Abdullah Bin Büdeyl Bin Verka

Abdullah bin Büdeyl, bin Verkâ, Huzaâ kabilesinin son reisi olub, Mekke fethi sırasında veya fetihten önce Müslüman olduğu rivâyet edil-mektedir.

Abdullah Bin Büdeyl Bin Verka

Abdullah Bin Büdeyl Bin Verkâ
عَــبْــدُ اللهُ بْــنُ بُــدَ يـلُ بْــنُ وَرْقـاء


 Baba Adı    :    Büdeyl bin Verkâ o da sahâbe dir.
 Anne Adı    :    Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Hicri 38 de Sıffın Savaşı’nda şehid oldu.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok,
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Huneyn, Tâif ve Tebük Seferleri’ne katıldı.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Hicret edemedi.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Abdullah bin Büdeyl bin Verka bin Amr bin Rebia bin Abdüluzza bin Rebia bin Cüzey bin Amr bin Mazin el Huzâi dir.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Büdeyl bin Verkâ’nın oğludur.
HAYATI

Abdullah bin Büdeyl, bin Verkâ, Huzaâ kabilesinin son reisi olub, Mekke fethi sırasında veya fetihten önce Müslüman olduğu rivâyet edil-mektedir. Huneyn, Tâif ve Tebük Seferleri’ne katıldı. Halife Hz.Osman-’ın devrinde Abdullah bin Âmir ile birlikte İsfahan halkıyla anlaşmalar yaptı. Sıffın Savaşı’nda Hz.Ali (r.a), taraftarı olarak sağ kanattaki piyâ-delere kumanda etti, ve tesirli konuşmasıyla taraftarlarına cesaret verdi. Bir ara Muâviye bin Ebû Süfyân’ın çadırına kadar sokulduysa da etrafı sarılarak öldürüldü. Savaştan sonra kendisini Şamlılar’dan hiç tanıyan çıkmayınca, cesaret ve kahramanlığına hayran kalan Muâviye bizzat gelerek Abdullah’ı teşhis etti ve:

      “-Huzâalılar’ın erkekleri bir yana, kadınları bile fırsat bulsa bizimle savaşmaktan geri kalmaz!”demek suretiyle takdir duyğularını ifade etti. 1

İbn-i Kelbi dedi ki:

      “-O ve kardeşi Abdurrahman, Resûlullâh (s.a.v)’ın Yemen’e gönder-diği elçileriydi. Sonra Sıffın Savaşı’nda Hz.Ali ile beraber bulundular ve orada öldürüldüler. Abdullah, büyük bir halı üzerindeydi!”

İbn-i İshâk, el-Firdevs adlı kitâbında Husayn târikiyle Yesâr bin Avf’dan rivâyet etti: Ubeydullah bin Ömer, Kûfe’ye geldiğinde, ben, Abdullah bin Büdeyl ile birlikte ona geldim. Abdullah bin Büdeyl, ona:

      “-Ey Ubeydullah! Allâh’dan kork, bu fitnede kan akıtma!”deyince.

      “-Asıl sen Allâh’dan kork!”dedi.

      “-Ben kardeşim Abdurrahman’ın kanını istiyorum, haksız yere öldürülmüştür!”deyince.

      “-Ben de haksız yere öldürülen Halife’nin kanını istiyorum!”dedi.

      “-Her ikisini de Sıffın Savaşı’nda öldürülmüş olarak gördüm. Arala-rında ancak bir saf sığacak kadar bir yer vardı!”dedi.

Nasr bin Müzâhim’in Sıffın adındaki kitâbında, Zeyd bin Vehb’e dayandırdığı şu rivâyeti gördüm:

“-Abdullah bin Büdeyl, Sıffın Savaşı’nda ayağa kalkıb şöyle dedi:

      “-Muâviye, halifeliğe lâyık olan kişiye başkaldırdı, hak etmediği bir şeyi almak istiyor. Size bedeviler ve hiziblerle saldırdı! Vallâhi sizler Hak üzeresiniz, haydi durmayın savaşın!”Şa’bi tarikiyla rivâyet edildi, dedi ki:

“-Sıffın Savaşı’nda Abdullah bin Büdeyl’in üstünde iki zırh vardı. iki tane de kılıç vardı. Şamlılara vuruyor ve şöyle diyordu:

      “-Sabır ve tevekkül, sonra da ilk savaşanların izlerinden yürümekten başka şey kalmadı. Su kaynaklarının havuzları yanında develer yürüdüler. Şübhe yok ki. Allâh dilediğini takdir eder ve yapar!”

Abdurrezzak ve Ma’mer, Zühri’den rivâyet edib şöyle demiştir:

“-Fitne başgösterdi; ordunun dahileri beş kişiden ibarettir: Kureyş’-den Muâviye ve Amr bin Âs. Sakif’den Muğire bin Şu’be. Ensâr’dan Kays bin Kays, bin Sa’d. Muhacirler’den Abdullah bin Büdeyl bin Verkâ.

Ebû Nuaym, garib bir açıklamada bulundu;

      “-Ömer (r.a)’ın döneminde henüz 24 yaşındayken öldürülmüştür!”

Ayrıca İbn-i Hibbân, Sıkatü’t-Tâbiin de onu anıp şöyle dedi:

      “-Sıffın Savaşı’nda, Ali’nin arkadaşları arasında çarpışırken öldür-üldü!”Kimine göre, Cemel Savaşı’nda öldürüldü. Fakat Zühri’nin onu:

      “-Muhacirlerden dir!”diye nitelemesi, bütün bu görüşleri red eder.

Derim ki:

“-Râviler içinde Abdullah bin Büdeyl el-Huzâi son kuşaktandır. Zühri ve Amr bin Dinâr dan rivâyet eder. Şu halde ya bunun torunudur ya da kız kardeşinin oğludur. Kendisinden Ebû Âmir el-Akadi, Ebû Davud et-Tayâlisi, Zeyd bin el-Hubâb ve kimileri rivâyet etmişlerdir. 2

Bu sahâbenin âile bireyleri hakkında fazla bilği yoktur.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh onlardan razı olsun.

1- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi-1-89 
2- El-İsabe-İbn-i Hacer el-Askalani-3-133-No-4562