Ebyad bin Hammâl el-Meârib’i

Ebyad bin Hammâl el-Meârib’i (r.a)’ın künyesi ve nesebine dikkatli bakılınca onun Yemen taraflarında Meârib bölgesinde doğub ve oralarda yaşadığını aşağıdaki rivâyetlerden anlamak da mümkündür. Ancak, hangi yılda ve nerede doğdu, hangi tarihte ve nerede öldüğü yolunda elimizde kesin bilgi yoktur.

Ebyad bin Hammâl el-Meârib’i

Ebyad Bin Hammâl El-meârib’i
أبْــيَــضُ بْــنُ حَــمَّـالُ اْلــمَـأرِبـِـي


 Baba Adı    :    Hammal el-Meârib’i.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok. Yemen taraflarında Meârib’de dünyaya geldi.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Rivayeti var sayısı belli değil.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Ebyed bin Hammâl bin Mersed bin Ziyluh-yan bin Amr bin Zilanber bin Muâz bin Şürahbil bin Mâden bin Mâlik bin Zeyd bin Sedad bin Sa’d bin Avf bin Adiy bin Mâlik bin Zeyd bin Sedad bin Zurâ bin Sebe el-Asğar bin Kâ’b bin el-Ezruh bin Sedad el-Meâribi el-Sebei’dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Bilgi yok.



Ebyad Bin Hammâl El-meârib’i Hayatı

Ebyad bin Hammâl el-Meârib’i (r.a)’ın künyesi ve nesebine dikkatli bakılınca onun Yemen taraflarında Meârib bölgesinde doğub ve oralarda yaşadığını aşağıdaki rivâyetlerden anlamak da mümkündür. Ancak, hangi yılda ve nerede doğdu, hangi tarihte ve nerede öldüğü yolunda elimizde kesin bilgi yoktur. Onun hakkında sadece şu rivâyetler mevcuddur. Ebyad bin Hammâl, el-Meârib’î’den:

      “-Yüzümün derisi soyuluyordu. Neredeyse burnum kaybolmak üzere idi. Durumu gören Resûlullâh, bana hayır duâda bulundu. Yüzümü sıvaz-ladı. O günden sonra yüzümdeki bu yara ve izler tamamen kayboldu!” 1

Ebyad bin Hammâl (r.a)’dan rivâyete göre:

Kendisi Resûlullâh (s.a.v)’e gelerek tuz madeninin bulunduğu bir tuzlanın kendisine verilmesini istedi de, Resûlullâh (s.a.v)’de, ona, onu bağışladı. Ebyad dönüb gidince orada bulunanlardan biri:

      “-Yâ Resûlallâh! Ona neyi bağışladığını biliyor musun? Kesintisiz devamlı akan bir su bağışladın!”dedi.

Bunun üzerine, Resûlullâh (s.a.v), o tuzlayı ondan geri aldı. Bu sefer Ebyad, erak ağaçlarının bulunduğu yerlerden toprak bağışında bulunma-sını istedi de Resûlullâh (s.a.v) ona şöyle buyurdular:

      “-Yaşlı develerin erişemedikleri uzak ölü araziler olursa olabilir!” 2

Sünen-i Ebû Davud’da şöyle rivâyet edilir:

Ebyad bin Hammâl (r.a)’dan rivâyete göre:

Kendisi, Resûlullâh (s.a.v)’e geldi, ve tuzlanın kendisine verilmesini istemiş. İbn-i Mütevekkil, Meârib’deki tuzlayı diye rivâyet etti. Resûlullâh (s.a.v)’de orayı ona vermiş. Ebyad dönüb giderken bir adam:

      “-Ona ne bağışladığını biliyor musun? Su gibi para akan bir tuzlayı verdin!”demiş.

Bunun üzerine, Resûlullâh (s.a.v), o tuzlayı o şahıstan çekib aldı. Ebyad bu defa misvak ağaçlarının çok bittiği bir koruluğun kendisine verilmesini istemiş. Resûlullâh (s.a.v) de ona şöyle buyurmuşlardı:

      “-Develerin otlamak üzere gidemeyeceği yerleri verebilirim!”

İbn-i Mütevekkil bu bölümü:

      “-Develerin ayaklarının erişemediği uzak yerler!”diye rivâyet etti.

Muhammed bin Hasan el-Mahzûmi, bir önceki hadisin son bölümü-nü şöyle rivâyet etti:

      “-Ben, sana, deve ayaklarının erişemedikleri yerleri verebilirim!”

Yani develer başlarının erişebildiği yerdeki otları yer, ağacın ondan sonraki bölümleri ise korunmuş olur.

Ebyad bin Hammâl (r.a)’dan rivâyete göre:

Kendisi Resûlullâh (s.a.v)’e misvak ağaçlarının koruluğu durumunda olan yerin durumunu sormuş. Resûlullâh (s.a.v) de:

      “-Erak Misvak ağaçlarında özel mülkiyet yoktur!”buyurmuş.

Bu sefer Ebyad bin Hammâl, özel mülkiyet sınırları içerinde bulunan misvak ağacından sormuş. Resûlullâh (s.a.v)’de yine:

      “-Misvak ağacında özel mülkiyet olmaz!”buyurmuş.

Ravi Ferac dedi ki:

      “-Özel mülkiyet sınırları içerisinde!”

Sözü ile etrafı çevrili ve ekilen araziyi kastetmiştir dedi. 3

Taberani rivayet etti; Yemen’deki işi bozulduktan sonra Ebû Bekr’e geldi. Ebû Bekr, Resûlullâh’ın zekât hususunda onunla yaptığı anlaşma şartlarını aynen kabul etti. Ebû Bekr’den sonra sadece zekât işleriyle meşğul oldu. 4

Adı geçen bu sahabenin âile bireyleri ve kendisinin menkibeleri hakkında elimizde daha fazla bilgi yoktur.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun



1- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-5-2055 
2- Sünen-i Tirmizi-Ahkam Bölümleri-1380 
3- Sünen-i Ebû Davud-Harac ve imare ve Fey bölümü-36-3064-3065-3066 
4- el-İsabe, İbn-i Hacer el-Askalani-1-26-No-19