Alkame Bin Mücezziz

Alkame Bin Mücezziz

Alkame Bin Mücezziz
عَـلْـقَــمَـة ُبْــنُ مُـجَــِزّ زْ


 Baba Adı    :    Mücezziz bin el-A’ver.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok. Medine civarında doğdu.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    İhtilaflıdır. Hicri 20.yılda denizde boğuldu.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Abdurrahman.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Şuaybe seferi, ve Filistinin fethi gibi.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Ensâr olduğu söylenir.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Alkame bin Mücezziz bin el-A’ver bin Ca’de bin Muâz bin Utvâre bin Amr bin Müdlic el-Kinani el-Müdlici
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Sahabe’den Mücezziz bin el-A’ver el-Kinâni el-Müdlic’in oğludur.


Alkame Bin Mücezziz Hayatı

Alkame bin Mücezziz (r.a) hangi tarihlerde ve nerede doğdu belli değildir. Kabile neseb ve soyu ise:Alkame bin Mücezziz bin el-A’ver bin Ce’da bin Muâz bin Utvere bin Amr bin Müdlic el-Kinani el-Mudlici olarak siyer kitablarımızdan Üsdu-l Gâbe’de geçmektedir. Babası Kinâne oğulla-rından Mücezziz, iz sürmede (kıyâfe) ve insanlara bakarak soylarının tesbit etmedeki (kıyafe ve firâse) maharetiyle tanınmış bir sahabi idi.

Üsame bin Zeyd ile babası Zeyd bin Hârise’nin ayaklarına bakarak bu ikisinin aynı nesil aynı soydan gelen insanların ayakları olduğunu söylemesi Resûlullâh (s.a.v)’ı çok sevindirmişti.

Şuaybe Seferi:

Hicretin dokuzuncu yılında Rabîül’âhir ayında, Cidde, Şuaybe iskelesi halkının, Hâlisler den bir cemaatın, gemiler içinde Mekke yakın-larına kadar geldiklerini, gördükleri haberi alınınca, Resûlullâh (s.a.v) Alkame bin Mücezzîzül-Müdlicî’yi üç yüz kişilik bir kuvvetle yola çıkarıldı. Bu seferin, Safer veya Rebiülevvel ayında vuku bulduğu da rivayet edilir. Sanıldığı-na göre: Safer ayının sonuna doğru hazırlığa başlanmış ve Rebîülevvel’in başında yola çıkılmıştır. Mücahidler, denizdeki adaya kadar ilerlediler. Ada da, Habeşler, eğleşirlerdi.

Mücahidler, adaya çıkmak ve adalılarla karşılaşmak istedikleri sırada çıkan bir rüzgâr, denizi dalgalandırmağa ve kabaran dalgalar, kendilerine doğru gelmeğe başlayınca, geri dönüb dalğalardan kaçtılar, adaya çıkmak-tan vazgeçtiler. Alkame bin Mücezziz ve arkadaşları, hiç bir düşmanla karşılaşıb çarpışmadılar.

Medine’ye doğru dönüldüğü ve bazı konak yerlerinde bulunulduğu sırada, Mücahidlerden bazıları, ailelerinin yanına daha çabuk dönmek için Alkame’den izin istediler. Alkame bin Mücezziz’de, onlara izin verdi. Abdullah bin Huzâfe (r.a)’da dönmekte acele edenler arasında idi. Alkama, onu, çabukça dönmek isteyenler üzerine kumandan tayin etti. Abdullah bin Huzâfe çok şakacı idi. Abdullah bin Huzâfe’nin arkadaşları, yolun bir kesiminde bulundukları sırada, ateş yakmışlardı. Onunla, hem ısınıyorlar, hem de, üzerinde yemek pişiriyorlardı.

Abdullah bin Huzâfe, arkadaşlarına:

      “-Beni, dinlemek, bana itaat etmek, sizin üzerinize düşen bir vazife değil midir?”diye sordu.

      “-Evet! Seni dinlemek ve sana itaat etmek, bizim vazifemizdir!” dediler.

Abdullah bin Huzâfe (r.a):

      “-Ben, size, neyi emir edersem, onu, muhakkak, yapar mısınız?”diye sordu.

      “-Evet!”dediler.

Abdullah bin Huzâfe (r.a):

      “-Öyle ise, ben, şu ateşin içine sıçrayıp girmenizi, size kesin bir emirle emir ediyorum!”dedi.

Bazıları, arkadaşlarının, kendilerini ateşin içine atacaklarını sanarak onları, elbiselerinden tutup geri çekmek, kendilerinin ateşe girmelerine engel olmak için ayağa kalktılar. Bunun üzerine, Abdullah, bin Huzâfe:

      “-Oturunuz! Ben, sizinle şaka yapmıştım!”dedi.

Medine’ye varılıb Abdullah bin Huzâfe’nin bu işi anlatılınca,

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Kim, size, bir mâ’siyeti, günah olan bir şeyi emir ederse, onun, bu husustaki emrini dinlemeyiniz, yerine getir meyiniz! Eğer, âteşe girmiş olaydınız, Kıyamet gününe kadar, ondan çıkamazdınız! Allâh’a mâsiyet teşkil eden emirler hakkında Âmir’e itaat etmek, yoktur! Âmir’e, itaat, ancak, meşru olan emirler hakkındadır!” buyurdular. 1

Bu, Şuaybe seferine, bazı tarihçiler Seriyyetü’l-Ensâri veya Seriyyetü Alkame bin Mücezzez adını da vermişlerdir. Bu sefer İslâmda yapılan ilk deniz seferiydi.

Resûlullâh (s.a.v) ile beraber bir çok seferlere katıldı. Veda Haccı ve Resûlullâh’ın vefatını gördü. Halife Hz.Ebû Bekr (r.a) tarafından Filistin taraflarına gönderilen orduda Amr bin Âs’a bağlı olarak ordu komutanlığı görevi yaptı. Yermük Savaşı’nda bulundu. Onun bu görevi Hz.Ömer (r.a) zamanında da devam etti.

Filistin’in önemli şehirlerinden Ğazze’yi İslâm topraklarına kattı. Filistin feth edildikten sonra bölgenin yarısının yönetimi kendisine bırakıldı. Hz.Ömer (r.a)’ın halifelik döneminde, kumandanları ile arasında Cabiye’de vuku’ bulan tartışmada o da bulundu.

Hicretin yirminci yılında Halife Hz.Ömer (r.a)’ın devrinde deniz yolu ile Habeşistana göndereceği askeri birliğin başına Alkame bin Mücezziz’i geçirdi. Fakat çıkan büyük bir fırtına da Alkame (r.a) askerleriyle birlikte denizde boğularak şehid oldu. Bu olaydan sonra Halife Ömer (r.a) deniz yoluyla sefer düzenlememeye karar verdi. Bu faciadan sadece Alkame (r.a)’ın kurtulduğu, Hz.Ömer’in vefatı sırasında Filistin’deki yöneticilik görevine devam ettiği ve Hz.Osman (r.a) devrindeki fetihlere katıldığı da rivayet edilmektedir. 2

Alkame bin Mücezziz (r.a)’ın bunun dışında hayatı hakkında fazla bilgi bulunmamakla beraber, onun âile bireyleri, eğer varsa rivayet etmiş olduğu hadisler hakkında, ve geri kalan hayatı ile ilgili nerde ve ne zaman hangi tarihte vefat ettiğine dair elimizde bundan fazla hiçbir bilgi yoktur.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun


1- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-16-99-101 
2- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-2-467-468