Abdullah Bin Amr Bin Rebia El-anzi

Abdulah bin Amr bin Rebiatü’l-Anzi Beni Adiylerden olub onların müttefiki idi Ebu Muhammed künyesini taşırdı. Taif Seferi’ne katılmış ve orada şehid olmuştur.

Abdullah Bin Amr Bin Rebia El-anzi

Abdullah Bin Amr Bin Rebia El-anzi
عـَـبْـدُاللهُ بْــنُ عَـا مِـرُو بْــنُ رَبـِيعَـة


 Baba Adı    :    Amr bin Rebiatü’l-Anzi.
 Anne Adı    :    Ebû Hayseme bin Abdullah bin Avic’in kızı Leylâ dır.
 Doğum Tarihi ve Yeri    :    Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri    :    Taif muhasarasında şehid olmuş denilir.
 Fiziki Yapısı    :    Bilgi yok.
 Eşleri    :    Bilgi yok.
 Oğulları    :    Bilgi yok.
 Kızları    :    Bilgi yok.
 Gavzeler    :    Taif seferi.
 Muhacir mi Ensar mı    :    Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı    :    Rivayeti var, sayısı belli değildir.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti    :    Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu    :    Abdullah bin Amr bin Rebia bin Malik bin Amr el-Anzi Beni adiylerdendir.
 Lakap ve Künyesi    :    Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi    :    Sahabeden Amr bin Rebia el-Anzi’nin oğlu, ve Abdullah bin Âmir bin Rebia’nın da kardeşidir.
HAYATI

Abdulah bin Amr bin Rebiatü’l-Anzi Beni Adiylerden olub onların müttefiki idi Ebu Muhammed künyesini taşırdı. Taif Seferi’ne katılmış ve orada şehid olmuştur.

Yala bin Ata annesinden naklediyor:

      “-Annesi Abdullah bin Amr (r.a)’na sürme yapardı o da kapıyı üzerine kapar gözlerinde yaş kalmayıncaya kadar ağlardı. Sonra annem yine ona sürme için malzeme hazırlardı.” 1

Harun bin Rebab anlatıyor:

“-Abdullah bin Amr, ölmek üzere iken şöyle dedi:

      “-Filanı çağırın çünkü ben kızımı kendisine vereceğimden söz etmiştim. Üç nifak alametinden biriyle Rabbime kavuşmak istemem şahid olun kızımı ona vedim!” 2

Abdullah bin Amr (r.a):

“-Bir gün Resûlullâh (s.a.v) Mescid’de bulunan iki cemaatin yanına uğradı. Bunlardan birisi, Allâh’a dua ediyor yalvarıyor, diğeri ise, fıkıh öğrenip öğretiyorlardı.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Her iki ğrubda hayırla iştiğal ediyor. Fakat biri diğerinden üstün-dür. Şunlar Allâh’a dua ediyorlar. Ondan yardım diliyorlar. Halbuki, Allâh, isterse verir, isterse de vermez. Bunlar ise öğreniyorlar ve cahil-lerede öğretiyorlar. Zaten bende öğretici olarak gönderildim!”buyurdular. sonra da fıkıhla iştiğal edenlerin yanlarına gidip oturdu” 3

Ashabı kirâm dan Abdullah bin Amr:

      “-Yâ Resûlallâh!Bana cihad ve ğaza hakkında bilgi verir misiniz?”

Resûlullâh (s.a.v)’de:

      “-Ey Abdullah bin Amr! Eğer, sen, yüce Allâh’ın rızasını umarak ve güçlüklere katlanarak çarpışırsan Allâh’da seni kıyamet günü o hal üzere diriltir. Eğer, sen, gösteriş ve övünme için çarpışırsan Allâh’da seni kıyamet günü o hal üzere diriltir. Hasılı sen ne halde öldürür veya öldü-rülürsen Allâh’da seni o hal üzere diriltir!” buyurdular. 4

Abdulah bin Amr der ki:

“-Resûlullâh (s.a.v) ile beraber Tâif e giderken bir kabre rastladık.

Resûlullâh (s.a.v):

      “-Bu, Ebû Rigal’in kabridir. Kendisi Haremde bulunur ve onunla korunurdu. Haremden çıktığı zaman kavminin burada uğradığı azaba o da uğrayıp öldü ve buraya gömüldü. Buna alamet’de kendisinin yanına gömülmüş olan altından bir daldır. İsterseniz kabri açınız onun yanındaki altın dala rastlarsınız!” buyurdular.

Halk, hemen kabri açmağa koyuldular, ve, altın dalı çıkardılar. Ebû Rigal, bu altın dala asa gibi dayanırdı. Bu dalın ağırlığı yirmi Ratl’ dan fazla idi. Bir rıtl oniki ukiye ve bir ukiye de kırk dirhem olduğuna göre altın dalın ağırlığı bin dirhemi aşıyordu.

Rivayete göre:

“-Ebû Riğal, Semûd Kavminden olup Sakıflerin atası idi. Ebu Rigal’ in uğradığı azaba gelince: Salih (a.s) onu Mekke tarafına sadaka tahsildarı olarak göndermişti. Ebû Rigal yüz koyunlu bir adamın yanına vardı. Ona:

      “-Beni, sana Resûlullâh gönderdi!”dedi.

Adam:

      “-Resûlullâh ın elçisi hoş geldi safa geldi istediğini al!”dedi. Ebû Rigal sütlü koyunu aldı.

Adamcağız:

      “-O, Anasının ölümünden sonra sağ kalan şu (yetim) çocuğundur. Onun yerine, on koyun al!” dedi.

Ebû Rigal:

      “-Hayır!” dedi.

Adamcağız:

      “-Yirmi koyun al!” dedi.

Ebû Rigal:

“-Hayır! dedi.

Adamcağız:

      “-Elli koyun al!” dedi.

Ebû Rigal:

      “-Hayır!” dedi.

Adamcağız:

      “-Şu bir koyundan başka koyunların hepsini al!” dedi. Anasız kalan çocuk o koyunun sütüyle beslenmekte idi.

Ebû Rigal yine:

      “-Hayır!” dedi. Bunun üzerine adamcağız:

      “-Eğer, sen, süt içmeyi seversen bende severim!”dedi. hemen ok çan-tasındaki okları yere serdi. Sonrada:

      “-Ey Allâh’ım! Sen, şahid ol!”dedi yayına bir ok yerleştirip Ebû Rigal’i öldürdü. Salih Âleyhisselâm’ın yanına giderek Ebû Rigal’in yaptık-larını haber verdi.

Salih Âleyhisselâm da ellerini kaldırıp:

      “-Ey Allah’ım ! Ebû Rigal’e, lanet et!”diyerek dua etti.

Ebû Rigal’i öldüren adam Kaysi Aylanlardan Münebbih bin. Hevazin’in oğlu Sakif idi. 5

Adı geçen Sahabe hakkında fazla bilgimiz yoktur.

Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.

1- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-3-1231 
2- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-3-1127 
3- M.Yusuf Kandehlevi Hadislerle Müslümanlık-4-1554 
4- M.Âsım Köksal İslâm Tarihi-8-324 
5- M.Âsım Köksal İslam Tarihi-15-453