Abdurrahman Bin Abbas

Abdurrahman bin Abbas, bin Abdülmuttalib, bin Haşim, el-Kureyşi-nin babası; Resûlullâh (s.a.v)’in sevgili Amucası Hz.Abbas (r.a), Annesi: Lübabetü’l-Kübra bint-i Hâris, el-Hilaliye’dır. Bu kadın, İslâmiyet dinine Hz.Hadice (r.a) validemizden sonra giren kadınlardan dır.

Abdurrahman Bin Abbas

Abdurrahman Bin Abbas
عَــبْــدُالـرّحْــمَــنُ بْـِـنُ عَــبّـا سْ


 Baba Adı    :    Abbas bin Abdülmuttâlib.
 Anne Adı    :    Ümmü’l-Fadl Lübâbetü’l-Kübrâ bint-i Hâris
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Hicri 5. Miladi 627. yılda Medine’de doğdu.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hz.Osman devrinde Hicri 26. yıl ile 35. yıl arasında meydana gelen 1.Kuzey Afrika Savaşları’nda şehid oldu.
 Fiziki Yapısı    :    Güzel ve yakışıklı birisiydi.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Hz.Osman döneminde İfrikiyye Seferleri..
 Muhacir mi Ensar mı    :    Muhacir çocuğudur.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Abdurrahman bin Abbas bin Abdülmuttalib bin Haşim bin Abdimenaf el-Kureyşiy el-Haşimi dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Resûlullâh (s.a.v)’ın Amcası Hz.Abbas’ın oğlu, Hz.Meymune (r.a)’in bacısı oğlu ve yeğenidir.


Abdurrahman Bin Abbas Hayatı


Abdurrahman bin Abbas, bin Abdülmuttalib, bin Haşim, el-Kureyşi-nin babası; Resûlullâh (s.a.v)’in sevgili Amucası Hz.Abbas (r.a), Annesi: Lübabetü’l-Kübra bint-i Hâris, el-Hilaliye’dır. Bu kadın, İslâmiyet dinine Hz.Hadice (r.a) validemizden sonra giren kadınlardan dır. Ancak kocası Hz.Abbas (r.a) Mekke fethine yakın bir zamana kadar İslâmiyetini herkesten gizlemiştir. Ümmü’l-Fadl’da kocasının bu durumuna hiç itiraz etmemiş ona uymuştur. Teyzesi: Resûlullâh (s.a.v)’in muhterem zevcele-rinden Hz.Meymune’dır. Abdurrahman bin Abbas, Hicri 5. Miladi 627. yılda Medine’de doğmuştur.

Resûlullâh (s.a.v), babası Abbası’da çok severdi. Onun hakkında:

      “-Kureyş’in en cömerdi dir!”buyurur.

      “-Ey Allâh’ım, Abbas’ı ve çocuklarını affet, onları günah kirlerin-den temizle, muhâfaza et!” diye duâda bulunurdu.

Hz.Abbas’ın oğlu Abdullah İbn-i Abbas (r.a) Resûlullâh (s.a.v)’ın şöyle dua ettiğini naklediyor:

      “-Allâh’ım! Abbas’ın ve çocuklarının gizli ve aşikâr yapmış olduk-ları günahları affet. Allâh’ım! Çocuklarını ona Hayru’l-Halef kıl!”

Ebû Hüreyre (r.a) Resûlullâh (s.a.v)’ın şöyle dua ettiğini naklediyor:

      “-Allâh’ım! Abbas’ın gizli aşikâr, açık ve kapalı yapmış olduğu günahları affet. Kıyamete kadar onun neslinden gelenlerin yapacakları günahları affet!”

Yine Ebû Hureyre: Resûlullâh’in şöyle dua ettiğini naklediyor:

      “-Allâh’ım! Abbas’ı, çocuklarını ve onları sevenleri affet!”

Âsım ise: Resûlullâh’ın (s.a.v) şöyle dua ettiğini naklediyor:

      “-Abbas benim amcamdır. Babam mevkiindedir. Soyumdan hayatta tek olan odur. Allâh’ım! onun günahları affet. Yapmış olduklarının en iyisini kabul et. Yaptığı kötülükleri görmezlikten gel, onun soyundan sâlih evlâtlar getir!”

Ebû Üseydü’s-Said’î (r.a) ise şöyle anlatıyor:

“-Resûlullâh (s.a.v), Abbas bin Abdülmuttalib’e:

      “-Sen, ve çocukların, yarın ben gelinceye kadar yerinizden ayrılma-yın. Sizinle bir işim var!”buyurdular.

Onlar, ertesi gün kuşluk vakti geçinceye kadar beklediler. Resûlullâh (s.a.v) gelince:

      “-Esselâmû Aleyküm!”dedi.

      “-Âleyküm Selâm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!”diyerek selâmına mukabelede bulundular.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Dünden beri nasılsınız?”dedi.

Onlar da:

      “-Hamd olsun!”diye karşılık verdiler.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Toplanın, birbirinize yaklaşın!”dedi.

Onlar, sıkışıb Resûlullâh’a yaklaşınca örtüsünü üzerlerine örterek şöyle dua etti.

      “-Yarabbi! Bu, benim amcamdır. Babam mevkiinde dir. Bunlarda Ehl-i Beytim’dir. Benim onları böyle eteğimle koruduğum gibi, sende onları cehennemden koru!”

Bu dua üzerine kapının sövesi, ve evin duvarları dile gelerek:

      “-Amin! Amin! Amin!”dediler. 1

Resûlullâh (s.a.v) ile altı yıl gibi kısa ama güzel bir hayat yaşayan Abdurrahman bin Abbas (r.a), O’nun vefatından sonra, halife Ebû Bekr dönemini, Hz.Ömer dönemini, idrâk etti. Ancak bunların devirlerinde ne-ler yaptığına dair bilgi yoktur. Hz.Osman (r.a)’ın hilafet döneminde daha gençliğinin baharındayken, İslâm’ın hak mesajını Tunus’tan Fas’a kadar duyurmak için giden ordunun içerisinde yer almış ve o topraklarda da şehid olmuştur.

Hz.Osman (r.a) döneminde Mısır’a vali olan Abdullah bin Sa’d, bin Ebi Serh, Kuzey Afrika’nın geri kalan topraklarını fethetmek için halife Hz.Osman (r.a)’dan izin alarak bu sefere çıktı.

Bu seferlere ashâbdan adı “Abdullah” olan yedi kişinin katılmasın-dan dolayı bu orduya “Ceyşü’l-Abâdile” Abdullahlar ordusu çıkılan bu savaşa da “Ğazvetü’l-Abâdile” Abdullahlar Savaşı adı verilmiştir.

Bu sahâbiler, komutan Abdullah bin Sa’d, bin Ebi Serh’den başka, Abdullah İbn-i Zübeyr, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah bin Amr el-Âs, Abdullah İbn-i Abbas, Abdullah bin Mes’ûd ve Abdullah bin Ca’fer idi. İşte Abdurrahman bin Abbas’da bu sefere abisi Abdullah İbn-i Abbas ve kardeşi Mabed ile birlikte katılmış ve o topraklarda şehid olmuştur.

İfrikiyye seferleri Hz.Osman döneminde Hicri 26. yılda başlamış ve Hicri 35. yıla kadar sürmüştür. Bundan dolayı Abdurrahman bin Abbas’ın ne zaman şehid olduğuna dair net bir şey söylemek mümkün değildir. Son sene şehid olduğunu varsayarsak, o zaman otuz yaşlarında olduğunu söyleyebiliriz.

Abdurrahman bin Abbas (r.a)’ın Hz.Ömer döneminde Şam’da vefat ettiğini söyleyenler olmuş ise de, doğrusu, İfrikiyye (Kuzey Afrika)’de şehid olduğuna dair gelen rivayetlerdir. 2


Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.


1- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-4-1695 
2- Çeşitli Siyer Kaynaklarından özetlenmiştir.