.
 Oğulları    :    Beşir, Mes’ud, Zekeriyya, Yahya.
 Kızları    :    1-Ümmü Beşir, Hz.Hasan bin Ali’nin eşi idi. 2-Ümmü Gaziyye 3-Ümmü’l-Velid,
 Gavzeler    :    Bedir, Uhud, Hendek, Hayber, Mekke’nin Fethi, Huneyn, Taif,
 Muhacir mi Ensar mı    :    2. Akabe biatına katılan Ensâr’dan dır.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    102 tane.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Ukbe bin Âmir bin Sâ’lebe bin Useyre bin Atiye bin Hüdare bin Avf bin Haris bin Hazrec el-Ensari el Hazreci
 Lakap ve Künyesi    :    Ebû Mes’ûd el-Bedri
 Kimlerle Akraba idi    :    Hz.Hasan (r.a)’ın kayın babası’dır.



Ebû Mes’ûd El-bedri Hayatı

İslâm tarihinde Üç tane Ebû Mes’ûd adında meşhur sahabe vardır. Bunlar:1-Ebû Mes’ûd el-Ğifari 2-Ebû Mes’ûd bin Amr bin Sâ’lebe beni Hâris bin Hazreci’dir 3-Bizim burada anlatmaya çalışacağımız sahabe olan Ebû Mes’ûd el-Bedri el-Ensari, Ukbe bin Âmir bin Sâ’lebe bin Useyre bin Atiye bin Hüdare bin Avf bin Haris bin Hazrec el-Ensari el Hazreci. Uzun künyesi: Ebû Mes’ûd Ukbe bin Ömer bin Sâ’labe el-Bedri el- Ensâri’dir. 1

Kaynaklarda Câbir bin Abdullah’ın yakını olduğu belirtildiğine göre hicretten on beş yıl kadar önce Miladi 606 yıllarında doğduğu ve Hazrec kabilesinin Neccaroğulları soyundan oluşu dikkate alınarak Medine’de dünyaya geldiği tahmin edilmektedir. Daha çok künyesiyle tanınmış olup Bedri ünvanını, Bedir Ğazvesi’ne iştirakinden dolayı mı yoksa Bedir’de oturduğu için mi aldığı konusu ihtilaflıdır.

İmam Buhâri başta olmak üzere muhaddisler Ebû Mes’ûd’un Bedir Ğazvesi’nde bulunduğunu kaydederler. Vakidi ve diğer siyer âlimlerinin çoğu ise onun bu ğazveye katılmadığını kesin bir ifade ile belirtirler. Bu ihtilafın, onun Bedir Ğazvesi’nde geri hizmetlerde görev yapmasından kaynaklandığı da söylenebilir. Nitekim savaş başlamadan önce Bedir kuyu-ları’ndan su temin ettiğini rivâyet edenler vardır. Bedir Ğazvesi’nde Bedir Kuyuları başına ilk gelen olduğundan böyle yad edilmiştir de denilir.

Ebû Mes’ûd el-Bedri, Nübüvetin onüçüncü yılında İkinci Akabe biatın’da Resûlullâh (s.a.v)’e biat ederek İslamiyet’i kabûl eden Ensâr’ın en genç olanlarından dır. Akabe biatı’nda Resûlullâh’a biat ediliş tarzını ve Onunla yapılan konuşmaları nakledenlerden biri olan, Ebû Mes’ûd, ikinci Akabe biatı’nı olduğu gibi bizlere nakletmiştir.

Ebû Mes’ûd (r.a) Resûlullâh’ın bütün ğazvelerine iştirak etmiştir. Uhud, Hendek, Hayber, Mekke fethi, Huneyn, ve Tâif Muhasarası’nda bulunmuştur. Sonra Tebük Seferi’ne iştirak etmiştir. Resûlullâh ile birlikte Vedâ Hacc’ında bulunmuştur. Resûlullah’ın vefatlarından sonra, ilk üç halife devrinde Medine’de ikamet ederek müşavirlik yardımcılık yapmıştır.

Hz.Ali devrinde, Hz.Ali ile birlikte Kûfe’ye giderek orada yerleş-miştir. Hz.Ali (r.a), Sıffın Savaşı’na giderken Kûfe’de yerine vekil bıraktı. Müslümanlar arasında barış yapılmasını istediğinden bu savaşta iki grub’-dan hiçbirinin ğalib gelmemesini arzu ettiği için olmalı ki, bir müddet sonra bu görevden azledildi. Ve burada kısa bir zaman kaldıktan sonra Medine’yi özlediğinden Medine’ye gelmiş, son senelerini Medine’de geçirmiştir.

Ebû Mes’ûd (r.a) Medine’de ikamet ederken Hicri 40-42. Miladi 659-661 yıllarında vefat etmiştir. Bâzı rivayetlere göre Muâviye’nin son devirlerine kadar yaşadığı bildiriyorsa da bu husûs çok ihtilaflıdır. Bâzı rivayetlerde de Muğire bin Şu’be’nin Kûfe valiliği sırasında, Hicri 32 yıllarında hayatta olduğu zikredilmektedir. Ebû Mes’ûd (r.a), kızını Hz.Hasan (r.a)’e vererek ondan Zeyd adında bir torunu olmuştur.

Ebu Mes’ûd (r.a) âlim sahabilerden birisidir. En büyük hizmetlerin-den biri Resûlullâh (s.a.v)’den 102 tane hadis-i şerif rivayet etmişdir. Bunlardan dokuzu hem Buhari’de hem Müslim’de, ayrıca biri yalnız Buhari’de, yedisi de yalnız Müslim’de bulunmaktadır. Kendisinden oğlu Beşir ve Alkame bin Kays, Ebû Vâil, Kays bin Ebû Hâzim, Abdurrahman bin Yezid, Şa’bi gibi Tâbiin muhaddisleri rivâyette bulunmuşlardır.

Bu arada Resûlullah’ın bütün ahval ve ef’alini de ümmete tebliğ etmiştir. Hattâ Resûlullah’ın nasıl namaz kıldığını hem söylemiş ve hem de tatbikatını göstermiştir. Ahlaken fâzıl kerem sahibi olan Ebû Mes’ûd, emri bil Marufa son derece önem verildi. Kendisine yapılan her iyi ihtarı büyük bir tevazu ve iyilikle karşılardı. Sünnet-i Seniyye’den kattiyyen ayrılmazdı. Herkese’de bunu tavsiye ederdi. Medine’de birçok talebe yetiştirerek tâbiinin hocası olmuştur. Ebû Mes’ûd (r.a) kendilerine öğüt vermesini isteyenlere:

      “-Cemaate sarılmanızı tavsiye ederim, zira yüce Allâh bu ümmeti yanlışta batılda birleştirmeyektir!”derdi. 2

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- Usdu-l Ğabe İbn-i Esir-5-96-97 
2- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-10-187