Ebû Hasme El-ensâri Hayatı

Asıl isminin Abdullah olduğu ancak Ebu Hasme el-Ensâri künyesiyle meşhur olan bu sahabe Medine doğumludur. Ancak doğum tarihi kesin bilinmemektedir. Babasının adının da Abdullah, Ubeydullah, veya Âmir olduğunda ihtilaf vardır.

Ebû Hasme El-ensâri Hayatı

Ebû Hasme El-ensâri
اَبُــو حَــثْــمَــةُ ألأ نْــصَـا رِي


 Baba Adı    :    Abdullâh veya Amr bin Saide.
 Anne Adı    :    Ümmü Enes bint-i Enes bin Dab.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok. Medine doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicri 60. Miladi 680 yıllarında vefat ettiği kabrinin Medine’de Cennetü’l-Baki’de olduğu söylenmektedir.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Ümmü Rebi’bint-i Eslem, Hacce bint Umeyr
 Oğulları    :    Sehl bin Ebû Hasme, o da sahabidir.
 Kızları    :    Umeyre, Ümmü Damre, Ümeyme ve Ümmü Sehl.
 Gavzeler    :    Uhud, Hayber,
 Muhacir mi Ensar mı    :    Medineli Ensâr’dandır.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Rivayeti var, sayısı belli değildir.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Ebû Hasme Abdullah veya Amr bin Saide bin Amr bin Adiy bin Mecdeâ bin Hârise bin el-Hâris bin el-Hazrec bin Amru bin Malik bin Evs el-Ensâri el-Evsi el-Hârisi.
 Lakap ve Künyesi    :    Ebû Hasme.
 Kimlerle Akraba idi    :    Sehl bin Ebû Hasme’nin babasıdır.



Ebû Hasme El-ensâri Hayatı

Asıl isminin Abdullah olduğu ancak Ebu Hasme el-Ensâri künyesiyle meşhur olan bu sahabe Medine doğumludur. Ancak doğum tarihi kesin bilinmemektedir. Babasının adının da Abdullah, Ubeydullah, veya Âmir olduğunda ihtilaf vardır. Annesinin ismi Ümmü Enes bint-i Enes bin Dab bin Amr’dır. Hanımlarının ismi ise; Ümmü Rebi’ bint-i Salim bin Hariş bin Adiy, bin Mecdeâ ve Hacce bint-i Umeyr bin Ukbe bin Amr’dır. Oğlu Sehl bin Ebû Hasme, sahabidir. Kızları Umeyre o da sahabidir, Ümmü Damre, Ümeyme ve Ümmü Sehl’dir. Bedir Ğazvesi’ne iştirak ederek Ashab-ı Bedir’den olmuş denilir ise de bâzı eserlerde ise, Bedir Ğazvesi’ne iştiraki hususunda hiçbir kayıt bulunmamaktadır. Halbuki bizzât kendileri, rivayet etmiş olduğu bir hadis-i şerif de :

“-Bedir Harbi’nde Ebû Berze el-Hârisi, Resûlullâh (s.a.v)’e üç tane kâfir başı getirdi. Resûlullâh (s.a.v) onu bu vaziyette görünce:

      “-Sen mi öldürdün?”diye sordu.

Ebû Berze el-Hârisi:

      “-Yâ Resûlallâh! Ben sadece ikisini öldürdüm. Diğerini ise beyaz elbiseli, yakışıklı bir adam öldürdü!”diye cevab verdi.

Bunun üzerine Resûlullâh, meleklerden birinin ismini söyleyerek:

      “-O falandır!”buyurdu demektedir.

Uhud Ğazvesi gecesinde, Ebû Hasme el-Ensâri, Resûlullâh (s.a.v)’in geceleyin yol kılavuzu idi. Uhud havalisini çok iyi bildiğinden gece karanlıkta ordunun önünde yürümek sûretiyle Müslümanlara yol göster-miştir. Bu itibarla Resûlullâh (s.a.v)’in yol göstericisi olmuştur. Ebû Hasme Hendek Ğazvesi’nde bulunduktan sonra Hudeybiye Musalahasına iştirak etmiştir. Resûlullâh (s.a.v) ile ağaç altında Bey’âtı’r-Rıdvan da bulunmuştur. Bu bakımdan Biât’ı-Rıdvan ashabın dan dır.

Hicri 6. Miladi 628 yılında Hudeybiye’den döndükten sonra yaz aylarında yapılan Hayber Ğazvesi’ne de iştirak eden sahabeden Hayber şehidi Sehl bin Abdullah’ın nasıl öldürüldüğü hakkında Resûlullâh ile yapılan konuşmaları bizlere nakletmektedir. Ebû Hasme, Mekke Fethi’nde ve Huneyn Ğazvesi’nde bulunduktan sonra, Resûlullâh (s.a.v) ile birlikte Vedâ Haccını ifa etmiştir. Resûlullâh (s.a.v)’in irtihalini müteakib

Hz.Ebû Bekr, devrinde, mürtedlerle Medine civarında yapılan savaş-lara iştirak etmiştir. Ayrıca Ebû Bekr’in hazinesindeki bütün servetini nasıl dağıttığını anlatmaktadır. Sehl bin Ebi Hasme’nin halife Hz.Ömer devrinde ne gibi işler yaptığı hakkında bir bilgi yoktur. Aynı şekilde diğer halifeler devrinde de neler yaptığı bilinmemektedir. En kuvvetli rivayete göre, Ebû Hasme, Muâviye bin Ebû Süfyan devrinin ilk yıllarında Medine’de vefat ederek Cennetü’l-Baki Kabristanı’na defnedilmiştir. 1

El-İsabe de İbn-i Hacer el-Askalani ise şöyle der:

Sehl bin Ebû Hasme, bin Saide, bin Âmir, bin Adiy, bin Mecde’a, bin Hârise bin el-Hâris, bin Amr, bin Mâlik, bin el-Evs, el-Ensâri el-Evsi, Babasının adı ihtilaflıdır. Kimine göre “Abdullah” kimine göre “Âmir’dir. Annesi, Ümmü’r-Rabi’ bint-i Salim, bin Adiy, bin Mecdeâ’dır.

Denildi ki: Resûlullâh öldüğü zaman Sehl, yedi veya sekiz yaşında idı. Ondan birkaç hadis rivâyet etmiştir. Zeyd bin Sâbit, Muhammed bin Mesleme’den de rivâyet etmiştir. Kendisinden oğlu Muhammed, kardeşi-nin oğlu Muhammed bin Süleyman, bin Ebû Hasme, Büşeyr bin Yesâr, Salih bin Havvât, Nâfi’ bin Cübeyr, Urve ve kimileri rivâyet etmişlerdir.

İbn-i Ebû Hatim, babasından naklen andı: Mahut ağacın altında biat etti. Ve Bedir hariç, bütün savaşlara katıldı. Uhud gecesi Resûlullâh’ın yol kılavuzu idi.

İbn-i el-Kattân dedi:

“-Bu doğru değildir. Çünkü bütün imamlar, Resûlullâh öldüğünde, Sehl bin Ebû Hasme sekiz yaşında olduğu konusunda ittifak etmişlerdir. O imamlardan kimileri şunlardır: İbn-i Mende, İbn-i Hibbân, İbn-i’s-Seken, Hâkim, Ebû Ahmed ve Taberi…

Onun, Muâviye’nin hilâfetinin başlanğıç zamanlarında öldüğünü kesin bir ifade ile söylemiştir. Bunda yanılmıştır. Çünkü bu değil babasıdır; bana öyle görünüyor ki, bütün harblere katılmıştır. Diyen kişi, bunu Sehl bin el-Hanzaliyye ile karıştırmıştır. Çünkü yukarıda anlatılanlarla nitelenen odur. Yukarıdaki vasıflarla nitelenen, babasının Ebû Hasme el-Ensâri olduğu söylenir. Resûlullâh (s.a.v)’ın Hâris’e gönderdiği kişi odur. Uhud Savaşı-

sırasında Resûlullâh (s.a.v)’ın yol kılavuzu o idi. 2

Yağtığımız araştırmalara göre; birçok kaynaklarda Ebû Hasme el-Ensâri ile kendisi gibi meşhur sahabeden olan oğlu Sehl bin Ebû Hasme el-Ensâri ile hayat serüvenleri biribirine karıştırılmıştır. Halbuki Ebû Hasme Resûlullâh’a yol kılavuzluğu ederek O’nun ile birlikte Uhud Savaşı’na katılmış olduğu ittifakla kabul edilmektedir. Oğlu Sehl bin Ebû Hasme ise Resûlullâh (s.a.v)’ın vefatlarında henüz sekiz yaşlarında idi.

Medine’de yaşayan Evs kabilesinin beni Hârise koluna mensub olup künyesiyle tanınmaktadır. Resûlullâh vefât ettiğinde henüz yedi sekiz yaş-larında bir sahâbi olan oğlu Abdullah veya Amr’da Sehl bin Ebû Hasme diye anılır. Bazı kaynaklarda adının Ebû Hayseme diye zikredilmesi hiç de doğru değildir.

Uhud Ğazvesi öncesi Resûlullâh, kendilerini Uhud’a kestirme yoldan ve düşmanla karşılaşmadan kimin götürebileceğini soruşturdu. Bu göreve tâlib olan Ebû Hasme İslâm askerlerini Hârise oğulları’nın arazisinden geçirerek Uhud’a götürdü. İbn-i Ebû Hâtim’ın bu kılavuzluk görevini Ebû Hasme’nin oğlu Sehl’in yaptığını ileri sürmesi, Sehl’in o sırada henüz çocuk yaşta olması sebebiyle doğru bulunmamıştır. Ebû Hasme Uhud’dan sonraki ğazvelere de katılmış, Hayber’in fethi sırasında süvari olması sebebiyle kendisine iki hisse verilmiştir.

Resûlullâh, Ebû Hasme’nin mahsullerin miktarını takdir konusundaki yeteneğinden faydalanmış ve onu Hayber’e zekât takdiri için göndermiştir. Bir sahâbi onu, kendisine çok zekât takdir ettiği iddiasiyle Resûlullâh’a şikayet etmiş, ancak Ebû Hasme’nin bu sahâbiye geçimine yetecek kadar mahsul bıraktığını söylemesi üzerine Resûlullâh kendisini haklı haklı görmüştür. Onun bu görevi ilk üç halife döneminde de devam etmiştir.

Ebû Hasme’nin Muâviye devrinin ilk zamanları Hicri 41. Miladi 661 yıllarında veya son yıllarında Hicri 60. Miladi 680 yıllarında vefat ettiği söylenmektedir. 3

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- Ashâb-ı Kirâmın Meşhurları-sayfa 677-Hayati Ülkü-Sebat Neşriyat İstanbul-1982 
2- el-İsabe İbn-i Hacer el-Askalani-2-422-No-3525 
3- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-10-145