Habibe Bint-i Ubeydullah Bin Cahş

Habibe bint-i Ubeydullah bin Cahş’ın babası; Resûlullâh (s.a.v)’in halası Ümeyme bint-i Abdülmuttalib’ın oğlu, Resûlullâh’ın hanımlarından, Hz.Zeyneb bint-i Cahş’ın kardeşi, Ubeydullah bin Cahş bin Riyab bin Yamer el-Esedi’dir.

Habibe Bint-i Ubeydullah Bin Cahş

Habibe Bint-i Ubeydullah Bin Cahş
حَــبِــبَــة ُبِــنْــتُ عُــبَــيْــدُ اللهُ بْــنُ جَــحْــش


 Baba Adı    :    Ubeydullah bin Cahş.
 Anne Adı    :    Ümmü Habibe Remle bint-i Ebû Süfyân.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Miladi 618. yıl, Nübüvvetin yedinci yılında Habeşistan’da dünyaya gelmiştir.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Güzel bir hanımefediydi.
 Eşleri    :    Davud bin Urve, bin Mes’ûd.
 Oğulları    :    Bilgi yok,
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Muhacir çocuğudur.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Habibe bint-i Ubeydullah bin Cahş bin Riâb bin Ya’mer bin Sabire bin Mürre bin Kesir bin Ganm bin Dudan bin Esed bin Huzeyme bin Mudrike bin İlyas bin Mudar.
 Lakap ve Künyesi    :    Rebibetü’r-Resûlullâh.
 Kimlerle Akraba idi    :    Resûlullâh (s.a.v)’ın halası Ümeyme bint-i Abdülmuttâlib’ın oğlu Ubeydullah bin Cahş’ın kızı, Abdullah bin Cahş’ın, Ebû Ahmed bin Cahş’ın, Zeyneb bint-i Cahş’ın, Mus’ab bin Umeyr’in eşi Hamne bint-i Cahş’ın yeğenleri, Ebû Süfyân’ın torunu. Resûlullâh (s.a.v)’ın üvey kızı dır.



Habibe Bint-i Ubeydullah Bin Cahş Hayatı



Habibe bint-i Ubeydullah bin Cahş’ın babası; Resûlullâh (s.a.v)’in halası Ümeyme bint-i Abdülmuttalib’ın oğlu, Resûlullâh’ın hanımlarından, Hz.Zeyneb bint-i Cahş’ın kardeşi, Ubeydullah bin Cahş bin Riyab bin Yamer el-Esedi’dir. Annesi; Remle bint-i Ebû Süfyân’ın Asıl ismi, Remle olub, kızı Habibe’den dolayı Ümmü Habibe künyesi ile meşhur olmuştur. Neseb silsilesi: Ümmü Habibe Remle bint-i Ebû Süfyân Sahr bin Harb bin Ümeyye bin Abdişşems bin Abdimenaf el-Kureyşiy el-Emevî’dir.

Dedesi; Kureyşilerin meşhur liderlerinden Ebû Süfyân Sahr bin Harb-’dir. Anne annesi ise; Hz.Osman (r.a)’ın halası, Safiyye bint-i Ebi’l-Âs bin Ümeyye’dir. Dolaysiyle Hz.Osman (r.a)’nın da halası’nın torunu olur, Anne ve babasının neseb ve soyu; Resûlullâh’ın dördüncü göbekten dedesi olan Abdi-menaf’da birleşir. Ümeyyeoğulları onun amcalarının çocukları olurdu.

Annesi Ümmü Habibe (r.a), ve babası Ubeydullah bin Cahş ilk iman eden Müslümanlardandır. Babası Ubeydullâh, önceleri Hırıstiyan iken daha sonra o da, hanımı ve Cahş ailesi bireyleri ile birlikte Müslüman olmuştu. Bu âile İman edince Mekke müşriklerinden çok eziyet, işkence ve sıkın-tılar gördüler, Nübüvvetin beşinci yılı sonuna doğru tüm âile Mekke’deki evlerini ve işlerini bırakarak, kadın, erkek, bütün Cahş âilesi Habeşistan ülkesine, ikinci Habeşistan muhacir kafilesi ile birlikte hicret ettiler.

Annesi Ümmü Habibe, inancı uğruna Habeşistan ülkesinde onbeş yıl gibi uzun bir süre ikâmet etti. Habeşistan’da ikâmet ederken, kızı Habibe burada dünyaya ğelmiştir. Bundan dolayı kendisine Ümmü Habibe künyesi verilmiştir. Abdullah adındaki oğlu da burada doğmuş, fakat, çok küçük yaşlarda iken orada ölmüştür denilir.

Annesi Ümmü Habibe ve babası Ubeydullah bin Cahş Habeşistan’da iken mâlesef, tekrar dinini değiştirib İslâmiyetten irtidat ederek Hristiyan- lığa geçmiş, ve, Hırıstiyan olarak da Habeşistan’da ölüb gitmiştir. Babası Ubeydullah bin Cahş, sadece kendisi dininden dönmekle kalmadı, hanımı Ümmü Habibe’yi’de Hıristiyan olmak için zorladı. Bu takdirde zengin olacaklarını söyledi. Fakat, Ümmü Habibe onun vâ’dlerine iltifat etmedi. İman ve İslâm dininde kalmada ısrar ederek Müslüman kalmıştır.

Habibe (r.a), annesi Ümmü Habibe ile İslâmiyet uğrunda babasından, memleketi Mekke’den, akrabalarından, ve vatanından kilometrelerce uzak-larda, deniz aşırı bir ülke olan Habeşistan, ğurbetinde, annesi Ümmü Habibe (r.a) ile birlikte ğarib kalmıştı. Çok sıkıntılı günler yaşıyorlardı. Mekke’ye dönseler, müşriklerin lideri olan dedesi Ebû Süfyân, ve, akra-baları onların bu durumda oluşunu nasıl karşılıyacaklardı? Medine’ye, Resûlullâh (s.a.v)’ın, Muhacir ve Ensâr kardeşlerinin yanına gitmek isti-yorlar, fakat ona da imkan yoktu!

Resûlullâh (s.a.v), inancı uğrunda, bu kadar zorluklara tahammül eden, sahabiyesi ve, Habibe’nin annesi olan Ümmü Habibe’nin kocasının Habeşistan’da İslâmiyet’i terk edib ardından mürted olarak öldüğünü, ve, Ümmü Habibe’nin ondan dul kaldığını duymuştu. Resûlullâh, Ümmü Habibe ve kızı Habibe (r.a)’nın bu sıkıntılı durumlarını takdir ederek, onu, taltif edib mükâfatlandırmak istiyordu. Müslüman bir kadının kocasından dul kalınca beklemesi gerekli müddet olan “iddeti’ni” tamamladıktan sonra Habeşistan Hükümdarı Necaşi Ashama’ya hicretin yedinci yılı başlarında sahabeden, Amr İbn-i Ümeyyetü’d-Damri (r.a)’nı elçi olarak gönderdi.

Necaşi’ye hitaben iki tane’de mektub yazmıştı. Bu mektublardan bir-incisin de Necaşi’ile beraber, Habeş halkını İslâm dinine dâvet ediyordu. Daha önceden Müslüman olmuş olan Necaşi’nin de, İslâm dininde ihlâs ile sabr ve sebât etmesini istiyordu. İkinci Mektub’unda ise orada bulunan sababiyesi Habibe’nin annesi Ümmü Habibe’yi, Kendisine nikâhlamasını, ve, ashabı’ndan orada, bulunanları da, gemiye bindirib Medine’ye yolla-masını istiyordu. Habibe (r.a), Habeşistan ülkesinden Medine’ye geldiği zaman, takriben on yaşlarında idi.

Habeşistan Muhacirleri hicretin yedinci yılında Hayber Savaşı sıra-sında Medine’ye gelerek yerleştiler. Resûlullâh (s.a.v), onların gelişine o kadar sevindi ki, Muhacirlerin hepsine Hayber Mücahidleri’ne verdiği ğanimetten, onlara da verdi. Habibe (r.a), ve annesi Ümmü Habibe (r.a), Medine’ye gelince hücre-i saâdette kendilerine tahsis edilmiş olan hücre-lerine yerleştiler.

Resûlullâh (s.a.v) ile üçyıl gibi zahiren çok kısa, aslında, ancak onlara nasib olabilecek sohbeti Nebevi’de ebedi saâdeti kazandıran bir ömür yaşadı. Ebedi Âlemde Resûlullâh’ın üvey kızı olması gibi yüce bir şerefi kazandı. Resûlullâh (s.a.v)’ın vefâtına kadar, onun emir ve tavsiyelerini hemen yerine getirirdi. Resûlullâh (s.a.v)’e karşı olan sayğı ve sevgisi tarif edilmeyecek kadar büyüktü.

Habibe (r.a), Resûlullâh (s.a.v)’in vefâtlarından yıllar sonra, annesi Ümmü Habibe (r.a) validemizin de 73 yaşlarında yakalandığı bir hastalık sonucunda Hicretin 44. Miladi 664 yıllarında dayısı Muâviye bin Ebû Süfyân’ın saltanatı zamanında Medine şehrin de vefât etti. Annesi Ümmü Habibe arkasında önemli bir çok tâlebeler bıraktı.

Bunların başında: Kızı Habibe, kardeşleri Muâviye ve Utbe, kardeşi-nin oğlu Abdullah bin Utbe, Ebû Süfyân bin Said, Salim bin Sevval, Safiyye bint-i Şeybe, Urve bin Zübeyr, yine kız kardeşinin oğlu Urve bin Muğire, Ebû Salih es-Seman. Resûlullâh (s.a.v)’ın hanımlarından Ümmü Seleme’nin kızı Zeyneb bint-i Ebû Seleme’yi bunların aralarında, veya bunlar gibi nicelerini sayabiliriz.

Habibe, annesi Ümmü Habibe (r.a), gibi dirayeti, sabrı, itidalı ve yardımseverliği ile öne çıkmış bir hanımefendiydi. Habibe (r.a)’nın eşi Davud bin Urve, İbn-i Mes’ûd olduğu ve bu evlilikten çocuklarının olub olmadığı ve isimleri hakkında bilgimiz yoktur. Onu bize anlatan kitablar sadece nesebi ile alakalı bilgileri verirler.

Habibe (r.a), Resûlullâh (s.a.v)’ın halası Ümeyme bint-i Abdülmut-tâlib’ın oğlu Ubeydullah bin Cahş’ın kızı, Uhud şehidi Abdullah bin Cahş, ve Şair Ebû Ahmed bin Cahş, onun amcaları olurdu. Ezvac-ı Tahirattan Zeyneb bint-i Cahş (r.a) validemiz ile, Mus’ab bin Umeyr’in eşi Hamne bint-i Cahş (r.a) onun halaları olurdu. Ebû Süfyân’ın da torunu idi. En önemlisi ise; Resûlullâh (s.a.v)’ın üvey kızıdır. Bu ise; bir insan için en büyük payedir. Fazla söze ne gerek! 1

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan râzı olsun.



1- Bu bilgileri çeşitli Siyer kitablarından toparlayarak özetledik.