Cündeb bin Damre el-Leysi (r.a)

Cündeb bin Damre el-Leysi (r.a), Mekke doğumludur. Ancak hangi tarihte doğduğuna dair elimizde bilgi bulunmamaktadır. Oldukça zengin ve çokça yaşlanmış olan Mekkeli Müslümanlardandı. Mekke’de otururdu. Dört tane oğlu vardı

Cündeb bin Damre el-Leysi (r.a)

Cündeb Bin Damre El-leysi
جُــنَــدَ بُ بْــنُ ضــمْــرَةُ اْلـلّــيْـثِـي


 Baba Adı    :    Damre el-Leysi.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok, Mekke doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicri 3. yıl Mekke dışında vefat etti.
 Fiziki Yapısı    :    A’ma bir zat idi.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    4 oğlu vardı.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    İhtilaflı dır.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Cündüb bin Damre bin Ebi’l-Ays Leys’i Sülâlesinden â’mâ ve zengin bir zat idi.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Bilgi yok.



Cündeb Bin Damre El-leysi Hayatı

Cündeb bin Damre el-Leysi (r.a), Mekke doğumludur. Ancak hangi tarihte doğduğuna dair elimizde bilgi bulunmamaktadır. Oldukça zengin ve çokça yaşlanmış olan Mekkeli Müslümanlardandı. Mekke’de otururdu. Dört tane oğlu vardı.

“-Müminlerden özür sahibi olmaksızın cihada katılmayıp yurt-larında oturub kalanlarla, Allâh yolunda mallarıyla, canlarıyla, cih-ad edenler bir olamazlar. Allâh, mallarıyla ve canlarıyla cihad eden-leri cihada katılmayıb yurdlarında oturub kalanlara derece itibarıyla üstün tutmuştur. Gerçi, Allâh her ikisine de cenneti vaâd etmiştir. Bununla beraber, Allâh, mücahidleri cihada katılmayıb yurdlarında oturub kalanlara karşı büyük sevabla üstün tutmuştur.

Ondan, onlar için derece derece rütbeler, bağışlanma ve acıma vardır. Allâh, çok bağışlayan, ve çok acıyandır.

Melekler, kendilerine yazık eden kimselere canlarını alırken:

      “-Ne işte idiniz?”diyecekler.

Onlar:

      “-Biz, yeryüzünde zayıf ve güçsüzdük!”diyecekler.

Melekler, onlara:

      “-Allâh’ın arzı geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!”dediler.

İşte, onların barınak yeri cehennemdir. Orası ne kötü bir gidiş yeridir.

Ancak, zayıf ve güçsüz olan hiçbir şeye gücü yetmeyen ve hicret etmeye bir imkan yol bulamayan erkekler, kadınlar, ve çocuklar bundan müstesnadırlar. Allâh’ın onları affetmesi umulur. Allâh, affı ve bağışlaması çok olandır!” 1

Âyetleri nazil olduktan sonra Cündeb bin Damre, el-Leysi:

      “-Allâh’ım! Sen, mazeret ve delillerini tebliğ ettin. Benim için ne bir mazeret sebebi var ne de mazeret delili. Allâh’ım beni müşriklerin yurd-undan çıkar, hicret yurduna Muhacirlerle Ensâr’ın toplandıkları yurda eriştir de, Resûlü’nün yanında bulunayım, ve, O’na yardım edeyim!” diyerek yalvardı.

Cündeb bin Damre, Bedir Ğazası’ndan sonra hastalandı. Oğullarına:

      “-Beni Mekke’den çıkarınız!”dedi.

Oğulları:

      “-Seni nereye, ne tarafa götürelim?”dediler.

Cündeb bin Damre eli ile Medine’ye doğru işaret etti. Medine’ye hicret etmek istiyordu.

      “-Beni, hicret yoluna taşıyınız. Ben, Resûlullâh (s.a.v)’in yanında bulunacağım!”dedi.

Oğulları onu bir hayvana bindirip yola çıkardılar. Ten’im mevkiine. Başka bir rivayette Ğıfar oğullarının Mekke’ye on mil, uzaklıktaki su çukurlarına eriştikleri zaman vefat etti.

Cündeb bin Damre (r.a)’in böyle Medine’ye erişemeden yolda vefat ettiğine bakılarak kendisinin hicret etmiş ve hicret sevabına erişmiş sayılıp sayılmayacağı bazı sahabeler arasında konuşulmaya başlayınca Yüce Allâh indirdiği Âyet-i Celile de şöyle buyurdu :

      “-Allâh yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek bir çok güzel yer ve bolluk imkanı bulur. Kim, Allâh ve Resûlü uğrunda hicret ederek evinden çıkarda sonra kedisine ölüm yetişirse artık Onun Mükafatı Allâh’a düşer. Allâh’da çok bağışlayıcıdır!” 2

Başka bir rivayette ise Said bin Cübeyr anlatıyor:

      “-Müminlerden özür sahibi olmaksızın, evlerinde kalanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olmazlar!” 3

Ayeti nâzil olunca Mekke’de kalan fakir Müslümanlar bu âyeti ruhsat kabul ettiler.

Melekler, kendi nefislerine zulmedenlerin canlarını aldıkları zaman diyecekler ki:

      “-Siz ne halde idiniz?”

Onlarda: Cevab vererek:

      “-Biz yeryüzünde zayıf ve kuvvetsiz kimselerdik!” diyecekler.

Melekler onlara tekrar:

      “-Yüce Allâh’ın arzı geniş değil miydi, siz de hicret edeydiniz!” diyecekler.

Bunlar, yurtları cehennem olanlardır. Cehennem ne kötü bir konaktır!” 4

Bunun üzerine:

      “-Bu tüyler ürpertici bir âyet!”dediler.

Daha sonra şu âyet nazil oldu:

      “-Hicret için yol ve çare bulamayan erkek, kadın, çocuk bütün zayıflar müstesnadır!” 5

Bunun üzerine Cündeb bin Damre, bin Ebi’l-Ays, Leys sülâlesinden âmâ ve zengin olan bir zattı:

      “-Her ne kadar â’mâ isem de, bir çaresini bulacağım, malım ve arkadaşım da var. Beni deveme bindirin!”dedi.

Deveye bindirildi. Ağır ağır yola devam revan oldu. Ayrıca, o sırada hasta idi. Ten’im mevkiinde vefat etti. Ten’im mescidinin yanına defn edildi. Bu hâdise üzerine şu âyet nâzil oldu:

      “-Kim, Allâh yolunda hicret ederse, yeryüzünde barınacak nice bereketli yerler bulur, bolluğa kavuşur. Allâh ve Resûlullâh yolunda yurdundan çıkıb hicret ederek, yolda vefat edenlerin mükâfatı Allah katındadır. Allah ise, affedici ve esirgeyicidir!” âyetleri nazil oldu. 6

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- Nisa-95-100 
2- Nisa-100 
3- Nisa-95-96 
4- Nisa-97 
5- Nisa-98-99 
6- Nisa-100 
7- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-1-361