Ebû Rifâa El-adeviy

Ebû Rifâa Temim bin Esid bin Adi el-Adevi’nin adının Abdullah bin Hâris bin Esed, baba adının Esed, Üseyd veya Nüzeyr olduğu da zikredil-mektedir. Beni Adi kabilesinden olup Mudâri nisbesiyle de anılan Ebû Rifâa’nın hangi tarihte Müslüman olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber Resûlullâh (s.a.v)’den İslâmiyet hakkında ilk bilgileri almasıyla ilgili olay dikkat çekicidir.

Ebû Rifâa El-adeviy

Ebû Rifâa El-adeviy
أبـُـو ر ِفَـا عَــة ُاْلــعَــدَو ِيّ


 Baba Adı    :    El-Hâris bin Esed.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicri 44. Miladi 664. Yıllarda Afğanistanda şehid edildi. Onun kabrinin Beyhak’ta olduğu da söylenir.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok,
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Afğanistan, Sicistan’ın fethinde bulundu.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Rivayeti var, sayısı belli değildir.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Ebû Rifâa el-Adeviy Abdullah bin el-Hârise bin Esed bin Adiy bin Cendel İbn-i Âmr bin Mâlik bin Temim bin De’val bin Cell bin Adiy bin Abdimenat bin Üdde.
 Lakap ve Künyesi    :    Ebû Rifâa el-Adeviy,
 Kimlerle Akraba idi    :    Bilgi yok.



Ebû Rifâa El-adeviy Hayatı

Ebû Rifâa Temim bin Esid bin Adi el-Adevi’nin adının Abdullah bin Hâris bin Esed, baba adının Esed, Üseyd veya Nüzeyr olduğu da zikredil-mektedir. Beni Adi kabilesinden olup Mudâri nisbesiyle de anılan Ebû Rifâa’nın hangi tarihte Müslüman olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber Resûlullâh (s.a.v)’den İslâmiyet hakkında ilk bilgileri almasıyla ilgili olay dikkat çekicidir. Bizzat kendisinin anlattığına göre bir gün Resûlullâh (s.a.v), minberde konuşurken Mescid-i Nebevi’ye giren Ebû Rifâa, Resûlullâh (s.a.v)’e hitaben:

      “-Dini hakkında hiçbir şey bilmeyen ğarib bir adam geldi; dinini sorup öğrenmek istiyor!”dedi.

Resûlullâh (s.a.v) konuşmasını keserek minberden indi ve Ebû Rifâa ’nın yanına gelerek ona İslâmiyet dini hakkında bilgi verdi. Sonra tekrar minbere çıktı ve konuşmasını tamamladı.

Ebû Rifâa, Bakara sûresini Resûlullâh’dan öğrendikten sonra onu bir daha unutmadığını söyler. Gece boyunca namaz kıldığı halde hiç bir yorğunluk hissetmediğini belirtirdi. Ebû Rifâa hakkında yukarıda zikr- edilen rivâyet sadece Müslim, Nesâi ve Ahmed İbn-i Hanbel’in eserle-rinde yer almakta, diğer güvenilir kaynaklarda başka bir rivâyeti bulun-mamaktadır. Kendisinden Sıle bin Eyşem, İbn-i Sirin ve Humeyd bin Hilâl rivâyette bulunmuşlardır.

Basra’ya yerleşen sahâbiler arasında adı geçen Ebû Rifâa Hicri 44. Miladi 664 yılında Abdurrahman bin Semüre kumandasındaki orduya katılarak Sicistan’a gitti. Ordunun Kâbil Kalesi’ni kuşattığı günlerde bir askeri birlikle gece keşfine çıktı ve bu sırada düşman askerleri tarafından şehid edildi. Onun kabrinin Beyhak’ta olduğunu söyleyenler de vardır. 1

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-10-217