<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>urfanews &#187; Politika</title>
	<atom:link href="http://www.urfanews.com/kategori/politika/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.urfanews.com</link>
	<description>Son Dakika, Haberler, Ekonomi, Yerel, Politika, Kültür Sanat, Teknoloji, Spor Haberleri -urfanews.com-</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Dec 2011 09:58:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>Erdoğan: Bedelli değerlendiriliyor</title>
		<link>http://www.urfanews.com/politika/erdogan-bedelli-degerlendiriliyor.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/politika/erdogan-bedelli-degerlendiriliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Feb 2011 08:57:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=14515</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bedelli askerliğin değerlendirilmekte olduğunu konunun seçim sonrası tekrar gündeme alınacağını söyledi , Erdoğan, ATV&#8217;de canlı yayınlanan “Başbakanla Gündem Özel” programında soruları yanıtladı.Başbakan Erdoğan, Mısır&#8217;da yaşanan olaylarda orada bulunan vatandaşların tahliyesini gerçekleştirdiklerini, Libya&#8217;da ise durumun Mısır&#8217;dan çok farklı olduğunu dile getirerek vatandaşların tahliyesi için azami gayret gösterdiklerini dile getirdi. Libya yönetimi ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bedelli askerliğin değerlendirilmekte  olduğunu konunun seçim sonrası tekrar gündeme alınacağını  söyledi</strong></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/başbakan-rte1.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-14516" title="başbakan rte" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/başbakan-rte1.jpeg" alt="" width="480" height="318" /></a>,</p>
<p><strong>Erdoğan, ATV&#8217;de canlı yayınlanan  “Başbakanla Gündem Özel” programında soruları  yanıtladı.</strong><strong><a title="Başbakan Erdoğan" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/" target="_blank">Başbakan Erdoğan</a>, Mısır&#8217;da yaşanan olaylarda orada bulunan  vatandaşların tahliyesini gerçekleştirdiklerini, Libya&#8217;da ise durumun Mısır&#8217;dan  çok farklı olduğunu dile getirerek vatandaşların tahliyesi için azami gayret  gösterdiklerini dile getirdi. Libya yönetimi ve oradaki farklı gruplarla  görüşerek vatandaşların güvenliğini sağlamaya çalıştıklarını  söyledi.</strong></p>
<p><strong><strong>&#8220;İYİ Kİ TÜRKİYE&#8217;DE YAŞIYORUZ&#8221;</strong></p>
<p>Büyük Ortadoğu Projesi&#8217;nin düşük doğduğunu anlatan Erdoğan, projenin ilk  adımında ölü doğduğunu, <a title="İtalya" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/%C4%B0talya/" target="_blank">İtalya</a> ve  Yemen&#8217;in durumunun ortada olduğunu, projenin ilk adımını atan Bush olduğunu ve o  günden bugüne kadar hiçbir toplantıda BOP konusunun gündeme gelmediğini  belirterek &#8220;Ancak Türkiye&#8217;de BOP&#8217;un hala devam ettiği ifade ediliyor&#8221; dedi.</p>
<p><a title="Başbakan Erdoğan" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/" target="_blank">Başbakan Erdoğan</a>, bölgede yılların biriken sorunları olduğunu  belirterek, ülkeleri 30-40 yıldır yönetenlerin halkın iradesini yok saydığını  anlattı.</p>
<p>Erdoğan, daha önce tanışıp konuştuğu liderlerin tutuklanmalarıyla ilgili  soruya ise &#8220;İyi ki Türkiye&#8217;de yaşıyoruz&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;BEDELLİ ASKERLİK DEĞERLENDİRİLİYOR&#8221;</strong></p>
<p>Bedelli askerlik konusunun da değerlendirilmekte olduğunu dile getiren  Erdoğan, konunun seçim sonrası tekrar gündeme alınacağını söyledi ve ekledi:  Bedelli askerlikte bu talebi ortaya koyanlar bir şeyi unutuyorlar veya ihmal  ediyorlar. O da şudur; bir defa askerliğini gidip yapanlar diyor ki fakir bir  aile ise &#8216;Fakir bir ailenin çocuğu olarak yok diye ben gittim askerliğimi  yaptım, öbürü zengin diye askerlikten mi yırtacak&#8217; diyor. Burada böyle bir  çatışma var.</p>
<p>&#8221;Bankalar da şu anda bedelli askerlik için çok düşük faizle <a title="kredi" href="http://www.hurriyetkiyasla.com/" target="_blank">kredi</a> verme hazırlığında, yoksul da olsanız o krediyle  ödersiniz&#8221; denilmesi üzerine Erdoğan, buna katılmadığını söyledi. Erdoğan,  “Kredi kartı bütün bunlar verilirken hepsi rahat rahat öder diye veriliyor.  Bakın şu anda bizim Meclis&#8217;te önümüzü kesen vatandaşlarımız oluyor. Tekrar <a title="kredi" href="http://www.hurriyetkiyasla.com/" target="_blank">kredi</a> kartıyla ilgili düzenleme bekliyorlar. Niye? Çünkü alıp,  &#8216;benim bu kadar <a title="kredi" href="http://www.hurriyetkiyasla.com/" target="_blank">kredi</a> çekmem gerekir&#8217;  diye bakmıyor olaya. Borçlananlar aynı şekilde &#8216;ben bu borcu ödeyebilir miyim&#8217;  diye bakmıyor” diye konuştu.</p>
<p>Erdoğan, sözleşmeli personelin kadro konusundaki tepkisini de anlamakta  zorlandığını belirtti. Onların zaten kadrolu, sadece sözleşmeli olduğunu  vurguladı. Erdoğan, her alanda istihdamın olduğunu ancak bazı alanlardaki  istihdamın çok sınırlı olduğunu sıkıntının da bundan kaynaklandığını dile  getirdi. Başbakan askerlik süresiyle ilgili çalışmaların da seçimlerden sonre  belli olacağını açıkladı.</p>
<p><strong>“HASDAL ZİYARETİ” </strong></p>
<p><a title="Başbakan Erdoğan" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/" target="_blank">Başbakan Erdoğan</a>, cezaevi ziyareti ile ilgili olarak da  şunları  kaydetti: “Hasdal, Adalet Bakanlığı’na bağlı cezaevlerinden değil.  Hasdal, tam anlamıyla askere bağlı, onun kontrolünde. Fakat gidişlerinden şahsen  benim bilgim var. Aynı gün kendilerinden bilgi aldım. Bunun kendileri açısından  bir psikolojik süreç olması bakımından böyle bir oraya gitme durumlarının  olduğunu bildirdiler ve ben de doğrusu normal baktım olaya.” “Bunu bir protesto  hareketi olarak yorumlamadınız mı?” şeklindeki soruya da Erdoğan, “Hayır”  yanıtını verdi.</p>
<p><a title="Başbakan Erdoğan" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/" target="_blank">Başbakan Erdoğan</a>, seçim tarihinin kesinleştiğinin  hatırlatılarak, “Sizin seçim temanız yeni anayasa olacak tahminimce bunun  dışında başka ne gibi temalar olacak?” yönündeki soru üzerine de “Bu seçimlerde  partimizin ana argümanı  sadece yeni anayasa olmayacak&#8230; Cumhuriyetimizin 100.  yılında biz Türkiye&#8217;yi nerede görmek istiyoruz, biz bu hedefleri seçim  beyannamemizde açıklayacağız. Onu şu anda açıklamış değiliz. Ama o hedeflere  gidebilmek için de yeniden bir anayasa, böyle bir anayasaya ihtiyacımız var”  dedi.</p>
<p><strong>CUMHURBAŞKANININ GÖREV SÜRESİ</strong></p>
<p><a title="Başbakan Erdoğan" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/" target="_blank">Başbakan Erdoğan</a>, “Anayasanın çok kolay anlaşılan bir maddesi  var,  &#8216;seçimler 4 yılda bir yapılır&#8217; diyor. Değişen anayasanın bir başka hükmü  de Cumhurbaşkanlığı seçimi 5 yılda bir yapılır diyor. Sayın <a title="Abdullah Gül" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/abdullah_g%C3%BCl/" target="_blank">Abdullah Gül</a>&#8216;ün görev süresi 2012&#8242;de sona mı eriyor? Yeni  anayasanın bu hükmü uygulandığına göre,  Cumhurbaşkanlığı için de bu  uygulanacak. 2012&#8242;de bir de cumhurbaşkanlığı seçimi var mı?” yönündeki bir  soruya da şöyle yanıt verdi:</p>
<p>“Bu konuda hukukçuların arasında çok değişik bir yaklaşım tarzı var. Benim  alanım ekonomi. Şimdi bunun kararını biliyorsunuz YSK veriyor, siyaseten biz  veremiyoruz. Şu anda o yetki YSK&#8217;da, onun kararını YSK verecek. Çünkü bu  Meclis’ten bu geçti artık. Bu YSK&#8217;nın sahasında onlar kararı verecek, artık bunu  5 mi der 7 mi der?”</p>
<p>“Siz merak ediyor musunuz?” yönündeki soru üzerine de Erdoğan, “Şu anda ben  kendi seçimimize kilitlendim” dedi.<br />
<a title="Başbakan Erdoğan" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/" target="_blank">Başbakan Erdoğan</a>, bir gazetecinin, “Sayın <a title="Kılıçdaroğlu" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/Kemal_K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu/" target="_blank">Kılıçdaroğlu</a>, &#8216;Sayın Başbakan  yüzde 50&#8242;den az oy alırsa  istifa etmeli&#8217; dedi. Siz aynı şekilde onun için bir rakam koyabilir misiniz?”  yönündeki sorusu üzerine, “Ben oran vermiyorum, ben şunu diyorum, eğer partim  birinci parti olmazsa ben Genel Başkanlıktan çekiliyorum. Anadolu&#8217;yu dolaşırım,  Genel Başkanım bana ne diyorsa onu yaparım”  diye konuştu.</p>
<p>Erdoğan, “Öyle bir ihtimal var mı?” diye soran bir gazeteciyi  yanıtlarken,  “Herhalde olmadığına inandığım için söylüyorum. Sayın <a title="Kılıçdaroğlu" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/Kemal_K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu/" target="_blank">Kılıçdaroğlu</a>,  sen birinci olmazsan, parti olarak sen bırakıp  gidecek misin? Aynı şeyi, sayın Bahçeli gidecek misin? Birinci olmak için  siyasete soyunulur” dedi.</p>
<p><a title="Başbakan Erdoğan" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/" target="_blank">Başbakan Erdoğan</a>, BDP&#8217;nin bağımsız adayları destekleyeceğini  de hatırlatarak, “Onların Türkiye&#8217;nin tamamına hitap etmek gibi bir dertleri  yok.  Onlar sadece bir etnik unsura hitap ediyorlar” diye  konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;SARKOZY İLE KONUŞACAĞIM&#8221;</strong></p>
<p></strong></p>
<p><strong><a title="Sarkozy" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/Nicolas_Sarkozy/" target="_blank">Sarkozy</a>&#8216;nin Türkiye ile ilgili açıklamalarının sorulması  üzerine Erdoğan &#8220;</strong><strong>Sayın  <a title="Sarkozy" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/Nicolas_Sarkozy/" target="_blank">Sarkozy</a> ile daha önce konuştuk. Bu konularda bu şekilde  konuşmaması konusunda uyarılarda bulunduk. Ancak yarın ben bu konuyu kendisine  soracağım. Bizimle konuştuklarından farklı açıklamalar yapıyor. Şimdi de farklı  bir çözüm bulmuş. Ben kendisine de söyledim. Eğer böyle gideceksiniz çıkın  açıklayın “Biz Türkiye’yi AB’ye almayacağız” deyin. Şuanda biz birçok alanda AB  ülkesinin önündeyiz. Buradaki niyetler başka. Onlar bizim masayı terk etmemiz  konusunda direniyorlar. Ancak biz de kalkmama konusunda direniyoruz&#8221; dedi. </strong></p>
<p><strong><strong>Başbakan seçimler yaklaştıkça “Söylemlerinizde <a title="MHP" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/mhp/" target="_blank">MHP</a>’ye benzediğiniz söyleniyor. Milliyetçi söylemlerde  bulunduğunuz söyleniyor” sözlerine ben bunu hakaret olarak kabul ederim dedi. </strong></strong></p>
<p><strong>&#8220;SÖZDE AİLE SİGORTASI BİZİM YILLIK  YATIRIMIMIZA EŞİT&#8221;</strong></p>
<p><strong><strong>Erdoğan sözlerine şöyle de vam etti: Biz vatandaşı  hiçbir zaman yapmayacağımız sözlerle aldatan yapıda olmayacağız. Bakın sözde  aile sigortası olarak ortaya konanı geçenlerde açıkladım. Burada ne kadar büyük  bir hesap yanlışı var tekrar açıklamakta fayda var. </strong></strong></p>
<p><strong><strong>Yardım yapılacak hane sayısı 3 milyondan fazla. Her haneye aylık 600 TL  yardım yapılırsa 1 milyar 968 bin lira yapıyor. Yıllık maliyeti 24 milyar TL.  Her haneye 925 lira verilirse ailesi sigortasının bütçeye yıllık maliyeti 36  milyar TL.</p>
<p>Sadece bu vereceğin sözde aile sigortası ücreti. Bu geçen yıl itibariyle  bizim yatırıma yaptığımız yatırıma eşit. Buna inanmak kabullenmek mümkün mü.<br />
Biz farklı sekilerde sosyal devlet olmanın gereklerini yapıyoruz. Fakir  fukaraya erzak desteği sosyal yardımlaşmadan maddi destek veriyoruz. İleriye  gidiyoruz engelliler için bakım ücreti veriyoruz ancak bu kadar değil. Ders  kitaplarını ücretsiz veriyoruz.</p>
<p><strong>Mısır Tunus Libya’da olanlar için  net istihbarat bilgisinin gelmesine gerek yok. Ancak takdir edersiniz ki bunlar  ülkeler arasındaki ilişkiler gereği açıklanacak şeyler değil. Bazı şeyler  hissedilir ancak susulur.</strong></p>
<p><strong>Biz bugün bundan sonraki ilişkiler  için neler yapabileceğimizi görüştük. Varsa orda vatandaşlarımız onları nasıl  tahliye edeceğiz bunları değerlendirdik. </strong></p>
<p><strong>Başbakan “Castro hakkında kimse  konuşmuyor kimse ondan bahsetmiyor sorusu üzerine”, “Neden bahsetsinler orada  petrol yok” dedi. </strong></p>
<p><strong>&#8220;CHP&#8217;NİN DEMOKRASİ ANLAYIŞINI  BELGELERLE AÇIKLAYACAĞIM&#8221;</strong></p>
<p><strong>Erdoğan, Sayın <a title="Kılıçdaroğlu" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/Kemal_K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu/" target="_blank">Kılıçdaroğlu</a> Dersim arşivinin açıklanmasını istedi. O arşivde  ne var sorusuna, “O konuda yanlış anlaşılma var. Başbakanlık arşivi her zaman  herkese açıktır. Eğer benden Dersim ile ilgili bilgi almak istiyorsa bundan önce  açıkladığımız bazı belgeler gibi onu da açıklarız. Ancak biz <a title="CHP" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/CHP/" target="_blank">CHP</a>’nin  demokrasi anlayışını belgelerle açıklayacağız “ cevabını  verdi.</strong></p>
<p><strong><a title="İstanbul" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/istanbul/" target="_blank">İstanbul</a> ile  ilgili “Çılgın Proje” çalışmalarının sorulması üzerine Başbakan zamanı gelince  haritalarla belgelerle açıklayacağız dedi. </strong></p>
<p><strong>Hangi proje ile anılmak isteyeceği  konusuna değinen Erdoğan, Türkiye&#8217;nin sağlık, eğitim ulaşım gibi alanlarda  önemli adımlar attıklarını bundan sonraki dönemde özellikle ulaşımda hızlı tren,  havayolu taşımacılığı, ARGE konusunda bugüne kadar hiç tartışılmadığını bu  konuyu ciddi olarak ele aldıklarını, &#8220;Yerli helikopter, kendi jetimizi  uçuracağız&#8221; dedi ve &#8220;Milletim böyle bir başbakanım var Allah razı olsun desin&#8221;  yeter.<br />
</strong></p>
<p></strong></strong></p>
<p><strong><strong> </strong></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/politika/erdogan-bedelli-degerlendiriliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gül’ün yaptığı klientalizm</title>
		<link>http://www.urfanews.com/politika/gul%e2%80%99un-yaptigi-klientalizm.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/politika/gul%e2%80%99un-yaptigi-klientalizm.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Oct 2010 05:58:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[kemal kılıçdaroğlu urfa]]></category>
		<category><![CDATA[s.urfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=14293</guid>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Gül’ün HSYK atamalarının tam bir hayal kırıklığı yarattığını belirterek, “Özellikle Kayseri’den Baro Başkanı’nın, Kayseri-Der Başkanı’nı seçmesi çok manidar. Klientalizm dediğimiz bir etik dışı davranışın mimarı oldu” dedi. Kılıçdaroğlu, Gül’ün toplumun dengelerini göz önünde tutarak farklı bir atama yapacağını sandığını, ancak tam tersi olduğunu vurguladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-14294" title="kemal kilicdaroğlu" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/kemal-kilicdaroğlu.jpg" alt="" width="212" height="212" /></p>
<p><strong>CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Gül’ün HSYK atamalarının tam bir hayal kırıklığı yarattığını belirterek, “Özellikle Kayseri’den Baro Başkanı’nın, Kayseri-Der Başkanı’nı seçmesi çok manidar. Klientalizm dediğimiz bir etik dışı davranışın mimarı oldu” dedi. Kılıçdaroğlu, Gül’ün toplumun dengelerini göz önünde tutarak farklı bir atama yapacağını sandığını, ancak tam tersi olduğunu vurguladı.</strong></p>
<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) yaptığı atamaları klientalizm (Hükümet birimleriyle, gözetlemekle veya regule etmekle sorumlu oldukları grupların çıkarlarına hizmet eden ilişki) olarak niteleyip, “TBMM’deki konuşması ardından umutlanmıştık ama bu atamalar tam bir hayal kırıklığı” dedi. Kılıçdaroğlu’nun, Gül’ün yaptığı 4 atmayla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:<br />
Uzun süredir HSYK’ya iktidar organının yaptığı baskı tartışlıyordu. Bu tartışma, toplumun sadece belli bir kesiminde de yapılmıyor. Referandumda ‘evet’ oyu vermiş kesimlerden de eleştiriler geliyor. Hükümetin tek taraflı HSYK oluşturma çabasına dikkat çekiliyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın bunu görmeme şansı yok. Bunlar ortadayken toplumun bir kesiminin duyarlığını dikkate alarak daha farklı atama yapabilirdi.</p>
<p>Etik dışı davranış</p>
<p>AKP kendi düşündüklerini oraya seçtirdi. Ama Sayın Cumhurbaşkanı, olaylara daha objektif bakan, kamuoyuna güven veren kişilerin atanmasına öncülük edebilirdi. HSYK’da bir denge sağlayabilirdi. Bu da toplumda bir güven algısı yaratırdı. Bunun tam tersine, özellikle Kayseri’den baro başkanını, Kayseri-Der Başkanı’nı seçmesi çok manidar. Klientalizm dediğimiz bir etik dışı davranışın mimarı oldu. Bu sözcük adam tutma, seçilecek kişileri müşteri gibi algılama anlamına da geliyor. ‘Ben kendi hemşerilerimi atarım, diğerlerini atamam’ gibi bir algı. Milletvekili olduğu seçim bölgesinden yapılan bu atamalar, yükseltmek istediğimiz toplumun etik değerlerini törpüleme anlamına geliyor.</p>
<p>Hayal kırıklığı yarattı</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanı, geçmişte, özellikle üniversitelerle ilgili atamalarında da bu tartışmaların odağı olmuştu. Ama TBMM’nin açılışındaki konuşmasında, tutukluluk süresinin uzamasını eleştirmesi, ‘Acaba Cumhurbaşkanı toplumun tüm kesimlerini kucaklayan kişi konumuna mı geliyor?’ gibi bir umudu beslemişti. HSYK’ya yapılan bu atamalar tam tersine, o konuşmayı tümüyle gölgede bıraktı. Bende bir hayal kırıklığı yarattı. O konuşmasından sonra Sayın Cumhurbaşkanı’ndan, daha dengeli bir tutum bekliyordum. Özellikle HSYK’nın iktidar yanlısı bir liste ile beslenmesi karşısında Cumhurbaşkanın toplumun dengelerini gözönünde tutarak farklı bir atama yapacağını sanıyordum, tam anlamıyla bir hayal kırıklığı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/politika/gul%e2%80%99un-yaptigi-klientalizm.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kılıçdaroğlu: Gelin beraber demokrasiyi getirelim</title>
		<link>http://www.urfanews.com/politika/kilicdaroglu-gelin-beraber-demokrasiyi-getirelim.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/politika/kilicdaroglu-gelin-beraber-demokrasiyi-getirelim.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Oct 2010 09:55:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=14132</guid>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Birileri yıllar yılı &#8216;CHP demokrasiye karşıdır, CHP hakların genişletilmesine karşıdır, şöyledir böyledir&#8217; dedi. Şimdi açık, net ve kararlı söylüyoruz; Gelsinler beraber Türkiye&#8217;ye batı standartlarında, Avrupa Birliği&#8217;nin beklediği standartlarda demokrasiyi getirelim” dedi. CHP&#8217;nin ülkeye çok partili demokrasiyi getirdiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Sayın Başbakan unutmasın, ona başbakanlık yolunu açan da biziz. Bize kimse [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="highslide"><img class="alignnone size-full wp-image-14133" title="kılıçdaroğlu" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/kılıçdaroğlu.jpeg" alt="" width="299" height="450" /></span></p>
<p>CHP Genel Başkanı Kemal  Kılıçdaroğlu, “Birileri yıllar yılı &#8216;CHP demokrasiye karşıdır, CHP  hakların genişletilmesine karşıdır, şöyledir böyledir&#8217; dedi. Şimdi açık,  net ve kararlı söylüyoruz; Gelsinler beraber Türkiye&#8217;ye batı  standartlarında, <a onmouseover="showAd('26184','100067','11355766' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>Avrupa</strong></span></a> Birliği&#8217;nin beklediği standartlarda demokrasiyi getirelim” dedi.  CHP&#8217;nin ülkeye çok partili demokrasiyi getirdiğini söyleyen  Kılıçdaroğlu, “Sayın Başbakan unutmasın, ona başbakanlık yolunu açan da  biziz. Bize kimse özgürlük ve demokrasi dersi vermesin. O dersi vermeye  kalkanlar önce kendilerine dönüp bir baksınlar” diye konuştu. 2011  seçimlerine kararlı hazırlanacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, şikayetini  anlatan yurttaşa kızıp bağırmayacaklarını söyledi.</p>
<p>BOLU &#8211; CHP&#8217;nin, Bolu Abant Tabiat Parkı&#8217;nda bulunan Büyük Abant Otel’de 2  gün sürecek toplantıya katılacak milletvekili ve Merkez Yönetim Kurulu  üyeleri, <a onmouseover="showAd('27292','101215','1e287126' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>bu</strong></span></a> sabahtan itibaren otobüslerle geldi. Milletvekili ve parti yöneticileri odalarına yerleştikten sonra öğle yemeği yedi.</p>
<p>Saat 13.05&#8242;te otele gelen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ise yemek  salonuna geçti. Spor kıyafeti ile dikkat çeken Kılıçdaroğlu, saat  14.00&#8242;te otelin toplantı salonunda açılış konuşmasını yaptı.  Kılıçdaroğlu, siyasal partilerin genelde ülkenin sorunları ve çözümleri  ile ilgili olarak düşünce ürettiklerini belirterek, “Siyasal partilerin  de canlı organizma olduğunu kabul etmemiz lazım. Ülkenin sorunlarını  çözerken kendi sorunlarımızı da görüşüp tartışalım. Bu süreç içerisinde  toplantıda hem <a onmouseover="showAd('27314','100063','f1271e50' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>Türkiye</strong></span></a>&#8216;yi, hem dünyayı konuşacağız. Türkiye’de önemli konular var. Güzel bir toplantı olacak” diye konuştu.</p>
<p>REFERANDUM SONUÇLARINI MASAYA YATIRDIK<br />
Referandum sürecinden çıkıldığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Sayın  Başbakan, ‘yüzde 42’yi araştıracağını söyledi. Biz hem yüzde 42’lik, hem  de yüzde 58’lik oyu araştırıyoruz. Olaya daha geniş pencereden  bakıyoruz. Yurttaşlarımızın neden ‘Evet’, neden ‘Hayır’ dediklerini  bilimsel verilerle tartışarak, bizim dışımızdaki araştırmacılardan da  yararlanarak masaya yatırıyoruz. Ve takip edeceğiz. 2011 seçimleri var.  Ciddi <a onmouseover="showAd('27335','100086','1f56e9bc' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>bir</strong></span></a> hazırlık yapacağız. Bu bağlamda ekonomiyle ilgili düşüncelerimizi  oluşturmak hem geniş kitlelere yaymak açısından yaptığımız çalışmayı  yakında geniş kitlelere yayacağız. Pazar günü arkadaşlarımızla bu konuyu  tekrar görüşeceğiz. Kamu ile ilgili grup oluşturduk. Önümüzdeki  günlerde kamu alanında ciddi değişiklikler var. 2011 seçimlerine  giderken kamu kurumlarında olan biteni daha yakından izlemeye  çalışacağız” dedi.</p>
<p>Anayasa komisyonu oluşturduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, “CHP&#8217;nin  anayasa değişikliğinden beklentilerini, anayasanın neleri içermesi  konusunda da bir komisyonumuz çalışmaya başlayacak. Seçim komisyonu  oluşturduk. Değişik çevreleri dinliyorlar. 15-17 <a onmouseover="showAd('27299','100780','e9b8fdfa' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>Ekim</strong></span></a>’de  İstanbul’da ortak beyin fırtınası yapacağız. Bilimi, aklı ve mantığı  öne koyarak geleceğe ve seçimlere hazırlanacağız. Biz Türkiye’yi  yönetmek istiyoruz. Türkiye’nin içinde bulunduğu zor koşullardan  Türkiye’yi kurtarmak istiyoruz. Aydınlık, çağdaş Türkiye’yi kurmak  hedefe kilitlenmek ve kilitlendiğimiz hedefte halkın önüne çıkmak  istiyoruz. Daha güçlü, daha kararlı, daha tutarlı politikalarla  çıkacağız” diye konuştu.</p>
<p>GENÇLERE DAHA FAZLA KULVAR AÇMALIYIZ<br />
Türkiye’nin içinde bulunduğu koşulların çok iyi olmadığını ifade eden  Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Üniversiteler açılıyor. Bir baskının  olduğunu görüyoruz. Hiçbir gencimizin aklında Cumhuriyet Halk  Partisi’yle ilgili bir soru işareti kalsın istemiyorum. Gençlere  güveneceksek, gençlerin siyasete girmesini sağlayacaksak, bize  sordukları soruları yanıtlamamız çok çok önemli.Gençler ve kadınlar  siyasete daha fazla ilgi göstermeye başladılar. Üniversitelere  gittiğinizde bu ilginin sıradan olmadığını görüyorsunuz. Üniversiteli  gençler Türkiye’nin ve dünyanın sorunlarını yakından izliyorlar. Bizim  verdiğimiz yanıtlarla samimiyetimizi ölçüyorlar. 12 Eylül’ün getirdiği  gençlerin politikanın dışına itilmesi politikasının artık ters yüz  edildiğini görüyoruz. Gençler daha samimi, daha kararlı siyasete  odaklanmışlar. Gelecekte ülkeyi gençler yönetecekler. Siyasette gençlere  daha fazla kulvar açmalıyız. Gençlere daha fazla yer açacağız.”</p>
<p>TÜRKİYE’YE DEMOKRASİYİ GETİRELİM<br />
Kılıçdaroğlu, 12 Eylül rejiminin getirdiği Siyasi Partiler Yasası’nın  değiştirilmesini önererek, şöyle devam etti: “Bana Türkiye’deki  demokrasiyi sormuşlardı. Ben parti içi demokrasiden de söz etmiştim.  Gerçekten samimiyse siyasi iktidar, gelsin, 12 Eylül rejiminin getirdiği  Siyasi Partiler Yasası’nı da değiştirelim. Türkiye’nin gerçek anlamda  demokrasinin olduğu, yürüdüğü, bir siyasal parti anlayışı Türkiye’de  egemen kılalım. ‘Demokrasi ve özgürlük’ diyorsanız kapılarımız sonuna  kadar açık. ‘Hak ve adalet’ diyorsanız kapımız sonuna kadar açık. Yeter  ki bu ülkede her yurttaşımızın özgürce düşüncelerini ifade edebileceği  sağlıklı, tutarlı, kararlı bir demokrasiyi kendi ellerimizle kuralım.  Bunu istiyoruz biz. Ama birileri yıllar yılı ‘CHP demokrasiye karşıdır,  CHP hakların genişletilmesine karşıdır, şöyledir böyledir’ dedi. Şimdi  açık, net ve kararlı söylüyoruz; Getirsinler, gelsinler beraber  Türkiye’ye demokrasiyi getirelim. Batı standartlarında demokrasi  getirelim. Avrupa standartlarında, Avrupa Birliği&#8217;nin beklediği  standartlarda demokrasiyi getirelim. Bizim insanımız niçin demokrasiyi  tatmasın?”</p>
<p>‘BAŞBAKAN UNUTMASIN’<br />
“Kılıçdaroğlu, tam demokrasi istediklerini, baskıdan yana olmadıklarını  açıklayarak, şöyle devam etti: “Gençler parasız eğitim istiyoruz diye  pankart astıklarında birileri onların ağzını kapatır, birileri onların  bağırmalarına engel olursa o ülkede demokrasiyi nasıl içselleştireceğiz?  O ülkede gençlere ‘Buyurun siyaset yapın’ nasıl diyeceğiz? O tabloyu  iktidarın görmesini isterim. Gençlerden korkmayacaksınız. Gencin  enerjisinden yararlanacaksınız. Yeri geliyor Avrupa Birliği&#8217;ne diyoruz  ki, ‘Biz Avrupa&#8217;nın en güçlü ülkesi olacağız. Nüfusumuzun yarısı genç’  deyip bununla övünüyoruz ama konuşmaması için baskı kuruyoruz. Yani bir  şey söylüyoruz doğru, bir şey yapıyoruz yanlış. O yanlıştan Türkiye’yi  arındıracağız. Çünkü CHP öteden beri bu ülkeye çok partili demokrasiyi  getiren partidir. Sayın Başbakan unutmasın, ona başbakanlık yolunu açan  da biziz. Çünkü nerede demokrasi varsa CHP oradadır. Bize kimse özgürlük  ve demokrasi dersi vermesin. O dersi vermeye kalkanlar önce kendilerine  dönüp bir baksınlar. Neler yaptıklarına baksınlar. Biz demokrasiyi de  özgürlüğü de istiyoruz. Gençlerimiz için istiyoruz, kadınlarımız için  üniversitedeki hocalarımız için de istiyoruz. Anayasalar değişir,  üniversiteler suskun olursa orada demokrasinin olmayacağını da  biliyoruz. Biz öyle demokrasi istiyoruz. Baskıdan yana değiliz.”</p>
<p>Çifte standartla karşı olduklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, konuşmasını  şöyle sürdürdü: “Anayasa değişikliği yaptılar ve geçen gün parlamento da  Sayıştay’dan üç üyenin seçimi vardı. Hani yapıyorlardı ya, Başbakan  diyordu ya, ‘Anayasa değişikliği ciddi bir konudur. Bir kelime üzerinde  bile günlerce tartışma olabilir.’ Doğru. Peki sayın Başbakan&#8217;a şu soruyu  sormayacak mıyız; Sizin grup başkan vekilleriniz 26 maddelik  değişikliği getirip önümüze koyduklarında ne söylediler? ‘3 gün içinde  yanıt verin’. 26 maddelik değişikliğe biz 3 gün içinde yanıt vereceğiz  ve Başbakan çıkacak kendisinin haklılığını kanıtlamak için ‘Öyle olmaz  bir kelime üzerinde günlerce tartışma olur’ diyebiliyor. İşte bu çifte  standarta karşıyız. Bir insan o verdiği sözün arkasında durmalıdır.  Neyse verdiği söz, anayasa değişikliği mi, demokrasi mi? Hay hay buyurun  gelin. Bunları yapacağız. Üniversiteleri özerk olmayan bir ülkenin  kendisi de özerk değildir. Yolumuz bu. Bunu da her ortamda açıklıkla  dile getireceğiz.”</p>
<p>YURTTAŞA KIZIP BAĞIRMAYACAĞIZ<br />
2011 seçimlerine kararlı ve tutarlı hazırlanacaklarını ifade eden  Kılıçdaroğlu, “Söylem birliğimizi geliştireceğiz. Çok güzel projeler  hazırlanıyor. Yakında açıklanacak. Her bir ilimiz için özel çalışmalar  yapılıyor. Çok güzel ve kararlı bir hazırlık yapıyoruz. Toplumun her  kesimine kararlıkla hitap edeceğiz. Hazırlığımız bunun üzerinedir. Her  eleştiriden ders çıkartacağız. CHP’nin temel görevi budur. Eleştiriye  kızmak değil, eleştiriden ders çıkartmaktır. Biz birilerinin yaptığı  gibi yapmayacağız. Birilerinin yaptığı gibi şikayetini anlatan yurttaşa  kızıp bağırmayacağız. Ona hak verip kendi düşüncemizi ona aktaracağız.  Sağlıklı ve güzel bir iletişim halinde olacağız. Sosyal bir partiyiz.  Yeri geldiğinde fıkra da anlatacağız. Hayatı her bölümüyle yakalamak  zorundayız. İnsanı da, doğayı da, çevreyi de yakalayacağız” diyerek  sözlerini tamamladı. Toplantı, daha sonra basına kapatıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/politika/kilicdaroglu-gelin-beraber-demokrasiyi-getirelim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AK Parti&#8217;de Başesgioğlu depremi</title>
		<link>http://www.urfanews.com/politika/ak-partide-basesgioglu-depremi.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/politika/ak-partide-basesgioglu-depremi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jul 2010 20:31:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[istifa akp]]></category>
		<category><![CDATA[urfa habr]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=14039</guid>
		<description><![CDATA[AK Parti İstanbul Milletvekili Murat Başesgioğlu, partisinden istifa etti. Başesgioğlu, yaptığı açıklamada, &#8220;Zamanla ortaya çıkan esaslı görüş ayrılıkları, Adalet ve Kalkınma Partisi içerisinde birlikte siyaset yapma imkanını ortadan kaldırmıştır” dedi. Ak Parti İstanbul Milletvekili Murat  Başesgioğlu partisinden istifa etti. Başesgioğlu, yaptığı yazılı açıklamada, “Türkiye&#8217;nin temel meselelerine  ilişkin zamanla ortaya çıkan esaslı görüş ayrılıkları, Adalet ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/baseskioglu.gif"><img class="alignnone size-full wp-image-14040" title="baseskioglu" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/baseskioglu.gif" alt="" width="300" height="300" /></a></strong></p>
<p><strong>AK Parti İstanbul Milletvekili Murat Başesgioğlu, partisinden istifa etti. Başesgioğlu, yaptığı açıklamada, &#8220;Zamanla ortaya çıkan esaslı görüş ayrılıkları, Adalet ve Kalkınma Partisi içerisinde birlikte siyaset yapma imkanını ortadan kaldırmıştır” dedi.</strong></p>
<p>Ak Parti İstanbul Milletvekili Murat  Başesgioğlu partisinden istifa etti.</p>
<p>Başesgioğlu, yaptığı yazılı açıklamada, “Türkiye&#8217;nin temel meselelerine  ilişkin zamanla ortaya çıkan esaslı görüş ayrılıkları, Adalet ve Kalkınma Partisi  içerisinde birlikte siyaset yapma imkanını ortadan kaldırmıştır” dedi.</p>
<p>Başesgioğlu, açıklamasında şunları kaydetti:</p>
<p>“Bu görüşlerim yazılı ve şifahi olarak Sayın Başbakan ile de paylaşılmış  ve partiden ayrılma isteğim kendilerine ifade edilmişti.</p>
<p>Bugün, daha önce alınan, ancak çeşitli nedenlerle ertelediğim ayrılma  kararını resmileştirmek ve kamuoyuyla paylaşmak zamanı gelmiştir.</p>
<p>Milletimize hizmet etme imkanı tanıdıkları için Sayın Cumhurbaşkanı&#8217;na,  Sayın Başbakan&#8217;a, Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticilerine teşekkür ediyorum.”</p>
<p>Murat Başesgioğlu&#8217;nun istifasıyla Ak Parti&#8217;nin TBMM&#8217;deki sandalye sayısı  335&#8242;e düştü, bağımsızların sayısı ise 9&#8242;a yükseldi.</p>
<p>TBMM&#8217;deki son sandalye dağılımı şöyle:<br />
        <br />
         Ak Parti   335<br />
         CHP        101<br />
         MHP         69<br />
         BDP         20<br />
         Bağımsız     9<br />
         DSP          6<br />
         DP           1<br />
         TP           1<br />
         Boş          8<br />
         &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
         Toplam     550<br />
     </p>
<p><strong>KAPUSUZ: GEREKÇESİNİ BİLMİYORUM</strong></p>
<p>Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz, İstanbul Milletvekili Murat Başesgioğlu&#8217;nun istifasını gazetecilerden duyduğunu söyledi. Kapusuz, “Bu partide 6,5 yıldan fazla bakanlık yapmış bir arkadaşımız. Açıkçası, gerekçesini filan da duymadım” dedi.</p>
<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da Başesgioğlu&#8217;nun Ak Parti&#8217;den istifasına üzüldüğünü söyledi.</p>
<p>Ak Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, İstanbul Milletvekili Murat Başesgioğlu&#8217;nun istifasını, “7 yıla yakın bir süre Bakanlık yapan bir isim, en azından 23. dönemin sonuna kadar Ak Parti&#8217;de kalarak, kendisine oy verenlere karşı siyasi sorumluluğunu yerine getirebilirdi” şeklinde değerlendirdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/politika/ak-partide-basesgioglu-depremi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Baykal&#8217;ın morali yerinde, gayet vakur&#8217;</title>
		<link>http://www.urfanews.com/politika/baykalin-morali-yerinde-gayet-vakur.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/politika/baykalin-morali-yerinde-gayet-vakur.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 May 2010 10:04:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet özer ülken]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[antalaya]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13967</guid>
		<description><![CDATA[CHP&#8217;de il başkanları toplantısı sonra Baykal&#8217;ın randevu verdiği tek kişi Antalya İl Başkanı Ahmet Özer Ülken konuştu ANTALYA &#8211; CHP Genel Başkanlığı görevinden istifa eden Deniz Baykal&#8217;ın, il başkanları toplantısından sonra dün evinde kabul ettiği CHP Antalya İl Başkanı Ahmet Özer Ülken, “Morali yerinde. Gayet vakurdu. Kendisinin açıklamasında istediği şekilde hareket edildiğini düşünüyor. Bu nedenle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/baykl1.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13968" title="baykl" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/baykl1.jpeg" alt="" width="463" height="309" /></a></p>
<p>CHP&#8217;de il başkanları toplantısı sonra Baykal&#8217;ın randevu verdiği tek kişi Antalya İl Başkanı Ahmet Özer Ülken konuştu<br />
ANTALYA &#8211; CHP Genel Başkanlığı görevinden istifa eden Deniz Baykal&#8217;ın, il başkanları toplantısından sonra dün evinde kabul ettiği CHP Antalya İl Başkanı Ahmet Özer Ülken, “Morali yerinde. Gayet vakurdu. Kendisinin açıklamasında istediği şekilde hareket edildiğini düşünüyor. Bu nedenle memnundu” dedi. Ülken, tek adayın Kılıçdaroğlu olması durumunda Antalya teşkilatının arkasında olacağını da açıkladı.</p>
<p><a onmouseover="showAd('25378','100814' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>Ankara</strong></span></a>&#8216;da dün yapılan il başkanları toplantısının ardından Deniz Baykal, 81 il başkanının randevu talebine yanıt vermezken, sadece Antalya İl Başkanı Ahmet Özer Ülken&#8217;i kabul etmesi, gözleri memleketine çevirdi. Antalya Milletvekili Osman Kaptan ile birlikte Baykal&#8217;ı Angora Evleri Sitesi&#8217;nde ziyaret eden ve 20 dakika görüşen Ülken, bu sabah Antalya&#8217;ya döndü.</p>
<p>İL BAŞKANLARI TOPLANTISININ SONUCUNU DEĞERLENDİRMEDİ<br />
Görüşmede eşi Olcay Baykal ve kızı Aslı Baykal Ataman&#8217;ın da bulunduğunu belirten Ülken, kendilerine çay ve börek ikram edildiğini söyledi. Ankara’daki toplantının ardından Antalya’ya dönerken kendisine ‘Hoşçakalın’ demek istediğini ifade eden Ülken, görüşme talebinin kendisinden geldiğini kaydetti. Olumlu yanıt verilmesi üzerine milletvekili Kaptan ile birlikte ziyaret gittiğini anlatan Ülken, Deniz Baykal&#8217;ın moralinin yerinde olduğunu söyledi. Ülken, “Gayet vakurdu. Kendisinin il başkanları toplantısının öncesinde yaptığı açıklamada istediği şekilde hareket edildiğini düşünüyor. Bu nedenle memnundu. İl başkanları toplantısının sonucuyla ilgili <a onmouseover="showAd('25379','100086' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>bir</strong></span></a> değerlendirmesi olmadı” dedi.</p>
<p>İl başkanlarının imzalı bildirisinde dönmesinin <a onmouseover="showAd('25724','100492' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>uygun</strong></span></a> bulunmadığının hatırlatılması ve Baykal&#8217;ın bu konuda değerlendirme yapıp yapmadığının sorulması üzerine Özer Ülken, “Oradaki ifadeye dikkat edilmeli. ‘Bu aşamada dönmesini uygun bulmuyoruz’ deniliyor. Kargaşada bazı detaylar gözden kaçırılıyor. Doğru okuyup doğru yorumlamak gerekir” diye konuştu.</p>
<p>-İMZA SAYISI 77 DEĞİLDİR-<br />
Antalya İl Başkanı Ülken, Kılıçdaroğlu&#8217;nun adaylığına karşı oldukları şeklinde anlaşıldıklarını belirterek, bunun doğru olmadığını kaydetti. Ülken, şöyle konuştu:</p>
<p>“Oradaki bizim tavrımız Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun adaylığına karşı değildi. Orada sadece biz değil, 17- 18 arkadaşımız imza atmadı. O sayı da yanlıştır ayrıca. 77 değildir. Orada imza atmamak, Kılıçdaroğlu&#8217;na karşı olmak anlamında yorumlanamaz. Bu polemiği Baykal- Kılıçdaroğlu yarışması şekline çekmek de çok yanlıştır. Zaten Deniz Baykal aday değildir. Kurultayda genel başkan kim olursa bizler de onun arkasında olacağız. Çünkü bizler partinin neferiyiz. Tek aday Kılıçdaroğlu olursa Antalya olarak arkasında oluruz. Kılıçdaroğlu&#8217;na karşıyız diye birşey yok.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/politika/baykalin-morali-yerinde-gayet-vakur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kılıçdaroğlu&#8217;ndan Baykal&#8217;a yanıt</title>
		<link>http://www.urfanews.com/politika/kilicdaroglundan-baykala-yanit.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/politika/kilicdaroglundan-baykala-yanit.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 May 2010 08:31:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[baykal]]></category>
		<category><![CDATA[kemal kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[seks kasedi deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13938</guid>
		<description><![CDATA[  CHP Genel Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal&#8217;ın &#8221;Adaylığını benden gizlediler&#8221; sözlerine yanıt verdi: Ne geceyarısı ne gündüz pazarlığı yapıldı. Adaylığım kimseden gizlenmedi&#8230; CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa eden Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığının kendinden gizlendiği belirterek, “Ben sürecin mutabakat içerisinde görütülmesini telkin ettim ancak buna rağmen, bu işi kaçırarak yaptılar. Geceyarısı pazarlığı yaptılar” dedi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/kemal-kilicdaroglu.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-13939" title="kemal kilicdaroglu" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/kemal-kilicdaroglu.jpg" alt="" width="240" height="300" /></a></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>CHP Genel Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal&#8217;ın &#8221;Adaylığını benden gizlediler&#8221; sözlerine yanıt verdi: Ne geceyarısı ne gündüz pazarlığı yapıldı. Adaylığım kimseden gizlenmedi&#8230;</strong></p>
<p>CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa eden Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığının kendinden gizlendiği belirterek, “Ben sürecin mutabakat içerisinde görütülmesini telkin ettim ancak buna rağmen, bu işi kaçırarak yaptılar. Geceyarısı pazarlığı yaptılar” dedi.</p>
<p>Baykal&#8217;ın bu sözlerine yanıt veren Kılıçdaroğlu, &#8221;Adaylığım gizlenmedi&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu, TBMM&#8217;de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu&#8217;na yöneltilen sorular ve cevaplar şöyle:</strong></p>
<p><strong>Soru: Baykal ile telefonla görüştünüz mü?</strong></p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu: </strong>Hayır. Hiç <span><strong>fırsat</strong></span> olmadı. Elbette Deniz Bey ile görüşürüz.</p>
<p><strong>Soru: Baykal, “Kaderime kırgınım demiş” Ne diyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu: </strong>Dolaylı olarak anlatılan <span><strong>bir</strong></span> ifade. Deniz Bey&#8217;den duymadım. Belki MYK&#8217;da iki farklı görüşün ortaya çıkması, Deniz Bey&#8217;e bu farklılığın yansıması, Deniz Bey&#8217;in hoşuna gitmemiş olabilir. &#8216;Niçin iki ayrı görüş, iki ayrı söylem geliştirildi&#8217; diye belki bir kırgınlık ifade etmiştir.</p>
<p><strong>Soru: Kurultayda liste nasıl olacak, çarşaf mı yoksa blok mu?</strong></p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu:</strong> Ona kurultay karar verecek, benim karar verme durumum yok.</p>
<p><strong>Soru: Deniz Bey&#8217;e atfen, sizin adaylığınızın ondan gizlendiği yolunda bir açıklama geldi.</strong></p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu: </strong>Onu bilmiyorum. Deniz Bey&#8217;den doğrudan böyle bir şey duymadım ama Deniz Bey&#8217;in düşüncesi nedir, onu da çok net bilmiyorum.</p>
<p><strong>Soru: Adaylığınızın ondan gizlenmesi söz konusu mu?</strong></p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu: </strong>Benim adaylığım kimseden gizlenmedi. Adaylığı, çıkıp kamuoyu önünde açıkladık.</p>
<p><strong>Soru: Öncesi kast ediliyor sanırım&#8230;</strong></p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu: </strong>Sayın Genel Başkanımız, MYK içindeki tartışmaları aktarmış, öyle anlaşılıyor. Daha önce yapılan görüşmeler, o görüşmelerden varılan sonuçlar, Sayın Özyürek&#8217;in yaptığı açıklamalar&#8230; Yani baştan bu yana oluşan süreci galiba Sayın Baykal eleştirmiş. Genel Başkanımızdır, eleştirisi de hoşgörüsü de başımızın üstünde, kendisine saygı duyarız. Onun eleştirileri, bizim bundan sonraki yaşamımızda hata yapmamamız için önemli verilerdir. Öyle görüyorum.</p>
<p><strong>Soru: Gece yarısı pazarlığı yok diyorsunuz&#8230;</strong></p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu: </strong>Hayır, öyle gece yarısı pazarlığı söz konusu değil.</p>
<p><strong>Soru: Baykal&#8217;ın avukatları, görüntülerle ilgili açıklama yapacakmış, bilginiz var mı?</strong></p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu: </strong>Bilmiyorum, bilgim yok. Tabii avukatların yapacağı açıklamalar önemli.</p>
<p><strong>Soru: Sayın Baykal ile kurultaydan önce bir araya gelecek misiniz?</strong></p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu:</strong> Büyük bir olasılıkla olacak.</p>
<p><strong>Soru: Baykal, onursal başkanlığa gerek olmadığını söyledi.</strong></p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu: </strong>Onursal başkanlık konusu, daha çok belirli çevrelerden, bazı partililerden, medyadan gelen önerilerdi. Bu önerileri, Sayın Baykal&#8217;ın bilgisi dışında gerçekleştirmemiz doğru olmazdı. Böyle bir öneri gelse, biz bunu Sayın Baykal&#8217;a aktaracaktık. Sayın Baykal, eğer <span><strong>uygun</strong></span> görürse bunu gündeme getirecektik. Uygun görmezse, yapacağımız bir şey yok.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/politika/kilicdaroglundan-baykala-yanit.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baykal konuştu: Aday değilim</title>
		<link>http://www.urfanews.com/politika/baykal-konustu-aday-degilim.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/politika/baykal-konustu-aday-degilim.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 07:15:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13906</guid>
		<description><![CDATA[Deniz Baykal, aday olmayı düşünmediğini söyleyip ekledi: Devir kırgınlıkların hesaplaşmanın günü değil, birlik beraberlik ve bütünleşme günüdür. İbret sahneleri yaşanmıştır. Bunlar not alınmıştır. Herşeyin bir zamanı vardır. Bugüne kadar suskunluğunu koruyan Baykal en kritik günlerde ilk açıklamasını Vatan gazetesinden Aydın Ayaydın&#8217;a yaptı: Devir kavga devri değil birlik beraberlik ve toparlanma devridir. Aydın Ayaydın Baykal&#8217;la konuşmasını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/bayk.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-13907" title="bayk" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/bayk.jpg" alt="" width="300" height="294" /></a></p>
<p>Deniz Baykal, aday olmayı düşünmediğini söyleyip ekledi: Devir kırgınlıkların hesaplaşmanın günü değil, birlik beraberlik ve bütünleşme günüdür. İbret sahneleri yaşanmıştır. Bunlar not alınmıştır. Herşeyin <a onmouseover="showAd('25379','100086' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>bir</strong></span></a> zamanı vardır.</p>
<p><span style="font-size: x-small;">Bugüne </span><a onmouseover="showAd('25437','100331' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span style="font-size: x-small;"><strong>kadar</strong></span></a><span style="font-size: x-small;"> suskunluğunu koruyan Baykal en kritik günlerde ilk açıklamasını <span style="color: #ff0000;">Vatan</span> gazetesinden Aydın Ayaydın&#8217;a yaptı: Devir kavga devri değil birlik beraberlik ve toparlanma devridir. Aydın Ayaydın Baykal&#8217;la konuşmasını şöyle anlattı.</p>
<p>CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal ile Kılıçdaroğlu&#8217;nun adaylığından <a onmouseover="showAd('25849','100330' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>sonra</strong></span></a> ortaya çıkan </span><a onmouseover="showAd('25427','100128' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span style="font-size: x-small;"><strong>son</strong></span></a><span style="font-size: x-small;"> durum hakkında değerlendirmelerini almak üzere bir telefon görüşmesi yaptım. Baykal&#8217;ın moralinin son derece yerinde, yaşananları sakin bir şekilde izlediğini hissettim. Ses tonundan üzgün olmadığını ancak bazı sözcükleri kullanırken bilerek altını çizdiğini, bu aşamada tek düşüncesinin parti bütünlüğüne zarar verilmeden bu kurultayın sonuçlanmasını istediğini gördüm.</p>
<p>Baykal&#8217;a öncelikle <strong>Kılıçdaroğlu&#8217;nun adaylığından sonra CHP MYK&#8217;sının sizi göreve davet etmesinden sonra sizde aday olmayı düşünüyor musunuz?</strong> diye sordum</p>
<p>Baykal&#8217;ın cevabı açık ve netti. &#8216;Aday olmayacağını ve kurultaya katılmayacağımı daha evvel açıklamıştım. Aynı noktadayım. Aday olmayı düşünmüyorum&#8217; dedi.</p>
<p><strong>Peki Sayın Kılıçdaroğlu&#8217;nun adaylığına destek verecek misiniz? Veya bir başkasını aday çıkarmayı düşünüyor musunuz?</strong></p>
<p>Ben hiç kimseyi aday yapma veya hiç kimsenin adaylığını engelleme durumunda değilim. Benden kimse böyle bişey beklemesin</p>
<p><strong>Peki sayın Baykal son gelişmeler hakkında neler düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p>Öncelikle CHP&#8217;nin bütünlüğünü ve partililerin </span><a onmouseover="showAd('25442','100024' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span style="font-size: x-small;"><strong>yeni</strong></span></a><span style="font-size: x-small;"> yönetim için bir birleriyle kenetlenmelerini isitiyorum.</p>
<p><strong>Sayın Baykal bunu biraz daha açar mısınız?</strong></p>
<p>CHP teşkilatları ve parti yönetimi arasındaki ilişkiler asla zedelenmemeli. Ayrışmaya fırsat verilmemeli. CHP&#8217;nin birliği ve bütünlüğünü ön planda tutan dayanışma duygusuyla <a onmouseover="showAd('25382','100024' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>yeni</strong></span></a> bir yönetim oluşmasına tüm teşkilatların katkı vermeleri gerekir.</p>
<p>CHP, hukuk çiğnenerek haksız saldırılar ve komplolora muhatap bırakılmıştır. Bu tür komploların tezgahlandığı bir ortamda kurultaya önemli bir görev düşüyor. Böyle bir ortamda üzüntü verici gelişmeleri hayretle izliyor ve acı bir siyaset tablosuyla karşı karşıya kaldığımızı görüyorum.<br />
Ne yazık ki bu süreçte ibret sahneleri yaşanıyor. Ahlaki ve siyasi sınav verme aşamasında partililerin üzerlerine düşen görevi yerine getireceğine inanıyorum. CHP&#8217;nin bölünmesini bekleyenler sükut-u hayale uğrayacaklardır. Gün CHP&#8217;ye sahip çıkma günüdür. Birbiriyle kenetlenme günüdür. Yeni yönetimi yeni bir başlangıçla belirleme günüdür. CHP örgütü dayanışma örneği göstererek sorumluluk bilinciyle<br />
tarihi sorumluluğun üstesinden gelerek birlik ve beraberlik içinde kurultayını başarıyla tamamlayacaktır.</p>
<p><strong>Peki sayın Baykal bu yaşananlardan dolayı kimseye kırgın mısınız?</strong></p>
<p>Devir kırgınlıkların hesaplaşmanın günü değil, birlik beraberlik ve bütünleşme günüdür. İbret sahneleri yaşanmıştır. Bunlar not alınmıştır. Herşeyin bir zamanı vardır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/politika/baykal-konustu-aday-degilim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meclis&#8217;te bayrak gerilimi</title>
		<link>http://www.urfanews.com/politika/mecliste-bayrak-gerilimi.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/politika/mecliste-bayrak-gerilimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 11:03:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[dtp]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[kürşad tüzmen]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[trt]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13793</guid>
		<description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu&#8217;nda AKP&#8217;li Kürşad Tüzmen&#8217;le DTP&#8217;li Hasip Kaplan ve Sırrı Sakık arasında Türk Bayrağı polemiği yaşandı BDP&#8217;li Hasip Kaplan ve Sırrı Sakık&#8217;ın &#8216;Türk Bayrağı ile bir sorunlarının olmadığına&#8217; yönelik sözleri üzerine AK Partili Kürşad Tüzmen, bunun yetmeyeceğini, &#8216;Türk Bayrağı bizim bayrağımızdır&#8217; demeleri gerektiğini söyledi. Kaplan da nüfus cüzdanını göstererek, &#8221;Burada Rus bayrağı yok&#8221; dedi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/politika2.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13794" title="politika" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/politika2.jpeg" alt="" width="450" height="331" /></a></p>
<p>TBMM <a onmouseover="showAd('25660','102140' ,event);clearAdInterval();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>Genel</strong></span></a> Kurulu&#8217;nda AKP&#8217;li Kürşad Tüzmen&#8217;le DTP&#8217;li Hasip Kaplan ve Sırrı Sakık arasında Türk Bayrağı polemiği yaşandı</p>
<div id="divAdnetKeyword3">
<p>BDP&#8217;li Hasip Kaplan ve Sırrı Sakık&#8217;ın &#8216;Türk Bayrağı ile bir sorunlarının olmadığına&#8217; yönelik sözleri üzerine AK Partili Kürşad Tüzmen, bunun yetmeyeceğini, &#8216;Türk Bayrağı bizim bayrağımızdır&#8217; demeleri gerektiğini söyledi. Kaplan da nüfus cüzdanını göstererek, &#8221;Burada Rus bayrağı yok&#8221; dedi.</p>
<p>CHP, Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamaması nedeniyle TRT&#8217;nin özerkliğine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesine dair grup önerisi getirdi.</p>
<p>Öneri üzerinde konuşan Kaplan, TRT&#8217;de, kapatılan DTP&#8217;ye, geçen yıl sadece 2 saat yer verildiğini ileri sürerek, bu durumu eleştirdi. Ak Parti Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen&#8217;in kendisine laf atması üzerine Kaplan “Siz şovmenlikten başka bir şey yapmazsınız” diye tepki gösterdi.</p>
<p>&#8216;RUS BAYRAĞI YOK&#8217;</p>
<p>Bayrağa karşı saygılarının sonsuz olduğunu ifade eden Kaplan, yakasındaki rozeti gösterdi, ayrıca cüzdanından, nüfus cüzdanını çıkartarak, “Burada Rus bayrağı yok” dedi.</p>
<p>Bayrağın, bu ulusun değeri olduğunu belirten Kaplan, kaçakçının, çetelerin, katillerin de o bayrağı eline aldığını ve ortak değeri kirlettiğini söyledi. Kaplan, bayrak ve Kuranıkerim üzerinden siyaset yapanların, yanlış yaptığını kaydetti.</p>
<p>&#8216;TÜRK BAYRAĞIYLA BİR SORUNUMUZ YOK&#8217;</p>
<p>Kaplan&#8217;dan sonra yerinden söz alan BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, kendilerinin bayrakla bir sorunlarının bulunmadığını ifade ederek, “Bu zat, mevki, makam kaybettiği için sığınacak liman arıyor. Biz bu liman değiliz. Bizim üzerimizden siyaset yaptırmayız” dedi.</p>
<p>Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan Tüzmen&#8217;in, “Uslu uslu oturuyordum, laf gelince dayanamadım. Bu arkadaşlar, bayrakla sorunlarının olmadığını söylüyorlar. Bu yetmez. &#8216;Türk bayrağı bizim bayrağımızdır&#8217; deyin, bunu istiyorum” sözlerine, BDP&#8217;liler tepki gösterdi.</p>
<p>Bunun üzerine, “Ben hepinizi seviyorum” diyen Tüzmen, Ak Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç ile İstanbul&#8217;dan Ankara&#8217;ya giderken kapatılan DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ve milletvekilliği düşürülen Aysel Tuğluk&#8217;u gördüklerini, elindeki bavulunun ağır olması nedeniyle “kendisi gibi bir adamın” Tuğluk&#8217;un çantasını taşıdığını anlattı.</p>
<p>Tüzmen, “Belki ben senden daha fazla Kürdüm, belki sen daha fazla Türksün, kim bilebilir. Hazreti Adem Türk mü Kürt müydü?” diye konuştu.<br />
Sakık, sataşma gerekçesiyle kürsüye çıkarak, Tüzmen&#8217;in her gün sinirli bir şekilde Genel Kurul salonuna gelerek, sert bir biçimde çantasını masaya<br />
vurduğunu ve sataşacak bir yer aradığını savundu. Bir düşünürün, “Her alçağın en son sığınacağı limanlar, bu kutsal değerlerdir” dediğini öne süren Sakık, hiç kimsenin, bu kutsal değerlere sığınarak, başkasına haksızlık edemeyeceğini söyledi.</p>
<p>Dayatmayla bayrağın sevdirilemeyeceğini ifade eden Sakık, “Niye bölgede insanlar bayrağa tepki gösterdi. Çünkü panzerlere bayrağı takıp, ev yaktılar. Bayrak, resmi din, üniter yapıyla hiçbir sorunumuz yok, sorunumuz; tek ırktır. Biz Türk değiliz. &#8216;Biz kardeşiz&#8217; diyorlar. Böyle kardeşlik batsın, böyle kardeşlik istemiyoruz. Bu kardeşlik değil, efendi, köle ilişkisidir” görüşünü savundu.</p>
<p><img src="http://adtext.adnet.com.tr/counthighlight.ashx?t=1270810890791&amp;ids=%287616,25660,102140%29" border="0" alt="" width="0" height="0" /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/politika/mecliste-bayrak-gerilimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baykal: Anayasa değişikliği şartları yok</title>
		<link>http://www.urfanews.com/politika/baykal-anayasa-degisikligi-sartlari-yok.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/politika/baykal-anayasa-degisikligi-sartlari-yok.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 10:20:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[baykal]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13729</guid>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye&#8217;nin bugün anayasa değişikliği konusunu konuşmanın şartlarına sahip olmadığını savundu CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye’nin bugün anayasa değişikliği konusunu konuşmanın şartlarına sahip olmadığını savunarak, &#8220;Gitmesi gereken, birbirine düşmüş bir Parlamentonun yapacağı iş anayasa değişikliği değildir&#8221; dedi. Baykal, partisinin Ankara İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, TEKEL işçilerinin eylemine değinerek, olayın çarpık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/politika1.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13730" title="politika" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/politika1.jpeg" alt="" width="450" height="364" /></a></p>
<p>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye&#8217;nin bugün anayasa değişikliği konusunu konuşmanın şartlarına sahip olmadığını savundu</p>
<p>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye’nin bugün anayasa değişikliği konusunu konuşmanın şartlarına sahip olmadığını savunarak, &#8220;Gitmesi gereken, birbirine düşmüş bir Parlamentonun yapacağı iş anayasa değişikliği değildir&#8221; dedi.</p>
<p>Baykal, partisinin Ankara İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, TEKEL işçilerinin eylemine değinerek, olayın çarpık bir özelleştirme uygulamasının getirdiği sonuç olduğunu söyledi.</p>
<p>Türkiye’nin yüz akı, kar eden bir kuruluş olan TEKEL’in elindeki tesislerin yok pahasına satıldığını öne süren Baykal, &#8220;Yabancı sigara tekellerinin, monopollerinin talepleri doğrultusunda kendi TEKEL’inizi boğacak, yabancı tekellerin önünü açacaksınız ve bunu yaparken de oralarda çalışan insanları adam yerine bile koymayacaksınız, onların işini elinden alacaksınız. Kendi hatandan dolayı onun başarılı çalıştığı, karlı bir kuruluşu kapatacaksın, kapatırken orada yaşayan insanlara karşı en küçük bir sorumluluk duymayacaksın, Türkiye de sana hak verecek, olur mu öyle bir şey?&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Baykal, TEKEL işçilerinin, &#8220;bu kadar haksızlık karşısında, büyük bir olgunlukla, zarafetle, vicdanlara hitap ederek, vitrinleri kırmadan, kimseye zarar vermeden, kendilerine yapılan haksızlığı milletin anlaması için, fedakarlıklarla acıları taşıyarak, kışın ortasında havuzlara atılmayı içlerine sindirerek, gaz, cop yiyerek, ama hiçbir zaman Ankaralılarla ilişkisini bozmadan bugünlere kadar direnişini getirdiğini&#8221; ifade etti.</p>
<p>İşçilerin en büyük destekçisinin de çevredeki esnaf olduğunu belirten Baykal, böyle sürdürülen bir eylemin tüm Türkiye’de heyecan yarattığını belirterek, &#8220;Şimdi günün birinde TEKEL işçisi alçak gönüllü şekilde haklı davalarını ortaya koyuyor. Bütün Türkiye sahip çıktı. Bugün ayın son günü. ’Ayın sonuna kadar izin verdik, yakacağız, yıkacağız, dağıtacağız’&#8230; Dağıtacaksın da ne olacak?&#8221; dedi.</p>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, &#8220;TEKEL işçileri yan gelip yatıyor, onlara yetim hakkı yedirmem&#8221; dediğini ileri süren Baykal, &#8220;Tekel işçisi yan gelip yatmak istemiyor. İş istiyor, çalışmak istiyor. Hele TEKEL işçilerinin yetim hakkı yedikleri ifadesi, kimsenin ağzına yakışmaz da, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzına hiç yakışmıyor. Hangi yetimin hakkını ne yaparak yemişler, nerede yemişler yetimin hakkını? Yani bir insan bu kadar içinde bulunduğu durumun herkesin aklına gelebileceğini unutarak, kendisiyle ilgili hiçbir konu yokmuş gibi ortaya çıkar&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Siyasetçilerin yargılanması</strong></p>
<p>Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan’ın, &#8220;Nasıl bir yargı mensubunun yargılanması Başkanlar Kuruluna bağlı ise bırakınız siyasetçinin yargılanmasına da Parlamento müsaade etsin&#8221; dediğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Parlamentodaki bir siyasetçinin yargılanması ihtiyacı ortaya çıktığında ki bugün Meclis’teki 550 milletvekilimizin 608 kez yargılanmasına ihtiyaç çıkmıştır. Yani 608 fezleke, dosya hazır bekliyor. Bu yargılamanın yapılıp yapılmayacağına Meclis karar veriyor. TBMM o kararı almadığı için 608 dosya yargılanamıyor zaten. Başbakanın bundan haberi yok mu? Parlamento hiç karar almadığı için özellikle kendi iktidar döneminde, Başbakan galiba zannediyor ki Parlamento’ya böyle bir yetki verilmedi. Halbuki Parlamento’nun böyle bir yetkisi var. Parlamento istese o 608 dosyanın, 608’ini de yargılamanın önünü açabilir. Niye açılmıyor, çünkü parlamento kapatıyor, kapattı. Onun için evrakta sahtekarlık, kalpazanlık, ihaleye fesat karıştırma soruşturulamayor. Parlamento o yetkiye zaten sahip. Başbakan o yetkiyi talep ediyor. Yani bu kadar bu işlerle ciddi iddia ortaya koyup da işin temeline yönelik ilgisizlik ve bilgisizlik bu düzeyde ortaya çıkabilir.&#8221;</p>
<p><strong>Anayasa değişikliği</strong></p>
<p>Baykal, Başbakan Erdoğan’ın, &#8220;Bir siyasi partinin kapatılıp kapatılmamasına TBMM’nin karar vermesi&#8221; yönündeki sözlerini anımsatarak, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Yani ’bir partiyle ilgili davaya izin verip vermeme yetkisi Meclis’in elinde olsun’ diyor Başbakan, diyor ki, ’siz ciğeri kediye emanet edin, Parlamento’da bize bırakın biz gereğini yapalım’. Peki, onlar suçlu ise parlamentodakilerin yargılanması söz konusu ise hem sanık olacaksınız, hem de hakim olacaksınız. Bu, Başbakanın son günlerde özellikle nasıl bir zihni dağınıklık içine girebileceğini gösteren bir örnek. Başbakanın şu sırada derdi, Anayasa’yı değiştirmektir. Şu anda Başbakan, Türkiye’nin en önemli konusu olarak Anayasa değişikliğini tespit etmiştir, şu andaki derdi o.</p>
<p>Bir süre önce Kürt açılımı diyordu, Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Günlerce, haftalarca, aylarca Türkiye Kürt açılımı tartışmasıyla meşgul edildi. Nereye geldiğini gördük, Kürt açılımı diye başladılar iş Yeşilçam açılışıyla noktalandı. Şimdi Ermeni açılımı dediler, tam bir fiyaskoya dönüştü. O açılımın içinde yer alan, yer aldığına, imza atan imza attığına pişman&#8230; Şimdi Başbakanın yeni açılımı Anayasa değişikliği açılımıdır.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Temel yanlış” </strong><br />
Baykal, bugün gelinen noktada bu Parlamento ile bugünkü siyasi koşullarda herhangi bir Anayasa değişikliğinin veya yeniden Anayasa yapmanın söz konusu olmasının temel bir yanlış olduğunu savundu.</p>
<p>&#8220;8 yıldır iktidardalar, 8 yıldır yıpranıldı. Şimdi oylar yüzde 30’un altına düştü, kamuoyu araştırmaları açıkça gösteriyor. Yıpranmış bir parlamento, süresini, iddiasını tüketmiş, inişe geçmiş, köklü bir biçimde değişmesi kaçınılmaz bir parlamento, siyasi dayanakları ortadan kalkmış bir parlamento, Anayasa değişikliğini gündemine alacak. Bunun bir anlamı yok. Türkiye Anayasa değişikliğini gündemine alacaktır, yeni taze bir iktidar, arkasında milli iradenin saygın bir ağırlığı ve yıpranmamış bir parlamento dönemi içinde hep birlikte gerçekleştireceğiz. Temelini kaybetmiş bir parlamento çoğunluğu, ’fırsat benim elimde’ deyip Anayasayı değiştiriverecek. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu olamaz.</p>
<p>Türkiye bugün Anayasa değişikliği konusunu konuşmanın şartlarına sahip değildir. Giderayak bir Parlamentonun, gitmesi gereken, birbirine düşmüş bir Parlamentonun yapacağı iş Anayasa değişikliği değildir.&#8221;</p>
<p>Parlamento’daki iki partinin Anayasa Mahkemesi tarafından mahkum edildiğini belirten Baykal, &#8220;Yani hukukun mahkum ettiği iki siyasi partinin yer aldığı bir Parlamento hukuku tanzim edecek. Bunu teklif ediyor Başbakan&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Başbakan Erdoğan’ın, &#8220;Meclis’te Anayasa değişikliği gereken oyu alamazsa referanduma gidileceğini ve halkın oyuyla Anayasa’nın değiştirileceğini&#8221; söylediğini ifade eden Baykal, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Bu Başbakanın düşüncesidir. Milletin önüne referandum gelebilir. Siz milletin önüne istediğiniz soruyu sorarak sandık koyabilirsiniz, ama o sandıktan millet istediği cevabı vererek çıkar. Siz millete istediğiniz soruyu sormakta serbestsiniz. Ama millet de istediği cevabı verir. Bu konu milletin önüne geldiği zaman biliniz Türkiye çok büyük bir şansı elde etmiş olacaktır ve o zaman hepimizin görevi Anadolu’yu karış karış tarayarak millete işin asıl yüzünü anlatmak, hepimizin işi olacaktır. Bu referandum Anayasa referandumu olmaktan çıkacaktır, bu iktidar hakkında ’kal’, ’git’ referandumu haline gelecektir ve inşallah o kaçtığı seçimi, bir referandum yapacak olur ise, hep beraber yakalayacağız ve referandumu o korktuğu seçim haline dönüştüreceğiz. Millete tuzak kuruyor, ama millet o tuzağı bozup o tuzağı kuranları onun içine hapsetmesini bilecektir.&#8221;<br />
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, &#8220;Türkiye’de hukuka ve adalete olan güven hızla sarsılıyor. Bunu çok büyük bir üzüntü içinde söylüyorum, ama benim görevim gerçekleri söylemektir. Birbirimize nezaket sergilemenin ötesinde muhalefet partisinin görevi var&#8221; dedi.</p>
<p>Baykal, partisinin Ankara İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, milletin meselesinin, &#8220;AK Parti’nin keyfine göre mahkemeleri ayarlamasına fırsat verecek şekilde anayasa değişikliği yapmak olmadığını&#8221; belirtti.</p>
<p>Milletin meselesinin işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk ve ekonomik sıkıntılar olduğunu ifade eden Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Bu referandumla Hükümet şu iki noktada kendine göre mahkeme kurmak isteyecektir. Mahkemelerden şikayetçidir, yargıdan şikayetçidir, adaletten, hukuktan şikayetçidir. Bunu değiştirmek istemektedir. Bunu değiştirmek için kendine göre mahkeme kurmak üzere, kendine göre adalet yaptırtmak üzere yetki isteyecektir, orada sıkışmıştır.</p>
<p>Hukuk karşısında aciz düşmüştür. Hukuku büyük ölçüde tahrip etmiştir, ama yine de hukuk onun karşısında engel olmaya devam etmektedir. Şimdi hukuku tamamen teslim alma anlayışı içinde bir anayasa değişikliği talep etmektedir. Bir mahkemeyi kendine göre şekillendirmek için, iki askeri dövmek için anayasa değişikliği istemektedir. İkinci hesabı da budur.&#8221;</p>
<p>Türkiye’de bir süredir hukukta, adalette yaşananların herkesi derinden &#8220;rencide&#8221; ettiğini vurgulayan Baykal, &#8220;Türkiye’de hukuka ve adalete olan güven hızla sarsılıyor. Bunu çok büyük bir üzüntü içinde söylüyorum ama benim görevim gerçekleri söylemektir. Birbirimize nezaket sergilemenin ötesinde muhalefet partisinin görevi var. Nezaket perdesi altında kamufle edilmek istenen gerçekleri ortaya koymak, eğer herkes susuyorsa, susmamak CHP ve Deniz Baykal’ın görevidir. O görevi yapıyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı&#8230;</strong></p>
<p>Deniz Baykal, Erzincan’daki Cumhuriyet Savcısı’nın Cumhuriyet kanunlarını uygulamak üzere bir soruşturma başlattığını dile getirerek, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Derhal Ankara’dan Başbakan Yardımcısı telefon açtı, ’vazgeç bu işten bırak o soruşturmayı’ dedi. O ısrar edince her türlü baskı yapıldı, elinden dosya alındı Erzurum’a gönderildi. Kendisi hakkında uydurma suçlarla yeni davalar açıldı. Arkadaşlar uydurma suçlar derken bunun ne anlama geldiğini bilerek söylüyorum. Elbette uydurma suçlar ama ne kadar acı, suç uydurmak bizim hukukumuza, bizim savcılarımıza yakışır mı? Arkadaşlar.</p>
<p>Sizlere soruyorum, eğer o Erzincan’daki Cumhuriyet Savcısı Cumhuriyet kanunlarını uygulayacağım diye o soruşturmayı açmamış olsaydı, şimdi gözaltında olur muydu? Şimdi tutuklanmış olur muydu? Şimdi Ergenekon’cusun diye hakkında o takibat yapılır mıydı? Yapılmazdı dimi&#8230; Ne oluyor bu bir hukuk krizidir, çok acı bir manzara bunu yaşıyoruz. Cesaret ve sorumlulukla Cumhuriyet kanunlarını uygulamak üzere harekete geçmiş, peşine takmışlar suçlamaları, ’yok lojmanların olduğu yere kameriye yaptın, imar kanununu ihmal ettin.’ Yok bilmem ne uydur, kaydır suçlar ve şimdi adam Ergenekon sanığı olarak gözaltında. Böyle hukuk olur mu? Böyle dava olur mu? Mehmet Haberal’ın aylardır orada tutuklu kalmasının altında hangi hukuk anlayışı yatıyor?&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;İktidar manevi iflasın içindedir&#8221;</strong></p>
<p>Baykal, Türkiye’nin güç günler yaşadığını ifade ederek, &#8220;Hukukun bu kadar ters düz edildiği, bu kadar aleni, açık haksızlıkların vurdumduymazlıkla uygulanabildiği ve kimsenin sesinin çıkmadığı ortamlar kolay kolay yaşanmaz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Türkiye’nin ekonomik bakımdan büyük sıkıntıların içine sürüklendiğini savunan Baykal, şu görüşleri dile getirdi:</p>
<p>&#8220;İş başında bulunan iktidar bir büyük manevi iflasın içindedir. Bu iflasın bir yönü de ahlaki ve manevi iflastır. Bugün AKP iş başına gelirken bir yeni değerler sistemini, bir yeni ahlakı, bir gerçek adalet düşüncesini, bir manevi yeni dünya görüşünü temsil ettiği iddiasıyla iş başına gelmiştir. Maneviyat, ahlak, dürüstlük, İslami değerler, hak, hukuk, haram yememek, helali haramı bileceksin, diyordu, yetim hakkı diyordu öyle değil mi? Şimdi geldiğimiz noktada bunlardan ne kaldı? Allah aşkına ne kaldı? Bunların hepsi geride kaldı.&#8221;</p>
<p>İktidarın bir yıl sonra, önümüzdeki seçim döneminde bir muhasebeye gideceğini belirten Baykal, &#8220;Bugün geldiğimiz noktada hepimiz çok iyi görüyoruz ki bu iktidar gidicidir, bu iktidar mutlaka değişecektir. Bütün işaretler, belirtiler bunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Abbas yolcudur yolcu&#8230;.&#8221; dedi.</p>
<p>İktidarın &#8220;yolcu&#8221; olduğunun son zamanlarda birbiri ardına ortaya çıkan bir takım belirtilerden de açık bir şekilde görüldüğünü savunan Baykal, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Ancak yolcu olan iktidarların sergileyebileceği tutumlar son zamanlarda oldukça sık bir şekilde ortaya çıkmaya başlamıştır. AKP’liler geçenlerde çıktılar dediler ki ’Şimdi biz iktidardayız sıra bizde, biz fişleyeceğiz milleti.’ Bu bir umutsuzluk ifadesidir. Bu geleceğe yönelik bir çaresizliğin, dermansızlığın yansıması sözlerdir. Yani hem fişlediğini itiraf ediyor, hem de fişleme noktasına geldiğini artık gizleyemez hale geliyor ve onu ifade ediyor. Bir başkası çıktı dedi ki hatırlayacaksınız ’Bize karşı çıkanlar kanı bozuk olanlardır&#8221;. Değerli arkadaşlar, ’kanı bozuk olanlar bize karşı çıkıyor’ dedi. Bu da yine aynı çaresizliğin, aynı umarsızlığın ifadesi bir değerlendirmedir. Bütün bunların gösterdiği bir şey var, artık umutlarını kaybetmişlerdir. Bunlar çöküş belirtileridir. Dağıtan bir iktidarın önlemez, kontrol edilemez ifadeleridir. Zaten bir süreden beri bunun işaretlerine tanık oluyoruz. Şimdi bu çöküş belirtileri de gösteriyor ki, Abbas yolcudur yolcu.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Bu dönem bittikten sonra kafalarda ne kalacak?&#8221; </strong><br />
&#8220;Bu dönem inşallah bitecek, bittikten sonra bu dönemden kafalarda ne kalacak diye bazen düşünüyorum&#8221; diyen Baykal, &#8220;Önce, bir defa Deniz Feneri olayı kalacak. Yani bu iktidar döneminden, yarın akıllara, vicdanlara, hafızalara kalacak nedir? dediğimiz zaman bir Deniz Feneri olayı kalacak&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Deniz Feneri olayının iktidarla gelip gidecek bir olay olmadığını ifade eden Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Bu net bir şekilde ortaya çıkacak. Deniz Feneri olayının boyutlarını hep biliyoruz, ama bir kez daha hatırlatalım. Bir yılı geçti hala iddianame hazırlanmadı. Olayın ortaya çıkışından değil, geciktirilerek dosyanın Ankara’ya gelişinden itibaren bir yıl geçti. Tutuklananlar tahliye olacak çıkacaklar hala biz dava açmadık. Bunun arkasında ne olduğunu biliyoruz. İktidarla ilişkilerini biliyoruz, yakınlıklarını biliyoruz, hısım akrabalıklarını biliyoruz, ne oldu adalet kardeşim.</p>
<p>Sen hısım akrabam diye Deniz Feneri’nin yolsuzluğuna bulaşmış olanları yıllarca koruyacaksın, bu memleketin namuslu dürüst evlatlarını uydurma suçlarla cezaevlerinde çürüteceksin. Deniz Feneri kalacak, bir de Habur kalacak. Habur da unutulmaz. Habur’un tabii çok değişik anlamları var. Habur’da hukuk perişan edildi. Özür diliyorum hukukun ırzına geçildi Habur’da. Ceza kanunu ortada hakimler, PKK’lıların ayağına taşındı.</p>
<p>Başbakan diyor ki ’Silivri’de de mahkeme kuruldu’. Silivri’de sanıkların ayağına mahkeme götürülmedi. Bir mahkeme kuruldu. O mahkemeye sanıklar da getirildi, hakimler orada yaşıyor, mahkeme orada. Yetkili organların kararıyla kuruldu o mahkeme, bir benzerliği var mı? Şimdi Habur’da mahkeme var mı arkadaşlar. Ne oldu Habur’daki mahkeme yani bir olaylık mahkeme, seyyar mahkeme taşınan mahkeme. Hukukta var mı böyle bir şey? Hukuka mahkeme taşımak diye bir olay var mı? Sanığın ayağına mahkeme taşımak diye bir olay var mı? ’Oldu oldu&#8230;’ Peki taşındı da ne oldu, hukuk mu uygulandı? O hakimler gitti o hakimler hukukun gereğini mi yaptılar.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Bu dönemi iyi taşıyalım&#8221;</strong></p>
<p>&#8220;Gazetecilere, parayı kim veriyorsa düdüğü o çalsın. Parayı sen veriyorsun hesabı sana sorarım yazdırma kardeşim anlayışı. Demokrasi anlayışı, fikir özgürlüğü anlayışı, yeri göğü inletiyorlar demokrasi anlayışı diye&#8230; Bunun demokrasiyle bir ilgisi var mı, fikir özgürlüğüyle bir ilgisi var mı? Basın özgürlüğüyle bir ilgisi var mı?&#8221; diye konuşan Baykal, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Sen tuttun devletin 750 milyon dolar bankadan parasını alıp kendi damadının başında bulunduğu şirkete verdin ve Türkiye’nin ikinci medya grubunu onlara satın aldırttın o yetmedi. Türkiye’nin en büyük medya grubuna 4 milyar dolar ceza yazdırdın, korkuttun, ürküttün, yıldırttın yetmedi. Bütün bunları hesabını inşallah hep beraber günü geldiği zaman göreceğiz. Çok açık bir şekilde görüyorum. Bu dönemi iyi taşıyalım. Sarsmak, bozmak için oyun içinde her türlü oyun tezgahlanıyor. Daha da tezgahlanacaktır. Yani kavgalar çıkarılacaktır, çatışmalar tahrik edilecektir. Gündem değiştirilmek istenecektir, milletin vicdanı bozulmak istenecektir. Bütün bunlara karşı bütün gücümüzle gerekli mücadeleyi vermeliyiz. Türkiye’de bu mücadelenin öncüsü olarak görevimizin farkındayız. Bu görevimizi bugüne kadar en iyi şekilde getirdik bundan sonra da en iyi şekilde götüreceğiz.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Kaçmalarına izin vermeyin&#8221;</strong></p>
<p>Deniz Baykal, &#8220;yaşanan olayların, gerginlik, çatışma ve sürtüşmelerin kendisine lokantada yediği yemeğin parasını ödemeden kaçmaya çalışanların halini&#8221; hatırlattığını belirterek, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Lokantada bir masa ayırtılır, insanlar çağrılır, yerler içerler her şeyi ısmarlarlar gece geçer. Hesabı ödeme zamanı gelince bir huzursuzluk masaya egemen olur, bazıları ’ben bir el yıkayayım da geleyim’ diye gider, gidiş o gidiş bir daha gelmez. Bazıları da başka sıkıntılar içine girerler. Masadan kalkamayacak olanlar da ’bu ağır hesap, bunu ödeyemeyeceğiz. Bir hır çıkarsak, kavga çıkarsak da o kavgadan sonra çekip gitsek’ hesabına girerler. Bir gerginlik, tartışma. Şimdi o noktadayız. Bir hır çıkarmak istiyorlar, bir kavga yaratacaklar. Kavgadan sonra camı çerçeveyi indirecekler, tabakları, masayı birbirine katacaklar o arada kaybolup gidecekler. Ve hatta belki de baskın çıkacaklar ’bizi dövdüler bunlar, hakkımızı vermediler’ diye suçlama yapmaya kalkacaklardır. Aman dikkatli olun. Bu ortamda böyle bir manzaraya sakın fırsat vermeyin, sükunetle durun. Bırakın onlar kendi aralarında çekişsinler, iftira da yapılsa, yanlış söz de söylense aldırmayın. Ağır başlı durun sükunetinizi koruyun. Sakın o masadaki kavgaya karışmayın. Masadakiler birbirleriyle didişsinler dursunlar. Siz de orada hesap pusulasını elinize alın sırtınızı da kapıya dayayın ve hesap üzerinde gerekli çalışmanızı sükunetle yapın. Bilin ki o hesabı tahsil edeceksiniz. O hesap onların yanına kalmayacak. Onlar kavgalarını yapsalar da siz kavgaya karışmayın, ama kapıyı da tutun. Kaçmalarına izin vermeyin. Bunun hesabı mutlaka sorulacaktır. CHP olarak kimsenin yanına bu hesabı bırakmayın. Bu hesabı Türkiye’nin geleceğini tehlikeli olaylardan koruyabilmek için sormalıyız.&#8221;</p>
<p>Deniz Baykal, &#8220;Türkiye’yi bekleyen önümüzdeki seçimler, Türkiye’nin kaderinin, toplumumuzun bu gidişe son verip veremeyeceğinin ortaya çıkacağı, tarihi önemde bir seçim olacaktır&#8221; dedi.</p>
<p>Baykal, partisinin Anadolu Gösteri Merkezi’nde düzenlenen Ankara Olağan İl Kongresi’ne partililerin &#8220;umudum sende&#8221; sloganları atmaları üzerine, &#8220;Siz de biliyorsunuz, ben de biliyorum, hepimizin umudu milletimizdedir. Biz CHP olarak milletimizin umudunu temsil ediyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Gücün, yetkinin ve söz hakkının millette olduğunu belirten Baykal, &#8220;İnanıyorum ki, önümüzdeki seçimde milletimiz bunu, Türkiye’de yeni bir seçim için kullanacaktır&#8221; dedi.</p>
<p>Baykal, Başkent’te yapılan il kongresinin sıradan bir kongre olmadığını, CHP’nin ve Türkiye’nin tarihi bir değişimin eşiğinde bulunduğunu ifade ederek, bir dönemin öncesinde Ankara’da CHP’liler olarak bir araya geldiklerini, partilerine ve Türkiye’ye yeni bir rota çizeceklerini, yeni bir ufuk açacaklarını söyledi.</p>
<p>Baykal, &#8220;Bu kongre, Türkiye’de seçimi yapacak olan Ankara il yönetimini belirleyecek olan kongredir. CHP’yi, seçime taşıyacak olan partidir. Umut ediyorum, Türkiye’yi de yeni bir iktidara taşıyacak olan kongredir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Tüm partililerin bu sorumluluk duygusu, bu bilinç ve bu görev anlayışı içinde olduğunu anlatan Baykal, kongreden çıkacak olan kadroların Türkiye’nin her yerinde Türkiye’yi yeni bir seçime taşıyacağını bildirdi.</p>
<p>Baykal, önümüzdeki genel seçimlerin Türkiye açısından da sıradan olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Türkiye’de çok seçim yapıldı, hepsinin önemi vardır. Ancak Türkiye’yi bekleyen önümüzdeki seçimler, Türkiye’nin tarihi, Türkiye’nin geleceği açısından geçmiş seçimlerin belki de tümünden daha önemli sonuç doğuracaktır. Türkiye’nin kaderini, demokrasisini bilinen anlamda, çağdaş dünyanın paylaştığı anlamda bir demokrasinin Türkiye’de işleyip işlemeyeceğini, Türkiye’nin Cumhuriyet çizgisinin devam edip etmeyeceğini, Türkiye’nin dünyadaki yerinin ne olacağını, anayasamızın temel organlarının, başta yargı organları olmak üzere, anayasal düzenimizi oluşturan kurumların konumunun anlamının ne olacağının karara bağlanacağı,<br />
Türkiye’de yıllardan beri izlenmiş olan yanlış ekonomik politikalar sonucunda borca batmış Türkiye ekonomisinin, işsizliğin belini kırdığı toplumumuzun bu gidişe son verip veremeyeceğinin ortaya çıkacağı tarihi önemde bir seçim olacaktır.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Türkiye, bu dönemi değerlendirememiştir&#8221;</strong></p>
<p>İktidarın 8 yıldır Türkiye’yi yönettiğini ve &#8220;dünyanın en uygun şartlarının yaşanmakta olduğu bir dönemde iş başına geçtiğini&#8221; ancak bunu doğru değerlendiremediğini savunan Baykal, &#8220;Maalesef Türkiye, bu dönemi değerlendirememiştir. Bu dönemin şartları içinde başlangıçta bir kalkınma ortaya çıkmıştır. 2001 yılında yaşanan kriz sonrasında iş başına gelen iktidarın, aldığı tedbirlerin olumlu sonuçlarının meyvelerini bu hükümet değerlendirmiştir. Hiçbir yeni program koymamıştır, hiçbir yeni ekonomik anlayış ortaya koymamıştır. Daha önceki 2001 yılındaki iktidarın hakkını teslim etmeliyiz. Ecevit Hükümeti’nin teslim ettiği programı, aynen uygulamanın ötesinde hiç bir şey yapmamıştır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Baykal, Bülent Ecevit iktidarının o programın bedelini ödediğini belirterek, &#8220;Siyasi bir fatura oluşmuştur ve o fatura, ödenmiştir, ama bu hükümet, o şartlar içinde dünya şartlarını değerlendirerek bir kalkınma gerçekleştirmiş gibi bir görüntüyü vermeyi başarmıştır. 2007 seçimlerine getiren süreç de bu rüzgarın sonucu ile elde edilmiştir&#8221; dedi.</p>
<p>Türkiye’de ekilen arazi miktarının da AK Parti döneminde azaltıldığını ileri süren Baykal, &#8220;Tarım, işsizliği emen bir sünger gibidir. Eğer, siz tarımı çökertir, sahip çıkmazsanız, tarım işsiz üretir&#8221; dedi. Baykal, AK Parti iktidarı döneminde 2.5 milyon insanın tarımdan dışarıya çıkmak zorunda bırakıldığını söyledi.</p>
<p>Özellikle Güneydoğu’da fabrikaların zarar ettiği gerekçesiyle kapatılmasını iddia eden Baykal, bunun işsizliği ve ardından sosyal sorunları körüklediğini ileri sürdü.</p>
<p>CHP lideri Baykal, AK Parti hükümetinin özelleştirme yoluyla elde ettiği kaynağı da doğru değerlendirmediğini öne sürerek, başta Telekom’un özelleştirilmesi olmak üzere pek çok uygulamada karanlık noktalar bulunduğunu savundu. Telekom’un satışını &#8220;karışık bir satış&#8221; olarak nitelendiren ve aydınlatılması gerektiğini ileri süren Baykal, &#8220;İnşallah CHP’nin iktidarında Telekom’un satışının iç yüzü ortaya konulacaktır&#8221; dedi.</p>
<p>Baykal’ın, konuşmasının ardından mevcut il başkanı Ali Yıldızlı’nın tek aday olduğu seçimlere geçildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/politika/baykal-anayasa-degisikligi-sartlari-yok.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Başbakan&#8217;ın konuşması medya özgürlüğüne müdahale değil&#8217;</title>
		<link>http://www.urfanews.com/politika/basbakanin-konusmasi-medya-ozgurlugune-mudahale-degil.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/politika/basbakanin-konusmasi-medya-ozgurlugune-mudahale-degil.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 14:28:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk havalimanı]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[bülent arınç]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[suriye]]></category>
		<category><![CDATA[TRT türk]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13674</guid>
		<description><![CDATA[Suriye Enformasyon Bakanı Muhsin Bilal&#8217;in resmi davetlisi olarak İstanbul&#8217;dan Şam&#8217;a giden Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Atatürk Havalimanı&#8217;nda yaptığı açıklamada Başbakan Erdoğan&#8217;ın il başkanları toplantısında yaptığı konuşmanın basın özgürlüğüne bir müdahale şeklinde yorumlanmaması gerektiğini söyledi. İSTANBUL &#8211; Suriye’ye hareketinden önce bir basın toplantısı düzenleyen Bülent Arınç bir gazetecinin,“Sayın Başbakan dün il başkanları toplantısında medya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/arınç.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13675" title="arınç" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/arınç.jpeg" alt="" width="450" height="272" /></a></p>
<p>Suriye Enformasyon Bakanı Muhsin Bilal&#8217;in resmi davetlisi olarak İstanbul&#8217;dan Şam&#8217;a giden Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Atatürk Havalimanı&#8217;nda yaptığı açıklamada Başbakan Erdoğan&#8217;ın il başkanları toplantısında yaptığı konuşmanın basın özgürlüğüne bir müdahale şeklinde yorumlanmaması gerektiğini söyledi.</p>
<p>İSTANBUL &#8211; Suriye’ye hareketinden önce bir basın toplantısı düzenleyen Bülent Arınç bir gazetecinin,“Sayın Başbakan dün il başkanları toplantısında medya patronları ve köşe yazarları ile ilgili sözleri basın meslek kuruluşları tarafından basın özgürlüğüne aykırı bulunarak sansür niteliği taşıdığı gerekçesiyle eleştirildi. Bu konuda bir şey söyler mi siniz?“ şeklindeki sorusunu şöyle cevapladı:<br />
“Dün biliyorsunuz AK Parti il başkanları toplantısı vardı. Sayın Başbakan o konuşmayı orada yaptılar. O konuşmayı ben de dinledim. Sizin söylediğiniz istikamette yorumlayanlar var. Pek çok basın mensubu arkadaşımız bunu basın özgürlüğüne karşı görüş olarak yorumladılar.Ben kendisi ile de görüştüm. Sanıyorum bu sözlerini şunun için sarf etti. Bildiğiniz gibi dünya birkaç yıldan beri global bir ekonomik kriz yaşıyor. En yakında komşumuz Yunanistan’ın durumunu görüyorsunuz. İspanya’nın durumunu görüyoruz. ABD’de başlayan sonra Avrupa’ya sıçrayan bu krizin pek çok finans kuruluşlarını batırdığını ,pek çok büyük şirketlerin kapasite daralması sebebiyle reel sektörde büyük sıkıntıya uğradığını hep beraber biliyoruz. Türkiye bu krizi en az zararla atlattı ve bunu başardı. Ancak krizin etkileri bütünüyle geçmiş değil. Sayın Başbakanın şikayeti şudur: Bildiğim kadarıyla, görüştüğümüz kadarıyla. Maalesef özellikle son Türkiye’de yaşanan gelişmeler sebebiyle ,yani bunu bir takım gözaltılar, suçlamalar, işte sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında Çankaya Köşkünde yapılan zirve toplantısı. Parlamento da yapılan çalışmalar, tartışmalar. Türkiye’de bir siyasal gerginliğin mevcudiyeti. Bir kısım gazetelerimiz, bir takım köşe yazarlarımız sürekli bu gerginlik ve kriz üzerine yazınca ekonomi bundan olumsuz etkileniyor. Yani şunu rahatlıkla hepimiz görebiliyoruz ki borsadaki inişler yüzde altı buçuk seviyesine vardı. Dolar da yükseliş var. Zaten çok kritik olan ekonomi deki dengeleri bu tür felaket tellallığı sayılabilecek yazılar, çiziler, yorumlar sebebiyle ekonominin zarar görmesi ihtimali sayın Başbakanı da şahsen beni de fevkalade üzüyor, endişeye sevk ediyor. Yani bu basın özgürlüğüne bir darbe veya ona karşı bir müdahale şeklinde yorumlanmamalı. Gazetecilerimiz, basın mensuplarımızın da sorumluluk altında yazılarını yazmalar, yorum yapmaları gerektiğini ifade etmiştir. Hepimiz önce Türkiye’yi düşünmeliyiz. Sadece felaket tellallığı yaparak ekonomiye verilecek zararların, siyasal hayatımıza verilecek zararların elbette önlenemez hale gelmesi hepimizi korkutuyor. Piyasalardaki kritik dengelerin bu tür istikrarsızlığa yol açabilecek bir takım yazılar, sözler ve yorumlarla zarar görmesi ihtimali Sayın Başbakanı böyle bir konuşma yapmaya sevk etmiştir. Yoksa yıllardan beri siyasetçi olarak geçmişte bir Belediye Başkanı olarak basın ile iç içe olmuş ve basın özgürlüğünü herkes den daha fazla savunmuş olan bir Başbakanını doğrudan basın özgürlüğünü hedef almasını hiç kimse düşünmemelidir. Ama her Türk yurttaşı ister basın mensubu olsun, ister başka bir meslek mensubu olsun Türkiye’de ekonomik krize yol açacak bir takım kriz senaryoları üretmekten lütfen vazgeçsin Bu yurt severliğin, vatanseverliğin bir gereğidir. Yoksa basına her zaman ihtiyacımız var. Basın her zaman özgür olmalıdır“<br />
Bülent Arınç başka bir soru üzerine yarın 28 Şubat’ın yıl dönümü olduğunu ve zamanın Genel Kurmay Başkanının 28 Şubat ne kadar sürecek sorusuna “28 Şubat bin yıl sürecek“ cevabını vermişti. Bu bin yıl bitti mi?“ şeklindeki sorusunu ise ”Ben bu tür yorumlara keşke girmeseydim.28 Şubat’ın üzerinden on yıldan fazla bir zaman geçti. O zaman ki yetkili olduğunu söylediğiniz kişi bin yıl sürecek demişti. Görüyorsunuz on yıl bile sürmedi. Türkiye demokratikleşiyor. Türkiye özgürleşiyor. Türkiye AB standartlarında bir hukuk ve demokrasi standartını yakalıyor. Hiçbir zaman olumsuzluklarla karşılaşmayacağız. Ümit ediyorum Türkiye’de tüm sosyal kesimler bundan sonra çok daha özgür yaşayacaklar” dedi.<br />
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arın Suriye gezisi ile ilgili olarak ise şöyle konuştu; ”Komşumuz Suriye Enformasyon Bakanı Sayın Muhsin Bilal’in daveti üzerine Suriye’ye resmi bir ziyaret yapacağım. Son yıllarda hem hükümetler arası, hem de parlamentolar arası ilişkilerimiz fevkalade mükemmel. En son çok önemli bir kararda Suriye ile Türkiye arasındaki vizesiz seyahat etme imkanı da geldi. Bundan dolayı özellikle Güneydoğu illerimiz büyük bir ziyaretçi ve alış veriş kapasitesine kavuştu. Tabi tarihten gelen bir dostluğumuz ve kültür beraberliğimiz var. Bu kez Basın Yayın Genel Müdürümüz ile bu seyahati yapıyoruz. Bu konudaki imkanlarımızı da birlikte geliştireceğiz. Pazartesi günü TRT Türk kanalının Şam ofisini hizmete açacağız. Sayın Cumhurbaşkanı Esad ile görüşme imkanımız olursa ki kendisinin arzusu bu istikamettedir bir görüşme yapacağız. Eğer programımız el verirse Halep üzerinde Türkiye’ye dönmeyi planlıyoruz”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/politika/basbakanin-konusmasi-medya-ozgurlugune-mudahale-degil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

