Şanlıurfa'da Uyarılara Aldırış Etmeyen Çiftçiler Anız Yakmaya Devam Ediyor

Bu yıl içerisinde yakılan anızlarda defalarca kıvılcımlar çevre tarlalara sıçrayarak büyük çaplı maddi hasarlara sebep olmuş gerek Tarım il müdürlüğü gerek jandarma anız yakmalarını yasak olduğunu bunun cezai müeyyidesi olduğunu vurgulaması Şanlıurfalı çiftçilerin anız yakmasına engel olamıyor.

Şanlıurfa'da Uyarılara Aldırış Etmeyen Çiftçiler Anız Yakmaya Devam Ediyor
Şanlıurfa'da Uyarılara Aldırış Etmeyen Çiftçiler Anız Yakmaya Devam Ediyor

Bu yıl içerisinde yakılan anızlarda defalarca kıvılcımlar çevre tarlalara sıçrayarak büyük çaplı maddi hasarlara sebep olmuş gerek Tarım il müdürlüğü gerek jandarma anız yakmalarını yasak olduğunu bunun cezai müeyyidesi olduğunu vurgulaması Şanlıurfalı çiftçilerin anız yakmasına engel olamıyor.

Şanlıurfa Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamalarda, anız yakmanın yasak olduğu ve bu yasağa uymayanlar hakkında yasal işlem yapılacağı söylenmesine rağmen yakılan anızlar, telafisi mümkün olmayan tahribatlara yol açıyor.

Harran ve Siverek ilçelerinde ikinci ürün ekimi için yakılan anız; hem çevreye, toprağa, canlılara zarar verirken hem de telafisi mümkün olmayan zararlara neden oluyor.

Harran Ovasında mahsulünü biçmekte olan çiftçiler anız yangınlardan çok rahatsız olduklarını belirterek yetkililerden gerekli önlemleri almasını istedi.

Harran Ovasında çiftçilik yapan Yakup B. anız yangınlarından çok rahatsız olduğunu belirterek, "Harran Ovasında ikinci ürün olan mısır ekimi için anızlar yakılıyor. Bu durum hem mahsulünü toplayan çiftçileri rahatsız ediyor hem de çevreye zarar veriyor. Bu yangınların önüne geçilmesini istiyoruz.” diye konuştu.

Anız yakmanın zararları nelerdir?

Anızın yakılması ile topraktaki organik madde yakılarak yok ediliyor. Bu durum toprağı daha verimsiz ve erozyona daha hassas duruma getiriyor.

Sap ve anızların yakılması ile bitki büyümesini teşvik eden karbon (C) ve azotun (N) kaybı da artmaktadır. Mesela bir dönüm arazide 300 kg. sap yandığında 1,5 kg. saf azot kaybı meydana gelmektedir. Bu miktar ise ancak 7 kg. şeker gübresi dediğimiz amonyum sülfatı araziye vererek yeniden kazanılabilir.

Anız yakmanın diğer bir zararı toprak yüzeyinde bulunan küçük canlıları öldürmesidir. Oysa toprakta bulunup gözle görülmeyen bu canlıların faaliyetleri sonucunda organik madde parçalanır, ayrışır ve HUMUS dediğimiz şekle dönüşür. Yapılan araştırmalarda; anız yakma ile küçük canlıların mikro organizmaların yüzde 70’inin zarar gördüğü bunun da verimi düşürdüğü ortaya konulmuştur.

Anız yakımı ile ilk yılda kök çürüklüğü hastalığında azalma olduğu ancak ikinci yıl bu hastalığın daha da arttığı görülmüştür.

Anızların yakılmasının en önemli zararlarından birisi de, toprağı su ve rüzgâr erozyonuna da hassas bir duruma getirmesidir. Çünkü anız yağışların şiddetle toprağa düşmesini engeller; yüzey akış hızını azaltır, toprağa sızmasını sağlar. Böylece erozyonu önler.

Anızların yakılmasıyla hayvan yemi olarak kullanılmasından başka birçok yararı olan sap saman yok edilmektedir.

Anız yangınları sırasında havanın kirlenmesi yanında, yükselen dumanlar zaman zaman karayollarında görüşü azaltmakta, bu durumda trafik kazalarıyla can ve mal kaybına neden olmaktadır.

Anız yangınları komşu tarlalardaki hasat edilmemiş ürünlere, traktörlere, meyve bahçelerine, bunların etrafındaki çitlere, telefon direklerine, civardaki yerleşim yerlerine ve özellikle ormanlara, koruluk ve ağaçlık bölgelere telafisi mümkün olmayan zararlar vermektedir.

Anız yakımı doğal dengeyi de bozmaktadır. Yangınlar sırasında arazide yaşayan pek çok yaban hayvanı(kuş, tavşan, tilki, çakal, yılan vs.) yuvalarını terk etmekte veya ölmektedir.