<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>urfanews &#187; Kültür-Sanat</title>
	<atom:link href="http://www.urfanews.com/kategori/kultursanat/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.urfanews.com</link>
	<description>Son Dakika, Haberler, Ekonomi, Yerel, Politika, Kültür Sanat, Teknoloji, Spor Haberleri -urfanews.com-</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Dec 2011 09:58:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>Çukurova Türkçesinin poetikası</title>
		<link>http://www.urfanews.com/kultursanat/cukurova-turkcesinin-poetikasi.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/kultursanat/cukurova-turkcesinin-poetikasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Oct 2010 09:35:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[urfanews]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar kemal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=14103</guid>
		<description><![CDATA[Türk edebiyatının dev yazarlarından Yaşar Kemal&#8217;in şiir kitabı &#8216;Bugünlerde Bahar İndi&#8217; son dönemdeki en büyük yayıncılık sürprizi olarak kitapçı raflarındaki yerini aldı. &#8216;Bugünlerde Bahar İndi&#8217;de Yaşar Kemal&#8217;in ilk kez yayımlanan şiirlerin yanı sıra dergilerde ve gazetelerde yayımlanan şiirleri de yer alıyor Bugünlerde Bahar İndi, Yaşar Kemal’in şiir kitabının adı. Kitap, üç bölümden oluşuyor. Birinci bölüm, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/yasar-kemal.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-14104" title="yasar kemal" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/yasar-kemal.jpeg" alt="" width="510" height="340" /></a></p>
<p>Türk edebiyatının dev yazarlarından Yaşar Kemal&#8217;in şiir kitabı  &#8216;Bugünlerde Bahar İndi&#8217; son dönemdeki en büyük yayıncılık sürprizi  olarak kitapçı raflarındaki yerini aldı. &#8216;Bugünlerde Bahar İndi&#8217;de Yaşar  Kemal&#8217;in ilk kez yayımlanan şiirlerin yanı sıra dergilerde ve  gazetelerde yayımlanan şiirleri de yer alıyor</p>
<p>Bugünlerde Bahar İndi, Yaşar Kemal’in şiir kitabının adı. Kitap, üç  bölümden oluşuyor. Birinci bölüm, ‘Irgatlık Anıları’; biri üç bölüm olan  kırk tekil şiirin yer aldığı ikinci bölüm ve ‘Kırmızı Deynek’ adını  taşıyan uzun bir şiirin yer aldığı üçüncü bölüm.<br />
Yaşar Kemal’in başlangıçta şiir (de) yazdığını, edebiyatının başlangıç  eşiğinde şiir yazarlığının yer aldığını, herkes gibi ben de  biyografilerinden biliyordum. Bu şiirlerin, nasıl ve ne türden şiirler  olduğunu merak ederdim. O yıllarda, yani 1940’lı yıllarda, Türk şiir  ortamındaki şiir anlayışlarından hangisinden etkilendiğini, dolayısıyla  hangi çizgi içinde yer aldığını da. 40 Kuşağı toplumcu şiirine mi  yakındı, yoksa Garip şiirine mi; veya köy kökenli şairlerin yazdığı  türden bir şiire mi? Nâzım etkisi mi vardı yoksa Necip Fazıl etkisi mi?  Şiirlerini, dönemin hangi dergilerinde yayınlamıştı? Şiir yazmayı devam  ettirmemiş olmasında rol oynayan olası poetik nedenin ne olduğunu, merak  ederdim. Belki de daha önemlisi şu: Şiir yazmayı bırakmamış olsaydı,  hangi şiiri, bugün, nereye getirmiş olacaktı?<br />
Yaşar Kemal, şiirlerini Ankara (Ülkü, 1942; Millet, 1943) ile İzmir’de  (Kovan, 1943) çıkan dergilerde de yayımlamış ancak Bugünlerde Bahar  İndi’de yer alan ‘Açıklamalar’ bölümünde yer alan bilgiler gösteriyor  ki, şiirlerinin yayın merkezini, Adana Halkevi’nin yayını olan Görüşler  ile Çığ dergileri oluşturmakta. ‘Seyhan’ başlıklı ilk şiiri de, 1939’da  Görüşler dergisinde yayımlanır. (Bu ilk şiirini, nedense, kitabına  almamış Yaşar Kemal.) Yani bugünün gerçekliğinden hareketle  baktığımızda, Yaşar Kemal, şiirlerini, Türk şiirinin merkezi olarak  görülen İstanbul’da, oradaki şairlerin çıkardığı şiir dergilerinde  değil, halkevlerinin yayını olan dergilerde yayımlamış. Ama o dönemin  dinamiğini halkevlerinin oluşturduğunu, eğitim, aydınlanma, sanat ve  kültür örgütü olarak kurulduğunu hesaba katmamız gerekir. Dönemin birçok  şairinin halkevlerinde yetiştiğini, şiirlerini ilk olarak halkevlerinin  yayını olan dergilerde yayımladıklarını unutmamak gerekir. Yaşar  Kemal’in folklor alanındaki ilk derlemesi olan ‘Çifte Çapa Manileri’ni  Görüşler dergisinde yayımladığını, ilk derleme kitabı olan Ağıtlar’ı  (1943) Adana Halkevi’nin bastırdığını buraya ekleyelim. Bununla  birlikte, folklor, Yaşar Kemal’i, şiire değil, romana götürmüştür. Bunun  nedenleri üzerinde düşünmek gerekir. Şiir kötüleyen bir romancı değil,  şiiri her zaman kutsamış, şairleri her zaman yüceltmiş bir yazar var  karşımızda. Türk edebiyat ortamında folklor meselesi, genellikle modern  şiir bağlamında tartışılır. Oysa folklor ile modern arasındaki gerilimi,  şiirden çok, roman bağlamında, orada da Yaşar Kemal’in edebiyatı  içinden tartışması, daha bilgisel sonuçlar verecektir.<br />
Ama ayırıcı özellik, Yaşar Kemal’in şiirlerinin, dönemin Türk şiiri  paradigması içinde yer almayışında ortaya çıkıyor. Yaşar Kemal, şiir  yazmaya, Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin poetik görgüsüyle başlamamış.  Bugünlerde Bahar İndi’deki şiirlerin, gerek 40 Kuşağı toplumcu şiiriyle,  gerek Garip şiiriyle ve gerekse o dönemin diğer poetik eğilimleriyle  temellendirilebilir bir ilişkisinin olduğunu ileri sürmek pek mümkün  değil. Cumhuriyet dönemi Türk şiiri, Dağlarca’nın şiiri hariç, temelde  ulus-devlet paradigması içinde yer alır ve ulus-devlet olma sürecinin  epistemik ve ontik kaygı zemininde ilerler. Kimliği henüz tamamlanmamış  olmaklıktan, olmakta olmaklıktan kaynaklanan bir hüzün, Cumhuriyet  dönemi Türk şiirinin temel duygulanımı olmuştur. Bugünlerde Bahar  İndi’deki şiirler, ne duygulanım olarak, ne ses olarak ne de poetik  kaynakları bakımından bu paradigmadan beslenen şiirler değil. Yaşar  Kemal’in şiirlerinin temel özelliği, coşkuda ortaya çıkıyor. Coşku,  burada, daha büyük bir eksiklikten daha küçük bir eksiklik durumunu  geçmekten kaynaklanan tekil bir neşe durumu değil, tam tersine, eksiklik  ve yetkinlik durumları arasındaki iniş çıkışların, doğanın ontolojisi  bakımından dönemsel ve geçici olduğu bilgisi temeli üzerinde vücut bulan  bir bilgelikten kaynaklanır. Bu şiirin öznesinin dünya algısı, kültürel  kimlik sorunuyla ıralı toplum tahayyülüyle değil, yaşadığı yerin, yani  doğanın sürekli kendini ve insanı yenilediği bilinciyle ıralanıyor.</p>
<p><strong>İstanbul türkçesine bir başkaldırı</strong><br />
Elbet bir gün, bütün çiçekler beyaz açar/ Hür ve mes’ut bir şarkı  halinde/ Penceremizden uzanır nur (Bekle), Rüyan, pınarlarda buğulanan  nur (Güzelleme), Bu türkü bitmesin bu dağlarda/ Büyüsün başaklarda  arzular (Bu Türkü Bitmesin) gibi dizeler her ne kadar 30’lu yılların  havasını çağrıştırsa da, Yaşar Kemal’in şiirleri, dönemin Türk şiirinden  değil, araştırarak keşfedip derlediği Çukurova folklorunun dünya  algısına dayanmaktadır. Bu şiirin, belirtmek gerekir ki, dil bakımından  ayırıcı özelliği, Çukurova Türkçesiyle yazılmış olmasından  kaynaklanmaktadır. ‘Çukurova’ derken kastettiğim, kuşkusuz Yaşar  Kemal’in romanlarında sınırlarını çizdiği Çukurova; örneğin Ceyhan  nehrinin doğduğu Toroslar’ın arkasındaki Hurman suyundan başlayarak,  döküldüğü İskenderun körfezi ile Adana arasındaki coğrafi bölge&#8230;  Yaşama tarzı ile üretim ilişkilerinin, büyük toprak sahipleri tarafından  belirlendiği bu coğrafyadır burası. Bununla birlikte, Karacaoğlan’ı,  Dadaloğlu’nu, Dede Korkut’u, Yunus Emre’yi içselleştirilmesine dayalı  bir kültür de bu yaşama tarzının dayanağını oluşturur. İşte, “Çukurova  Türkçesi” ifadesiyle, bu hayat tarzındaki üretim ilişkilerinde varlığını  sürdüren bu kültürün dilini kastediyorum. Bu noktada, söz konusu  dönemde, Türk şiirinin, İstanbul Türkçesi üzerinden kurulmaya  çalışıldığını hatırlatmak isterim. Bence,<br />
Ahmed Arif’in dili, nasıl İstanbul Türkçesine bir başkaldırı ise, Yaşar  Kemal’in şiirleri ve bu şiirlerinin dayandığı dil de, İstanbul  Türkçesine bir başkaldırıdır. Yaşar Kemal, sanki, şiirin, İstanbul  Türkçesiyle yazılması gerektiğini savunan anlayışa karşı çıkarak,  Çukurova Türkçesini öne çıkarmakta ve şiirini Çukurova Türkçesiyle  yazmakta.<br />
‘Hanaya Şiirler’, ‘Kırmızı Deynek’, ‘Kapı’, ‘Bu Gece’ şiirleri bu  bağlamın en güçlü örneklerini oluşturuyor. Kuşkusuz bu şiirler üzerinde,  bu bağlamda daha ayrıntılı durmak gerekecek.<br />
Burada poetik bakımdan problematik oluşturan, kuşkusuz ‘Irgatlık  Anıları’ adlı metin&#8230; Yaşar Kemal, bu metni, günlük tarzında, 1941  baharında, yani on beş yaşında iken yazmış. Güven Turan, kitaba yazdığı  önsözde, Yaşar Kemal’in bu metnin şiir olup olmadığı konusunda  ‘ikircikli’ olduğunu belirtiyor. Yaşar Kemal, kitabı oluşturan diğer  metinler için ‘bunlar şiir’ ama bunlar, yani<br />
‘Irgatlık Anıları’ için, ‘şiir mi bunlar?’ diye sormuş Güven Turan’a.  Güven Turan da, metni okur okumaz, ‘şiir’ yanıtını verdiğini belirtiyor.<br />
Güven Turan, ‘Irgatlık Anıları’ günlüğünün şiir olduğu yönündeki görüşünü, “şiirin, manzumenin<br />
dize-uyak-ayak sarmalından çıkmış olması” olgusuyla açıklıyor: “Aloysius  Bertrand, Baudelaire, Lautreamont, Rimbaud çoktan belirlemişti  “düzyazı”nın da şiiri olduğunu&#8230; 15-16 yaşlarındaki Yaşar Kemal ne  bilsin bunları? O, çalışmak isteyip işsiz kalan Kemal Sadık’ın hüznünü,  direncini,<br />
umudunu, dile getiriyor&#8230;”<br />
Yaşar Kemal, ‘Irgatlık Anıları’na, 1961 baharında, açıklayıcı bir önsöz  eklemiş; açılış kısmı şöyle: “1941 ve 1942 yılları yazında batöz  ırgatlığı yaptım. Küçük bir defterim vardı. Bu deftere her gün  gördüklerimi duyduklarımı kısa kısa yazıyordum. Geçende Kadirliye  gittiğimde bu defteri anamın sandığında buldum. Unutup gitmiştim.  Defteri bulunca çok sevindim. Neler yazmışım, diye okudum. Gerçekten bu  günlükte dişe dokunur bir şeyler vardı.”<br />
Yaşar Kemal, ne ‘şiir diye’ yazmış bu metni, ne de kurmaca bir metin  olarak düşünmüş. Tam tersine, ‘Irgatlık Anıları’nı, “her gün  gördüklerini, duyduklarını kısa kısa yazdığı” bir ‘günlük’ olarak  tanımlıyor ve nitekim “Gerçekten bu günlükte dişe dokunur bir şeyler  vardı” diyor.<br />
Bununla birlikte ‘Irgatlık Anıları’nın, günlük türünü aşarak, kurmaca  bir hikâye olduğunu savunacağım. ‘Irgatlık Anıları’ günlüğünde, her bir  günün olup biteni anlatılmıyor, daha önemlisi gelecek zaman kipinde yer  alan diğer günlerin yazımında devam eden bir öykünün betimlemesi  yapılıyor. “Irgatlık Anıları” günlüğü, bir günlük dökümünden çok, bir  kurmaca kanalında ilerliyor. Anlatıcının betimlemesi, günleri değil,  günlerin içinden geçen bir hikâyeyi dile getiriyor.</p>
<p><strong>Farklı bir zemin</strong><br />
‘Irgatlık Anıları’nın, Bugünlerde Bahar İndi’yi oluşturan diğer  şiirlerle karşılaştırmalı bir okuması, bu metnin şiirden önemli ve ciddi  ölçüde farklı bir zeminde yer aldığını gösterecektir. ‘Irgatlık  Anıları’ ile diğer metinler, ne tematik bakımdan, ne biçemsel olarak ne  de tür bakımından birbirine benzemektedir. Şiir biçimindeki metinlerde  başat olan ses, coşku ve coşkunun verdiği ele avuca sığmazlık iken,  ‘Irgatlık Anıları’nda öne çıkan, kurmaca metnin determinizminden  kaynaklanan bir teferruat hesaplılığıdır. Kuşkusuz kurmaca bir metin  gibi, şiirin doğası da determinizmle ıralıdır. Ancak bu türlerin  determinizmi, bu türleri o tür yapan nelikleriyle alakalıdır. Roman,  öykü gibi kurmaca metinlerin determinizmi olay örgüsünde ortaya  çıkarken, şiirin determinizmi dizedizimi ile sözcükdizimindeki ses  düzeninde ortaya çıkar. Örneğin Bugünlerde Bahar İndi’nin içli  şiirlerinden olan ‘Oy Beni Beni’nin (Can olaydın, Can!/ Kara toprak sen  olaydın./ Senden fışkıraydım,/ Aydınlık bir su gibi./ Bir kara orman  gibi.) ilk dizesindeki ikinci ‘can’ sözcüğü, roman gibi kurmaca bir  metnin determinizmi bakımından gereksiz bir yinelemedir, ancak şiirin  poetik determinizmi bakımından olması gereken, zorunlu bir tekrardır.<br />
‘Irgatlık Anıları’, gerek anlatıcının ruh hali ve gerekse tematik  bakımdan da aynı türden değildir. Şiir formatındaki metinlerde konuşan  anlatıcı-benin temel varlık durumu coşku olarak ortaya çıkarken  ‘Irgatlık Anıları’nda dile getirilen coşku değil, yorgunluktur.<br />
‘Irgatlık Anıları’nın, bir yazarın geçmişini, dahası başlangıç eşiğini  efsanevi olmakla ıralayacak türden olduğunu da belirtmem gerekecek.  Yaşar Kemal, 1941’de yazıldığı belirtiliyor bu metnin; sonradan bir  ekleme veya düzeltme yapıldı mı, yapıldı ise ne kadar yapıldı  bilemiyorum ama kurmaca metnin determinizmi bakımından oldukça sıkı,  yani metinde anlatılan öykünün ana konusu bakımından işlevsiz bir olaya  dahi yer verilmeyen bir metin.<br />
Güven Turan, yazısının başlığını, ‘Gizlenen Bir Şairin İlk Kitabı’  koymuş. ‘İlk kitabı’ ifadesi, bunun arkasının geleceğini ima ediyor  sanırım. Yaşar Kemal, ‘Kırmızı Deynek’le (1963), şiiri, bitirmiş olmasa  gerek.</p>
<p><strong>BUGÜNLERDE BAHAR İNDİ<br />
Yaşar Kemal<br />
Yapı Kredi Yayınları<br />
2010<br />
120 sayfa<br />
20 TL.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/kultursanat/cukurova-turkcesinin-poetikasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nazım&#8217;ın ilk kitabı bulundu</title>
		<link>http://www.urfanews.com/kultursanat/nazimin-ilk-kitabi-bulundu.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/kultursanat/nazimin-ilk-kitabi-bulundu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jul 2010 20:12:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[nazım hikmet]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=14024</guid>
		<description><![CDATA[Nazım Hikmet&#8217;in ilk kitabının bilinenin aksine Güneşi İçenlerin Türküsü olmadığı ortaya çıktı. Haluk Oral tarafından bulunan kitap, ‘Dağların Havası’ adını taşıyor. Eski yazı ile kaleme alınmış ‘Dağların Havası,’ Akbaba Neşriyat’ın ilk kitabı olarak da dikkat çekiyor. NTV Tarih Dergisi’nin temmuz sayısında kitabın ilginç hikâyesi yer alıyor. NÂZIM Hikmet’le ilgili kimi bilgilerin neden gizlendiği, kimi mısraların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/nazım-hikmet.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-14025" title="nazım hikmet" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/nazım-hikmet.jpg" alt="" width="520" height="300" /></a></strong></p>
<p><strong>Nazım Hikmet&#8217;in ilk kitabının bilinenin aksine Güneşi İçenlerin Türküsü olmadığı ortaya çıktı.</strong></p>
<p>Haluk Oral tarafından bulunan kitap, ‘Dağların Havası’ adını taşıyor. Eski yazı ile kaleme alınmış ‘Dağların Havası,’ Akbaba Neşriyat’ın ilk kitabı olarak da dikkat çekiyor. NTV Tarih Dergisi’nin temmuz sayısında kitabın ilginç hikâyesi yer alıyor.</p>
<p>NÂZIM Hikmet’le ilgili kimi bilgilerin neden gizlendiği, kimi mısraların neden sansürlendiği bugüne kadar tam olarak anlaşılmamıştır bir türlü. Söz gelişi, Mehmet Âkif hakkında söylediği, “Âkif inanmış adam, büyük şair” mısralarının neden kimi kitaplarından çıkartıldığı çok fazla sorgulanmamıştır nedense. Bu açıdan bakılınca, Nâzım Hikmet’in ilk şiir kitabının belki bilinçli olarak, belki tesadüfen gözden uzak tutulması da tuhaf gelmiyor insana. Tuhaf olan, bu tür bilgilerin yeterince değerlendirilmemesi.</p>
<p>NTV Tarih Dergisi’nin temmuz sayısında, imzalı kitap koleksiyoncusu Haluk Oral, bu türden bir açığı daha kapatıyor ve Nâzım Hikmet’in bugüne kadar bilinmeyen ilk kitabını getiriyor gündeme. Kitabın ismi: ‘Dağların Havası.’ Doğal olarak eski yazı yani Osmanlıca. Akbaba Neşriyat’ın bir numaralı kitabı olarak 1925 yılında çıkmış piyasaya. Zaten içindeki şiir de Akbaba’da tefrika edilen uzun bir şiir.</p>
<p>Kitapla ilgili bilgi veren Haluk Oral, “Pek çok kaynakta Nâzım Hikmet’in ilk şiir kitabının, 1928’de Bakü’de basılan ‘Güneşi İçenlerin Türküsü’ olduğu belirtilir” dedikten sonra bu yanlışı şu sözlerle düzeltiyor: “Halbuki gerçek farklı. 1925’te Akbaba Neşriyat’tan çıkan ‘Dağların Havası’ adlı kitabın kapağında veya içinde ünlü şairin ismi geçmez. Aynı yılın başında Akbaba Dergisi’nde yayımlanmaya başlayan şiir ise ‘Kartal’ mahlasını taşır. Bu ‘Kartal’ Nâzım Hikmet’tir ve şiirde ismi geçen Leman ise Şevket Süreyya Aydemir ve eşi Leman Hanım’dan başkası değildir.”</p>
<p>Dergide, yine Haluk Oral koleksiyonundan Nâzım Hikmet’in kitaplarının birinci baskıları ve hikâyeleri de yer alıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/kultursanat/nazimin-ilk-kitabi-bulundu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şehir böcekleri bu yaz da coşturacak!</title>
		<link>http://www.urfanews.com/kultursanat/sehir-bocekleri-bu-yaz-da-costuracak.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/kultursanat/sehir-bocekleri-bu-yaz-da-costuracak.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 May 2010 10:25:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[şehir böcekleri]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13993</guid>
		<description><![CDATA[29 Mayıs’ta başlayıp Eylül ortasına kadar düzenleyeceği, eventlerle doyasıya eğleneceksiniz…Bir an önce event tarihlerine bakın ve  kimselere söz vermeyin! Feraye Boat by Urban Bug da gerçekleşen etkinlikler cumartesi gecelerinin vazgeçilmez adresi olacak… Muhteşem yemekleri ve Selim Sesler, Ümit Besen ve Suzan Kardeş gibi isimlerin sahne performanslarıyla keyifli geceler sizleri bekliyor… Mentha Boat by Urban Bug [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/böck.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13994" title="böck" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/böck.jpeg" alt="" width="670" height="300" /></a></p>
<p>29 Mayıs’ta başlayıp Eylül ortasına kadar düzenleyeceği, eventlerle doyasıya eğleneceksiniz…Bir an önce event tarihlerine bakın ve  kimselere söz vermeyin!</p>
<p>Feraye Boat by Urban Bug da gerçekleşen etkinlikler cumartesi gecelerinin vazgeçilmez adresi olacak… Muhteşem yemekleri ve Selim Sesler, Ümit Besen ve Suzan Kardeş gibi isimlerin sahne performanslarıyla keyifli geceler sizleri bekliyor… Mentha Boat by Urban Bug etkinlikleri şehir böceklerini denize, müziğe ve eğlenceye doyuracak. Geçtiğimiz yılda adından sıkça söz ettiren Mentha Boat partileri 2010 yazında da konuşturmaya devam edecek. Sundaze by Urban Bug 2002 yılında olduğu gibi 2010 yazında da Pazar günlerinin bir eğlence klasiği olmaya devam edecek… Urban Bug 2010 Summer projesi, gerçekleştirilen eventlerin ardından Eylül ayında düzenlenecek olan özel parti ile sonlanacak.</p>
<p><strong>FERAYE BOAT by URBAN BUG</strong></p>
<p>Urban Bug, leziz menüsü ve kaliteli canlı müziğiyle anılan Beyoğlu’nun nezih meyhanesi Feraye’yi, 300 kişilik tekneyle İstanbul Boğazına taşıdı…  Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında cumartesi geceleri belli aralıklarla gerçekleştirilecek etkinlikler için Ege ve Akdeniz mutfaklarından mezeler, kömür ızgarasında mevsim balıkları ve spesiyallerden oluşan bir menü seçildi. Doyasıya eğlenmek, eğlencenin tadına varmak için Feraye Boat by Urban Bug etkinliklerine katılmanız yeterli.</p>
<p><strong>MENTHA BOAT by URBAN BUG</strong></p>
<p>Şimdi vereceğimiz tarihleri bir kenara not edin!!! 13 Haziran, 4 Temmuz, 18 Temmuz ve 1 Ağustos Pazar İşte tam bu tarihlerde saat 10.00 22.00 saatleri arasında gerçekleşecek olan Mentha Boat by Urban Bug etkinliklerine davetlisiniz… Gelin 150 kişilik teknede özenle seçilmiş katılımcıların arasında yerinizi alın. Mentha Boat by Urban Bug etkinliklerinde İstanbul’un önde gelen Funk, Disco ve House DJ’leriyle müziğin çoşkusuna kendinizi kaptırın. Ayrıca tamamen doğal ürünlerden oluşan sabah kahvaltısı, öğlen yemeği ve akşamüstü atıştırmalıkların tadına varın. Belki hayalini bile kuramayacağınız günübirlik bir tatil yaşayın ve kendinizi tam da eğlencenin ortasında bulun.</p>
<p><strong>SUNDAZE by URBAN BUG</strong></p>
<p>Bir Urban Bug klasiği olan Sundaze by Urban Bug etkinliklerini bilmeyen yoktur. Yanlış okumuyorsunuz, göz yanılsaması hiç değil… Sundaze by Urban Bug etkinlikleri; Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında Pazar akşamüstleri 16.00’da Burc Beach’de yeniden hayat buluyor.  Reggie, Latin, Funk ve House tarzındaki canlı müzik guruplarıyla festival tadında geçireceğiniz etkinlikte eğlencenin doruk noktasına ulaşacaksınız…    Etkinliklere katılırken takıp takıştırmadan gelmek olmaz değilmi? Hiç üzülmeyin Urban Bug bu konuda da imdadınıza yetişiyor. Urban Bug’ın yeni markası Urban Fetish giyim ve takı kreasyonlarını da bu etkinliklerde tanıma fırsatınız olacak…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/kultursanat/sehir-bocekleri-bu-yaz-da-costuracak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tiyatroda ödül heyecanı</title>
		<link>http://www.urfanews.com/kultursanat/tiyatroda-odul-heyecani.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/kultursanat/tiyatroda-odul-heyecani.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 07:28:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara devlet tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[kerbela]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13923</guid>
		<description><![CDATA[1. Sadri Alışık Anadolu Tiyatro Oyuncu Ödülleri, Ankara Devlet Tiyatrosu Şinasi Sahnesi’ndeki törenle sahiplerine verildi. Törene, Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın yanı sıra eşi Gülten Günay, Sadri Alışık’ın eşi Çolpan İlhan ile çok sayıda davetli katıldı. ‘Yılın Onur Ödülü Nurşen Girginkoç’a verildi. Yılın En İyi Yapımının Yönetmeni Ödülü, Ankara Devlet Tiyatrosu’nun “Kerbela” isimli oyunuyla Ayşe Emel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 id="divAdnetKeyword2"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/kltr.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13922" title="kltr" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/kltr.jpeg" alt="" width="360" height="220" /></a></h2>
<h2></h2>
<h2></h2>
<h2>1. Sadri Alışık Anadolu Tiyatro Oyuncu Ödülleri, Ankara Devlet Tiyatrosu Şinasi Sahnesi’ndeki törenle sahiplerine verildi.</h2>
<p>Törene, Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın yanı sıra eşi Gülten Günay, Sadri Alışık’ın eşi Çolpan İlhan ile çok sayıda davetli katıldı. ‘Yılın Onur Ödülü Nurşen Girginkoç’a verildi. Yılın En İyi Yapımının Yönetmeni Ödülü, Ankara Devlet Tiyatrosu’nun “Kerbela” isimli oyunuyla Ayşe Emel Mesci’nin oldu. Ankara Devlet Tiyatrosu’nun “Bir Savaş Hikâyesi” isimli oyunuyla Mithat Erdemli, ‘Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu’ ; Konya Devlet Tiyatrosu’nun “Gılgamış” isimli oyunuyla Tomris Çetinel, ‘Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu’ seçildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/kultursanat/tiyatroda-odul-heyecani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Selvi boylum Al Yazmalım&#8217; yeni yüzüyle ABD&#8217;de</title>
		<link>http://www.urfanews.com/kultursanat/selvi-boylum-al-yazmalim-yeni-yuzuyle-abdde.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/kultursanat/selvi-boylum-al-yazmalim-yeni-yuzuyle-abdde.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 11:28:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[haebr]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haebr]]></category>
		<category><![CDATA[selvi boylum]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa ahber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13812</guid>
		<description><![CDATA[Türk Sinemasının baş yapıtlarından &#8220;Selvi Boylum, Al Yazmalım&#8221;, bugünün sinema teknolojisine göre restore edilen yeni versiyonuyla ABD&#8217;de görücüye çıkacak. Film, Miami ve New York’ta düzenlenen Türk filmi haftalarında &#8220;Neşeli Hayat&#8221;, &#8220;Nefes&#8221;, &#8220;Eşrefpaşalılar&#8221; ve &#8220;Romantik Komedi&#8221; adlı filmlerle birlikte gösterime sunulacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen ve Miami’deki Colony Theatre’da 3-5 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/selvi.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13813" title="selvi" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/selvi.jpeg" alt="" width="450" height="273" /></a></p>
<p>Türk Sinemasının  baş yapıtlarından &#8220;Selvi Boylum, Al Yazmalım&#8221;, bugünün sinema teknolojisine  göre restore edilen <a onmouseover="showAd('25602','100024' ,event);clearAdInterval();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>yeni</strong></span></a> versiyonuyla ABD&#8217;de görücüye çıkacak.</p>
<p>Film, Miami ve New York’ta düzenlenen Türk filmi haftalarında &#8220;Neşeli Hayat&#8221;, &#8220;Nefes&#8221;, &#8220;Eşrefpaşalılar&#8221; ve &#8220;Romantik Komedi&#8221; adlı filmlerle <a onmouseover="showAd('25660','102376' ,event);clearAdInterval();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>birlikte</strong></span></a> gösterime sunulacak.</p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen ve Miami’deki Colony Theatre’da 3-5 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek &#8220;Türk Filmleri Haftası&#8221;nda beş film izlenime sunulacak. Ketche’nin kamera arkasına geçtiği, Cemal Hünal, Gürgen Öz, Sinem Kobal, Engin Altan Düzyatan, Sedef Avcı gibi ünlü oyuncuları buluşturan &#8220;Romantik Komedi&#8221;, etkinliğin ilk günü olan 3 Mayısta gösterilecek.</p>
<p>Cengiz Aytmatov’un eserinden sinema perdesine uyarlanan 1977 yapımı &#8220;Selvi Boylum, Al Yazmalım&#8221;, etkinlik kapsamında 4 Mayıs günü yeni yüzüyle ABD’de izleyici karşısına çıkacak.</p>
<p>Senaryosunu Ali Özgentürk’ün kaleme aldığı, yönetmenliğini Atıf Yılmaz’ın yaptığı film, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilerek günümüzün sinema teknolojisine uyarlandı.</p>
<p>Başrolünü Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin’in üstlendiği, kamyon şoförü İlyas ile köylü kızı Asya’nın destansı aşkını konu alan film, &#8220;sevginin aslında emek olduğu&#8221; mesajını veren bir başyapıt olarak Türk sinema tarihine geçti.</p>
<p>Hafta kapsamında, 4 Mayısta Hüdaverdi Yavuz’un yönettiği &#8220;Eşrefpaşalılar&#8221; adlı film de izleyici karşısına çıkacak.</p>
<p>Yılmaz Erdoğan’ın senaryosunu yazdığı, yönettiği ve başrolünü üstlendiği &#8220;Neşeli Hayat&#8221; adlı yapım ile Levent Semerci’nin yönettiği gişe rekortmeni film &#8220;Nefes: Vatan Sağolsun&#8221; 5 Mayısta gösterilecek. Filmler, New York’ta da &#8220;Türk Günü&#8221; etkinlikleri çerçevesinde izlenime sunulacak. –</p>
<p>&#8220;40 YIL ÖNCE YAPILAN FİLMLER ÇOK HASAR GÖRMÜŞ&#8221;<br />
Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürü Abdurrahman <a onmouseover="showAd('25669','100955' ,event);clearAdInterval();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>Çelik</strong></span></a>, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, beş yerli yapımın ABD’nin New York ve Miami kentlerinde seyirciyle buluşacağını söyledi. Bu etkinliğin anlamlı bir yönünün de &#8220;Selvi Boylum, Al Yazmalım&#8221; isimli 1977 yapımı filmin yeni yüzüyle yurt dışında ilk kez seyirci karşısına çıkması olduğunu dile getiren Çelik, &#8220;Tabii bizim açımızdan çok önemli, Türk Sineması açısından daha da önemli. Restore ettirdiğimiz ’Selvi Boylum, Al Yazmalım’ isimli film burada seyirciyle buluşacak. Bu yaptığımız restorasyon çalışması, Bakanlığımız için bir ilktir&#8221; dedi.</p>
<p>Filmin restore edilerek bugünün sinema teknolojisine uyarlandıktan sonra ilk kez 7 Nisanda <a onmouseover="showAd('25681','100335' ,event);clearAdInterval();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>İstanbul</strong></span></a>’da izleyici karşısına çıktığını anlatan Çelik, filmin yeni versiyonunun büyük beğeni kazandığını ifade etti. Burada temel amacın yıllar önce yapılmış Türk Sinemasının baş yapıtlarını ayağa kaldırmak olduğunu dile getiren Çelik, &#8220;Bundan 25, 30, hatta 40 yıl önce yapılmış filmler çok hasar görmüş. Ayrıca, o günkü gösterim kalitesi ile de şu andaki gösterim kalitesi arasında da çok büyük farklar var&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Bu filmlerin tek tek temizlendiğini ve daha sonra &#8220;dolby digital sistemde&#8221; ses kaydının yapıldığını aktaran Abdurrahman Çelik, daha sonra filmlerin yeni pozitiflerinin hazırlandığını kaydetti. Proje kapsamında başka filmlerin de yenileneceğini anlatan Çelik, projenin bundan sonraki aşamalarını ise şöyle özetledi: &#8220;Şimdi bu işe başladık ve başka filmler de olacak. Biz bir ilki denedik, çünkü bir filmin maliyeti 120 bin doları buluyor. Bu da çok ciddi bir maliyet. İlk numuneyi de iyice bir inceleyelim, bakalım nasıl olmuş, ondan sonra karar vereceğiz. Bu çalışma, Türkiye’de ilk defa yapılan bir şey olduğu için sürdürülmesi de önemli. Bundan sonra Metin Erksan’ın birkaç filmi var kafamızda. Bu sene yetiştirebilirsek, Metin Erksan’ın iki filmini de aynı şekilde restore edeceğiz. Bunu yavaş yavaş yapacağız. Ciddi bir <a onmouseover="showAd('25542','101082' ,event);clearAdInterval();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>finansman</strong></span></a> sorunu, yani öyle kolay bir şey değil. Ancak sonuç ortaya çok güzel bir şekilde çıkıyor. İki filmi yan yana gösteriyoruz. Önce filmin restore edilmeden önceki ilk halini, daha sonra yeni halini yan yana iki dakika gösteriyoruz. Bir ona, bir de buna bakıyoruz. İnanılmaz güzel bir şey.&#8221;</p>
<p>Türk sinema klasiklerinden &#8220;Susuz Yaz&#8221;ın da yönetmen Fatih Akın tarafından İtalyanlarla işbirliğiyle benzer bir çalışmadan geçirildiğini anımsatan Çelik, bu filmin de 61. Cannes Film Festivalinde gösterildiğini belirtti. Türk filmlerinin Haziran ayında da Varşova Film Festivalinde izlenime sunulacağını ifade eden Çelik, burada 30 Türk filminin yer alacağını söyledi.</p>
<p>Çelik, &#8220;İlk defa bu kadar güçlü gideceğiz ve 30 filmimiz Lehçeye çevrilerek orada gösterilecek. Ayrıca, sinema alanında ikili görüşmeler ve toplantılar da gerçekleştirilecek&#8221; bilgisini verdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/kultursanat/selvi-boylum-al-yazmalim-yeni-yuzuyle-abdde.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haldun Dorme&#8217;nin ilk Kürtçe oyunu büyük ilgi gördü</title>
		<link>http://www.urfanews.com/kultursanat/haldun-dormenin-ilk-kurtce-oyunu-buyuk-ilgi-gordu.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/kultursanat/haldun-dormenin-ilk-kurtce-oyunu-buyuk-ilgi-gordu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 14:35:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[dtp]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[haldun dormen]]></category>
		<category><![CDATA[kürtçe]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13683</guid>
		<description><![CDATA[Haldun Dormen&#8217;in ilk Kürtçe oyunu &#8216;Çirokeke Zivistane&#8217;nin (Bir Kış Masalı) prömiyeri Diyarbakırda sahnelendi. Oyun büyük ilgi gördü. Müzikalin promiyerine DTP’nin siyasi yasaklı Genel Başkanı Ahmet Türk ile Aysel Tuğluk, Barış ve Demokrasi Partisi Genel Başkan Yardımıcısı Gülten Kışanak, Milletvekili Sebahat Tuncel, Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile Eski DEP Milletvekili [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/kürtçe.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-13684" title="kürtçe" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/kürtçe.jpg" alt="" width="550" height="366" /></a></p>
<p><strong>Haldun Dormen&#8217;in ilk Kürtçe oyunu &#8216;Çirokeke Zivistane&#8217;nin (Bir Kış Masalı) prömiyeri Diyarbakırda sahnelendi. Oyun büyük ilgi gördü.</strong></p>
<div id="divAdnetKeyword">
<p>Müzikalin promiyerine DTP’nin siyasi yasaklı Genel Başkanı Ahmet Türk ile Aysel Tuğluk, Barış ve Demokrasi Partisi Genel Başkan Yardımıcısı Gülten Kışanak, Milletvekili Sebahat Tuncel, Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile Eski DEP Milletvekili Leyla Zana, Kandil Barış Grubu üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Büyük ilgi gören müzikali izleyenler kahkahaya boğuldu.</p>
<p>Ekibiyle birlikte oyunun hazırlığı için uzun süredir Diyarbakır’da bulunan usta tiyatrocu Haldun Dormen, meslek hayatında ilk defa Kürtçe bir oyun sahneledi. 82 yaşındaki ünlü tiyatrocu Dormen, Cevat Fehmi Başkut&#8217;un ‘Buzlar Çözülmeden’ adlı oyunundan uyarladığı ‘Bir Kış Öyküsü’ adlı müzikali, bu kez ‘Çirokekê Zivistanê’ (Bir Kış Masalı) adıyla ilk kez kürtçe olarak Diyarbakır’da seyirci karşısına çıktı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda (DBŞT) gerçekleşen prömiyere, DTP’nin siyasi yasaklı Genel Başkanı Ahmet Türk ile Aysel Tuğluk, Barış ve Demokrasi Partisi Genel Başkan Yardımıcısı Gülten Kışanak, Milletvekili Sebahat Tuncel, Eski DEP Milletvekili Leyla Zana, Kandil Barış Grubu üyeleri, Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve çok sayıda vatandaş katılıdı. Tamamen kürtçe segilenen müzikal, büyük beğeni topladı. Kürtçe bilmeyen Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu’ya oyunu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir tercüme ettiği görüldü.</p>
<p>Oyun sonunda oyuncular ayakta alkışlanırken, sahneye çıkan Haldun Dormen Kürtçe ‘Şev baş’ (İyi geceler) diyerek, “Maalesef bu kadar ezberleyebildim. Sonra oyunu sahneye koyduk, ama becerdik galiba, herkesin sayesinde hayatımın en güzel, en heyecan verici bir olayı oldu. Bu oyunu Kemal Sunal için yazdık. Rahmetli Kemal Sunal ile oynayacaktık, kendisi tiyatroya geri dönmek istiyordu. Ben çok mutluyum, çok teşekkür ediyorum. Mükemmel bir kadro var. Bu yaşta bana yepyeni bir pencere açtı. O pencereden baktğımada çok mutluyum.” dedi.</p>
<p><strong>70-80 YILLIK KARLAR ERİDİ</strong></p>
<p>Daha sonra sahneye çıkan Osman Baydemir, kısa bir konuşma yaptı. Baydemir, “70 yıllık, 80 yıllık karlar eridi. İnsanların bir arada yaşayacağının baharı geldi. İşte barış köprülerinin bir tanesini de Haldun Dormen ile birlikte Diyarbakır Büyükşehir belediyesi tiyatro ekibi atmıştır. Hepsine teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><strong>KANDİL VE MAHMURDAN GELENLER SAHNEDE</strong></p>
<p>Yaptığı açıklamadan sonra Baydemir aralarında Mutlu, Türk, Zana ve diğer davetlileri oyunculara çiçek vermek üzere Kürtçe olarak sahneye davet etti. Baydemir, Kandil ve Mahmur kamplarından gelen grubu da sahneye çağırdı.</p>
<p>Kapatılan DTP’nin Siyasi Yasaklı Genel Başkanı Ahmet Türk ise oyunla ilgili olarak, “Çok güzel, çok beğendim, Türkiye’de çok güzel gelişmelerin yaşandığını görüyoruz. Aslında kürt halkının kültürüne kimliğine değer verilirse birçok sorunun çözüldüğünü görürüz” dedi.</p>
<p>Vali Hüseyin Avni Mutlu da, gazetecilere yaptığı açıklamada, oyunu daha önce sinemada seyrettiğini, sanat dilinin evrensel olduğunu ifade etti. Vali Mutlu, şöyle konuştu: “Sanatın dili evrenseldir. Zaman zaman farklı dillerdeki İngilizce, Fransızca, Almanca sinema filmlerini ve tiyatro oyunlarını keyifle izliyoruz. TRT artık 24 saat hem tiyatro olarak, müzik olarak, farklı sanat etkinlikleri itibariyle devletimizin televizyonunda yer alıyor. Diyarbakırımız&#8217;da da bir çok televizyon kanalı bu konuyla ilgili gerekli izinlerini aldılar. Artık bu tür piyesleri, oyunları, şarkıları, sanat etkinliklerini ekranlarımızdan zaten bir yıla yakın ve daha fazla zamandır izliyoruz. Şehir tiyatrosunda da ilk kez izliyoruz. Neticede bir kültürel etkinliktir. İyi bir başlangıç oldu diye düşünüyorum”</p>
<p>Gazetecilerin ‘Kürtçe bildiğiniz kelime var mı?’ sorusuna Vali Mutlu, “Şüphesiz tabiki pek çok bildiğimiz kelime var. Sanat gerçekten sanat için ve toplum için de yapıldığında her ikisinde de güzel. Ama ortaya güzel bir şey gayesiyle yapıldığında bence fevkalade iyi. Neticede bu bir sanat eseri. Ve Ben bunu her zaman söylüyorum sanatın dili evrenseldir. Dolayısıyla biz onu yüreğimizle izliyoruz” dedi.</p>
</div>
<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
var ilgiliLinkler = document.getElementById("divAdnetKeyword").getElementsByTagName("a");
var toplamLinkSayisi = ilgiliLinkler.length;
for(var i=0; i< toplamLinkSayisi; i++)
{
if(ilgiliLinkler[i].className == '' &#038;&#038; ilgiliLinkler[i].innerHTML.toLowerCase().indexOf('img') < 0)
{
ilgiliLinkler[i].className='boslinkcl';
}
}
// ]]&gt;</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/kultursanat/haldun-dormenin-ilk-kurtce-oyunu-buyuk-ilgi-gordu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bize de kazma vurdular!</title>
		<link>http://www.urfanews.com/kultursanat/bize-de-kazma-vurdular.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/kultursanat/bize-de-kazma-vurdular.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 10:29:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[eczacıbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[güler sabancı]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kadir topbaş]]></category>
		<category><![CDATA[Muhsin Ertuğrul]]></category>
		<category><![CDATA[nimet çubukcu]]></category>
		<category><![CDATA[recep tayyip erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[yerel haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13583</guid>
		<description><![CDATA[Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin açılışında konuşan Erdoğan, “Muhsin Ertuğrul Sahnesi için ilk kazmayı vurduğumuzda bana da belediye başkanına da kazmayı vurdular. Buraya cami inşa edeceğimizi bile iddia edenler oldu” dedi Muhsin Ertuğrul Sahnesi, dün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açıldı. Açılışa Erdoğan’ın yanı sıra eşi Emine Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Milli Eğitim Bakanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/kazma1.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13586" title="kazma" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/kazma1.jpeg" alt="" width="207" height="298" /></a></p>
<p>Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin açılışında konuşan Erdoğan, “Muhsin Ertuğrul Sahnesi için <a onmouseover="showAd('24269','100264' ,event);clearAdInterval();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>ilk</strong></span></a> kazmayı vurduğumuzda bana da belediye başkanına da kazmayı vurdular. Buraya cami inşa edeceğimizi bile iddia edenler oldu” dedi</p>
<p>Muhsin Ertuğrul Sahnesi, dün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açıldı. Açılışa Erdoğan’ın yanı sıra eşi Emine Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Valisi Muammer Güler ile iş dünyasından Bülent Eczacıbaşı, Adnan Polat, Nazif Zorlu, Güler Sabancı ve Muhsin Ertuğrul’un eşi Handan Ertuğrul’un da aralarında bulunduğu çok sayıda isim katıldı.<br />
Açılışta Şehir Tiyatroları oyuncularının sayısının az olması ise gözlerden kaçmadı. Törende Ayla Algan ve Zihni Göktay, yıkılan tiyatroların yerine yenileri yapılmadığı için, Muhsin Ertuğrul Sahnesi kapatıldığında korku duyduklarını dile getirerek, sahnenin açılışı dolayısıyla teşekkürlerini iletti.</p>
<p><strong>Erdoğan: Tarihi bir an</strong><br />
Kadir Topbaş, “Buraya daha iyisini yapacağımıza söz vermiştik ve sözümüzü tuttuk” derken, Bakan Günay da “Türkiye’nin sanat ortamı karartılıyor diyenlere buradan gül atmak istiyorum” diye konuştu. Başbakan Erdoğan ise açılışı “tarihi bir an” olarak nitelendirerek, 21 ay gibi kısa bir sürede 127 bin metrekare olan sahneyi ve İstanbul Kongre Merkezi’ni tamamladıklarını anlattı. Erdoğan, “Nasıl ki Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli bu ülkenin ortak değeriyse, nasıl ki Fuzuli, Baki, Nedim, Mehmet Akif, Necip Fazıl, Kemal Tahir, Oğuz Atay, Nâzım Hikmet bu ülkenin değeri ise aynı şekilde Muhsin Ertuğrul da bu ülkenin değeri. Bu ülkeye ait ne varsa tamamı bizim değerimizdir. Yaşam tarzlarına bir kısıtlamamız olamaz. İnsanların düşüncelerini eleştirebilirsiniz ama bunlar bir saygı içinde olmalı” dedi. Erdoğan “Muhsin Ertuğrul Sahnesi için ilk kazmayı vurduğumuzda bana da belediye başkanımıza da kazmayı vurdular” diyerek şöyle konuştu:<br />
“Sanki Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ni yere çakıyoruz. Buraya cami inşa edeceğimizi bile iddia edenler oldu. Sanki tiyatro düşmanıyız. Sanata karşı düşmanlığımız olamaz. Allahaşkına tiyatroyu yıkıyorlar, cami yapacaklar’ iddiasının neresine cevap vereceğim? Bu tür iftiraların peşine düşsem ülkede taş üstüne taş koyamayız. Yargı kararında, niye AKM’nin olamayacağını anlatsın. Projeyse proje, hizmetse hizmet&#8230; Ciğerlerimize kadar kan ağlatıyorlar.”</p>
<p><strong>Oyun değişti&#8230;</strong><br />
Törenin ardından daha önce duyurulduğu gibi ‘Keşanlı Ali Destanı’nı izleyeceklerini belirten Erdoğan, kendisine oyunun sahnelenemeyeceğinin söylenmesi üzerine “Niye seyretmiyoruz? Başka oyun mu aldınız?” diye sordu. Tiyatro yetkililerinin provaların yetişmediğini belirtmesi üzerine Erdoğan, “Gökten ne yağar ki yer kabul etmez” dedi. Daha sonra siyasetçiler ve tiyatrocularla birlikte kurdele kesildi ve daha sonra “İntiharın Genel Provası” adlı oyun izlendi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/kultursanat/bize-de-kazma-vurdular.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2010 Şöleni</title>
		<link>http://www.urfanews.com/kultursanat/2010-soleni.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/kultursanat/2010-soleni.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 15:47:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[MFÖ]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[sertap erener]]></category>
		<category><![CDATA[şölen]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13536</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul’da bu akşam düzenlenecek 2010 Avrupa Kültür Başkenti açılış kutlamaları kenti festival havasına sokacak. Kentin 7 ayrı noktasında sanatçılar sahneye çıkacak, gökyüzü havai fişek gösterileriyle aydınlanacak. En büyük endişe ise etkinlikler yüzünden kapanacak yollar nedeniyle trafiğin felç olması&#8230; Üç yıldır beklenen gün geldi: 16 Ocak 2010&#8230; İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti resmi açılış kutlamaları, İstanbul’un [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="divAdnetKeyword2">
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/sanat.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13537" title="sanat" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/sanat.jpeg" alt="" width="320" height="198" /></a></p>
<p>İstanbul’da bu akşam düzenlenecek 2010 Avrupa Kültür Başkenti açılış kutlamaları kenti festival havasına sokacak. Kentin 7 ayrı noktasında sanatçılar sahneye çıkacak, gökyüzü havai fişek gösterileriyle aydınlanacak. En büyük endişe ise etkinlikler yüzünden kapanacak yollar nedeniyle trafiğin felç olması&#8230;</p>
</div>
<p>Üç yıldır beklenen gün geldi: 16 Ocak 2010&#8230; İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti resmi açılış kutlamaları, İstanbul’un yedi farklı noktasındaki meydanlarda düzenlenecek etkinliklerle bir festival havasında geçecek.  Açılış töreni Haliç Kongre Merkezi’nde yapılacak. Törende Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da birer açılış konuşması yapması planlanıyor. Konuşmaların ardından, Yekta Kara yönetmenliğinde hazırlanan “İstanbul Büyüsü” adlı performans sahnelenecek. Bu gösterinin ardından havai fişek gösterisi yapılacak.<br />
Kadıköy Meydanı’nda şölen Balon Tiyatrosu’nun, büyük balonların kullanıldığı bir tiyatral gösterisiyle başlayacak. Etkinlikte ateş ve havai fişek gösterileri de yer alacak. Haliç’teki havai fişek gösterisi dev ekranlardan canlı olarak izlenecek. Saat 20.20’de Mor ve Ötesi’nin konseri başlayacak.</p>
<p><strong>Bir İstanbul Masalı</strong><br />
Taksim Meydanı’nda saat 19.30’da başlayacak etkinliklerde Balon Tiyatrosu’nun gösterisi ekranlardan seyredilecek. Haliç’te gerçekleştirilecek havai fişek gösterisi canlı olarak dev ekranlardan seyredilecek. Ateş Tiyatrosu’nun masalsı bir atmosferde gerçekleştireceği gösteride ise özel aparatlar giydirilmiş sanatçılar alev ve havai fişeklerle görsel bir şölen sunacak. Taksim’deki etkinlikler Tarkan’ın vereceği konserle son bulacak. Pendik Meydanı’ndaki etkinliklerde izleyiciler hem Balon Tiyatrosu’nu hem de Haliç’teki havai fişek gösterilerini dev ekranlardan izleyebilecek. Kıraç’ın konseriyle devam edecek etkinlikler havai fişek gösterisiyle son bulacak.<br />
Sultanahmet Meydanı’nda etkinlikler Mehteran konseriyle başlayacak. İstanbullular, Haliç’teki havai fişek gösterisini canlı olarak ekranlardan seyredebilecek. Mercan Dede’nin konseriyle devam edecek etkinlikler, havai fişek gösterisiyle sona erecek. Bağcılar Meydanı’nda da Balon Tiyatrosu ve Haliç’teki havai fişek gösterileri izlenebilecek.  Daha sonra Zara konser verecek. Beylikdüzü Meydanı’nda da gösteriler Balon Tiyatrosu’nun canlı olarak ekranlardan verilmesiyle başlayacak. Şaman Dans Grubu’nun gerçekleştireceği bir gösteriyle süren etkinlikte DJ performansı yer alacak. Haliç’teki havai fişek gösterisinin ardından, Nil Karaibrahimgil’in konseri başlayacak.</p>
<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2010/01/15/fft16_mf486711.Jpeg" alt="" /><br />
Sanatçılar gösterilerde özel aparatlar giyecek.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><br />
Müzeler 24.00’e kadar açık</span></strong><br />
İstanbul’un önde gelen kültür sanat merkezleri ile müzeleri kapılarını bugün saat 24.00’e kadar açık tutacak. Bu mekânlar arasında İstanbul Modern, Yapı Kredi Kültür Sanat, Aşiyan Müzesi, Orhan Kemal Müzesi, Sait Faik Müzesi, Sakıp Sabancı Müzesi, Türkiye Denizcilik İşletmeleri Tarih ve Sanat Merkezi Müzesi, Yerebatan Sarnıcı Müzesi yer alıyor.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">DİKKAT yollar kapanıyor!</span></strong><br />
Etkinlikler nedeniyle bugün akşam saatlerinde Pendik, Kadıköy, Bağcılar ve Taksim’de bazı yollar araç trafiğine kapatılacak. İstanbul Valiliği’nden alınan bilgiye göre Kıraç’ın konser vereceği Pendik’te Güldeste Caddesi, Mor ve Ötesi’nin konser vereceği Kadıköy’de Albay Faik Sözener Caddesi 17.00 ile 22.30 saatleri arasında trafiğe kapanacak. Zara’nın konser vereceği Bağcılar’da Ahmet Yesevi Caddesi, Esenler Caddesi’nden meydan istikametine, Bağcılar Meydanı’ndan Bakırköy istikametine, Birlik Caddesi’nden meydan istikametine ve Bakırköy Caddesi’nden Bağcılar istikametine olan yollar da aynı saatlerde kapalı olacak. Tarkan’ın sahne alacağı Taksim’de saat 16.00 ile 22.30 arası, Taksim Meydanı’na bağlantı yollarında trafik akışı kontrollü sağlanacak ve zaman zaman yollar trafiğe kapatılacak.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">303 sanatçı Haliç’te sahnede</span></strong><br />
Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek “İstanbul Büyüsü” adlı gösteride, 24  farklı eser 303 sanatçı tarafından sahnelenecek. Teknik ekiple birlikte bu gösteride yer alacak görevli sayısı 450.  600 metrekarelik alana kurulan sahnede izlenecek ‘İstanbul Büyüsü’nde, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Devlet Opera Korosu, MFÖ, Devlet Balesi, Yarkın Perküsyon Grubu, Sertab Erener, İncesaz, İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu, Kubat, Zuhal Olcay, Aynur Doğan, Yetkin Dikinciler ve Fatih Erkoç’un da aralarında bulunduğu sanatçılar, topluluklar yer alıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/kultursanat/2010-soleni.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dan Brown’dan son ipucu: İstanbul</title>
		<link>http://www.urfanews.com/kultursanat/dan-brown%e2%80%99dan-son-ipucu-istanbul.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/kultursanat/dan-brown%e2%80%99dan-son-ipucu-istanbul.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2009 11:23:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[dan brown]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp sembol]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[shakespeare]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13409</guid>
		<description><![CDATA[Dan Brown, yazacağı son kitabı için mekân olarak İstanbul’u seçebileceğine ilişkin ipucu verdi dün.Yazar bir sonraki kitabında Langdon’ı ‘Sırlarla dolu’ diye tanımladığı İstanbul sokaklarına bırakırsa şaşırmayın! Yılbaşı yaklaşırken hediyesini almak için Noel ağacına koştuğunda orada hediye yerine şifre bulan bir çocuk. Sonra bir şifre, bir şifre daha&#8230; Ve hediyesine ulaşıyor. Bu çocuk ne olur? Şifrelerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-13410" title="dan urfa" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/dan-urfa-150x150.jpg" alt="dan urfa" width="150" height="150" /></p>
<p>Dan Brown, yazacağı son kitabı için mekân olarak İstanbul’u seçebileceğine ilişkin ipucu verdi dün.Yazar bir sonraki kitabında Langdon’ı ‘Sırlarla dolu’ diye tanımladığı İstanbul sokaklarına bırakırsa şaşırmayın!</p>
<div id="divAdnetKeyword3">
<p>Yılbaşı yaklaşırken hediyesini almak için Noel ağacına koştuğunda orada hediye yerine şifre bulan bir çocuk. Sonra bir şifre, bir şifre daha&#8230; Ve hediyesine ulaşıyor. Bu çocuk ne olur? Şifrelerin cirit attığı romanları milyonlarca satan Dan Brown olur. Dün sabah basın toplantısında anlattığı hikâyelerden biri bu Brown’un. Türkiye’deki yayıncısı Altın Kitaplar’ın 50. yıl kutlamaları için İstanbul’da yazar&#8230; Son romanı “Kayıp Sembol”ün Türkçesi de dün raflara yerleşti.</p>
<p><strong><span style="color: #000080;">‘Yazıp attıkların önemli’</span></strong><br />
6 yıllık bir çalışmanın ürünü “Kayıp Sembol”. Her sabah 4’te kalkarmış Brown ve yazma odasına kaparmış kendini. Öğleden sonraya kadar da harıl harıl yazarmış. Heyecanlı romanlar yazmanın formülünü de veriyor bu arada: “Yazdıkların değil, yazıp attıklarındır önemli olan. Kitaptaki her bir sayfa için 10 sayfa yazar, sonra da elerim”. Hemingway’in yazma tarzını buzdağına benzetmesini hatırlatıyor bu, “Suyun altındaki görünmeyen kısım, suyun üstündeki görünen kısımdan çok daha fazladır”. Ama Brown en sevdiği yazarlar arasında Hemingway’i saymıyor. Mizahı ve kelime oyunlarıyla Shakespeare’e, tasvirleriyle John Steinbeck’e, gerilimleriyle Robert Ludlum’a hayran. Ama okuma listesinin büyük bölümünü kurgu dışı kitapların oluşturduğunu da ekliyor. Romanın yazımına geçmeden önceki araştırma safhası da uzun sürüyor Brown için. Yazdığı konuyla ilgili yüzlerce kitap okuyor, seyahatlere çıkıyor.<br />
“Da Vinci Şifresi” ve “Melekler ve Şeytanlar” gibi “Kayıp Sembol” de sinemaya uyarlanacak. Üç kitabın da başkarakteri olan Robert Langdon’ı yine Tom Hanks oynayacak. Diğer 2 filmi olduğu gibi bunu da Ron Howard yönetecek. Senaryo yazılıyor, Brown’a göre iki yıl sonra görebileceğiz filmi.</p>
<p><strong><span style="color: #000080;">Langdon aslında kendisi!</span></strong><br />
Robert Langdon’ın hayranlarına müjdesi var yazarın. Henüz tasarı aşamasındaki yeni romanının başkarakteri yine bu fiyakalı sanat tarihi profesörü olacak. Henüz hangi sırla, hangi gizli tarikatla uğraşacağı belli değil. Ama kesin olan bir şey varsa o da tvit ceketinden vazgeçmeyeceği. Aslında bu ceketten vazgeçmeyen Dan Brown’un kendisi, sayısız fotoğrafı olsa da hep aynı gün çekilmiş gibi duruyorlar bu değişmez giyim tarzı yüzünden. Dün sabah toplantı salonuna girdiğinde de her zamanki karelerinden birinden çıkıp gelmiş gibiydi Brown. Zaten Robert Langdon’u kendisine daha üstün vasıflar ekleyerek yarattığını itiraf ediyor. Langdon daha zeki ve hayatı daha heyecanlı, ama Dan Brown ile gizeme ve şifrelere duydukları tutku ortak.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">TOPLANTIDAN SATIRBAŞLARI</span></strong><br />
<strong><span style="color: #000080;">Ağca’nın mektubundan haberim yok</span></strong><br />
* “Kayıp Sembol’de kahramanımı Türk hapishanesine soktum, çünkü karakterin transformasyonu için en doğru mekândı.”<br />
* “Zamanda geriye gittikçe Doğu felsefesinin ne kadar evrensel olduğunu görüyorsunuz. Doğu tarihiyle ilgili bir kitap yazabilirim.”<br />
* “Hıristiyanları kutsal metinlerin doğruluğu konusunda tartışmaya teşvik ettim.”<br />
* “Kilisenin düşmanı var. O da ben değilim, kayıtsızlık. İnsanlar dinle ilgili çok az bilgiye sahip. Kitaplarımla din ilgilerini çekiyor.”<br />
* “Mehmet Ali Ağca’nın bana mektup gönderdiğinden haberim yok. Kimseden fikir alıp yazmadım, kendi fikirlerim var.”</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">İstanbul’u dolaşacak</span></strong><br />
“Sırlarla dolu” dediği İstanbul’da birkaç gün kalacak Brown ve adını söylemediği bazı mekânları ziyaret edip araştırma yapacak. Belki de Langdon yeni romanda İstanbul sokaklarını arşınlayacak. Zaten toplantının sonunda sordu: “Türkiye’de geçen bir romanda mutlaka olması gerekenler nedir?” İstanbul, Ayasofya, Topkapı Sarayı, hisarlar ve surlar en çok oy alan cevaplar oldu. Bugün Brown’ı Rumeli Hisarı’nın tepesinde görürseniz şaşırmayın.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Atatürk’ü araştırmış</span></strong><br />
Brown, İstinye Parktaki D&amp;R’da son kitabını imzaladı. 15 dakika imza dağıtan Brown’a D&amp;R yetkilileri “Atatürk-The Rebirth Of A Nation” ve “Ottoman Empire”  isimli kitaplar hediye etti. Brown, “Atatürk ve Osmanlı tarihini biliyorum. Birçok araştırma yapmıştım “ dedi.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/kultursanat/dan-brown%e2%80%99dan-son-ipucu-istanbul.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Demir Adam için geri sayım başladı</title>
		<link>http://www.urfanews.com/kultursanat/demir-adam-icin-geri-sayim-basladi.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/kultursanat/demir-adam-icin-geri-sayim-basladi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 12:16:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[demir adam]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[iron man]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13256</guid>
		<description><![CDATA[Demir Adam, Mayıs 2010&#8242;da ikinci filmiyle beyazperdede boy gösterecek İSTANBUL &#8211; Marvel’in efsane ‘süper kahraman’ı Iron Man’in ikinci sinema macerası için geri sayım başladı. Yönetmen koltuğunda ilk filmde olduğu gibi Jon Favreau’nun oturduğu ‘Iron Man 2’nin oyuncu kadrosu hayli heyecan verici. Tony Stark, nam-ı diğer Iron Man rolünde yine Robert Downey Jr.’ı izleyeceğimiz ‘Iron Man [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-13257" title="demir urfa" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/demir-urfa1-150x150.jpg" alt="demir urfa" width="150" height="150" /></p>
<p>Demir Adam, Mayıs 2010&#8242;da ikinci filmiyle beyazperdede boy gösterecek</p>
<p>İSTANBUL &#8211; Marvel’in efsane ‘süper kahraman’ı Iron Man’in ikinci sinema macerası için geri sayım başladı. Yönetmen koltuğunda ilk filmde olduğu gibi Jon Favreau’nun oturduğu ‘Iron Man 2’nin oyuncu kadrosu hayli heyecan verici. Tony Stark, nam-ı diğer Iron Man rolünde yine Robert Downey Jr.’ı izleyeceğimiz ‘Iron Man 2’, Scarlett Johansson, Gwyneth Paltrow, Mickey Rourke, Samuel L. Jackson, Don Cheadle, Leslie Bibb, Sam Rockwell gibi yıldız isimler rol alacak. Paramount Pictures ve Marvel Entertainment ortak yapımı olarak çekilecek filmin gösterim tarihi ise 7 Mayıs 2010 olarak belirlendi.<br />
‘Iron Man 2’nin konusuna gelince&#8230; Milyarder mucit Tony Stark’ın (Robert Downey Jr.) zırhlı Süper Kahraman Iron Man olduğu tüm dünya tarafından bilinmektedir. Teknolojisini orduyla paylaşması için hükümetten, basından ve halktan baskı gören Tony, bilginin yanlış ellere geçmesinden korktuğu için Iron Man zırhının sırrını açıklamak istemez. Yanında Pepper Potts (Gwyneth Paltrow) ve James ‘Rhodey’ Rhodes (Don Cheadle) ile birlikte Tony yeni ittifaklar kurar ve yeni büyük güçlerle yüzleşir&#8230;<br />
‘Iron Man’in üçüncü filmi ise henüz proje aşamasında. Filmin 2012’de vizyona girmesi bekleniyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/kultursanat/demir-adam-icin-geri-sayim-basladi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

