Ebû Kays Bin Hâris

İslâm tarihinde Ebû Kays İsminde yedi tane meşhur sahabi vardır. Bunlar: Ebû Kays el-Ensâri, Ebû Kays Sirme, Ebû Kays Sayfi, Ebû Kays el-Cüheni, Ebû Kays bin el-Muâli, Ebû Kays Beşir bin Amr, Ebû Kays bin Hâris dir.

Ebû Kays Bin Hâris

Ebû Kays Bin Hâris
أبُــو قَــيْــسُ بْــنُ اْلـحَــا رِث


 Baba Adı    :    Hâris bin Kays.
 Anne Adı    :    Ümmü Veled (hadrimilerdendir).
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok, Mekke doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicri 12. Miladi 633 yılında Yemâme’de şehid oldu. Kabri, Yemâme bölgesinde dir.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Uhud, Hendek, Hudeybiye, Hayber, Mekke fethi, Huneyn, Tâif, Tebük, Yemâme gibi bir çok savaşlara katıldı.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Mekke, 2. Habeşistan, Medine, Muhacirdir.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Ebû Kays bin Haris bin Kays bin Adiy bin Sa’d bin Sehm el-Kureyşiy es-Sehmi dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Ebû Kays, asıl ismi Abdullah’dır.
 Kimlerle Akraba idi    :    Bilgi yok.



Ebû Kays Bin Hâris Hayatı

İslâm tarihinde Ebû Kays İsminde yedi tane meşhur sahabi vardır. Bunlar: Ebû Kays el-Ensâri, Ebû Kays Sirme, Ebû Kays Sayfi, Ebû Kays el-Cüheni, Ebû Kays bin el-Muâli, Ebû Kays Beşir bin Amr, Ebû Kays bin Hâris dir. Bizim burada anlatmaya çalışacağımız bu Ebû Kays künyesiyle meşhur olan sahabidir. Ebû Kays bin Hâris (r.a) Mekke’de doğmuştur. Ancak hangi tarihte doğduğu belli değildir. Kabile ve soyu: Ebû Kays bin Haris bin Kays bin Adiy bin Sa’d bin Sehm el-Kureyşi es-Sehmi dir.

Ebû Kays bin Hâris (r.a), Mekke’de ilk sıralarda Müslüman olmuş ve Allâh yolunda Habeşistan ülkesine yapılan ikinci hicrete katılmıştır. Uhud ve sonraki bütün savaşlara katılmış Resûlullâh (s.a.v)’ın yanında olmuştur. Hz.Ebû Bekr (r.a), döneminde hicretin onikinci yılında şehid düşmüştür. Ebû Kays’ın asıl ismi Abdullah’dır. 1

Ebû Kays bin Hâris (r.a)’in annesinin ismi hakkında her hangi bir kayıt yoktur. Zira o devirde ve eski eserlerde kadınların ismi pek zikredil-mezdi. Kabilesinin en Meşhur olanı Ebû Kays’ın babası ve dedesidir.

Dedesi Kays bin Adiy, Kureyş’in ve Mekke’nin ileri gelen güçlü kişi-lerinden biri idi. Tek başına yüz, veya, bin kişilik bir orduya bedel olarak gösterilirdi. Babası Hâris ise, o kadar azılı bir kişi idi ki, İslâm olmamak için elinden geleni yapmıştır. Özellikle Kûr’ân-ı Kerim ile (haşa) alay etmiştir. Bu sebebden dolayı o ve onun gibiler hakkında

      “-Kûr’ân ile alay edip ona varakpâre ve büyücü şeyleri diyenler. İçin yemin olsun ki, onların hepsinden bunun hesabını soracağız. Ne yapmak istediklerinin hesabını isteyeceğiz. Müşriklerden yüz çevir. Vazifene devam et. Biz alay edenlerin hakkından geliriz!” 2

Âyetleri nazil olmuştur.

Put yapıp satan Azer’den İbrâhim (a.s)’ın zuhur ettiği gibi, böyle kindar, ve İslâm dini ile alay eden, Resûlullâh’a büyücü ve Kûr’ân-ı Kerime varakpare diyen bir babadan da Ebû Kays bin Hâris (r.a) zuhur etmiştir. Zira İslâm’ın başlangıcında hak daveti duyan bu zat lebbeyk demiş ve kabul etmiş Sabikunu evvelin’den olma şerefine ermiştir. Bu yüzden de her türlü eziyet ve işkencelere maruz kalmıştır. İkinci Habeşistan muha-cirleriyle birlikte hicret etmeye mecbur olmuştur. Habeşistan da epeyce kalmışlardır,

Habeşistan’dan ancak, Bedir Ğazvesi’nden sonra Medine’ye gelerek orada yerleşmiştir. Ebû Kays bin Hâris (r.a), Uhud Ğazvesi’nden itibaren Hendek, ve diğer gazvelere iştirak etmiştir. Mekke’nin fethine, Huneyn Savaşı’na katılarak Medineye geri dönmüştür. Veda Haccı’na da katılıp Resûlullâh (s.a.v)’ın vefatını gördü.

Ebû Kays bin Hâris (r.a), Hz.Ebû Bekr (r.a)’in hilafeti döneminde mürtedlerle yapılan tüm savaşlara katılmıştır. Bu savaşlar sırasında yalancı peyğamber Müseylemeye karşı Yemame de Hicretin 12. Miladi 633 yılının başlarında yapılan akraba mevkiindeki savaşta şehid olmuştur.

Ebû Kays bin Hâris (r.a)’ın Âile hayatı ve çocukları hakkında fazla bilgimiz yoktur. Bu arada Resûlullâh (s.a.v)’ın yanında epey uzun müddet kalmasına rağmen, O’nun vefâtından hemen sonra yapılan savaşlarda şehid olduğundan, ilmi ve hadis-i şerif rivâyeti hakkında da her hangi bir işarete rastlanamamıştır. 3

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-3-230 
2- Hicr-91-95 
3- Ashâb-ı Kirâmın Meşhurları-Hayati Ülkü-334