Muhammed Bin Ebû Hûzeyfe

Muhammed bin, Ebû Hûzeyfe (r.a), takriben Miladi 615 yıllarında Habeşistan’da dünyaya geldi. Babası meşhur (Mihşem) Ebû Hûzeyfe ile annesi Sehle bint-i Süheyl bin Amr, Habeşistan’a hicret eden ilk kafile içinde yer almış

Muhammed Bin Ebû Hûzeyfe

Muhammed Bin Ebû Hûzeyfe Kimdir?
مُــحَــمّـَـدُ بْــنُ أبــِي حُــذَ يْــفَــة


 Baba Adı    :    Ebû Hûzeyfe, bin Utbe bin Rebiâ.
 Anne Adı    :    Sehle bint-i Süheyl bin Amr.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Miladi 615 yılında Habeşistanda doğdu.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicri 36. Miladi 657 yılında vefat etti.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Mekke, Habeşistan, Medine, Muhacir dir.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Muhammed bin Ebû Hûzeyfe bin Utbe bin Rebiâ bin Abdüşşems bin Abdimenâf el-Kureyşi el-Abşemiy.
 Lakap ve Künyesi    :    Ebû el-Kâsım.
 Kimlerle Akraba idi    :    Ebû Hûzeyfe’nin oğludur.

 

Muhammed Bin Ebû Hûzeyfe'nin Hayatı

Muhammed bin, Ebû Hûzeyfe (r.a), takriben Miladi 615 yıllarında Habeşistan’da dünyaya geldi. Babası meşhur (Mihşem) Ebû Hûzeyfe ile annesi Sehle bint-i Süheyl bin Amr, Habeşistan’a hicret eden ilk kafile içinde yer almış, bir süre burada kaldıktan sonra Mekke’ye geri dönmüşler daha sonraları ise Medine’ye hicret etmişlerdi. O yıllarda henüz çocuk olan Muhammed, Hicri 12. Miladi 633 yıllarında babası Ebû Hûzeyfe’nin Müseylemetü’l-Kezzâb’a karşı Yemâme’de yapılan Akrebe Savaşları’nda şehid olunca, Hz.Osman’ın himâyesinde büyüdü.

Yıllar sonra Hz.Osman (r.a) halife olunca Muhammed’i Mısır’a görev için gönderdi. Hicri 34. Miladi 655 yılında meydana gelen Zâtü’s-Savari Savaşı’nda kumandan Abdullah bin Sa’d, bin Ebû Serh ile arası açıldı. Aynı dönemde halife Hz.Osman ile de arası açılıp ona muhalefet etmeye başladı. Bu muhalefete gerekçe olarak Hz.Osman’ın onu içki içtiği için cezalandır-ması veyahut idari bir görev talebine müsbet cevab vermemesi gibi sebebler zikredilmektedir.

Ayrıca, Muhammed bin Hûzeyfe’nin, Resûlullâh (s.a.v) zamanında O’nun tarafından önce ölüme mahkûm edilmiş, daha sonraları Hz.Osman’ın ricasıyla kurtulmuş olan Abdullah bin Sa’d, bin Ebû Serh’ın Mısır gibi önemli bir yere vali tayin edilmesini de hiç hoş karşılamadığı, bu yüzden Hz.Osman’ı eleştirdiği de kaydedilmektedir.

Abdullah bin Sa’d, Mısır’da halife Osman’a karşı meydana gelen muhalefetin başını çeken Muhammed bin Ebû Hûzeyfe ile Muhammed bin Ebû Bekr’i hapsettiyse de bir süre sonra Muhammed bin Talha’nın araya girmesiyle serbest bıraktı. Abdullah bin Sa’d bin Ebû Serh İfrikiye seferine çıktığı sıralarda onları da beraberinde götürdü. Muhammed bin Ebû Bekr yolda rahatsızlanınca, Muhammed bin Ebû Hûzeyfe onunla birlikte Mısır’a geri döndü. burada halife Hz.Osman âleyhtarı propağandalarına devam ettiler. Mısır’da muhalefetin arttığını gören halife Hz.Osman (r.a), durumu araştırmak için Sa’d bin Ebû Vakkâs’ı görevlendirdi.

Ancak Muhammed bin Ebû Hûzeyfe onu Mısır’a sokmayarak geri Medine’ye dönmeye mecbur etti. Halife Osman (r.a), Muhammed’e otuz bin dirhem ve bir miktar elbise gönderdiyse de Muhammed, halka bunların halifenin kendisine gönderdiği rüşvet olduğunu söyleyip kınamalarını sür-dürdü. Onun bu dönemde Resûlullâh’ın hanımlarının ağzından Mısır halkına mektublar yazıp halkı kendisine karşı kışkırttığı haberi halife Hz.Osman’a ulaşınca Ammâr ibn-i Yâsir’i Mısır’a yollayarak bu haberlerin doğru olup olmadığını tahkik etmesini istedi. Ancak Mısır’a gelen Ammâr ibn-i Yâsir-’de muhalefetin yanında yer aldı.

Bu durum üzerine Abdullah bin Sa’d’ın durumu halifeye bildirdiği ve halifenin validen Ammâr ibn-i Yâsir’ı Medine’ye geri göndermesini istediği kaydedilmektedir. Halife Hz.Osman (r.a)’a karşı bir ordu hazırlamaya karar veren Muhammed bin Ebû Hûzeyfe, gönüllülerden seçtiği beşyüz altıyüz veya bin kişiyi Abdurrahman bin Udeys el-Belevi kumandasında Medine’ye gönderdi. Bunlar Hicri 35. yılın Receb ayı Miladi 656. yılın Ocak ayında Umre yapmak için yola çıktıklarını insanlara söylemişlerse de asıl amaçları Hz.Osman’ı halifelikten ayrılmaya zorlamaktı.

Abdullah bin Sa’d durumu Hz.Osman’a bildirdi. Ve ardından Sâib bin Hişâm el-Âmiri’yi veya Ukbe bin Âmir el-Cüheni’yi yerine vekil bırakarak Medine’ye gitmek üzere Mısır’dan ayrıldı. Bunu fırsat bilen Muhammed bin Ebû Hûzeyfe vali vekilini görevden uzaklaştırıp yönetime el koydu. Hicretin 35. yılının Şevval ayı, Miladi 656. yılın Nisan ayında Abdullah bin Sa’d yolda halife Hz.Osman’ın muhasara edildiğini, ayrıca Muhammed bin Ebû Hûzeyfe’nin Mısır’da idareyi ele geçirdiğini öğrenip geri dönmek istediyse de Mısır’a sokulmadı. Bunun üzerine Abdullah bin Sa’d, bin Ebi Serh Askalan’a gitti

Halife Hz.Osman (r.a)’ın şehid edilmesi sırasında Muhammed bin Ebû Hûzeyfe’nin Mısır’da bulunduğu, halife Hz.Osman’ın ölümünden sonra Mısır’a dönen askerlerin olaydan kendilerinin sorumlu olmadığını söyle-dikleri bilinmektedir. Bununla birlikte Hz.Osman taraftarları Muâviye bin Hudeyc’in etrafında toplanarak Muhammed bin Ebû Hûzeyfe’ye karşı hare-kete geçtiler ve onun askerlerini Diknâs denen mevkii de yendiler.

Muhammed bin Ebû Hûzeyfe’nin Kays bin Harmel el-Lahmi kuman-dasında gönderdiği ordu da Hz.Osman (r.a), taraftarlarınca Hicri 36. yılın Ramazan ayının birin de, Miladi 657. yılın Şubat ayının yirmi birin de mağlub edildiler. Bu arada Hz.Osman’ın katillerinin cezalandırılmasını isteyen Muâviye bin Ebû Süfyân, Âmr bin Âs ile birlikte Mısır’a doğru yola çıkıp Hicri 36. yılın Şevval ayında Miladi 657.yılın Nisan ayında Aynişems bölgesine ulaştı. Fakat Muhammed bin Ebû Hûzeyfe onun yola devam etmesine izin vermedi.

Muâviye bin Ebû Süfyân, amacının Hz.Osman’ın katillerini yakala-mak olduğunu ve savaşı düşünmediğini belirterek Muhammed’i rehineler mukabilinde anlaşmaya razı etti. Muhammed’de Hakem bin Salt’ı vekil bırakıp rehinelerle birlikte Muâviye’nin yanına gitti. Lüdd’e geldiklerinde Muâviye onları hapsettirdi. Ve, kendisi Dımaşk’a döndü.

Bir yolunu bulup Hapisten kaçan Muhammed ve arkadaşları Havran’da Muâviye’nin adam-ları tarafından yakalanıp Hicri 36. yılın Zilhicce ayında, Miladi 657. yılın Haziran ayında öldürüldüler. Onun Hicri 38. Miladi 658-659 yıllarında öldürüldüğüne dair rivâyetler de vardır. 1

Beğavi, Leys tarikiyla, Yezid bin Ebû Habib’den tahricine göre şöyle bir şey dedi ki:

“-Sahâbeden bir takım insanlar şöyle diyorlardı:

      “-Resûlullâh,”el-Halil ve el-Katran dağında Ashâbım veya ümmetim-den bir kısım insanlar öldürülecektir!”demişti. herhalde bunlar, Muhammed bin Ebû Hûzeyfe ile birlikte orada öldürülenlerdir!”

Ebû Ömer el-Kindi, bunu başka bir yönden, Leys yoluyla rivayet ede-rek dedi ki:

“-Muhammed bin Ebû Hûzeyfe şöyle dedi:

      “-Bu gece, Osman’ın öldürüldüğü gecedir. Osman’a mukabil kısasen öldürülecek kişi, yarın mutlaka öldürülür!”ertesi gin kendisi öldürüldü. 2

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh onlardan razı olsun.

1- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-30-519
2- el-İsabe İbn-i Hacer el-Askalani-4-274-No-7772


İlginizi Çekebilecek Diger Sahabe Hayatları


Kâ’b Bin Ûmeyr►

Kâ’b bin Umeyr (r.a)’ın hangi tarihte nerede doğup ve nerede vefat ettiği hanği tarihte nasıl Müslüman oldu, Aile bireyleri hakkında malumatımız yoktur. 


Leylâ Bint-i Ebi Hasme►

Leylâ bint-i Ebi Hasme (r.a), Mekke doğumludur. Ancak hangi tarihte doğduğu ise kesin belli değildir. Resûlullâh (s.a.v)’e Risaletin geldiği İslâm’ın ilk günlerinde İslâmiyeti kabul etmiş Sabikunu evvelinden dir.


Lebid Bin Rebiâ►

Ebû Akil, Lebid bin Rebiâ, bin Mâlik bin Câ’fer, el-Âmiri el-Câ’feri, Câhiliye devrinde de yaşamış olan Muhadram muallaka sahibi İslâm şairi.


Kürz Bin Câbir►

Kürz bin Câbir Hudeybiye Andlaşması’nda Resûlullâh (s.a.v)’in yanında bulunduğu dikkate alınarak bu sırada Müslüman olduğu söylenmiştir.