Abdullah Bin Erkam

Abdullah bin Ekram’ın, meşhur sahabilerden Ekram bin Ebi’l- Ekram’ın oğlu olduğunu söyleyen tarihçiler vardır. Ancak soy ağacına bakıldığında Erkam bin Erkam ile aynı soydan olmadığını Üsdü’l Gabe adlı eserinde İbn-i Esir bahsetmektedir.

Abdullah Bin Erkam

Abdullah Bin Erkam
عَــبْــدُالله ُبْــنُ الأرقـَم


 Baba Adı    :    Erkam bin Abdiyağus.
 Anne Adı    :    Ümeyme bint-i Harb el-Fihri dir.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Tarih yok. Mekke doğumludur.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicri 44. Miladi 664. yılda Medine de vefat etti. Kabri Medine’de Cennetü’l-Baki’de dir.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Halide bint-i Esved ve Ümmü veledleri...
 Oğulları    :    Ömer.
 Kızları    :    Zeyneb.
 Gavzeler    :    Huneyn, Taif, Tebük
 Muhacir mi Ensar mı    :    Mekke’lidir ancak hicret edemedi.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Rivayeti var, sayısı belli değildir.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Abdullah bin Erkam Abdiyeğus bin Vehb bin Abdimenaf bin Zühre bin Kilâb bin Mürre el-Kureşi el-Zühri.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Resûlullâh’ın annesi Hz.Emine bint-i Vehb, onun akrabası veya halalarından olurdu.
HAYATI

Abdullah bin Ekram’ın, meşhur sahabilerden Ekram bin Ebi’l- Ekram’ın oğlu olduğunu söyleyen tarihçiler vardır. Ancak soy ağacına bakıldığında Erkam bin Erkam ile aynı soydan olmadığını Üsdü’l Gabe adlı eserinde İbn-i Esir bahsetmektedir. Başka eserlerde ise İsminin Abdullah bin Ebi’l-Erkam olarak geçmektedir. Gerçektende Erkam bin Ebi’l-Erkam’ın Abdullah isminde bir oğlu olduğu için, Bundan dolayı Erkam bin Ebi’l-Erkam’ın oğlu olduğu iddia edilmektedir.

Erkam bin Ebi’l-Erkam’ın soyu şöyledir: Erkam bin Ebi’l-Erkam bin Abdimenaf bin Esed bin Abdullah bin Amr bin Mahzum el-Kureyşi el-Mahzumi dir. Dârü’l-Erkam diye bilinen Mekke’de ki evi ile meşhur olmuştur. Künyesi ise, Ebû Osman, Ebû Abdullah’dır. Abdullah ve Osman bin Erkam’ın babasıdır. Soyuna bakıldığında Erkam bin Ebi’l-Erkam’ın Mekkeli ve Kureyş’in Beni Mahzum kolundan olduğu açıkça görülür. Buna rağmen bazıları bu ikisinin hayatlarını karıştırmışlardır.

Bizim burada hayatını anlatmaya çalışacağımız Abdullah bin Erkam, Resûlullâh (s.a.v)’ın anne tarafından akrabasıdır. Abdiyeğus onun dede-sidir. Dolaysiyle Resûlullâh’ın dayısı olmaktadır. Abdullah bin Erkam’ın neseb silsilesi:İbn-i Esir’in Üsdü’l-Ğabe adlı eserin’de şöyle geçmektedir: Abdullah bin Erkam, Abdiyeğus bin Vehb, bin Abdimenaf, bin Zühre, bin Kilâb, bin Mürre, el-Kureşi, ez-Zühri dir. Resûlullâh (s.a.v)’ın annesi Hz.Emine de bu âiledendir. Künyesi ise yoktur.

Abdullah bin Erkam (r.a)’ın hayatının özeti şöyledir:

Mekke’nin fethi sırasında gelib Müslüman oldu, ve vahy kâtibleri arasında yer aldı. Bilhassa hükümdarlardan gelen mektubların okunması, saklanması, cevablarının hazırlanmasında Resûlullâh (s.a.v)’e hizmet etti, ve O’nun güvenini kazandı. Bundan dolayı Abdullah bin Erkam (r.a)’ın yazdığı bazı cevabi mektubları Resûlullâh (s.a.v) tekrar okutmaya bile luzüm görmediği rivayet edilir. Nitekim bu sadakat ve bu samimiyetin mükafatı olmak üzere Resûlullâh (s.a.v), Hayber ğanimetlerinden kendi-sine elli “Vesk” vermiştir.

Diplomatik yazışmaları idare etme görevine Hz.Ebû Bekr’in hilafeti yıllarında da devam etti. Halife Hz.Ömer tarafından beytülmâl emirliğine (hazine müdürlüğüne) tayin edildi. Halife Hz.Ömer (r.a), Abdullah’ın kabiliyeti ve doğruluğuna hayran olduğunu, hatta onun kadar Allâh’dan korkan birini daha görmediğini söylerdi. Hz.Osman (r.a) devrinde de bir müddet hazine müdürlüğü yaptı. Daha sonra kendi isteğiyle bu görevden ayrıldı. Yaptığı hizmetlerden dolayı halife Hz.Osman (r.a) tarafından kendisine verilmek istenen 30.000 dirhemi, bu işi Allâh rızası için yaptığını belirterek almadı.

Hayatının sonlarında gözlerini kaybeden Abdullah, Hz.Osman’ın halifeliği sırasında Miladi 644-656 yılları arasında Medine’de vefat etmiştir. Abdullah bin Erkam (r.a), Resûlullâh (s.a.v)’den hadis rivayet etmiştir. kendisinden de Abdullah bin Utbe, bin Mes’ûd, Yezid bin Kâtede ve Urve rivayette bulunmuşlardır. Onun bir hadisi Ahmed İbn-i Hanbel’in Müsned’inde mükerrer olarak yer almıştır. 1

Resûlullâh (s.a.v), Hükümdarlardan gelen bazı yazıları Abdullâh bin Erkam (r.a)’a vererek saklatırır, cevabını yazıb mühürlemesini de ona emr ederdi. Abdullah bin Erkam, son derece emin ve güvenilir bir zattı. Yanında bulunan yazıları okumazdı. Resûlullâh’a bir yazı geldiği ve:

      “-Bunu bana okuyacak, cevabını da, yazacak kim var?”dediği zaman Hz.Ömer gibi zatlar orada bulunduğu halde, Abdullah bin Erkam atılarak:

      “-Ben!”der ve emre hemen icabet ederdi.

Bunun için de kendisi bu haliyle çok hoşa giderdi. Hükümdarlara, Emirlere, Şahıslara herhangi bir şey yazılacağı zaman, Zeyd bin Sâbit veya Abdullah bin Erkam bulunmazsa Resûlullâh (s.a.v), onu yazmalarını yanındakilere emrederdi.

Abdullah bin Erkam (r.a), Medine devrinde Tebük Seferine iştirak ettikten bir yıl sonra Resûlullâh (s.a.v) ile birlikte Vedâ Haccı’nda bulun-ma şerefine nail oldu. Resûlullâh (s.a.v)’in vefatından sonra, birinci halife Hz.Ebû Bekr (r.a), Abdullah bin Erkam’ı katiblik işinde istihdam etmiştir. Hz.Ebû Bekr’in vefatından sonra ise ikinci halife Hz.Ömer (r.a)’de ona Beytü’l-Mal katibliğini ve amilliğini verdi. Görevindeki bu hassasiyeti ve

titizliğinden dolayı da, halife Hz.Ömer’in takdirini kazanmıştı.

Hz.Ömer, onun hakkında:

      “-Ben, Abdullah bin Erkam’dan daha çok Allâh korkusu olan kimse görmedim!”demiştir.

Abdullah bin Erkam (r.a), Hz.Osman (r.a)’ın hilafetinin başlangıcın-da aynı görevi yürüttü ise de kısa bir zaman sonra bu görevinden istifa etti. Hz.Osman, hizmetine mukabil kendisine üç yüz bin dirhem vermek istediği zaman, bunu almayı red etmiş ve:

      “-Ben bu hizmeti Allâh için yaptım. Ücret ve mükafatım da Allâh’a aittir!”demiştir. 2

Hz.Ömer’in yanında bir Emir idi. Hz.Hafsa onun kendisine şöyle dediğini anlattı:

      “-Senin kavminin itiraz edeceğini bilmesem Abdullah bin el-Erkam’ı benden sonra kendi yerime tayin ederim!” 3

Abdullah bin Erkam (r.a), hayatının sonuna doğru gözlerini kaybetti. Bir rivâyete göre Hz.Osman (r.a), devrinde vefat etmiştir. Diğer bir rivâ-yete göre, Hicretin 44. Miladi 644-56- yılında vefat etmiştir. Kabrinin Medine’de Cennetü’l-Baki’de olduğu söylenir. Abdullah bin Erkam’ın ailesi ve çocukları hakkında hiçbir kayıt bulunmamaktadır.

Abdullah bin Erkam’dan rivâyete göre, Abdullah (r.a) imamlığını yaptığı bir cemaatle hacca vey Umre’ye gitmek üzere yola çıktı. Bir gün sabah namazı için kaamet getirdi. Sonra:

      “-Biriniz öne geçsin!”diyerek helâya yöneldi ve şunları söyledi:

“-Ben Resûlullâh (s.a.v)’i şöyle buyururken işittim:

      “-Sizden biriniz namaza dururken helaya gitmek ihtiyacı duyarsa önce helâya gitsin!” 4

Şübhesiz ki en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.

1- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansikopedisi-1-102 
2- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-8-185 
3- el-İsabe, İbn-i Hacer Askalani-3-123-No-4528 
4- Sünen-i Ebû Dâvûd-Kitabu’t-Taharet-Bab-43-Hadis No-88