Ebû Bürde Hani Bin Niyar

İslâm tarihinde meşhur olan iki tane Ebû Bürde künyesinde sahabi vardır. Bunlardan birincisi Yemen’li olup Ebû Mûsâ el-Eş’ari’nin kardeşi Ebû Bürde Amr bin Kays’dır. Diğeri ise Medineli Ensâr’dan olup, bazen adıyla Hani bin Niyar, bazende künyesi ile Ebû Bürde, olarak zikredil-mektedir.

Ebû Bürde Hani Bin Niyar

Ebû Bürde Hani Bin Niyar
اَبُـو بُــرْدَةُ هَـا نِىءُ بْــنُ نِـيـَا ر


 Baba Adı    :    Niyar bin Amr.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicri 40. Miladi 60 yılında vefat etti. vefat yeri ve kabri meçhulumuz dur.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bedir, Uhud, Hendek, Hayber, Mekke’nin Fethi, Tebük, Huneyn, Yemame gibi savaşlar.
 Muhacir mi Ensar mı    :    2. Akabe biatı’nda bulunmuş Ensâr dan dır.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Hani bin Niyar bin Amr bin Ubeyd bin Kilâb bin Dühman bin Ğanm bin Zebyan bin Hümeym bin Kahl bin Zehl bin Haniy bin Beliy bin Amr bin el-Half bin Kudaa Ebû Bürde’tül beleviy. Ensâr’ın Hârise kolundan’dır.
 Lakap ve Künyesi    :    Ebû Bürde.
 Kimlerle Akraba idi    :    Berâ bin Âzib’in dayısı’dır.



Ebû Bürde Hani Bin Niyar Hayatı

İslâm tarihinde meşhur olan iki tane Ebû Bürde künyesinde sahabi vardır. Bunlardan birincisi Yemen’li olup Ebû Mûsâ el-Eş’ari’nin kardeşi Ebû Bürde Amr bin Kays’dır. Diğeri ise Medineli Ensâr’dan olup, bazen adıyla Hani bin Niyar, bazende künyesi ile Ebû Bürde, olarak zikredil-mektedir. Ebû Bürde Hani bin Niyâr (r.a)’ın hayatı hakkında geniş bilgi bulunmamaktadır. Ancak ikinci Akabe biatı’na iştirak ederek Medineli Ensâr arasında ilkler arasına girmiş olduğu kesin olarak bilinmektedir.

Ebû Bürde Hani bin Niyar (r.a), Hicri 2. yılda meydana gelen büyük Bedir gazvesine iştirak etmiştir. Resûlullâh (s.a.v), Bedir Ğazvesi’ne çık-maya karar verdiği zaman, kendisiyle beraber çıkacak olan kimseleri bir araya topladı. Bu esnada kendi âilesi içinde şöyle bir tartışma oldu.

Ebû Bürde Hani bin Niyar’ın, kız kardeşinin oğlu ve çok sevdiği yeğeni Ebû Ûmâme Berâ bin Azib annesini bırakarak Bedir Seferi’ne çıkmak istiyordu. Ebu Bürde Hani bin Niyar, annesını bırakarak Bedir’e katılmak isteyen yeğeni Berâ bin Azib’e şöyle dedi:

      “-Yeğenim! Sen Anne’nın yanında otur’da onunla ilgilen olur mu?!”

Yeğeni Berâ bin Azib (r.a):

      “-Dayı! Sen kız kardeşinin yanında otur’da onunla ilgilen olur mu?!” diyerek karşılık verdi.

Bu konuşmayı Resûlullâh (s.a.v) duyunca; Ebû Ümame Berâ bin Azib’e Annesının yanında kalmasını emretmişti. Zira Berâ bin Azib’in Annesi ağır hasta idi. Ona, bakacak bu oğlundan başka kimsesı yoktu. Bunun üzerine Ebû Bürde Hani bin Niyar (r.a) Bedir Ğazvesi’ne rahat katılmıştı. Resûlullâh (s.a.v) ve Sahabiler Bedir Savaşı’ndan ğâlib olarak döndüğü zaman Ebû Ümame Berâ bin Azib’in annesi ve Ebû Bürde’nin kız kardeşi öldü. Cenaze namazını Resûlullâh (s.a.v) bizzatihi kıldırdı. Onu Cennetü’l-Bâki’ Kabristanına defnettiler. 1

Ebû Bürde Hani bin Niyar (r.a), Bedir Ğazvesi’nde bulunduktan sonra ertesi yıl yapılan Uhud Ğazvesi’ne de iştirak etmiştir.

Başka bir rivâyette de şöyle anlatılır:

Ebû Bürde Hani bin Niyar (r.a) 2. Akebe biatına katılmıştır. Bedir, Uhud ile diğer bütün savaşlara Resûlullâh (s.a.v) ile birlikte katılmıştır. Mekke’nin fethinde Beni Hâriselerin bayraktarıydı. Kendisi sayılı Okçu-lar arasında idi. Muaviye bin Ebû Süfyan’ın devrinde vefat etti. 2

Ebû Bürde Hani bin Niyar, Bedir de müşriklerden Mabed bin Vehbi esir almıştı. Hz.Ömer onunla karşılaşınca, Ebû Bürde’ye:

      “-Onu öldür!”deyince,

Mabed bin Vehb’de:

      “-Yâ Ömer! Siz ğalib geldiniz diye mi? Hayır Lat ve Uzza’ya yemin ederim ki....deyip söze başlar başlamaz sözü ile başı birlikte kesildi. Onu Ebû Bürde Hani bin Niyar, veya, Hz.Ömer bin Hattab (r.a) öldürdü!” 3

Uhud Seferi sırasında Müslümanları toplandıkları karargahları olan Medine ile Uhud arasında Şeyheyn tepesin’de konakladılar. Resûlullâh’ın düşmanı biraz daha yakından görmek için kılavuzlar istedi.

      “-Bizi Kureyş Kavmine uğratmadan onların üzerine çıkaracak yakın ve kestirme yolu bize kim gösterir?” diye sordu.

Ebû Hasme, veya Ebû Hayseme (r.a):

      “-Ben gösteririm, yâ Resûlullâh!”dedi.

Resûlullâh (s.a.v) hemen atına bindi. Ebû Hasme, İslâm ordusunu Hârise oğullarının Harresi, denen volkanik kara taşlığından ve arazileri arasından geçirdi. O sırada Ebû Bürde Hani bin Niyar’ın atı, kuyruğunu sallayınca, kılıcın yukarısındaki demire çarptı. Ebû Bürde’de hemen kılıc-ını kınından sıyırıp çıkardı.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Ey kılıç sahibi! Kılıcını kınına sok! Bugün, kılıçların hemen sıyrılacağını sanmıyorum!”buyurdular.

Ebû Hayseme, İslâm ordusunu Mirba bin Kayzi’nin bahçesine uğrattı. Mirba gözleri görmez münafık bir adamdı. Resûlullâh (s.a.v)’in yanındaki Müslümanların ayak seslerini işitince.Yerden bir avuç toprak avuçlayıp yüzlerine savurdu ve:

      “-Resûlullâh dahi olsan bahçeme girmene müsaade etmem! Girme benim bahçeme! Vallâhi eğer bu toprağı senden başkasına değdirmeyece-ğimi bilsem Ey Muhammed! Onu senin yüzüne atardım!”dedi.

Müslümanlar öfkelenerek Mirba bin Kayzi’yi öldürmeye yeltendiler.

Resûlullâh (s.a.v)’de:

      “-Öldürmeyin onu! O, kördür! Hem kalbi, hem’de gözü kördür!” buyurdular.

Fakat Abduleşhel oğullarından kardeşi Sa’d bin Zeyd, bu emirden önce davranarak elindeki yayla vurup Mirba’ın başını yardı ve kanattı. 4

Ebû Bürde Hani bin Niyar (r.a) der ki:

“-Huneyn Seferi’nde Resûlullâh (s.a.v), Evtas’ın arkasında bir ağaç altına inmişti. Biz o ağaca bakıyorduk. Resûlullâh (s.a.v)’de kılıcını yayı-nı o ağaca asmıştı. Ashabı’ndan, Resûlullâh (s.a.v)’e en yakın yerde bulunan ben idim. Kendisinin bana:

      “-Ey Ebû Bürde!”diye seslenmesi, beni korkuttu.

      “-Buyur yâ Resûlallâh!”dedim.

Hemen yanına vardım.Yanına vardığım zaman, Resûlullâh’ın yanında bir adam oturuyordu.

Resûlullâh (s.a.v) buyurdu ki:

“-Ben uyurken, bu adam yanıma geldi. Kılıcını sıyırdı. Sonra baş ucuma dikilince ürperdim.

O adam bana:

      “-Yâ Muhammed! Bugün benim elimden seni koruyacak emniyet ve selamete kavuşturacak kim var?!” dedi.

Ben de:

      “-Allâh! Dedim!”buyurdu.

Ben de o adamı öldürmek için hemen sıçradım. Kılıcımı sıyırdım.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Kılıcını kınına sok!”buyurdu.

Ben de:

      “-Yâ Resûlallâh! Beni bırak bu Allâh düşmanının boynunu vurayım. Her halde bu, müşriklerin casuslarındandır!”dedim.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Sus! Ey Ebû Bürde!”buyurdular. O adama ne bir şey söyledi, ne de kendisini cezalandırdı. Bana:

      “-Ey Bürde! Hiç şübhesiz, yüce Allâh dinini, bütün dinlerden üstün kılıncaya kadar benim koruyucumdur!” buyurdu. 5

Bu adam daha sonra iman etmiştir.

Ebû Bürde Hani bin Niyar (r.a), Hicri 40 yılına kadar yaşamıştır. Bu zaman içinde Hendek, Hayber Mekke’nin fethi, Huneyn ve Tebük gibi bir çok seferlere iştirak etmiş olduğu bilinmekte ise de bu savaşlarda ne gibi faaliyet göstermiş olduğu ve Resûlullâh (s.a.v) tarafından özel bir görev kendisine verilip verilmediği bilinmemektedir.

Ebû Bekr (r.a) devrinde Yemame savaşlarına iştirak eden Ebû Bürde bu savaşlardan sonra Suriye taraflarına gitmiştir. Ancak Suriye taraflarına geldiği zaman, bu defa islâm tarihçileri, Eş’ar’iler den olan Ebû Bürde Amr bin Kays ile Ebû Bürde Hani bin Niyar’ın isim ve menkibelerini nakledenlerin geniş isim ve künye verme luzumu görmedikleri için bu iki sahabenin menkibeleri maalesef birbirine karışmıştır.

Bu bakımdan tarihi bir yanlışlığa düşmemek için, Ebû Bürde Hani bin Niyar’ın Hz.Ömer, Hz.Osman ve Hz.Ali (r.a) zamanlarındaki faaliyetleri ve bu sebeple Ailesi çocuklarının durumları ve rivayet etmiş olduğu hadis-i şerifler hakkında bilgi yoktur. 6

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-9-81 
2- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-6-52 
3- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-9-176 
4- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-10-79 
5- M.Âsım Köksal islam Tarihi-15-406 
6- Ashâb-ı Kirâmın Meşhurları-Hayati Ülkü-307