Cemre Bin Nu’mân

Beni Uzre bin Sad’i Hüzeymeler, Kudaalardandı. Yemen kabilele-rindendi. Sa’d’i Hüzeym’in; Uzre ve Dınne adında iki oğlu vardı. Hâris, Selâman, Muaviye ve Vail oymakları Uzre’ye mensup idiler.

Cemre Bin Nu’mân

Cemre Bin Nu’mân
جـَـمْــرَةُ بْــنُ اْلــنُـعْــمَـا ن


 Baba Adı    :    Nu’mân bin Hevze.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Vâdi’l-Kura’da vefat etti. Tarih yok.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    1 tane.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Cemre bin Nu’mân bin Hevze bin Mâlik bin Sinan bin el-Beyyâ bin Düleym bin Âdiy bin Hezzâz bin Kahl bin Ûzre. Seyyid’ül Beni Uzre’dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Seyyidü’l-Beni Uzre.
 Kimlerle Akraba idi    :    Bilgi yok.



Cemre Bin Nu’mân Hayatı

Beni Uzre bin Sad’i Hüzeymeler, Kudaalardandı. Yemen kabilele-rindendi. Sa’d’i Hüzeym’in; Uzre ve Dınne adında iki oğlu vardı. Hâris, Selâman, Muaviye ve Vail oymakları Uzre’ye mensup idiler. Uzre bin Sa’d-i Hüzeym’in oğulları: Âmir, Kebir, Rifaâ, Kâhil, İlyas ve Avf, ayrı ayrı birer oymak teşkil etmekte idiler. Kebir bin Uzre’nin soyundan gelen Rizah bin Rebia ise, Kusayy bin Kilâb’ın ana bir kardeşi idi. Kendisi, Beni Bekir bin Abd-i Menat’a karşı Kusayy’a yardım etmişti.

Hicretin 9. yılın safer ayında Beni Uzrelerden oniki kişilik bir heyet Medine’ye geldi. Remle bint-i Hâris’in konağına indiler. Cemre bin Nu’mân, Süleym bin Malik, Sa’d bin Mâlik, Mâlik bin Riyah, Gelen heyet arasında bulunuyordu. Cemre bin Nu’mân, Beni Uzrelerin Ulusu ve Liderinden idi. Beni Uzre heyeti, Resûlullâh (s.a.v)’in yanına geldiler. Resûlullâh (s.a.v)’e, câhiliye halkının selâm ile selâm verdiler.

Resûlullâh (s.a.v) onlara :

      “-Siz, kimlersiniz?” diye sordu.

Beni Uzre heyetinin konuşmacısı:

      “-Biz, bilmediğin kimseler değiliz. Biz Kusayy’ın ana bir kardeşi ve yardımcısı olan Uzre’nin oğullarındanız! Biz Huzaalarla, Beni Bekirleri Mekke vadisinden uzaklaştırmıştık. Aramızda akrabalık ve hısımlık vardır!” dediler.

Resûlullâh (s.a.v), onlara:

      “-Sizler, hoş geldiniz, safâ geldiniz!” buyurdu.

Onlar, hemen ısındılar, hiç yadırgamadılar. Resûlullâh (s.a.v), Beni Uzre heyetine:

      “-Siz, beni tanımadınız mı? Bana İslâm selâmı ile selâm vermekten sizi ne alıkoydu?” diye sordu.

Onlar:

      “-Yâ Muhammed! Biz, henüz atalarımızın öteden beri üzerinde bulundukları şey üzerinde bulunuyoruz! Kendimiz ve kavmimiz adına bir takım isteklerin dile getiricisi olarak yanına geldik!” dediler.

      “-Sen, nelere dâvet ediyorsun?” diye sordular.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Ben, bütün insanları; bir olan, Kendisinin eşi, ortağı bulunmayan Allâh’a ibâdet ve benim de, O’nun Resûlü bulunduğuma şehâdet etmeğe dâvet ediyorum!” buyurdu.

Beni Uzre heyetinin konuşmacısı:

      “-Bunun arkasından yapılacak ne var?” diye sordu.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Abdestlerini güzelce alıp vakitleri içinde kılacağınız beş vakit namaz vardır! Çünkü, bu, ibadetlerin üstünüdür!” buyurdu ve kendilerine oruç, zekât ve hacc gibi farzların geri kalanını da, anlatıp sözünü bitirdi. Beni Uzre heyeti, Resûlullâh’den, dini bir çok şeyler sordular. Resulullah, onların sorularını cevaplandırdı. Beni Uzre heyeti, Müslüman oldu.

Beni Uzre heyeti:

      “-Ya Resûlallâh! Aramızda kâhin bir kadın var. Kureyşliler ve başka Arablar, onun yanına varıp Muhakeme olunur, yargılanırlar. İçinden çıka-madığımız işlerimizi ondan soralım mı?” dediler.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Ondan bir şey sormayınız!” buyurdu.

Onları, kâhin kadına bir şey sormaktan, putlar adına kestikleri hay-vanların etlerini yemekten men’etti. Ancak, Allâh’ın ismini anarak kese-cekleri hayvanların etlerini yemenin haram olmadığını haber verdi.

Beni Uzre heyeti :

      “-Bizler, Senin Ensârın ve yardımcılarınız!” dediler.

Resûlullâh (s.a.v), Şam fetih edileceğini ve Herakliüs’ün ülkesinden çıkıp korunabileceği bir yere kaçacağını müjdeledi. Beni Uzre heyeti, Remle’nin konağında iki gün otururdu. Resûlullâh (s.a.v), başka heyetlere verdiği gibi, Beni Uzre heyetine de, bahşişlerinin verilmesini emretti. Bahşişleri verildi. Heyetten her birine ayrıca birer bürüd, elbisede, verildi. Beni Uzre Heyeti, ev halklarının yanına dönüp gittiler.

Cemre bin Nu’mân (r.a), Hicaz halkından, Beni Uzrelerin zekât ve sadakalarını toplayıp Resûlullâh (s.a.v)’e getiren ilk kişi idi. Resûlullâh ona, Vâdilkurâ’da enine boyuna atının koşup yorulduğu yerden attığı kamçısının ulaştığı yeri yurt olarak sınırlandırdı verdi. Cemre bin Nu’mân oraya konup vefatına kadar orada oturdu. 1

Vâkidi dedi ki:

“-Bize Şuayb bin Meymûn, Ebû Mürâye el-Belevi, Hamza bin Nu’mân el-Uzri’den sohbeti vardır. Rivayet etti:

      “-Resûlullâh (s.a.v), saç ve kanın gömülmesini emretti!” 2

Cemre bin Nu’man (r.a)’ın hayatı hakkında daha fazla bilgi bulunma-makla beraber, onun âile bireyleri, varsa rivayet etmiş olduğu hadisler hakkında, ve geri kalan hayatı ile ilgili nerde ve ne zaman hangi tarihte vefat ettiğine dair elimizde bundan fazla hiçbir bilgi yoktur.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh onlardan razı olsun.



1- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-16-71-74 
2- el-İsabe, İbn-i Hacer el-Askalani-1-367-No-1186