Ebû Ümâme Iyas Bin Sâ’lebe

İslâm tarihinde Ebû Ümâme künyesiyle meşhur olan sahâbi vardır. Bunlar; Ebû Ümâme Esâd İbn-i Zürâre, Ebû Ümâme el-Ensâri, Ebû Ümâme el-Bâhili Sudey bin Aclan, Ebû Ümâme bin Sehl bin Huneyf.

Ebû Ümâme Iyas Bin Sâ’lebe

Ebû Ümâme Iyas Bin Sâ’lebe
َابُــو اُ مَــا مَــة اِيـَـاسُ بــنُ ثـَـعْــلـَـبـَـة


 Baba Adı    :    Sâ’lebe el-Ensâri
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok,
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Ensâr dandır.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    İyâs bin Sâ’lebe el-Ensâri el-Hârisi el-Belevi.
 Lakap ve Künyesi    :    Ebû Ümâme,
 Kimlerle Akraba idi    :    Bilgi yok.



Ebû Ümâme Iyas Bin Sâ’lebe Hayatı

İslâm tarihinde Ebû Ümâme künyesiyle meşhur olan sahâbi vardır. Bunlar; Ebû Ümâme Esâd İbn-i Zürâre, Ebû Ümâme el-Ensâri, Ebû Ümâme el-Bâhili Sudey bin Aclan, Ebû Ümâme bin Sehl bin Huneyf. Ve bizim burada anlatmaya çalışacağımız Ebû Ümâme bin Sâ’lebe, el-Ensâri. el-Hârisi. Asıl isminin İyas veya Sâ’lebe, veya Abdullah olduğu söylenir. İbn-i Hacer onun ismini şöyle anlatır: Abdullah bin Sâ’lebe, Ebû Ümâme el-Hârisi. Bu zat künyesiyle meşhurdur. Beğavi onun adının Abdullah olduğunu nakletti; ancak meşhur olan kavle göre adı İyâs bin Sâ’lebe’dır.

Ebû Said el-Hudri (r.a)’den; demiştir ki:

“-Resûlullâh (s.a.v) bir gün mescide girdi ve orada Ensâr’dan Ebû Ümâme denilen adamı görüverdi. Bunun üzerine:

      “-Yâ Ebâ Ümâme! Namaz vakti dışında mescide niçin oturuyor-sun?”dedi.

Ebû Ümâme (r.a) şöyle cevab verdi:

      “-Yâ Resûlallâh! Yakama yapışan kederler ve borçlar, yüzünden!”

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Sana bir söz öğreteyim mi? Onu söylediğin zaman Allâh Azze ve Celle, kederlerini giderir ve borcunu ödetir!”buyurdu.

Ebû Ümâme:

      “-Evet yâ Resûlallâh!”dedi.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Sabah ve akşam Allâh’ım! Ğam ve kederden sana sığınırım, acz ve tenbellikten, korkaklık ve cimrilikten, borcun baskısından ve düşman adamların kahrından sana sığınırım de!”buyurdular.

Ebû Ümâme dedi ki:

“-Bunu yaptım, hemen Allâh kederimi giderdi, borcumu ödetti. 1

Ebû Umâme İyâs bin Sâ’lebe el-Ensâri anlatıyor:

“-Resûlullâh (s.a.v)’ın ashabı bir gün, O’nun yanında dünyadan söz etmişlerdi. Resûlullâh (s.a.v) şöyle dedi:

      “-Anlamıyor musunuz? Duymuyor musunuz? Sade giyinmek, iman-dandır… Sadelik imandandır!” 2

Ebû Ümâme’nin asıl adının İyâs bin Sâ’lebe veya Abdullah bin Sâ’lebe olduğu da söylenir dedik. Resûlullâh (s.a.v)’den ve Abdullah bin Üneys el-Cüheni’den hadis rivâyet etmiştir. Resûlullâh (s.a.v) onu anası-nın hastalığı sebebiyle Bedir’den geri çevirmiş, fakat geri döndüğünde annesini ölü bulmuştur. Resûlullâh (s.a.v)’den üç rivâyeti bilinmektedir. Kendisinden oğlu Abdullah ile Abdullah bin Kâ’b, bin Mâlik rivâyet etti. Hadisleri Buhâri hariç kütüb-ü sitte de tahric edildi.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh onlardan razı olsun.



1- Sünen-i Ebû Dâvûd-Bab-32-No-1555 
2- Câmiu’l-Usûl-7-390-Zühd ve Fakr-No-2.787-Ebû Dâvûd-Terecül-1-4161