Amr Bin Mürre Bin Abs

Amr bin Mürre, bin Abs (r.a), doğum tarihi ve vefat tarihi bilinmeyen Ashab-ı kiramdandır. İslâmiyeti kabul edişi şöyle olmuştur. Bunu kendisi Amr bin Mürre, bin Abs (r.a) anlatıyor:

Amr Bin Mürre Bin Abs

Amr Bin Mürre Bin Abs
عَــمْـرُوبْــنُ مُــرّة ُبْــنُ عَـبْـس


 Baba Adı    :    Mürre bin Abs.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok, Medine yakınlarında doğdu.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Muâviye döneminde Filistin de öldü.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Meryem.
 Gavzeler    :    Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Rivayeti var, sayısı belli değildir.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Amr bin Mürre bin Abs bin Mâlik bin Hâris bin Mazin bin Sa’d bin Mâlik bin Rifaâ bin Nasr bin Mâlik bin Ğatafan bin Kays bin Cüheyne el-Cüheyni dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Ebû Meryem
 Kimlerle Akraba idi    :    Bilgi yok



Amr Bin Mürre Bin Abs Hayatı

Amr bin Mürre, bin Abs (r.a), doğum tarihi ve vefat tarihi bilinmeyen Ashab-ı kiramdandır. İslâmiyeti kabul edişi şöyle olmuştur. Bunu kendisi Amr bin Mürre, bin Abs (r.a) anlatıyor:

“-Cahiliye devrinde Hac etmek için kavmimden bir grubla yola çıktık. Yolda bir rüya gördüm: Mekke’de imişim Kâbe’den yayılan bir nur, ışığı- ile, Yesrib ve Cüheyne dağlarını aydınlatıyordu. Bu nur deryasının içinden:

      “-Karanlıklar çekildi nur yayıldı. Peyğamber gönderildi!” diyen bir ses işittim. Sonra önümü başka bir ışık aydınlattı. Bu defa, Irak şehirlerinden Hire köşklerini ve Medain saraylarını gördüm. O nurun içinden bir ses de:

      “-İslâm ortaya çıktı! Putlar kırıldı! Akrabalar kaynaştı!”diyordu.

Korkarak uyandım, ve arkadaşlarıma:

      “-Vallâhi Kureyş’te birşeyler oluyor! Dedim ve gördüğüm rüyayı onlara da anlattım!”

Memleketimize döndüğümüz zaman, Ahmed (s.a.v), isimli bir zatın Peyğamber olduğu haberi geldi. Hemen yola çıktım ve gidib kendisini bularak rüyamı anlattım buyurdular ki:

      “-Ey Amr bin Mürre! Ben, Allâh tarafından bütün kullarına gönde- rilmiş bir Peyğamberim! Onları İslâm’a dâvet ediyor kan dökmemelerini akrabayı ziyaret etmelerini yalnız Allâh’a ibadet etmelerini putları reddet-melerini, oniki ayın biri olan Ramazan de oruc tutmalarını emrediyorum! Kim, bu çağrıma uyarsa onun için cennet vardır. Kimde isyan ederse yeri cehennem dir. İman et, ya Amr ki, yüce Allâh’da seni cehennem ateşinden korusun!”buyurdu.

Bunun üzerine:

      “-Allâh’dan ğayri ilah olmadığına seninde Allâh’ın elçisi olduğuna şehâdet ediyorum! Her ne kadar bir çok kabileler kabul etmediysede helal ve haram, getirdiklerinin hepsine iman ettim!”dedim.

O’nun adını duyunca yazdığım şiiri okudum. Bir putumuz vardı babam da onların hizmetçisiydi. Gidip onları kırdım. Sonra, Resûlullâh’ın

huzuruna vardım! Şu şiiri okudum:

      “-Allâh’ın hak olduğunu kabul ettim. Taş putları ilk terkeden benim. Hicret için koyuldum yola. Aştım, sana gelmek için, dağları dağ gibi mani-leri. Şahsı ve soyuyla insanların en hayırlısına arkadaş oldum. Yaratanın elçisi yıldızların yücesi!”

Bunun üzerine Resûlullâh (s.a.v):

      “-Hoş geldin yâ Amr!”buyurdu.

      “-Anam babam, Sana fedâ olsun, ey Allâh’ın Rasülü! Beni kavmime gönder. Umulur ki Allâh seninle beni hidayete ulaştırdığı gibi benimlede onları hidayete kavuşturur!”dedim. Bana müsaade etti, giderken:

      “-Şefkatli ve doğru sözlü ol! Kaba davranma kibirli ve hased edici olma!” buyurdu.

Kabileme döndüm ve onlara:

“-Rifae oğulları! Cüheyne topluluğu! Ben, size, Allâh’ın Rasülü’nün elçisiyim! Sizi, İslâm’a çağırıyorum. Kan dökmemenizi, ve akrabalarınızı ziyaret etmenizi, yalnız yüce Allâh’a ibadet etmenizi, putları reddetmenizi, Kâbe’yi ziyaret, ve on iki aydan biri olan Ramazan’da oruc tutmanızı emr-ediyorum! Kim bu daveti kabul ederse ona cennet vardır. Kim de, isyan ederse cehenneme girecektir.

Cüheyne topluluğu! Allah sizi mensub oldu-ğunuz milletin en hayırlısı kıldı. Sizin dışınızdaki arabların sevdiği şeyleri size kötü gösterdi. Çünkü onlar, iki kız kardeşle birden evleniyor. Haram aylarda savaş yapıyor, Analıkları ile evleniyorlardı. Siz ise bunları yapmıyordunuz. Lüey bin Ğalib sülalesinden olan bu Peygambere uyun! Dünya ve ahiret şerefine erişir-siniz!”dedim.

Bu sözlerim üzerine aralarından sadece birkişi bana:

      “-Ey Amr ibn-i Mürre! Allâh kahretsin seni! Bizden ilahlarımızı terk etmemizi, topluluğumuzu dağıtmamızı, asil atalarımızın dinini bırakarak, çölden gelen bu Kureyşlinin davetine mi uymamızı istiyorsun? Sen itibarını kaybettin artık!”diyerek şu şiiri okudu.

“-Amr bin Mürre, bir takım kötü niyetlerle bazı sözler nakletti. Eğer ömrüm olursa onun sözlerinin ve yaptıklarının ne kötü netice vereceğine

şahit olacağım. Atalarımı kötüleyenlerin akibeti felakettir!”deyince, ben:

      “-Hangimiz yalancıysak, Allâh, onu kahretsin, dili tutulsun gözü kör olsun!”dedim.

      “-Vallâhi ölmeden önce bu adamın dili tutuldu, gözü kör oldu. bunadı yediği yemekten’de tad almaz oldu!”

Amr bin Mürre, bin Abs, kabilesinden Müslüman olanlarla beraber Resûlullâh’a geldi. Resûlullâh (s.a.v) onları selamlıyarak:

      “-Hoş geldiniz!”dedi ve kendilerine şu emri verdi

“-Bismillâhirrahmanirrahim;

Bu, Aziz olan Allâh’dan, Sâdık olan elçisinin lisanı üzere yazılmış hakkı söyleyen bir mektubdur. Zeyd bin Cüheyne kabilesinden Amr bin Mürre ile gönderildi. Namazınızı kılmanız ve gelirinin beşte birini vergi olarak vermeniz şartıyla, âraziniz, dağları tepeleri ve ovalarıyla hayvanlar-ınızı otlatmanız, sularını içmeniz için, hepsi size bırakılmıştır. Bir koyun ve bir sığır sürüsü için iki koyun. Yalnız bir koyun sürüsü için bir koyun vere-ceksiniz. Koşum hayvanları ve kuyudan su çeken hayvanlar için vergi yoktur. Aramızdaki bu anlaşmaya Allâh ve burada bulunanlar şahiddir!” 1

Ebû Meryem el-Ezdi den rivâyet edilmiştir:

“-Bir gün Muâviye’nin huzuruna girmiştim; bana dedi ki:

      “-Seni hangi rüzgar attı, yâ Ebâ fulân?”

“-Resûlullâh (s.a.v)’den işittiğim bin hadisi size hatırlatmak istedim:

      “-Allâh, Müslümanların işlerinden birini bir kişinin uhdesine verir ve o da Müslümanların ihtiyaçlarına, dertlerine ve sıkıntılarına perde olursa, Allâh’da kıyâmet günü onun ihtiyaç dert ve sıkıntısına perde olur!”

Râvi dedi ki:

“-Muâviye bunun üzerine halkın ihtiyaçlarıyla ilgilenmek üzere bir görevli tayin etti. 2

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.


1- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-1-198 
2- Tirmizi-Ahkâm-6-1332-Ebû Dâvûd-Harac-13-2948