Ebû Hâşim Şeybe bin Utbe

Ebû Hâşim Şeybe bin Utbe bin Rebia bin Abdişşems bin Abdimenaf el-Kureyşi el-Abşemi. Sahabi dir. Asıl isminin Şeybe, Uteybe, Hâlid, veya Hâşim olduğuna dair muhtelif rivâyetler vardır.

Ebû Hâşim Şeybe bin Utbe

Ebû Hâşim Şeybe Bin Utbe
اَبـُـوهَــشِــم شَــيْــبَ بـِـنْ عُــتْــبَــة


 Baba Adı    :    Utbe bin Rebia bin Abdişşems.
 Anne Adı    :    Hunnas bint-i Mâlik bin Mudarreb dir.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok, Mekke doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Yermük Savaşı’nda bir gözünü kaybetti.
 Eşleri    :    1-Şeybe bin Rebia’nın kızı 2-Fatıma bint-i Abdüşşarık bin Süfyan 3-Beni Zekvan dan bir kadın ve Ümmü veledleri…
 Oğulları    :    Abdullah, Salim, Nu’man, Rebi’a,
 Kızları    :    Âtike, Ümmü Haşim.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Rivayeti var, sayısı belli değildir.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Şeybe bin Utbe bin Rebia bin Abdişşems bin Abdimenaf el-Kureyşi el-Abşemi dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Ebû Hâşim, Ebû Muheşşem, Ebû Hüşeym.
 Kimlerle Akraba idi    :    Muâviye bin Ebû Süfyan’ın dayısı, Mus’ab bin Umeyr’in anneden, Ebû Huzeyfe’nin de babadan kardeşidir.



Ebû Hâşim Şeybe Bin Utbe Hayatı

Ebû Hâşim Şeybe bin Utbe bin Rebia bin Abdişşems bin Abdimenaf el-Kureyşi el-Abşemi. Sahabi dir. Asıl isminin Şeybe, Uteybe, Hâlid, veya Hâşim olduğuna dair muhtelif rivâyetler vardır. Muâviye bin Ebû Süfyân’ın dayısı ve Mus’ab bin Umeyr’in anneden taraf, Ebû Huzeyfe’ninde babadan taraf kardeşidir. Mekke Fethi gününde Müslüman oldu. Fetih gününden sonraki bir çok seferlere katıldı.

Yermük Savaşı’nda bir gözünü kaybetti. Bilâhere Şam şehrine yerleşti. Ve orada vefât etti. Salih ve fazıl biriydi. Kendisinden Şekik bin Seleme rivâyet etti. Hadisi Tirmizi, Nesai ve İbn-i Mâce’de tahric edildi. Hz.Osman döneminde vefat etti.

Ebû Vâil anlatıyor:

“-Bir gün Muâviye, hasta olan Ebû Hâşim Şeybe bin Utbe’yi ziyarete gelmişti. Kendisini ağlar buldu.

      “-Dayıcığım, seni ağlatan nedir? Sana ızdırab veren bir ağrı mı, yoksa dünyaya karşı olan bir hırs mı?”diye sordu.

Ebû Hâşim (r.a):

      “-Asla! Lâkin Resûlullâh (s.a.v) bize bir vasiyette bulunmuştu, onu yerine getiremedim!”dedi.

Muâviye bin Ebû Süfyan:

      “-Nedir o?”diye sordu.

Ebû Hâşim (r.a):

“-Ben Resûlullâh (s.a.v)’ın

      “-Dünyalık olarak, bir binek yeterlidir!”

Söylediğini duymuştum. Halbuki bu gün ben kendimi, bundan daha fazlasını biriktirmiş görüyorum!”diye cevab verdi.

Bu rivâyet Tirmizi’ye aittir.

Aynı rivâyeti Nesai de Ebû Vâil kanalı ile, onun kavminden biri olan Semüre bin Sehm’den şöyle nakletmiştir:

“-Veba (taûn) hastalığına yakalanan Ebû Hâşim Şeybe bin Utbe’nin yanına gitmiştim. Muâviye’de onu ziyarete gelmişti. Ebû Hâşim ağladı:

      “-Dayıcığım, seni ağlatan nedir? Sana ızdırab veren bir ağrı mı, yoksa dünyaya karşı olan bir hırs mı?”diye sordu.

Ebû Hâşim (r.a):

      “-Asla! Lâkin Resûlullâh (s.a.v) bize bir vasiyette bulunmuştu, onu yerine getiremedim!”dedi.

Muâviye bin Ebû Süfyan:

      “-Nedir o?”diye sordu.

Ebû Hâşim (r.a):

“-Ben Resûlullâh (s.a.v)’ın

      “-Dünyalık olarak, bir binek yeterlidir!”

Söylediğini duymuştum. Halbuki bu gün ben kendimi, bundan daha fazlasını biriktirmiş görüyorum!”diye cevab verdi.

Rezin’in de bu rivâyete şu ilâvede bulunduğunu gördüm:

      “-Ebû Hâşim Şeybe bin Utbe (r.a) öldüğü zaman geride bıraktığı tüm serveti hasablandı. Tamamı otuz dirheme ulaşıyordu. Bu hesaba, içinde hamur yoğurub yemek yediği çanak da dahil edilmiştir!” 1

Ebû Hâşim Şeybe bin Utbe (r.a)’ın kendisi ve âile bireyleri hakkında yukarıda bilgi verilmiştir.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- Camiu’l-Usûl-2-435-436-No-461.