Cemil Bin Ma’mer

Ebû Ma’mer, Cemil bin Ma’mer bin Habib el-Kureyşi el-Cumahi, İslâmiyetten önce babasıyla birlikte katıldığı Ficâr Savaşı’na katıldığı rivâyet edilir. Cemil’ü-Büseyne diye tanınan meşhur Arab şairi Cemil bin Abdullah bin Ma’mer, el-Uzri ile bir ilgisi yoktur.

Cemil Bin Ma’mer

Cemil Bin Ma’mer
جـَـمِــيــلُ بْــنُ مَــعْــمَــر


 Baba Adı    :    Ma’mer bin Habib.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok. Mekke doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hz.Ömer devrinde yüz yaşlarında vefat etti.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok,
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Mekke fethi, Huneyn, ve Mısır’ın fethi.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Mekkeli dir. Hicret edemedi.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Cemil bin Ma’mer bin Habib bin Vehb bin Huzâfe bin Cumah el-Kureyşi el-Cumahi.
 Lakap ve Künyesi    :    Ebû Ma’mer,
 Kimlerle Akraba idi    :    Süfyân bin Ma’mer’in kardeşidir.



Cemil Bin Ma’mer Hayatı

Ebû Ma’mer, Cemil bin Ma’mer bin Habib el-Kureyşi el-Cumahi, İslâmiyetten önce babasıyla birlikte katıldığı Ficâr Savaşı’na katıldığı rivâyet edilir. Cemil’ü-Büseyne diye tanınan meşhur Arab şairi Cemil bin Abdullah bin Ma’mer, el-Uzri ile bir ilgisi yoktur. Cemil bin Ma’mer Hz.Ömer (r.a)’in Müslüman olduğunu Mekkeliler’e ilan etmesiyle tanınır Hz.Ömer bu olayı şöyle anlatır:

Kendi kendime:

      “-Müslüman olan halkı dövüyorlar. Beni ise, hiç kimse inancımdan dolayı dövmüyor neden?”geri döndüm.

Yolda bana bir adam:

      “-Sen, müşriklere âlenen Müslüman olduğunu ilân edip, duyurmak mı istiyorsun?”dedi.

Bende:

      “-Evet!”dedim.

O da bana:

“-Bak! Kureyşiler Kâbe’nin yanındaki, Hatm, Hicr’i İsmail duvarı- nın yanında oturdukları sırada, sır saklamayı hiç bilmeyen filan dedikodu-cu adama git, ve ona:

“-Bu söyleyeceklerim gizli sırdır. İkimizin arasında kalsın! Demeyi tembih et, ve ona:

      “-Ben Müslüman oldum! De, yeter. Çünkü onun sır sakladığı, pek az görülmüştür!” dedi.

Bu kişiyi Hz.Ömer’in oğlu. Abdullâh İbn-i Ömer (r.a) şöyle tanıtır:

“-O dedikoducu kişiye, Kureyş’in en çok söz gezdireni Cemil bin Ma’mer el-Cumahi! Denilir di. (İbn-i Ömer o günlerde henüz çocuktu.)

“-Bunun üzerine, babam Ömer, onun yanına gitti. Ben de arkasından gittim. Babam ona:

      “-Cemil ! Cemil! Yâ Cemil! Biliyor musun?! Ben Müslüman oldum. Muhammed’in Dinine girdim. Fakat, bunu, aramızda sır olarak sakla! Olur mu?”demeye kalmadı.

Adam, hemen ayağa kalktı ve aceleyle ridasını sürükleyerek, o önde babam arkada gittiler. Ben de arkadan takip ettim. Mescid-i Hârem’e girdiler. O sırada müşrikler, ileri gelenleriyle birlikte, Kâbe’nin etrafında toplanmış oturuyorlardı. Cemil bin Ma’mer el-Cumahi duramadı. Hemen Kâbe’nin kapısı önünde ayağa kalktı. Avazının çıktığı kadar bağırdı.

      “-Ey Kureyş cemâati dinleyin! Haber veriyorum! Ömer İbn-i Hattab dininden çıkmış. Başka bir dine girmiştir!”

Bunu duyan Kureyşiler ve onların ilerde gelenleri, hayretle

      “-Ne diyorsun be adam?!”dediler.

Babam Ömer ise:

      “-O yalan söylüyor!”deyince, Kureyş kavmi derin bir nefes aldı.

      “-Hâ ne bilelim!”dediler.

Hemen babam Ömer İbn-i Hattab:

      “-Ey Kureyş halkı! Doğrusu şu ki, ben Müslüman oldum. Allâh’dan ğayrı ilâh olmadığına, Muhammed’in Allâh’ın kulu ve Resûlü olduğuna şehâdet ettim!”deyip Kelime-i Şehâdet getirince:

Kureyş müşrikleri, ona:

      “-Ömer! Sen, ne dedin? Ne dedin?!”

Deyip hemen babamın üzerine saldırdılar. Aralarında kavga başladı. Öyle ki; Güneş başlarının üzerinde yükselinceye kadar babamla, Kureyş-liler çarpıştılar. En sonunda babam yorulup oturdu. Müşrikler babamın başına üşüştüler. Babam onlara:

      “-Bana istediğinizi yapınız. Allâh’a yemin ederim ki eğer biz üçyüz kişi olsaydık, ya biz yenilir burayı size bırakırdık, ya da siz yenilir burayı bize bırakırdınız!”diyordu.

Babamla Kureyş bu haldeyken, üzerinde Yemen işi çizgili bir elbise ile nakışlı bir gömlek bulunan yaşlı bir Kureyşli adam gelip üzerlerine dikildi. Ve onlara:

      “-Hey nedir bu haliniz?!” diye sordu.

      “-Ömer, Ömer!” dediler.

Adam:

      “-Ne olmuş Ömer’e?!”dedi.

Kureyşiler:

      “-Ömer dininden dönmüş. Başka bir dine girmiş!”dediler.

Adam

      “-Onu kendi haline bırakınız. Ömer kendi tercihini yapmış size ne, ondan ne istiyorsunuz? Hem onun kavmi olan Adiy bin Kâ’b oğulları size adamlarını böyle teslim edeceklerini mi sanıyorsunuz?! Hadi dağılınız. Adamın başından! Ben onun koruyucusuyum!”dedi.

Ve, bunun üzerine Kureyşiler dağıldılar. Hicretten epeyce sonra bu olayı konuşurken, babama:

      “-Baba, o adam kimdi?”diye sordum.

Babam bana:

      “-Oğlum o, Âs bin Vâil el-Sehmi idi!”dedi.

Hz.Ömer’in annesi Hanteme Âs bin Vail’in mensub olduğu Sehmi ailesinden olduğu için, bir cihetten Onun dayısı sayılır dı. Yoksa Âs bin Vâil, çok azılı bir İslâm düşmanıydı. 1

Cemil bin Ma’mer el-Cumahi daha sonra Müslüman oldu. Huneyn Savaşı’nda bulundu; Züheyr bin Ebcürü öldürdü. Bu hususta ünlü bir kıssa vardır. Ebû Hırâş el-Hüzeli Züheyr’e birkaç beyit söyleyerek ağıt yaktı.

Müberred, el-Kâmil isimli eserinde der ki:

      “-Cemil bin Ma’mer, Mekke’nin fethinde bulundu. Orada Ebû Hırâş el-Hüzeli’nin kardeşini öldürdü!”

İbn-i Yunus dedi:

      “-Cemil bin Ma’mer, Mısır fethi’nde bulundu. Ömer’in döneminde öldü. Hz.Ömer onun ölümüne çok üzüldü. Sanırım öldüğü zaman yüz yaşına yaklaşmıştı. Ficâr Savaşı’nda bulunduğu zaman yetişkin bir adam idi. Babası sahabilerin ileri gelenlerindendi!”

Zübeyr dedi ki:

“-Ömer İbn-i Hattab, Abdurrahman bin Avf’a geldi. Onun bir çeşit Arab şarkısını söylediğini duydu. Şöyle diyordu:

      “-Cemil bin Ma’mer ilgisini kestikten sonra ben Medine’de ne yapayım?”

Hz.Ömer (r.a):

      “-Ey Ebû Muhammed, bu da nedir?”diye sordu:

Abdurrahman bin Avf:

      “-Biz böyle yalnız kaldığımız zaman, insanların söylediğini söy-leriz!”diye cevab verdi. 2

      “-Allâh bir adamın içinde iki kalb yaratmamıştır!” 3

Meâlindeki âyetin kendileri hakkında nâzil olduğu söylenen kişilerden biri de Cemil bin Ma’mer dir.

Onun Müslüman olmadan önce çok akıllı sayıldığı veya iki kalbi olduğunu, bu sebeble Resulullah’dan çok şey öğrendiğini iddia ettiği için, “Zü’l-Kalbeyn” iki kalbli lakabıyla anıldığı kaydedilmektedir.

Cemil bin Ma’mer, Hicri 8. Miladi 630 yılında epeyce ihtiyarladığı sıralarda Müslüman oldu. Babası da sahâbi idi Huneyn Savaşı’na katıldı ve şair Ebû Hırâş el-Hüzeli’nin bir mersiye ile yâd ettiği Züheyr bin el-Ebcer el-Hüzeli’yi öldürdü. Mısır’ın fethine de iştirak eden Cemil bin Ma’mer Hz.Ömer zamanında 100 yaşlarında iken vefat etti. 4

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.



1- M.Âsım Köksal İslâm.Tarihi- 4-226- 233. 
2- el-İsabe, İbn-i Hacer el-Askalani-1-369-No-1196 
3- Ahzab-4 
4- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-7-328