Şair Mahmut Nebi Kaya'nın Alya adlı ilk şiir kitabı çıktı (Özel Haber)

Türkiye şiirinin kadim geleneği ile modern şiirin güçlü imgesini harmanlayarak ve içinde 56 adet şiirin bulunduğu 'Alya' adlı şiir kitabı şiir severlerin beğenisine sunuldu.

Şair Mahmut Nebi Kaya'nın Alya adlı ilk şiir kitabı çıktı (Özel Haber)
Şair Mahmut Nebi Kaya

Türkiye şiirinin kadim geleneği ile modern şiirin güçlü imgesini harmanlayarak ve içinde 56 adet şiirin bulunduğu 'Alya' adlı şiir kitabı şiir severlerin beğenisine  sunuldu. 17 yıllık  bir emeğin meyvesi  olan şiirler titiz bir çalışmanın neticesinde kitaplaştırıldı  diyor şair Mahmut Nebi Kaya

 Şair Mahmut Nebi KAYA ile  yeni çıkan kitabı üzerine  bir söyleşide bulunduk

Şanlıurfa Açık Ceza İnfaz Kurumunda İnfaz ve Koruma Memuru olarak görev yapan; ancak yaptığı işin yanında esas işim şairlik diyen şair Kaya, şiir kitabını okuyucularıyla buluşturmanın heyecanını yaşadığını belirtiyor. 'Alya' adlı şiir kitabının 56 şiirden oluştuğunu belirten  Kaya, kitabın 15 Haziran 2020 tarihinde okuyucuların beğenisine sunulduğunu belirtti.

Kısacası kendinizi tanıtır mısınız​?

1985 yılında Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde doğdum. 2004 Yılında Nizip  Hüseyin Yalçın Çapan Lisesinden mezun oldum. 2011 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet Meslek Yüksek Okulundan mezun oldum. 2014 yılında Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde Kamu Yönetimi bölümünde mezun oldum. 2012 tarihinden beri Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde bulunan çeşitli cezaevlerinde görev yaptım. Şuanda Şanlıurfa Açık Ceza İnfaz  Kurumunda İnfaz ve Koruma Memuru olarak görev yapmaktayım. Evliyim 2 çocuk babasıyım.

 Şiir yazmaya  ne zaman başladınız, sizi şiirler yazmaya iten ne oldu?

 Şiire olan merakım lise yıllarına dayanıyor diyebilirim. 2003 yılında lise 2.sınıfında iken edebi metinler dersinde Ahmet Haşim'in merdiven adlı şiiri işleniyordu. Dersimize giren hocamız şiiri öğrencilere okutmaya başlamıştı ve birden beni kaygıyla karışık bir heyecan sardı; çünkü o güne kadar derslerde hep sessiz ve sakin bir öğrenci profilindeydim. Derslere katılmaz ve işlenen konulara ilgi duymazdım. Hocamız şiiri öğrencilere okuttururken birden şiirin ilk mısrası olan 'ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden' beni derin düşüncelere saldı. Birden kendimden beklenmedik bir cesaretle  şiiri okumak için elimi kaldırıp hocadan izin istedim. Bunun üzerine öğrenci arkadaşlarımın ve hocamın meraklı bakışları ile karşılaştım. Hoca dersin artık sonuna geldiğini ve başka derste okutacağını söyledi. Ders tam olarak bitmek üzere iken hoca birden Mahmut Nebi, şimdiye kadar nerdeydin, niye şimdiye kadar söz hakkı almadın dedi. Ben artık ilk şiir okuma cesaretimin hepten kırılacağını düşünmeye başlamışken birden hoca belki de beni kırmamak adına sen de şiiri oku da dersimizi o şekilde bitirelim dedi. Bunun üzerine şiiri her bir kelimesini ve mısrasını içindeki anlam dünyasına ulaşmak üzere tane tane okumaya başladım. Karamsar bir şairin yazdığı imgelerle dolu bu şiiri bitirdiğimde tam anlamıyla bir tebessüm iklimi hakimdi sınıfımızda. Herkes   benim şiiri çok güzel okuduğumu söyleyip beni alkışladıktan sonra hocamız benim için şair ruhlu diye iltifatta bulunmuştu. İşte bu dersten sonra şiire biraz daha ilgi duymaya başladım. Bu aynı zamanda bir öğretmenin bir öğrencisini keşfetmesi ve öğrencisini tanımasının ne kadar önemli olduğunu göstermişti bana. İşte benim şiir maceram burada başladı diyebilirim.

 

 Şiirlerinizin ana teması nedir?

 Şiirlerimde belli bir temaya bağlı kalma gibi bir düşüncem  yok; ama şiirlerimin genel olarak teması: Sevda, toplumsal sorunlar ve şehir edebiyatı diyebilirim.

 Şiirlerinizi ne zaman ve neden kitaplaştırmaya karar verdiniz ?

 İçimde bir şiir kitabı çıkarma düşüncesi  üniversite yıllarından beri vardı ; ama bu şiir kitabını 2017 yılında çıkarmayı kararlaştırdım.

 Her insanın kendisini ifade ediş  biçimi farklıdır. Bilgisiz insanlar genellikle şekilsel olarak kendilerini ifade etme çabasına girerler. Toplumla olan ilişkilerinde şekilcilerdir ve sadece o  bilgisiz egolarını ön plana çıkarma gayreti vardır bilinçaltlarında; ama bilge kişilikler ya da sanatçılar kendilerini ifade ederken öze dönük  şekilde kendilerini ifade etme çabasına girerler. Ben bilge kişiliklerin ve sanatçıların   kendini ifade ediş biçimlerinin  öze dönük olduğunu düşünüyorum.

Sanat; toplumu, insanı ve bireysel düşünceyi etkileme  gücüne sahiptir. Sanatçı,  sanatını icra ederken insanların yüreğine dokunabilme imkanına da sahiptir. Onun için bir toplumun tahammülsüzlük sınırlarını  ortadan kaldıracak etkinin de sanattan ve sanatçıdan geleceğini düşünüyorum ve aynı zamanda  bilim, sanat ve düşünce olarak topluma sınıf atlatacak etkinin de sanat ve  sanatçıdan geleceğini düşünüyorum.

 Mesela 19. yüzyılda yaşamış  Auguste Rodin adında Fransız bir heykeltıraş var.  Ta o zaman  o sanatçı düşünen adam heykelini icra etmiştir. Yani sanatçı düşünceye ne kadar önem verdiğini göstermiştir.  Tabi  ki o zaman Fransa'da şiir, roman, resim ve heykeltraşlık gibi sanatın her dalı da mevcuttu ve her sanatçının toplumu etkileme imkanı olmuştur. Ben aşırı uç bir örnek olsun diye Auguste Rodin'in  düşünen adam heykelinin örneğini  verdim.

 Bir şair olarak  şiir benim kendimi ifade ediş biçimimdir. Şiir benim tanımımla bütün sanatların feriştahıdır. Şiir, insanlık tarihinde  neredeyse bütün sanat dallarından önce varolma gücünü  göstermiştir. Ben de bir şair olarak kendimi şiirle ifade ederken toplum içindeki o tahammmülsüzlük sınırlarını kaldırmak, toplumu düşünce olarak ileri taşımak ve şiirin estetik hazzını tatma duygusunu topluma sunma gayretindeyim.

Son olarak okuyucularınıza vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Benim bir şair olarak okuyucularıma son bir mesajım şu olabilir: okumak her bireyin kendi ruhunu beslemesi, ruhunu olgunlaştırması ve düşüncesini hem geliştirmesi hem de olgunlaştırması gerektiğininin kanısındayım. Bunun da en etkili yolu sanattır. Şiir de bu sanatın en  etkili biçimidir. Sanatseverler sanatı ve sanatçıyı her  konuda desteklesinler; çünkü güçlü bir sanatsever kitlesi hem sanatı hem de sanatçıyı güçlü kılar. Güçlü bir sanat da her  alanda  gelişmiş bir toplumun rehberi olacaktır.

 

 

Covid-19

 

Küre-i arzı

bir ahtapot gibi saran covid-19,

çevirdi küre-i arzı hapishaneye.

Kul günahkardır var mıdır ki bahaneye?

 

Ey insanoğlu,

sen seni bildin mi?

Bilmiyorum.

Senin, seni unuttuğu kesin.

Cesetler vurmuştu karaya

vebali vurdu herkesi.

 

Afrikalı çocuğun

derisi kemikleri ile barışık iken

kokuyor açlıktan nefesi.

Mazlumların ahları mı yetişti Allah'a

vebali vurdu herkesi.

 

Yer ile gök bir mengene gibi

sıkıştı arasına hayat,

Biz bizi bildik de

Rabbimiz mi bizi unuttu heyhat?

 

Küre-i arzı

bir ahtapot  gibi saran covid-19,

çevirdi küre-i arzı hapishaneye.

Kul günahkardır var mıdır ki bahaneye?