Fâtıma Bint-i Ebi’l Esved

Fâtıma bint-i Ebi-l Esved (r.a)’nın adı, Fâtıma bint-i Ebi’l-Esed, veya Ebû’l- Esved olarak da kaydedilmektedir. Annesinin ismi bilinmemektedir. Babası ise; İslâmiyeti kabul etmemiş ve Bedir Savaşı’nda kâfir olarak Hz.Hamza, tarafından öldürülmüştür.

Fâtıma Bint-i Ebi’l Esved

Fâtıma Bint-i Ebi’l Esved
فَا طِـمَـةُ بِـنْــتُ أبـَـي اْلأ سْــوَد


 Baba Adı    :    Ebi’l Esved, bin Abdülesed.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok, Mekke doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Mekke, Medine, Muhacirdir.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Fâtımatü’l-Mahzumiye
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Fatıma bint-i Ebi-l Esved bin Abdûlesed bin Hilâl bin Abdullah bin Ömer bin Mahzum bin Yakaza bin Mürre bin Kâ’b bin Lüey bin Ğalib bin Fihr bin Mâlik el-Kureyşi el-Mahzumi.
 Lakap ve Künyesi    :    Fâtımatü’l-Mahzumiye
 Kimlerle Akraba idi    :    Ebû Seleme bin Abdülesed el-Mahzumi’nin kardeşi kızıdır.


Fâtıma Bint-i Ebi’l Esved Hayatı


Fâtıma bint-i Ebi-l Esved (r.a)’nın adı, Fâtıma bint-i Ebi’l-Esed, veya Ebû’l- Esved olarak da kaydedilmektedir. Annesinin ismi bilinmemektedir. Babası ise; İslâmiyeti kabul etmemiş ve Bedir Savaşı’nda kâfir olarak Hz.Hamza, tarafından öldürülmüştür. Buna göre bazı kaynaklarda babası Esved’ın Müslüman olduğu yönünde verilen haber geçersiz kalmaktadır. Resûlullâh (s.a.v)’ın Halası Berre bint-i Abdülmuttalib’ın oğlu ve Ümmü Seleme’nin ilk kocası Ebû Seleme (r.a) Fâtıma bint-i Ebil Esved’in amcası olmaktadır.

Fâtıma bint-i Ebi’l-Esved’ın İslâmiyet dinini kabul ettikten sonra Resûlullâh’a biat ettiği ve birinin zinet eşyasını çaldığı için hırsızlık cezası ile cezalandırıldığı bilinmektedir:

Hz.Âişe (r.a):

“-Kureyş’in Mahzûm soyundan olub da hırsızlık yapmış bulunan bir kadının durumu Kureyş’e hayli üzüntü vermişti. Onlar:

      “-Bu kadını cezâdan afv hususûnda Resûlullâh (s.a.v) ile kim konuşa-bilir? Bu hususta kelâm etmeye Resûlullâh’ın sevgilisi olan Üsame bin Zeyd’den başka kim cesâret edebilir ki?”dediler.

Nihâyet dedikleri gibi Üsâme bin Zeyd (r.a) Resûlullâh (s.a.v) ile bu hususta konuştu.

Bunun üzerine Resûlullâh (s.a.v):

      “-Allâh’ın ta’yin ettiği cezâlarından biri hususunda şefâat etmek mi istiyorsun?”buyurdu. Sonra ayağa kalkıp bir konuşma yaparak şöyle dedi:

      “-Ey insanlar! Sizden evvelki Ümmetleri ancak şu helâk etmiştir: Onlar, aralarında şerefli bir kimse çaldığı zaman onu bırakırlardı da zaif olan biri çaldığı zaman ise ona el kesme cezâsını tatbik ederlerdi. Allâh’a yemin ederim ki, eğer, onu Muhammed’in kızı Fâtıma çalmış olaydı muhakkak onun elini de keserdim!”buyurdu. 1

Üsame bin Zeyd (r.a)’ın, Resûlullâh (s.a.v)’ın yanında çok müstesna bir yeri olduğuna güvenerek hırsızlık cezasının afvı için hiç kimsenin cesâret edemediği bir şefâatde bulunmuştu. Bu kadın Fâtıma bint-i Ebi’l-Esved idi ki, suçu şöyle idi: Mekke’nin fethi günü yüksek içtimai mevkiine güvenerek Ğanimet malından kıymetli mücevherler çalmıştı.

Bu hırsızlık olayı şâyi’ olunca Kureyş bunun şer’i cezâdan afvı çare-lerini aramaya başlamış ve şefâat için Üsame bin Zeyd’i bulmuşlardı. Resûlullâh (s.a.v) hiçbir te’sir altında kalmıyarak milletlerin bekâ esas-larından olan ilâhi ve hukuki adâleti en kat’i şekilde yerine getirmiştir. Ve bu suretle de bütün insanlığa en yüksek bir adâlet örneği vermiştir.

Suçun ikinci şekli ise şöyledir.

Hz.Âişe (r.a) şöyle dedi:

“-Mahzum kabilesine mensub bir kadın bir eşya veya metâı emâneten isterdi de daha sonra onu inkâr ederdi. Bu yüzden Resûlullâh (s.a.v) onu cezalandırdı….

Bazı rivayetlerde ise: Üsame bin Zeyd’in yerine Ümmü Seleme’nin ismi geçer. Ravi Yunus ibn-i Şihab’ın, o da Urve’nin o da Hz.Âişe’nin dediğini haber verdi.

      “-Artık bundan sonra o kadın (Fâtıma)’nın tevbesi güzel oldu. kendisi evlendi. Bu hadiseden sonra bana gelir, ben de onun arzu ve hacetini Resûlullâh’a arz eyler idim!”derdi. 2

Hadislerde Fâtıma’nın ismen zikredilmeyip “el-Mahzumiyye”diye anılması sebebiyle hırsızlık olayının, onun amcasının kızı Ümmü Amr bint-i Süfyan, bin Abdülesed ile ilgili olduğunu söyleyenler varsa da, söz konusu hadisi şerh eden kaynaklarla tabakat ve siyer kitabları bu hususta görüş birliği içindedirler. 3

Fâtıma bint-i Ebi’l Esved (r.a)’ın hakkında fazla bilgi bulunmamakla beraber, onun âile bireyleri, varsa rivayet etmiş olduğu hadisler hakkında, hangi tarihte vefat ettiğine dair elimizde bundan fazla hiçbir bilgi yoktur.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- Sahih-i Müslim- Kitabü’l-Hudud-1688 
2- Sahih-i Müslim Kitabu’l Hudud-bölümü 
3- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-12-226