Furat Bin Hayyan

Furat bin Hayyan, Beni Bekr kabilesinin Beni İcl kolundan olduğu için Bekri ve İcli, ayrıca Yeşküri nisbeleriyle anılırdı. Beni Sehm’ın halifi-dir. Ebû Sûfyan’ın harblerinde casusu idi: Kendisi yolları iyi bildiğinden Mekkeliler’in ticaret kervanlarına rehberlik ederdi.

Furat Bin Hayyan

Furat Bin Hayyan
فُــرَاتُ بْــنُ حَــيَّـا ن


 Baba Adı    :    Hayyan bin Sa’lebe
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok. Mekke doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Ahmed.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bedir’den sonraki bir çok seferlere katıldı.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Muhacir’dir.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    2 tane.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Furat bin Hayyan bin Sa’labe bin Abdul-uzza bin Habib bin Hayye bin Rebia bin Said bin İcl bin Lüceym bin Sa’b bin Ali bin Bekr bin Vail bin el-Rabi’ el-Bekri sonra İcli’dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Bilgi yok.


Furat Bin Hayyan Hayatı


Furat bin Hayyan, Beni Bekr kabilesinin Beni İcl kolundan olduğu için Bekri ve İcli, ayrıca Yeşküri nisbeleriyle anılırdı. Beni Sehm’ın halifi-dir. Ebû Sûfyan’ın harblerinde casusu idi: Kendisi yolları iyi bildiğinden Mekkeliler’in ticaret kervanlarına rehberlik ederdi. Furat bin Hayyan, Müslüman olmadan önce şiirlerle Resûlullâh (s.a.v)’ı hicvederdi. Kureyş müşrikleri, umumiyetle, ticaretle uğraşıyorlardı. Bedir’de uğradıkları hezi-metten sonra, Resûlullâh (s.a.v)’in ve O’nun ashabından korkarak Şam’a gidemez olmuşlardı.

Bir gün Safvan bin Ümeyye:

      “-Muhammed’le Ashabı, ticaretimizi felce uğrattı. O’nun adamlarına karşı ne yapacağımızı, nasıl hareket edeceğimizi bilmiyoruz. Sahil yollarını hep tutmuşlar, hiç bırakmıyorlar. Bütün sahil boyu halkı’da anlaşıp onlarla birlik olmuşlar, hepsi birlikte ortak hareket ediyorlar. Nereye gideceğimizi bilemiyoruz. Yurdumuzda oturub duracak olursak, şu mevcud sermaye-lerimizi yiyip tüketeceğiz. Halbuki, biz, onları yazın Şam, kışın’da, Yemen ve Habeşistan ticaretinde işletirdik!”diyerek şikayetlendi.

Esved bin Muttalib:

      “-Sahil yolu tehlikeli ise, sen’de Irak yolunu tut, ticaretine O yolla devam et!”dedi.

Safvan bin Ümeyye:

      “-Ben, o yolu bilmiyorum ki!”dedi.

Esved bin Muttalib:

”-Ben sana bir kılavuz salık vereyim mi’ki, o, seni, gözü yumulu olarak hiç şaşmadan götürüversin?”dedi.

Safvan bin Ümeyye:

      “-Kim imiş o?”diye sordu.

Esved bin Muttalib:

      “-Furat bin Hayyan’ı İcli’dir!”dedi.

Safvan bin Ümeyye:

      “-Sen şimdi, o dediğin Furat’ı bana gönder!”dedi.

Furat bin Hayyan gelince’de, ona:

      “-Ben Şam’a gitmek istiyorum. Muhammed, bizim Şam ticaretimizi felce uğrattı. Ticaret kervanımızın oraya gidecek yolunu kapattı. Şimdi, ben oraya Irak yoluyla gitmek istiyorum?!”dedi

Furat bin Hayyan:

      “-Ben, seni öyle bir Irak yoluyla götüreyim’ki oraya Muhammed’in ashabından hiç biri inmeyi asla göze alamaz. Çünkü orası, Necid arazisidir, susuz çöllerdir!”dedi.

Safvan, çölü kışın geçeceklerini ve suya pek az ihtiyaçları olacağını göz önünde tutarak hemen hazırlandı. Hazırlanan ticaret kervanına Esved bin Muttalib üç yüz miskal altun ve ayrıca gümüş külçeleriyle, Safvan bin Ümeyye, otuz bin dirhem tutarında pek çok mal, gümüş külçeleri ve kaplarla öteki Kureyşiler’de çeşitli ticaret mallarıyle katılmışlardı.

Ebû Süfyan’da, bu kervana külliyetli miktarda gümüşle katılmıştı. Zaten müşriklerin ticaretlerinin büyük bir kısmını gümüş ticareti teşkil ediyordu. Abdullah bin Ebi Rebia ile Huvaytıb bin Abduluzza’da, bu ticaret kervanına katılarak yola çıkmış bulunuyordu. Ticaret kervanı, Zat’ı Irk’a doğru ilerlemeğe başladı.

O zaman, kavminin dininde müşrik olarak bulunan Nuaym bin Mes’ud-ı Eşai, Medine’ye gelmiş, Nadr oğulları Yahudilerinden Kinâne bin Ebilhukayk’n evine inmişti. Nuaym, ev sahibiyle yemiş içmiş, Salit bin Nu’man’da o içki meclisinde bulunmuştu. Nuaym, konuşma sırasında, Safvan bin Ümeyye’nın, ticaret kervaniyle yola çıktığını, yanında pek çok ticaret malı bulunduğunu ağzından kaçırdı. Salit bin Nu’man, bunu gelip Resûlullâh (s.a.v)’e haber verdi.

Resûlullâh (s.a.v)’de Zeyd bin Hârise’nin kumandası altında yüz kişilik bir askeri birliği hemen yola çıkardı. Yola çıkarılan askeri birliğin beş yüz kişi olduğu da, rivayet edilir. Bu seriyye, Zeyd bin Hârise’nin kumandası altında çıkarılan seriyyelerin askeri birliklerin ilki idi.

Hicretin üçüncü yılında, Cümadelahire ayının başlarında idi ve kış mevsiminde idi. Zeyd bin Hârise: üzerinde, Ebû Süfyan’ın da bulunduğu Kureyş ticaret kervanını Necid sularından el-Karde’de yakaladı. Karde, Necid toprağında Rebeze ile Zat-ı Irk nahyesi Gamre arasındadır. Kervan üzerinde giden Kureyşilerin hepsi kaçtılar. Zeyd bin Hârise de, sahipsiz kalan bu ticaret kervanını sürüp Medine’ye Resûlullâh (s.a.v)’e getirdi. Ticaret kervanındaki malın beşte biri yirmi bin dirhem tutmuştu. Kalan beşte dördü de, birlik erleri arasında bölüştürüldü. Kervan kılavuzu Furat bin Hayyan esir edilmişti. Medine’ye getirilince kendisine:

      “-Müslüman ol! Seni bırakalım!”denildi.

O da, Müslüman olup kurtuldu. 1

Başka bir rivayette ise şöyledir:

Furat bin Hayyan’ın öldürülmesine karar verilmesi üzerine Ensâr’dan bazılarına Müslüman olduğunu söyledi. Bu durum hemen Resûlullâh’a haber verilince,

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Bazı kimseler vardır ki, biz onların iman ettiklerine dair beyanlar-ına inanırız. Furat bin Hayyan’da onlardan biridir!”diyerek serbest bıraktı. 2

İbn-i Sa’d bu olayın Hendek kuşatmasında meydana geldiğini söylemektedir. O günden sonra Medine’de Muhacir Müslüman olarak yaşamını sürdürdü. Birçok savaşlara katıldı. İslâm dinine çok hizmetlerde bulundu. Resûlullâh (s.a.v)’ın güvenini kazanan ve şiirleriyle O’nu öven Furat bin Hayyan (r.a) Ashab-ı Suffe arasına katıldı. Ve İslâm dinini iyice öğrendi. Resûlullâh (s.a.v) ile birlikte birçok ğazvelere iştirak etti.

Resûlullâh (s.a.v), Furat bin Hayyan’a Yemame’de 4000 dirhem geliri olan bir arazi veren Resûlullâh onu Müseylemetü’l-kezzab’a karşı yapılan savaşa gönderdi. Resûlullâh (s.a.v)’ın vefatından sonra Mekke’ye yerleşti ise de daha sonra Kûfe’ye göç etti.

Hz.Ömer’in hilafeti devrinde Irak taraflarına yapılan sefere katıldı. Hicri 16. Miladi 637. yılda Tikrit’in fethine sol kanat komutanı olarak katıldı. İran’ın fethinde ve Kisrayı İslâma dâvet için gönderilen heyetin arasında bulundu. Vefat tarihi bilinmeyen Furat’ın Mekke ve Kûfe’de soyunun devam ettiği kaydedilmektedir. Furat (r.a), Resûlullâh’dan iki tane hadis rivayet etmiştir. Kendisinden de Hârise bin Mudarrib, Kays bin Züheyr, Hanzale bin Rebi’ ve Hasan-ı Basri rivayette bulunmuşlardır. 3

El-Cezire bölgesinin fethinde İyad bin Ganm komutasında sırasıyla Harran, Şanlıurfa, Samsat, Diyarbakır, Silvan, ve Ermenistan’ın fethinde aktif olarak bulunmuştur .

Resûlullâh (s.a.v)’ın vefatlarından sonra onu ziyaret edenlerden Kays bin Zübeyr (r.a)’den:

Hanzala bin Rebi (r.a) ile birlikte Furat bin Hayyan’ın mescidine gitmiştik. Namaz vakti gelmişti. Hanzala’ ya:

      “-İmamete buyur!”dedi.

Hanzala ise:

      “-Ben senin önüne geçip namaz kıldıramam. Çünkü sen benden yaşlısın. Ayrıca benden önce hicret ettin. Sonra mescid sizin mescidiniz sayılır!”deyince,

Furât bin Hayyan (r.a):

      “-Ben Resûlullâh’ın senin hakkında bazı şeyler söylediğini işittim. Onun için hiçbir zaman senin önüne geçemem!”dedi.

Hanzala bin Rebi (r.a):

      “-Taif Savaşı’nda Resûlullâh’ın yanına geldiğim gün beni casus olarak gönderdiğini biliyor musun?”diye sordu.

      “-Evet!”diye cevab verince, Hanzala öne geçti, cemaâte namaz kıl-dırdı. Namazdan sonra Furât bin Hayyan (r.a):

“-Ey İcl oğulları! Ben, o gün Resûlullâh (s.a.v)’ın yanına gelmiştim. Resûlullah (s.a.v), Hanzala’yı Tâif’e casus olarak gönderdi. O da Taif’den önemli haberler getirdi. Resûlullâh (s.a.v) Hanzala’ya:

      “-Doğru söyledin. Bu gece uykusuz kaldın; evine git!” buyurdu.

O gittikten sonra da bize:

      “-Hanzala ve Hanzala gibileri kendinize başkan yapın!”dedi. 4

Merzübâni der ki:

      “-Önceleri Resûlullâh’ı hicvedenlerdendi. Sonra O’nu medhetti ve medhiyeleri hoş karşılandı!”

İbn-i Hibbân der ki:

      “-Yolu en güzel gösterenlerdendi!”

İbn-i es-Seken, sadaka bin Ebû İmrân tarikiyle Ebû İshak, Adiy bin Hâtim’den müsned olarak rivayet etti:

      “-Furat bin Hayyan Müslüman oldu. Dinde fakih bir kimse oldu. Resûlullâh ona Yemâme Savaşı’nda dört bin iki yüz dinar veya dirhem kıymetinde bir yer verdi!”

Seyf, el-Fütûh’da Ahmed bin Furat bin Hayyan tarikiyle rivayet etti:

“-Ebû Hüreyre, Furat bin Hayyan ve Reccâl bin Unfuve Resûlullâh’ın yanından çıktılar. Şöyle buyurdu:

      “-Bunlardan birisinin dişi, ateşte Uhud Savaşı’ndan (Dağından) daha büyük olacaktır! Beraberinde hainin kafası olacaktır!”

Dedi ki:

      “-Biz bunu duyduk, pek anlamadık. Sonra Reccâl yapacağını yapıp da öldürülünce, Ebû Hüreyre ile Furât bin Hayyan, Allâh’a şükretmek üzere secdeye kapandılar!”

Derim ki:

      “-Reccâl, mürted olup Müseyleme’ye aldanmış ve onunla birlikte kâfir olarak öldürülmüştü!” 5

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-10-35-37 
2- Ebû Davud Cihad-99 
3- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-13-218 
4- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-4-1476 
5- el-İsabe İbn-I Hacer el-Askalani-4-13-No-6969