Berâ Bin Mâlik

Berâ bin Mâlik (r.a), Medineli Ensâr’dandır. Doğum tarihi ise kesin olarak bilinmemektedir. Vefatı; Hicri 19 veya 20. Miladi 641. yıllarında Tuster Savaşları’nda şehid olmuştur.

Berâ Bin Mâlik

Berâ Bin Mâlik
الـبَـرَاء بـِـنْ مَـا لِـك


 Baba Adı    :    Mâlik bin Nadır.
 Anne Adı    :    Ümmü Süleym bint-i Milhan bin Halid.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok, Medine doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicri 20. Miladi 641 yılında Tuster Savaş- larında şehid oldu. Kabri o bölgededir.
 Fiziki Yapısı    :    Sesi çok gür ve güzel idi.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Uhud ve daha sonra ki tüm savaşlar.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Medineli Ensâr dan dır.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    1 tane.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Berâ bin Mâlik bin Nadr bin Damdam bin Zeyd bin Haram bin Cündeb bin Amr bin Ğanm bin Adiy bin el-Neccar (onun ismi) Teymullah bin Sâ’lebe bin Amru bin el-Hazrec bin Hârisetü’l-Ensariy el-Hazreciy en-Neccari Beni Adiylerden, Adiy bin en-Neccar, el-Ensari, el-Hazreci dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Enes bin Mâlik’in kardeşi, Enes bin Nadr’-ın da kardeşi oğlu dur.


Berâ Bin Mâlik Hayatı

Berâ bin Mâlik (r.a), Medineli Ensâr’dandır. Doğum tarihi ise kesin olarak bilinmemektedir. Vefatı; Hicri 19 veya 20. Miladi 641. yıllarında Tuster Savaşları’nda şehid olmuştur. Neseb silsilesi şöyledir: Berâ bin Mâlik bin Nadr bin Damdam bin Zeyd bin Haram bin Cündeb bin Amr bin Ğanm bin Adiy bin el-Neccar (onun ismi), Teymullah bin Sâ’lebe bin Amru bin el-Hazrec bin Hârisetü’l-Ensariy el-Hazreciy en-Neccari Beni Adiylerden Adiy bin en-Neccar el-Ensâri el-Hazreci dir. Berâ bin Mâlik, meşhur sahâbi Enes bin Mâlik’in kardeşidir. Annesi’nin yine meşhur kadın sahâbiye Ümmü Süleym (r.a) olduğu dur. Ancak bazı siyercilere göre ise annesi Ümmü Süleym değilde adının Sehma olduğunu diyenlerde vardır. En doğrusunu Allâh bilir.

Fakat ne olursa olsun Enes bin Mâlik’in kesin baba bir kardeşidir. Amcası ise; Uhud şehidi Enes bin Nadr’dır. Berâ bin Mâlik’in sesi çok gür ve güzeldi. Sesinin gür oluşu ile savaş meydanlarında düşmanın yüreğine korku salardı. Yine sesinin güzelliği ile de çok güzel Kûr’ân-ı Kerim okur-du. Kûr’ân-ı Kerim’i, Medine’ye muâllim olarak gönderilen Mus’ab bin Ûmeyr’den öğrenmişti. Berâ bin Mâlik, Resûlullâh’ın Medine’ye gelişinden kısa bir müddet sonra Müslümanlığı kabul etmiştir.

Bedir Savaşı’na katılamadı, zira yaşı küçük idi. Daha sonra meydana gelen Uhud Ğazvesi’ne iştirak etmiştir. Bu savaştan sonra hemen hemen bütün savaşlara Resûlullâh (s.a.v) ile beraber. Hendek, Hayber, Mekke fethi, Huneyn, Tâif, Tebük, gibi önemli savaşlara katılmıştır. Hudeybiye andlaşmasında hazır bulunmuş Biat-ı Rıdvan’da, Resûlullâh (s.a.v)’e biat edenlerdendi.

Berâ bin Mâlik, Resûlullâh (s.a.v) ile birlikte veda Haccı’na iştirak etmiştir. Medine’ye geri döndükten kısa bir süre sonra Resûlullâh (s.a.v)-’ın vefatını görmüştür. Birinci halife Hz.Ebû Bekr (r.a) devrinde yüreğin-deki cihad ateşi sönmeyerek mürtedlere karşı yapılan savaşlara iştirak et-miştir. Yemâme Savaşı’nda yalancı peygamber, Müseylemetü’l-Kezzab’a karşı, elindeki beyaz bir kılıç ile, son derece caserat örneği göstermiştir. Bu sıralar da Hâlid bin Velid (r.a)’in ordusunda bulunuyordu. Savaş mey-danındaki İslâm mücahidlerini gür sesi ile çoşturarak şevke getirmiş, bir de çok etkili bir konuşma yapmıştır.

Enes bin Mâlik (r.a) anlatıyor:

“-Hâlid bin Velid (r.a), Yemâme Savaşı’nda Berâya:

      “-Kalk yâ Berâ!”dedi.

Berâ atına bindi. Allâh’a Hamd-ü Senâ ettikten sonra:

      “-Ey Medineliler! Medine diye döneceğimiz bir şehir yok artık! Tek olan Allâh, bir’de Cennet var!”diye hitabet’de bulundu.

Sonra hücuma geçti. Müslümanlar’da onunla beraber hücuma geçti. Yemâmeliler bozguna uğradı. Berâ, Yemâme kumandanıyla karşılaştı. Kumandanın kılıcını alarak, parçalanıncaya kadar onunla savaştı.

Berâ bin Mâlik (r.a) anlatıyor :

      “-Müseyleme’nin üzerine yürüdüğümüzde, “Yemâme Ayısı” denen, iri yarı, elinde beyaz kılıcı olan bir adamla karşılaştım. İlk kılıç darbesiyle ayaklarını uçurdum. Sırt üstü yere yuvarlandı. Kendi kılıcımı kınına sokarak, onun kılıcını elime aldım. Bu kılıç parçalanıncaya kadar bununla savaştım. Müslümanlar, Yemâme Savaşları’nda müşriklere hücum ettiler. Onları bir bahçeye sıkıştırdılar. Allâh düşmanı Müseyleme’de oradaydı.

Berâ bin Mâlik (r.a):

      “-Arkadaşlar! Beni, kaldırıp şu bahçeye onların içine atın!”dedi.

Berâ (r.a), kaldırılırak, duvarın üzerine çıkartıldı. Buradan onların üzerine atladı. Bahçe’de onlarla mücadele ederek, kapıyı Müslümanlara açtı. Müslümanlarda içeriye girdi. Böylece Yüce Allâh, Müseylemetü’l-Kezzabı’n işini bitirdiler.

Başka bir kavilde şu farklılıkla anlatılır:

Müseyleme askerleriyle beraber, herbir yönden tahkim edilmiş ve içersinde cerayan eden çetin savaş sebebiyle sonraları “Hadikatü’l-Mevt” Ölüm bahçesi denilen bir mevkide mevzilenmişti. Buraya hiçbir yerden girme imkanı bulunmadığından Berâ (r.a), mızrakların ucunda havaya kaldırılan bir kalkan üzerinde duvardan içeriye fırlatılmasını ısrarla istedi. Bu şekilde oraya girdikten sonra, etrafını kuşatan düşman askerleriyle çarpışa çarpışa giriş kapısına kadar ulaştı ve Müslümanların kale içine girmesini sağladı.

Muhammed İbn-i Sirin anlatıyor:

“-Müslümanlar, bir bahçe duvarına kadar geldiler. Kapı kapalıydı. İçeride de müşrikler vardı. Berâ kalkanının üzerine oturarak:

      “-Mızraklarınızla beni kaldırıb, bahçe duvarının içine attın!”dedi.

Onu kaldırıb içeri attılar. İçeride kendisini yakalamaya gelenlerden on kişiyi öldürdü. Hz.Ömer (r.a), yazdığı mektub’da Berâ bin Mâlik’in gözü pek (aşırı cesur) olması sebebiyle orduyu tehlikeye sokabileceğinden dolayı onun kumandan tayin edilmemesi gerektiğini emretmiştir. 1

Enes bin Mâlik (r.a) anlatıyor:

“-Yemâme Savaşı’nda, Berâ kapıyı açmak için duvardan atlayarak Müseylime’nin evinin bahçesine girdi. Kapıyı açıncaya kadar da onlarla savaştı. Seksen küsür yerinden ok ve kılıç yarası almıştı. Tedavi edilmek üzere karârgaha götürüldü. Komutan Hâlid bin Velid (r.a), bir ay onun tedavisiyle meşğul oldu.

İshâk bin Abdullah, bin Ebi Talha anlatıyor:

“-Enes bin Mâlik ve kardeşi Berâ bin Mâlik, Irak’ta Hârik mevkiin-deki kalelerden birinin muhasarasında bulunuyorlardı. Kaledekiler kızgın zincirlerin ucuna kancalar takıb kale bedenlerinden aşağıya sarkıtmışlardı. Kancalar bir insana takıldığında, onu hemen tutub yukarıya çekiyorlardı. Enes bin Mâlik’de çengele takıldı onu da yukarı çekmeye çalıştılar.

Enes bin Mâlik (r.a), kale duvarından yukarıya yükseltilirken kardeşi Berâ bin Mâlik, hemen geldi atlayıb eliyle kızğın zinciri tuttu. Yukarıdan sarkıtılan ip koptu. Berâ bin Mâlik (r.a), eline baktığında avcunun içindeki etlerin yanarak kemiklerin meydana çıktığını gördü. Böylece, Allâh, Enes bin Mâlik’i kurtarmış oldu.

Aynı hadiseyi, Taberâni tarikiyle şöyle rivâyet ediliyor:

“-O, kancalardan biride Enes bin Mâlik’e takıldı. Kaledekiler Enes’i yukarı çekmeye başladılar ve ayaklarını yerden kestiler. Tam o sıralar da,

savaşmakta olan kardeşi Berâ’ya:

      “-Kardeşine yetiş, onu kurtar!”dediler.

Berâ koştu. Enes’in yukarı çekilmekte olduğunu görünce, hemen duvara sıçradı ve dönen zinciri yakaladı. Kaledekiler, onları çekiyorlardı. Berânın elinden dumanlar çıkarıyordu. Nihayet ip koptu. Berâ, eline baktığında, et namına hiç bir şey kalmamıştı. 2

Enes bin Mâlik (r.a) anlatıyor:

“-Berâ bin Mâlik’in yanına girdiğimde, o şarkı söylüyordu. Ona:

      “-Allâh sana bundan daha hayırlısını söyletsin!”dedim.

Berâ ise:

      “-Yatağımda ölmemden mi korkuyorsun yoksa?”

      “-Hayır!”

      “-Vallâhi, Allâh, beni şehidlik şerefinden mahrum etmez. Müşterek olarak öldürdüklerimiz hariç, tek başıma yüz düşman öldürdüm!”dedi.

Hâkim’in tahric ettiği bir hadiste, Enes (r.a) şöyle diyor:

“-İran’da yaptığımız Akabe Savaşı’ndan, herkes çekildikten sonra, Berâ kalktı, atına bindi. Arkadaşlarına dönerek:

      “-Bugün ne kötü dostlar seçmişsiniz!”dedi ve düşmana bir hamle yaptı. Bundan sonra Allâh, Müslümanlara fethi müyesser kıldı. Berâda o gün şehid oldu. 3

Enes bin Mâlik (r.a) anlatıyor:

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Saçı başı dağınık, kılık kıyafeti eski ve kimsenin önem vermediği nice insanlar vardır ki, eğer dua etseler, Allâh, onların dualarını kabul eder. Berâ bin Mâlik’de bunlardandır!”buyurdu. 4

Nitekim savaşlarda zor durumda kalan Müslümanlar ona başvurarak Allâh’dan zafer niyaz etmesini isterlerdi. Tüster Savaşı’nda Müslümanlar dağılınca, oradakiler:

      “-Yâ Berâ! Rabbine dua et!”dediler.

Berâ (r.a)’da şöyle dedi:

      “-Ey Rabbim! Sana dua ediyorum. Bizi zafere ulaştır ve beni Nebi Muhammed (s.a.v)’e kavuştur!”

Râvi, Berâ (r.a)’ın o savaşta şehid olduğunu söylüyor.

Diğer rivâyette Enes, Resûlullâh’ın şöyle buyurduğunu naklediyor :

      “-Sade giyinen nice zayıf ve zayıf görünen insan vardır ki, eğer onlar Allâh’a dua etse, mutlaka duâları kabul edilir. Berâda onlardandır!”

Müşrikler, Müslümanları çok zor durumda bıraktıkları ve yeni bir hücuma kalktılarında, oradakiler:

“-Yâ Berâ! Allâh’ın Resûlü şöyle şöyle buyurmuştu:

      “-Eğer, sen, Allâh’a dua etsen, elbette kabul eder! Haydi, dua et!” dediler. Bunun üzerine Berâ (r.a) şöyle dua etti :

      “-Yâ Rabbi! Mutlaka bizi onlara karşı ğalib kıl. Bunu Senden bütün kalbimle istiyorum!”

Sonra düşmanla sus köprüsünde karışlaştılar. Düşmanlar, Müslüman-lara zayiat verdirince, Müslümanlar yine Berâya:

      “-Yâ Berâ, zaferimiz için Rabbine dua et!”dediler.

Berâ bin Mâlik de:

      “-Yâ Rabbi! Mutlaka bizi onlara karşı ğalib kıl! Ve beni de Nebi’ne ulaştır!”diye dua etti. Çok sürmedi, Müslümanlar düşmanı yendiler. Berâ bin Mâlik (r.a) da şehid oldu. 5

Başka bir rivâyette şöyledir:

“-Berâ, sürekli Allâh’a yalvarır, dua ederdi:

      “-Yâ Rabbi! Ölüm beni yatağımda yakalamasın! Allâh’dan ümid ederim ki, beni yatağımda ölüme teslim etmesin!”

Sesi çok güzel olduğu ve zaman zaman şiirler söylediği için kardeşi Enes bin Mâlik (r.a)’in:

      “-Ne zamana kadar böyle devam edeceksin?”deyişine çok kızar,

      “-Sen benim yatakta öleceğimi mi sanıyorsun?”diye çıkışırdı.

Şehâdetin derin ve coşkun mânâsı, onun ruhuna öylesine karışmıştı ki, yatakta ölmeyi kendisi için bir nevi âr, ve büyük bir musibet saymakta idi. Berâ (r.a)’ın ruhu, kahramanlığının kuvvetli sevkiyle şehâdet arayıb rahat ölümü kabul etmediği için, Allâh, ona o, yüce mertebeyi nasib etti. En son olarak, Hicri 20. Miladi 641 yılında Tuster’in Fethine katıldı. Tuster Harbinde çok üstün kahramanlıklar gösterdi. Bu sırada, Berâ bin Mâlik şehidlik makamının sırlı işaretlerini görüyor gibiydi, ve Berâ (r.a), sahâbilerle birlikte hücüma geçti. İran ordusu için bozğun görünmüştü. Düşman kumandanı Merzüban ez-Zâre’yi öldürdü.

Resûlullâh (s.a.v)’e kavuşma aşkıyla yanıb tutuşan Berâ bin Mâlik, yüz kişiyi öldürdükten sonra Hürmüzan isimli bir İranlı’nın kılıcıyla şehâdet şerbetini içti, gerçek dost ve sevdiklerinin yanlarına doğru kanat-landı. Suffe Medresesi’nde yetişen bu şeref timsali mücâhid son nefesine kadar varlığını, İslâmın yayılması için sarf etmişti. Cenâb-ı Hak, şehidlik mertebesiyle onu şerefyâb etti. Kabri Tuster şehrinde dir.

Berâ bin Mâlik’in hanımı çocukları hakkında fazla bilgi yoktur. Ancak onun rivâyet etmiş olduğu Resûlullâh (s.a.v)’den bizlere aktarmış olduğu bir mesajla noktalıyalım.

Berâ bin Mâlik (r.a) anlatıyor:

“-Resûlullâh (s.a.v), bize bir hutbe irad etti. O kadar yüksek sesle konuştu ki, evlerinde bulunan,Yahut yatak odalarında bulunan genç kızlar bile bu konuşmayı dinlediler:

      “-Ey dili ile ikrar edib de kalbine iman girmeyenler! Müslümanların ğıybetini yapmayınız! Onların ayıblarını araştırmayınız. Kim Müslüman kardeşinin ayıbını araştırırsa Allâh’da onun ayıbını araştırır. Allâh, kimin ayıbını araştırırsa, onu, evinin içinde dahi, rezil eder!” 6

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.


1- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-2-564 
2- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-2-518 
3- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-2-543 
4- Tirmizi Menâkıb-55-3854 
5- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-2-521 
6- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-5-1780