Hale Bint-i Huveylid

Hz.Hadice (r.a) validemizin kız kardeşi Hale bint-i Huveylid (r.a) validemiz, Mekke’de dünyaya gelmiştir. Ancak hangi tarihte doğduğu kesin değildir. Kabile neseb ve soyu ise: Hale bint-i Huveylid bin Esed bin Abdül-uzza bin Kusay bin Kilâb bin Mürre bin Kâ’b bin Lüey bin Ğalib bin Fihr bin Mâlik bin Nadr bin Kinâne dir.

Hale Bint-i Huveylid

Hale Bint-i Huveylid
هَـا لـَةَ بـِـنْـتِ خُــوَ يـلِـد


 Baba Adı    :    Huveylid bin Esed.
 Anne Adı    :    Fâtıma bint-i Zeyd, Beni Amr bin Lüey dir.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok. Mekke’de doğdu.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok, Mekke’de vefât etmiştir. Kabri, Mekke’de Cennetü’l-Mualla’da denilir.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Rebi’ bin Abdüluzza.
 Oğulları    :    Ebû’l-As bin Rebi.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Hicret edemedi
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Hale bint-i Huveylid bin Esâd bin Abdul-uzza bin Kusay bin Kilâb bin Mürre bin Kâ’b bin Lüey bin Ğalib bin Fihr bin Mâlik bin Nadr bin Kinâne el-Kureyşiy el-Esedi dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Ümmü’l Ebû’l-Âs.
 Kimlerle Akraba idi    :    Resûlullâh’ın birinci hanımı Hz.Hadice’nin kız kardeşi, Zübeyr bin Âvvam, Hâkim bin Hizâm’ın halaları, Amr bin Esed amcası; Varaka bin Nevfel ise babasının amcasının oğludur.



Hale Bint-i Huveylid Hayatı



Hz.Hadice (r.a) validemizin kız kardeşi Hale bint-i Huveylid (r.a) validemiz, Mekke’de dünyaya gelmiştir. Ancak hangi tarihte doğduğu kesin değildir. Kabile neseb ve soyu ise: Hale bint-i Huveylid bin Esed bin Abdül-uzza bin Kusay bin Kilâb bin Mürre bin Kâ’b bin Lüey bin Ğalib bin Fihr bin Mâlik bin Nadr bin Kinâne dir. El-Kureyşi, el-Esedi’dir. Soy yakınlığı ise; baba tarafından beşinci göbekte, Annesi Fâtıma tarafından; dokuzuncu göbekte Resûlullâh (s.a.v)’ın nesebi ile birleşir. Kureyş’in eşraf-ından olan babası Huveylid, kaynakların önemli bir kısmına göre cahileye dönemindeki Ficar Savaşları’ndan önce öldü.

Annesinin adı; Fâtıma bint-i Zeyd (Zâide) bin Cündeb, bin Asem, bin Hidm, bin Revâha, bin Hacer, bin Abd, bin Mais, bin Amir, bin Lüey, bin Ğalib, bin Fihr, bin Mâlik’dir. Beni Amr bin Lüey kabilesine mensubdur. Annesinin soyu: Lüey bin Ğalib’de Resûlullâh’ın soyu ile birleşir. Künyeleri ise: Ümmü Ebû Ebû’l-As’dır.

Âvvâm, Nevfel ve Hizâm adlarında iki tane erkek kardeşi, Hadice ve Rukiyye isminde de iki kız kardeşi vardı. Erkek kardeşlerinden Avvâm: Zübeyr bin Avvâm’ın babasıdır. Hizâm ise; Hâkim bin Hizâm (r.a)’ın babasıdır. Bundan dolayı Hz.Hale bint-i Huveylid, Zübeyr bin Avvam ve Hâkim bin Hizâm’ın halaları olmaktadır.

Hale bint-i Huveylid (r.a)’ın diğer kız kardeşi Rukiyye mücadeleci ve büyük âlime hanım olan Ümeyme’nin annesidir. Ayrıca; Haniflerden ve kâhinlerden sayılan, Varaka bin Nevfel ise onun babasının amcası oğludur.

Hz.Hadice (r.a)’ın kız kardeşi, olan Hale bint-i Huveylid’ın oğlu, Ebû’l-Âs bin Rebi, Mekke’de zenginlikte eminlikte ve ticarette çok sayılı kişilerden idi. geçmiş zamanda Hz.Hadice (r.a), bu yeğeni Ebû’l-Âs bin Rebi ile, biricik kızları Zeyneb bint-i Resûlullâh (r.a) ile evlendirilmesini Resûlullâh (s.a.v)’den istemiş, Resûlullâh (s.a.v)’de buna razı olmuştu.

Resûlullâh (s.a.v), İslâmdan önce, büyük kızı Zeyneb’i Ebû’l-Âs’a nikahladı. Hz.Hadice (r.a) yeğeni Ebû’l-Âs’ı evladı yerinde tutardı. Allâh, Resûlullâh (s.a.v)’i, Peyğamberlikle şereflendirdiği zaman, Hz.Hadice ile tüm kızları Resûlullâh (s.a.v)’e iman ettiler. Ebû’l-Âs, ise, iman etmedi. Müşrik olarak kaldı. Mekke devrinde iken İslâm’ın helâl ve haram hük-ümleri henüz gelmemişti. Nitekim Hz.Zeyneb (r.a)’nın Müslüman olmayan kocası Ebû’l-Âs, ile o şekil de yaşamalarına devam etmişlerdi. Hicretin altıncı yılı sonunda Ebû’l-As imanla şereflendi. Hale bint-i Huveylid’in hangi tarihlerde iman ettiği ise kesin belli değildir. Ancak Hz.Âişe (r.a)’ın şu rivâyeti çok meşhurdur.

Hz.Âişe (r.a) şöyle dedi:

“-Bir kerre Hadice’nin kız kardeşi Hale bint-i Huveylid Medine’ye gelib Resûlullâh (s.a.v)’ın huzuruna girmek için izin istemişdi. Resûlullâh bu iki kız kardeşin seslerindeki benzeyişle Hadice’nin izin istemesini hatırladı ve bunun için ferahlanıb sevindi de:

      “-Aman Allâh’ım! Bu Hale! Bu Hale’nin sesi!”deyiverdi.

Bunun üzerine ben kendimi tutmayarak:

      “-Yâ Resûlallâh! Hale’de kim?”deyib kıskandım.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Bu Huveylid’ın kızı, Hadice’nın kardeşi Hale!”deyince,

Ben:

      “-Yâ Resûlallâh! İhtiyarladıktan ağzının iki tarafında diş etlerinin kızartısından başka bir beyazlık kalmayan, ve zamanın değişmeleri içinde ölen ihtiyar, Kureyş kadınlarından bir kocakarının nesini bu kadar anarsın? Allâh, onun yerine sana, ondan daha hayırlısını (genç ve bâkire olanını) vermişdir!”diye Resûlullâh’ı karşıladım!” 1

Resûlullâh (s.a.v)’in rengi değişti. Hz.Âişe’ye şöyle dedi:

      “-Vallâhi Allâh bana ondan daha hayırlısını vermedi. İnsanlar beni inkâr ettiğinde o beni tasdik etti. İnsanlar beni (muhasaraya alıb her şey-den) mahrum ettiğinde malıyla destekledi. Diğer kadınlardan olmadığı halde Allâh onunla bana çocuk ihsan etti!”

Hz.Âişe kendi kendine şu kararı vererek sesini kesti.

      “-Vallâhi, bundan sonra, onu, hiç dilime dolamayacağım!”

Hz.Âişe daha önceleri Hadice hakkında konuşurdu:

Bir gün Resûlullâh (s.a.v) Hz.Hadice’nin bahsini anınca Âişe (r.a) ona şöyle dedi:

      “-Sanki dünyada Hadice’den başka kadın yok gibi!”

Resûlullâh’da şu karşılığı verdi:

      “-Halk, beni inkârla karşıladığında, O, bana inandı! Halk, beni yalanladığı zaman, o, beni tasdik etti beni doğruladı! Halk, beni mahrum ettiğinde o, bana ikrâmda bulundu! Malına ortak etti. Allâh, bana ondan evlâd nasib etti! Kendi zamanındaki kadınların hayırlısı İmran’ın kızı Meryem idi. Bu ümmetin kadınlarının hayırlısı’da Hadice’dir. Cennet kadınlarının üstünü, Hadice bint-i Hüveylid, Fâtıma bint-i Muhammed, Meryem bint-i İmran, Firavun’un hanımı Asiye bint-i Muzahim’dir!”

Bir defasında, Hz.Âişe (r.a), bu konuda ileri geri konuşunca.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Ben, Hadice’nin sevdiklerini severim!”buyurmuştu.

Bir rivâyette de şöyle buyurduğu zikredilir:

      “-Bana, onun sevgisi bahşedildi!”

Yani, Hz.Hadice’yi sevmek, İslâmî bir fazilettir.

Hz.Âişe (r.a) anlatıyor:

“-Resûlullâh (s.a.v)’e ihtiyar bir kadın geldi.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Kim sin?”diye sorduktan sonra aralarında şöyle bir konuşma geçti:

      “-Ben, Müzen’li Cessâme’yim!”dedi.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Hayır, sen, Müzen’li Hassane’sin! Nasılsın? İyi misin? Beni gör-meyeli ne âlemdesin?”

Kadın:

      “-İyiyim. Anam, babam sana fedâ olsun yâ Rasûlallâh!”dedi.

Bu kadın bize gelince, Resûlullâh (s.a.v), sevinir ve ona ikrâm da bulunurdu.

Resûlullâh’a dedim ki:

      “-Yâ Resûlallâh! Annem babam sana feda olsun! Bu ihtiyar kadını ne güzel karşılıyorsun. Hiç kimseye yapmadığını bu ihtiyara yapıyorsun!”

Resûlullâh (s.a.v) bana:

      “-Yâ Âişe! O, Hadice’nin sağlığında da bize gelirdi. Muhakkak ki eski dostluğu unutmamak, o dostluğa sayğı göstermek imandandır!”buyur-dular. 2

Hz.Hadice (r.a)’nın kız kardeşi olan bu muhterem hanımefendi hakkında bundan fazla bilgimiz yoktur.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- Sahihi Müslim-Hadis No-2437 
2- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-3-1296