Abdurrahman El-ekber Bin Ömer

Hz.Ömer İbn-i Hattab (r.a)’ın evlâdlarından biri olan, Abdurrahman el-Ekber bin Ömer, Resûlullâh’ın Hanımlarından Hz.Hafsa ve meşhur âlim sahâbelerinden, Abdullah İbn-i Ömer’in kardeşidir.

Abdurrahman El-ekber Bin Ömer

Abdurrahman El-ekber Bin Ömer
عَــبْــدُالـرَّحْــمَــنُ الأكْــبَــرُ بْــنُ عُــمَــر


 Baba Adı    :    Ömer İbn-i Hattab.
 Anne Adı    :    Zeyneb bint-i Maz’ûn.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok, Mekke doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hz.Ömer devrinde Mısır’da vefat etti.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok,
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Mekke’den, Medine’ye Muhacir dir.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Hicret sırasında çocuk yaşta idi.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Abdurrahman el-Ekber İbn-i Ömer İbn-i Hattab bin Nüfeyl bin Abdüluzza bin Ribah bin Kard bin Zirah bin Adiy bin Kâ’b bin Lüey bin Ğalib bin Fihr el-Kureyşî el-Adevi.
 Lakap ve Künyesi    :    Ebû İsâ.
 Kimlerle Akraba idi    :    Hz.Ömer’in oğlu, Resûlullâh (s.a.v)’ın kay-ın biraderi, Hz.Hafsa validemiz ve Abdullah İbn-i Ömer’in kardeşleri’dır.


Abdurrahman El-ekber Bin Ömer Hayatı

Hz.Ömer İbn-i Hattab (r.a)’ın evlâdlarından biri olan, Abdurrahman el-Ekber bin Ömer, Resûlullâh’ın Hanımlarından Hz.Hafsa ve meşhur âlim sahâbelerinden, Abdullah İbn-i Ömer’in kardeşidir. Ebû İsa künyesiyle zikredilmektedir. Annesi ise; Mekkeli muhacir sahâbiyeden: Zeyneb bint-i Maz’ûn (r.a)’dır. Dayıları ise; meşhur sahâbîlerden Osman İbn-i Maz’ûn, Abdullah İbn-i Maz’ûn, Kudame İbn-i Maz’ûn’dur. Mekke’de doğmuştur. Ancak doğum tarihi bilinmemektedir. Babası ve annesinın İslâmiyet’i kabul etmesi üzerine, Müslüman bir aile içinde, İslâm nurunun ışığı altında ve İslâmî terbiye alarak büyümüştür.

İbn-i Seken onu sahabe arasında saydı. Habib bin Şehid tarıkiyle Zeyd bin Eşlem, babasından onun şu hadisini rivayet etti. Dedi ki:

“-Ömer İbn-i Hattab (r.a), beni, oğlu Abdurrahman’ı çağırmak için gönderdi. Gelince Ömer (r.a) ona şöyle dedi:

      “-Ey Ebû İsâ!”

O da şöyle dedi:

“-Ey Mü’minlerin emiri! Resûlullâh’ın döneminde Muğire bu isimle künyelendi. Senedi sahihdir.

Ebû Ömer der ki:

      “-Ömer (r.a)’ın üç oğlu vardı. Hepsinin adı Abdurrahman idi. Bu en büyükleridir. Onun herhangi bir hadis rivayeti nakledilib ezberlenmemiştir!” Böyle dedi. İkincisinin künyesi, Ebû Şahme’dir. Mısır’da şarab içtiğinden babası Hz.Ömer, ona şer’i ceza uyğulayıb kamçılamıştır. Üçüncüsü ise, Mücebbir’in babasıdır!”

İbn-i Mende der ki:

      “-Resûlullâh (s.a.v), onu, “Ebû İsâ” diye künyelemiştir. Hz.Ömer bin Hattab (r.a) bunu değiştirmek istedi, fakat oğlu şöyle dedi:

      “-Vallâhi Resûlullâh beni bu isimle künyelemiştir!”

Ebû Nuaym, ona itiraz edib şöyle dedi:

“-Hz.Ömer’e bunu söyleyen Muğire bin Şu’be’dir. Abdurrahman’a gelince; babasına şöyle şöyle dedi:

      “-Muğire’de aynı künyeyi almıştır!”

Muğire bunun üzerine şöyle konuştu:

      “-Evet, Resûlullâh beni bununla künyelemiştir!”

Derim ki:

İbn-i Ebû Âsım hikayeyi, İbn-i es-Seken’in tahric ettiği gibi tahric ettiği gibi tahric etmiştir. Abdurrahman babasına şöyle dedi:

      “-Resûlullâh bununla Muğire’yi künyelemiştir!”

Bunlardan anlaşılıyor ki; Resûlullâh’ın döneminde Abdurrahman mümeyyiz bir çocuk idi. Çünkü annesi Zeyneb bint-i Maz’un (r.a), daha önce ölmüştü. Ortanca kardeş Abdurrahman Ebû Şahme de Resûlullâh’ın döneminde doğmuştur. 1

Abdurrahman el-Ekber bin Ömer’in içki içme meselesi:

Abdullah İbn-i Ömer anlatıyor:

“-Kardeşim Abdurrahman el-Ekber bin Ömer, ve Ebû Servea adıyla bilinen Ukbe bin Hâris, halife Ömer’in zamanında Mısır’da iken bir gece içki içmişler ve sarhoş olmuşlardı. Sabah olunca da, o gün Mısır valisi, olan Amr İbn-i Âs’a gitmişler ve:

      “-Yâ Amr! Bizi temizle! Zira biz, içki içerek sarhoş olduk!”demişler.

(Temizle! Sözünden kasıt, şeriât’ın emrettiği içki haddi cezasının kendilerine dünyada tatbik edilerek, işledikleri bu suçun ahiretteki ceza ve azabı’ndan kurtulub temizlenmesi demektir.)

Kardeşim, bana da sarhoş olduğunu söyledi.

Ben de:

      “-Eve gir, ben seni temizleyeyim!”dedim.

Vali Amr İbn-i Âs’a varıp, meseleyi anlattıklarından haberim yoktu. Kardeşim. Vali Amr İbn-i Âs’ı da bu işten haberdar ettiğini söyledi.

Kardeşim, Abdurrahman el-Ekber bin Ömer’e:

      “-Bugün, herkesin huzurunda saçlarının kesilmesindense, ben senin saçlarını evde keseyim!”dedim.

O zaman, içki haddı cezası ile beraber suçlunun saçları da kesilirdi. Eve girdik. Kardeşimin saçlarını kendi elimle kestim. Vali Amr İbn-i Âs’da onlara içki had cezası tatbik edip dayak attırdı. Bu hadiseyi duyan babam halife Ömer (r.a), Amr İbn-i Âs’a bir mektub yazarak, Havutlu bir deve üzerinde kendi oğlu Abdurrahman’ın gönderilmesini istedi. Amr İbn-i Âs, bu emri hemen yerine getirdi.

Kardeşim Abdurrahman, Medine’ye gelince, birde babam Ömer, ona (had) dayak cezası tatbik etti. Kendisine yakınlığı sebebiyle de ayrıca onu cezalandırdı. Sonra da onu Mısır’a geri gönderdi. Aradan bir ay kadar zaman geçmeden Kardeşim Abdurrahman el-Ekber kendi eceliyle Mısır’da vefât etti. Herkes babam Ömer’in attırdığı (had) dayağı sebebiyle vefât ettiğini sanır. Halbuki, babam Ömer’in (had) dayağından değil, kendi eceliyle ölmüştür!” 2

Abdurrahman el-Ekber bin Ömer (r.a)’ın aile hayatı ile ilgili hiçbir rivayet yoktur. Bundan da anlaşılıyor ki, o evlenmeden genç yaşta vefat etmiştir. Zaten onun hep zayıflıktan muzdarib hasta biri olduğu da bazı eserlerde söylenir. Öyle ki onun bu hastalıktan kurtulması için bazı dessas kişi ve kişiler ona ilaç niyetiyle şarab içmesini ısrarla tavsiye etmişler daha sonra ise, bu yolda birçok fitneler çıkarmışlardır.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.


1- el-İsabe İbn-i Hacer el-Askalani-3-328-329-No-5177 
2- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-2-685