Ebû Mersedü’l-ğânevi Kennâz Bin Hûsayn

Ebû Mersedü-l-Ğanevi’nin neseb silsilesi için İbn-i Hacer el-İsâbe’de “Ebu Mersedü’l-Ğanevi Kennâz bin Husayn” denildikten sonra ona Husayn bin Kennâz’da denilir”denilmekte ve asıl isminin Eymen olduğu zikredil-mektedir.

Ebû Mersedü’l-ğânevi Kennâz Bin Hûsayn

Ebû Mersedü’l-ğânevi Kennâz Bin Hûsayn
أبُــو مَــرْثَــدُ ألـغَــنَــو ِي كَــنَّــا زُ بْــنُ حُــصَــيــن


 Baba Adı    :    Hüsayn bin Yerbu.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Takriben Miladi 569 da Mekke’de doğdu.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicri 12. Miladi 634 yılda 65 yaşlarında Şam taraflarında veya Medine’de vefat etti.
 Fiziki Yapısı    :    Gür saçlı uzun boylu bir adamdı.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Mersed bin Ebi Mersed.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bedir, Uhud, Hendek ve diğerleri.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Mekke, Medine, Muhacir’dir.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Rivayeti var, sayısı belli değildir.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Ûbade bin Sâmit
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Kennâz bin Husayn bin Yerbu’ bin Tarif bin Hareşe bin Ubeyd bin Sa’d bin Avf bin Kâ’b bin Cilan bin Ğanm bin Ğanivi bin E’sur bin Sa’d bin Kaysıgilane.
 Lakap ve Künyesi    :    Ebû Mersedü’l-Ğanevi.
 Kimlerle Akraba idi    :    Mersed bin Ebi Mersed’in babasıdır.



Ebû Mersedü’l-ğânevi Kennâz Bin Hûsayn Hayatı

Ebû Mersedü-l-Ğanevi’nin neseb silsilesi için İbn-i Hacer el-İsâbe’de “Ebu Mersedü’l-Ğanevi Kennâz bin Husayn” denildikten sonra ona Husayn bin Kennâz’da denilir”denilmekte ve asıl isminin Eymen olduğu zikredil-mektedir. İbn- Esir Ûsdül Ğabe’sinde nesebinin: Kennâz bin Husayn bin Yerbu’ bin Tarif bin Hareşe bin Ubeyd bin Sa’d bin Avf bin Kâ’b bin Cilan bin Ğanm bin Ğanivi bin E’sur bin Sa’d bin Kaysıgilane, demektedir. Gerçek şu ki onun asıl ismi: Kennâz bin Husayn, künyesi ise: Ebû Mersed, olup bu isim yahut bu künyesi ile meşhurdur. Annesinin ismi zikredilme-mektedir.

Ebû Mersed Kennâz bin Husayn el-Ğanevi, takriben Miladi 569 yılında Mekke’de doğmuş olup, hicri 12. Miladi 634 yılında Hz.Ebû Bekr devrinde Medine’de veya Şam taraflarında 65 yaşlarında vefât etmiştir.

Ebû Mersed, İslâmiyet’i, dâvetin başladığı ilk günlerde kâbul etmiş ve Mekke’li müşriklerin çeşitli baskı ve zülümlerine karşı, Mekke’de kalarak direnmesini bilmiştir. Mekke’de Resûlullâh (s.a.v) onu Hz.Hamza (r.a) ile din kardeşi ilan etmişti. Hicreti Nebeviyye esnasında, diğer sahabiler gibi o da, Medine’ye hicret etmiştir. Resûlullâh (s.a.v) Medine şehrine geldiği zaman, O’nun tensibi ile Ubâde bin Sâmit ile aralarında din kardeşliği tesis etmişlerdir.

Ebû Mersed Ğanevi, Resûlullâh (s.a.v)’in yapmış olduğu bütün ğazvelere iştirak etmiştir. Bedir ve Uhud Ğazveleri’nde büyük fedâkar-lıklarda bulunarak şecaat ve cesaret örneği göstermiştir. Hudeybiye sulh anlaşmasından sonra, Resûlullâh (s.a.v) Mekke’nin fethi için hazırlık yaptığı zaman, bu hazırlığı, sadece Mekke’de bırakmış olduğu ailesine ve çocuklarına müşrikler eziyet etmesin diye, müşriklere bir hizmet olmak üzere bir mektub yazıp bir kadın ile göndererek haber vermeye çalışan Hatıb bin Ebi Beltâ’ın yaptığı hareket ortaya çıkınca, kadını yakalamak üzere Hz.Ali (r.a) başkanlığındaki altı kişilik müfrezeye katılarak kadını yakalamış ve mektubu alarak Medine’ye dönmüştür. Onlar bu hareketiyle Resûlullâh’ın takdirine mazhar olmuşlardır.

Ebû Mersed (r.a), Mekke fethine, Huneyn gazvesine ve Tebük Seferine iştirak ettikten sonra artık yaşlanmıştı. Resûlullâh’ın vefatından sonra Hz.Ebu Bekr (r.a), devrinde Ebû Mersed (r.a) Yaşının çok ilerlemiş olmasına rağmen yine fetih hareketi ordularına katılarak Suriye taraflarına gitmiştir. Hicretin 12. Miladi 634 yıllarında 65 yaşlarında iken Şam taraf-larında vefat etti. Veya Ecnâdeyn Savaşı’nda şehid oldu.

Kendisi gibi sahabe olan oğlu Mersed bin Ebû Mersed’in dışında Ebû Mersed’in hanımları ve çocuklarının ismi bilinmektedir. Kendisinden Vâsile bin el-Eska’ rivâyet etti. Hadisi Müslim, Ebû Dâvud, Tirmizi ve Nesâi’de tahric edilmiştir. Rivâyet etmiş olduğu hadislerden biri:

      “-Kabire oturmayınız. Ve, orada kabir üzerinde namaz kılmayınız!” meâlinde ki, hadis-i şerifi dir. 1

Şüphesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- Ashâb-ı Kirâmın Meşhurları-Hayati Ülkü-341-342