Abdurrahman Bin Rebiâ El-bâhili

Abdurrahman bin Rebiâ (r.a), Hz.Ömer ve Hz.Osman zamanında valilik yapan bir sahabidir. Kılıcının adından dolayı Zü’n-Nûr lakabıyla anılır.

Abdurrahman Bin Rebiâ El-bâhili

Abdurrahman Bin Rebiâ El-bâhili
عَــبْــدُ الـّـرَحْــمَــنُ بْــنُ رَبـِـعَــة ُاْلـبَـاهـِـلـي


 Baba Adı    :    Rebiâ bin Yezid.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicretin 32. Miladi 652 yılında Derbend Savaşı’nda şehid oldu.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok,
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    İran ve Türk beldelerinde savaştı.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Abdurrahman bin Rebiâ bin Yezid bin Sehm bin Amru bin Sâ’lebe bin Ğanm bin Kuteybe bin Me’ni el-Bahili
 Lakap ve Künyesi    :    Zü’n-Nûr,
 Kimlerle Akraba idi    :    Selmân bin Rebiâ’nın kardeşidir.


Abdurrahman Bin Rebiâ El-bâhili Hayatı

Abdurrahman bin Rebiâ (r.a), Hz.Ömer ve Hz.Osman zamanında valilik yapan bir sahabidir. Kılıcının adından dolayı Zü’n-Nûr lakabıyla anılır. İbn-i Abdülber onun Resûlullâh’ın zamanına yetişmekle beraber hiçbir hadis duyud nakletmediğini kaydederek sahâbiliğine şübhe ile bak-arsa da İbn-i Hacer el-Askalani, Sahâbi olmayanların fetihlerde kumandan tayin edilmediklerine dikkat çekerek onun sahabi olduğunda hiçbir şübhe bulunmadığını söyler. Herhalde Abdurrahman bin Rebiâ İslâmiyet’i geç kabul etmesi ve Resûlullâh’ın savaşlarına katılamaması sebebiyle ashab arasında fazla tanınmamıştı. Kardeşi Selman bin Rebiâ el-Bahili de aynı şekilde geç kaldığı için fazla tanınmamıştır.

Ancak daha ziyade Hz.Ömer (r.a) devrinden itibaren katıldığı savaş-lar sebebiyle şöhret bulmuştur. Hz.Ömer, Bahili’yi, Sa’d bin Ebû Vakkas kumandasında İran’a gönderdiği Hicri 14. Miladi 635 yıllarında orduya kadı tayin etmiş, ayrıca savaş sonunda elde edilecek savaş ğanimetlerinin muhafazası ve taksimiyle de görevlendirmişti.

Onun bu görevelerinin yanı sıra Kadisiyye Savaşı’nda bir birliğe kumanda ettiği ve ileri gelen düşman kumandanlarından birini öldürdüğü bilinmektedir. Hz.Ömer tarafından Hazar denizi kıyısında bir liman şehri olan Derbent’in (Bâbülebvâb) fethiyle görevlendirilen Sürâka bin Amr’ın öncü birliklerine kumandanlık etti.

Sürâka’nın ölümünden sonra da vali ve başkumandan tayin edilerek Hicri 22.Miladi 624 yılında Hazar Türkleri’yle muharebeye memur edildi. Hz.Osman devrinde de aynı göreve devam eden Bâhili, Belencer çevre-sinde birçok muharebe ve fetihlerde bulundu. Hz.Osman’ın halifeliğinin sekizinci yılında Hazarlılar’la yaptığı bir savaş sırasında şehid düştü.

Hz.Ömer devrinde Kûfe kadısı olan kardeşi Selmân bin Rebiâ’nın onun şehâdetine rağmen savaşa devam ettiği ve Derbent’i fethettiği rivâ-yet edilmektedir. Cesâreti ve daima muzaffer olması sebebiyle Bâhili’nin bir veli olduğuna inanan Türkler onun kabrini itina ile korumuşlar, kurak-lık yıllarında ve diğer sıkıntılı zamanların da onun mânevi gücünü vesile

ederek Allâh’dan yardım ummuşlardır. 1

Seyf, el-Fütûh’ta, Mücahid, Şa’bi’den naklen andı ve dedi ki:

      “-Halife Ömer (r.a), Sa’d bin Ebi Vakkas’ı Kadisiye ye gönderdiğin-de, Kadı olarak halka Abdurrahman bin Rebiâ el-Bâhili yi atadı.”Zü’n-Nur”diye lakablandırdı. Ğanimetleri ve diğer gelirleri taksim etmekle onu görevlendirdi. Sonra Ömer (r.a) onu sınırlarda görevlendirdi. Türklerle savaşmak görevini de ona verdi.

Ebû Ömer der ki:

“-Onun Resûlullâh’dan ne bir hadis işitmesi ve ne de bir rivayeti vardır. Deniliyor ki:

“-Sürâka bin Âmr öldüğü zaman Hz.Ömer onu onun yerine atadı. Türklerle savaşmak istedi, fakat Şehr-i Yâr önlemek istedi ve şöyle dedi:

      “-Bizi çağırmanıza razıyız!”

Abdurrahman bin Rebiâ şöyle dedi:

      “-Onlara gelinceye kadar biz buna razı olmayız. Benimle öyle kavimler vardır ki, eğer emirleri izin verse, Rumları bile dize getirirler!”

Onların üstüne hücum edince, şöyle dediler:

      “-Beraberlerinde Melekler olmasaydı, onlar, bize karşı savaşmaya kesinlikle cesaret edemezlerdi!”

Dediler ki:

      “-Abdurrahman şehid olunca Türk ülkelerinde defnedildi. O günden beri halk Allâh’dan onun yüzü suyu hürmetine yağmur isterler!”

Derim ki: birçok kez anlattık; Onlar sahabi olmayanları kumandan yapmazlardı. 2

Abdurrahman bin Rebiâ el-Bâhili (r.a)’ın âile bireyleri hakkında elimizde herhanği bir bilgi yoktur.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.


1- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-1-483-484 
2- El-İsabe İbn-i Hacer el-Askalani-3-307-No-5122