Büsr Bin Süfyan El-huzâi

Büsr bin. Süfyan (r.a)’ın hangi tarihte ve nerede doğduğuna dair elimizde tam bir bilgi yoktur. Ancak onun Hudeybiye seferi sırasında, yani Hicretin altıncı yılı şevval ayının son gecelerinin birinde Büsr bin. Süfyanü’l-Kâ’b’î, Resûlullâh (s.a.v)’ı ziyaret etmek üzre Medineye geldi.

Büsr Bin Süfyan El-huzâi

Büsr Bin Süfyan El-huzâi
بُـسْــرُ بْــنُ سُــفْـيَـا ن


 Baba Adı    :    Süfyân bin Amr.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Büsr bin Süfyan bin Amr bin Uveymir bin Sırma bin Abdullah bin Kumeyr bin Hubşiye bin Selul bin Kâ’b bin Amr bin Rebia O, Lüheyye el-Huzaiyyil Kâ’biy dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Bilgi yok.



Büsr Bin Süfyan El-huzâi Hayatı

Büsr bin. Süfyan (r.a)’ın hangi tarihte ve nerede doğduğuna dair elimizde tam bir bilgi yoktur. Ancak onun Hudeybiye seferi sırasında, yani Hicretin altıncı yılı şevval ayının son gecelerinin birinde Büsr bin. Süfyanü’l-Kâ’b’î, Resûlullâh (s.a.v)’ı ziyaret etmek üzre Medineye geldi. Ev halkının yanına dönmek üzre iken Resûlullâh (s.a.v) ona:

      “-Ey Büsr! Şimdi gitme. Bizimle git! İnşallah, biz Umre yapmak istiyoruz!” buyurdu. Bunun üzerine, Büsr, gitmeyip Medine’de kaldı.

Resûlullâh (s.a.v) ona, bir kurbanlık deve satın almasını emir etti. O da, satın alıp Zülcedr yaylımına gönderdi. 1

Resûlullâh (s.a.v) Büsr bin. Süfyan’ı yanına çağırdı. Onu gözcü olar-ak Mekke’ye gönderdi ve:

      “-Benim, Umre yapmak istediğimi Kureyş’lilere ulaştır. Onlardan, elde edebildiğin bilgileri de gelip bana bildir!” buyurdu. 2

İslâm gözcüsü Büsr bin Süfyan, Mekke’ye girdi. Mekkelilerin kon-uştuklarını ve görüşlerini dinledikten sonra dönüp Usfan’ın arkasındaki Gadir’ül’Eştat Mevkinde Resûlullâh (s.a.v)’e kavuştu. Resûlullâh (s.a.v) onu görünce:

      “-Ey Büsr! Arkandakilerden ne haber var?” diye sordu.

Büsr bin Süfyan (r.a) şöyle cevab verdi:

“-Yâ Resûlallâh! Senin Kavmin olan Kâ’b bin Lüey ile Amr bin Lüey, senin geldiğini işitmişler. Üzerlerine zorla gireceğinden korkarak sana karşı Ahabiş ile kendilerine bağlı kabilelerin ittifaklarını sağlamış Ahabiş ile kendilerine katılanlara develer keserek yüksek binalarında ve evlerinde ziyafetler çekmiş. Hâlid bin Velid’in kumandası altında iki yüz atlıyı ileri sürmüş ki, onlar, şimdi Gamimdedirler.

Dağ, başlarına gözcüler ve gözetleyiciler dikmiş, sütlerinden fayda-lanacakları sağmal ve yavrulu develerini ve hasılı döllerini, döşlerini yanlarına almış, Seni Mescidü’l-Haram’dan men’ için kaplan postu giyinmiş, Beldah Vâdisi’ne kadar gidip orada çadırlarını kurmuş oldukları halde gerimde bırakmış bulunuyorum! Onlar Sana karşı pek çok yığınak yapmışlar. Muhakkak, Seninle çarpışacaklar, Beytullâh’ı ziyaretten seni menedeceklerdir! Seni, Mekke’ye sokmamak için Allâh’a and içmişler!”

Bunun üzerine, Resûlullâh (s.a.v):

“-Eyvah! Kureyş, helak oldu zaten, harp, onları yiyip tüketmişti! Ne olurdu, kendileri, benimle öteki Arablar arasından çekilseydiler. Beni onlarla baş başa bıraksaydılar, onlar beni yenecek olurlarsa, zaten kendi-lerinin de, istekleri bu olduğuna göre, istekleri gerçekleşmiş olurdu. Eğer, Allâh, beni onlara ğalip kılacak olursa ve kendileri de isterlerse topluca İslamiyet’e girerlerdi.

Eğer, böyle yapmazlarsa çarpışacaklar demektir. Kureyş Müşrikleri kendilerinde bir kuvvet mi var sanıyorlar? Vallahi, Allâh’ın yaymak üzre beni göndermiş olduğu gibi, Dini hakim, ve üstün kılıncaya, başım, göv-demden ayrılıncaya kadar, onlarla çarpışmaktan geri durmayacağım?” buyurdular.

Resûlullâh (s.a.v), Hudeybiye’de kararğahı kurduğu zaman, Huzâa-lardan Amr bin Sâlim ile Büsr bin Süfyan (r.a), davar ile develer getirip Resûlullâh (s.a.v)’e hediye ettiler.

Amr bin Sâlim, ayrıca, dostu Sa’d bin Ubâde’ye develer hediye etti. Sâ’d bin Ubâde, davarları, Resûlullâh (s.a.v)’e getirip, Amr’ın bunları hediye ettiğini haber verince, Resûlullâh (s.a.v)’de:

      “-Allâh Amr’e hediyesini Mübârek kalsın!”diyerek dua buyurdular.

Daha sonra da, develerin boğazlanıb ashâbına bölüştürülmesini emir etti. Davarları, sahabelerinin en sonuncularına kadar hepsine bölüştürdü. 3

Hicretin 8.yılında Mekke fethine hazırlanırken Resûlullâh Büsr bin Ertât (r.a) ile Büdeyl bin Verkâ yı beraber Huzâa’nın bir kolu olan kendi kabileleri Kâ’b oğullarını Ramazan ayında Medine’ye getirmekle görev-lendirdi. Mekke fethine 500 kişiyle katılan Beni Kâ’b’ın üç sancaktarın-dan biri Büsr (r.a) idi. Huneyn gazvesi’nde de kabilesinin iki sancağından birini o taşıdı.

Hicretin 9.yılında Beni Kâ’b’ın zekâtını toplama vazifesi ona verildi. Aynı yıl yapılan Tebûk Seferi’ne kabilesinin halkını toplayıp getirmekle görevlendirilen üç kişiden biri yine Büsr bin Süfyân’dı. 4

Mahzumluların Huzâa Kabilesi’nden Velid bin Velid bin el-Muğirenin kan bedelini taleb ettiklerini anlatan uzun kıssada Abdullah bin ez-Zib’ari onun hakkında şöyle demiştir:

“-Büsr bin Süfyân’a bildirin, bu haberi benden akıllı ve yetenekli biri bildirsin. Sonra ilgili kasideyi uzunca andı ve dedi ki:

“-Bunun üzerine Büsr, oğlunun elinden tuttu ve şöyle dedi:

      “-Ey Kureyş topluluğu, işte oğlum diyet karşılığında sizde rehindir!”

Halid bin Velid (r.a) o çocuğu aldı, yedirdi, güzel elbise giydirib kokular sürdü ve:

      “-Haydi babana git!”dedi.

Daha sonra, Büsr (r.a) onlara yeğenleri Sahabeden Velid bin Velid’in oğlu Velid bin Velid el-Muğire’nin diyetini götürdü. 5

Büsr bin Süfyân (r.a)’ın hanği tarihte ve nerede vefat ettiği kesin olarak bilinmemektedir. Bu sahabe hakkında elimizde fazla bilgi yoktur.

Şüphesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun



1- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-13-130 
2- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-13-134 
3- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-13-156 
4- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-6-495 
5- el-İsabe, İbn-i Hacer el-Askalani-1-218-No-646