Amr Ibn-i Tufeyl

Amr Ibn-i Tufeyl

Amr Ibn-i Tufeyl
عَــمْــروُ بْــنُ اْلـطُّــفَــيــل


 Baba Adı    :    Tufeyl bin Amr.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok, Yemen doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicretin 15. Miladi 636 yıllarında Yermük Savaşı’nda şehid oldu.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Hayber Savaşı sonrası çok seferlere katıldı.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Yemen, Medine, Muhacir dir.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Amr ibn-i Tufeyl bin Amr bin Târif bin el-Âs bin Sâ’lebe bin Süleym bin Fehm bin Ğanm bin Devs bin Udsan bin Abdullah bin Zehran bin Kâ’b bin el-Hâris bin Kâ’b bin Abdullah bin Nasr bin el-Ezd el-Ezdi ed-Devsi dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Amr bin Zi’n-Nûr.
 Kimlerle Akraba idi    :    Tufeyl bin Amr’d-Devsi’nin oğludur.


Amr Ibn-i Tufeyl Hayatı

Amr bin et-Tufeyl, bin Amr ed-Devsi, Amr bin Zinnûr diye de bilin-mekte ve daha çok babası Zinnûr Tufeyl bin Amrü’d-Devsi vesilesiyle tanınmaktadır. Babasının telkini ile Müslüman olan Amr, Hayber’in fethi sırasında onunla birlikte Resûlullâh’a giderek görüştü. Resûlullâh (s.a.v), onu kendi kavmi olan Devs kabilesinden yardım getirmek üzere görevlen-dirdi. Çarpışmaların iyice kızıştığı bir sırada savaş alanını terkedeceğine üzülen Amr ibn-i Tufeyl’i Resûlullâh (s.a.v):

      “-Allâh’ın Resûlü’nün elçisi olmayı istemez misin?”diye teselli etti, ve, bu görevinin önemini belirtti.

Babası meşhur sahâbi Zinnûr Tufeyl bin Amrü’d-Devsi ile birlikte çeşitli harblere iştirak etti. Babasının şehid düştüğü Yemâme Savaşlarında bir elini kaybetti. Ömrü cebhelerde geçen Amr ibn-i Tufeyl (r.a), Hicri 15. Miladi 636 yılında Vaki’ olan Yermük Savaşı’nda şehid oldu. 1

Abdullah bin Muhammed, bin Rebia el-Kudâmi, Fütûhu’ş-Şam adlı kitabında andı: Hâlid bin Velid onu, kendisinin onlara teveccüh edip geleceğini haber vermek için Ebû Ubeyde bin Cerrah’a gönderdi. Ona, “Amr bin Zi’n-Nûr” deniliyordu.

İbn-i Sa’d, Abduvâhid bin Ebû Avn tarıkiyle tahric ederek dedi ki;

“-Sonra, Amr ibn-i Tufeyl’in babası Tufeyl bin Amr ed-Devsi (r.a), Resûlullâh (s.a.v)’e döndü, ölünceye kadar onunla beraber idi. Arablardan kimileri dinden dönünce, Müslümanlarla beraber Mücahid olarak sefere çıktı. Tuleyha’nın işini bitirib, Yemâme üzerine yürüdüler ve Tufeyl orada şehid düştü. Oğlu Amr ise yaralandı ve eli kesildi. Sonra iyileşti. Hz.Ömer ile birlikte otururken yemek getirildi; o çekindi; halife Hz.Ömer (r.a), ona şöyle dedi:

      “-Ne’n var? Ğaliba elinden dolayı çekiniyorsun?!”

      “-Evet!”dedi.

Halife Hz.Ömer (r.a):

      “-Vallâhi elini o yemeğe sokub karıştırıncaya kadar bir lokma dahi tadmam!”deyince dediğini yaptı,

Sonra onu Şam’a cihad etmek üzere gitti, ve, Hicri 15. Miladi 636 yılında Yermük Savaşı’nda şehid düştü.

Biz onu; Ebû Tâhir ez-Züheli’nin Fevâid’inde, Muhammed bin Abdu-rrahman el-Ezdi tarikiyla kavminden eriştiği kimselerden, Amr bin Zi’n-Nûr’dan rivâyet ettik. Resûlullâh’ın onun babası için dua ettiği değnek kıssasını andı. Bu sebeble ona,”Zi’n-Nûr”denilmiştir. 2

Babası Tufeyl bin Amr ed-Devsi şöyle anlatır:

“-Halife Ebû Bekr, Müseylimetü’l-Kezzâb’ın üzerine asker gönder-diği zaman, oğlum Amr bin Tufeyl de, yanımda olduğu halde, Müslüman-larla birlikte, ben de savaşa gittim. Yolun bir kısmında bulunduğumuz sırada, bir rüya gördüm.

      “-Rü’yamda, sanki başımın tıraş olduğunu ve ağzımdan da bir kuşun çıktığını ve beni, bir kadının karşılayıb karnının içine soktuğunu, oğlum Amr’ın da beni, çok aradığını ve sonra geriye kaldığını gördüm!”dedim.

Arkadaşlarım:

      “- Hayr dır!”dediler. Onlara:

      “-Fakat, ben, Vallâhi, bu rü’yâyı, kendim yordum!”dedim.

      “-Nasıl yordum?”diye sordular.

      “-Başımın tıraş olunması, kesilmesidir! Ağzımdan çıkmış olan kuş, Ruhum dur! Beni karnının içine sokmuş olan kadın da, arz dır, yer yüzü-dür. O, benim için kazılacak ve ben, onun içine gömülerek ğayb olacağım! şehid olacağımı umuyorum. Şehid olarak öldürüleceğim, içime doğuyor! Oğlumun, beni aramasına gelince: sanırım ki: o da, benim gibi, bu savaşta yaralanacak, benden sonra şehid olacaktır!”dedim, aynen öyle oldu! 3

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.


1- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-3-93 
2- El-İsabe, İbn-i Hacer el-Askalani-3-513-No-5883- Geniş bilgi için; Kitabımızın Tufeyl bin Amr ed-Devsi bölümüne bakabilirsiniz. 
3- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-5-85-87