Abdurrahman Bin Udeys

Abdurrahman bin Udeys bin Amr el-Belevi, Hudeybiye Sulhunda Bey’atü’r-Rıdvan’a iştirak eden, sahâbilerden dir. Resûlullâh’ın vefatından sonra Mısır’ın fethine katıldı, ve oraya yerleşti. Hz.Osman’ı azletmek için Mısır’dan Medine’ye doğru yola çıkan dört askeri birlikten birinin kumandanı idi.

Abdurrahman Bin Udeys

Abdurrahman Bin Udeys
عَــبْــدُ الــرَّ حْــمَــنُ ِبْــنُ عُــدَ يْــس


 Baba Adı    :    Udeys bin Amr.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicri 36. Miladi 656-57 yılında öldürüldü.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Mısır’ın fethinde bulundu.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Rivayeti var, sayısı belli değildir.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Abdurrahman bin Udeys bin Amru bin Ubeyd bin Kilâb bin Duhman bin Ğanm bin Hemim bin Zuhli bin Hani bin Beliy Belevi.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Bilgi yok.


Abdurrahman Bin Udeys Hayatı

Abdurrahman bin Udeys bin Amr el-Belevi, Hudeybiye Sulhunda Bey’atü’r-Rıdvan’a iştirak eden, sahâbilerden dir. Resûlullâh’ın vefatından sonra Mısır’ın fethine katıldı, ve oraya yerleşti. Hz.Osman’ı azletmek için Mısır’dan Medine’ye doğru yola çıkan dört askeri birlikten birinin kumandanı idi. Bu ayaklanmayı haber alan halife Hz.Osman, aralarında Hz.Ali ve Muhammed bin Mesleme’nin de bulunduğu otuz veya elli kişilik bir heyeti, âsileri yatıştırmak üzere Mısırlılar’a gönderdi.

Heyet beğenilmeyen bazı uyğulamaların düzeltileceğine dair halife adına söz vererek orduyu geri dönmeye razı etti. Ancak Büveyd mevkiine geldikleri zaman halifenin kölesini, Mısır valisine hitaben yazılmış bir mektubla yakaladılar. Mektub’da Abdurrahman bin Udeys ve arkadaşlar-ına, Mısır’a döndüklerinde yüzer değnek vurulması, saç ve sakallarının kesilmesi ve yeni bir emre kadar uzun süre hapsedilmeleri emrediliyordu.

Bunun üzerine ordu geri döndü, ve Medine’ye vardı. Orada bizzat Hz.Osman’la durumu müzakere ettiler. Halife, her ne kadar mektub dan haberdar olmadığını söylediyse de Abdurrahman ve arkadaşları inanma-dılar. Diğer yerlerden gelen âsilerle birlikte halifeyi kırk dokuz gün kadar muhasara altında tuttular, sonunda da şehid ettiler.

Abdurrahman bin Udeys, Hz.Osman (r.a)’ın şehid edilmesinden son-ra, Mısır’a dönerken diğer isyancı arkadaşlarıyla birlikte Muâviye’nin adamları tarafından yakalanıb Filistin’de hapsedildi. İsyancılar bir ara hapishane’den kaçmayı başardıysalar da Filistin valisinin elinden kurtula-madılar. Abdurrahman bin Udeys kendisini yakalayan kişiye:

      “-Yazılar olsun sana! Allâh’dan kork ve kanıma girme; ben ağaç altında Resûlullâh’a biat etmiş bir sahâbiyim!”dediyse de bu sözler adama hiç tesir etmedi ve:

      “-El-Halil dağında çok ağaç var!”diyerek Abdurrahman’ı öldürdü. 1

Kendisinden Mısır da bulunan tâbiilerden Ebü’l-Hüseyin el-Hacri, Abdurrahman bin Şimâse ve Ebû Sevr en-Nehemi rivayet ettiler.

Harmele İbn-i Vehb’in hadisinde der ki: bize ibn-i Vehb, Amr bin Yezid, bin Ebû Habib, İbn-i Şimase, bir adam Abdurrahman bin Udeys’in şöyle dediğini rivayet etti:

“-Resûlullâh’ın şöyle buyurduğunu duydum:

      “-Bir takım insanlar zuhur edecek, dinden, okun yaydan çıktığı gibi çıkacaklar. Lübnan ve el-Halil dağlarında çarşışacaklar!”

Ardından bin Lehia bunu, Yezid bin Ebû Habib’den rivayet etti.

Beğavi de Osman bin Salih, İbn-i Lehia’dan tahric edib sonunda şunu ekledi:

“-Fitne baş gösterdiğinde İbn-i Udeys, Muâviye’nin rehin hususunda yol vermediği kimselerdendi. Onu, Filistin’de hapsetti. sonra onlar hapis-ten kaçtılar. Bir süvari İbn-i Udeys’e yetişib öldürmek istediğinde İbn-i Udeys ona şöyle dedi:

      “-Yazık sana! Benim kanımı akıtmada, Allâh’dan kork! Çünkü ben, ağacın altında Resûlullâh’a biat edenlerdendim!”

Adam da ona:

      “-El-Halil Dağı’nda o kadar çok ağaç vardır ki!”dedi ve onu öldürdü.

İbn-i Yunus der ki:

      “-Abdurrahman bin Udeys’in öldürülüşü Hicri 36 Miladi 656-57 yıllarına tevafuk etmiştir!” 2

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh onlardan razı olsun.


1- Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi-1-176 
2- el-İsabe, İbn-i Hacer el-Askalani-3-325-No-5167