<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>urfanews &#187; erdoğan</title>
	<atom:link href="http://www.urfanews.com/etiket/erdogan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.urfanews.com</link>
	<description>Son Dakika, Haberler, Ekonomi, Yerel, Politika, Kültür Sanat, Teknoloji, Spor Haberleri -urfanews.com-</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Dec 2011 09:58:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>Suriye&#8217;de tampon bölge kurulabilir</title>
		<link>http://www.urfanews.com/gundem/manset/suriyede-tampon-bolge-kurulabilir.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/gundem/manset/suriyede-tampon-bolge-kurulabilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jun 2011 08:41:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[seçim 22011]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[sriya]]></category>
		<category><![CDATA[suriye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=14578</guid>
		<description><![CDATA[Şam yönetimine karşı mesajlarını sertleştiren Türkiye, olası göçe karşı hazırladığı ‘yol haritası’na Suriye topraklarında tampon bölge kurulmasını da koydu. Bu önlem, Türkiye’ye geçmeye çalışan mülteci sayısı on binlerle ifade edilebilecek bir aşamaya geldiğinde alınacak. Diplomatik kaynaklara göre, ilk aşamada sayıları 4 bini bulan mültecilerin temel ihtiyaçlarını karşılayan Türkiye’nin yol haritasında şu hususlar öne çıkıyor: Türkiye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/esad-suriye.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-14579" title="esad suriye" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/esad-suriye.jpg" alt="" width="480" height="318" /></a></p>
<p>Şam yönetimine karşı mesajlarını sertleştiren Türkiye, olası göçe karşı hazırladığı ‘yol haritası’na Suriye topraklarında tampon bölge kurulmasını da koydu. Bu önlem, Türkiye’ye geçmeye çalışan mülteci sayısı on binlerle ifade edilebilecek bir aşamaya geldiğinde alınacak. Diplomatik kaynaklara göre, ilk aşamada sayıları 4 bini bulan mültecilerin temel ihtiyaçlarını karşılayan Türkiye’nin yol haritasında şu hususlar öne çıkıyor:<br />
Türkiye kendi topraklarında 10 bin kişiyi barındıracak bir önhazırlık yaptı. Ama göçü arttırır diye bunun duyulması istenmiyor.</p>
<p>Sayı 10 bini aşarsa, Türkiye bu yükü tek başına üstlenemez ve BM ile AB gibi kuruluşların mali yükü paylaşması gerekebilir. Bu amaçla BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ile Avrupa Konseyi nezdinde girişimler başladı. Kızılhaç’la da görüşüyor.</p>
<p>Irak göçünün bir benzeri yaşanırsa, BM’nin desteğiyle Suriyelilerin kendi topraklarında geçici olarak barındırılması yani ‘tampon bölge’ kurulması gündeme gelecek. Bunun için BM Güvenlik Konseyi kararı ve kampların uluslararası toplum tarafından korunması gerekecek. Bu da geçmişte Kuzey Irak’taki ‘Kuzey’den keşif gücü’ gibi bir ‘gözlem gücü’ oluşmasını gündeme getirebilir.</p>
<p><strong>BM yaptırımına destek </strong><br />
Önlemlerin 2. ayağı da Suriye lideri Beşşar Esad’ın kanlı operasyonlarının durdurulmasını hedefliyor. Bugüne dek ‘ikna’ yöntemi üzerinde duran Ankara, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 4 gün önce Esad ile yaptığı görüşmeden sonra ümidini kesti. Bu nedenle BM Güvenlik Konseyi’nin alacağı bir yaptırım kararını açıkça desteklemeye başladı. Kimsenin Suriye’nin içişlerine karışma hakkı olmadığını belirten diplomatik kaynaklar, “Ancak içişlerine dokunmama hakkı, kendi insanlarını öldürme hakkı değildir. Uluslararası toplum gerekli değerlendirmeyi yapıp tavrını alacaktır” yorumunu yaptı. Türkiye’nin bir başka kaygısı da istikrarsızlığın bölgeye yayılması. Bunu Lübnan, Ürdün, İsrail-Filistin’de istikrarsızlığı tetikleyici bir gelişme olarak gören Ankara, uluslararası toplumun adım atarken bu hususa da dikkat etmesini bekliyor.<br />
<span><br />
<strong>Esad’la köprüler atıldı </strong></span><br />
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’nin hem asker hem sivil yönden Suriye’de en kötü senaryoya hazır olduğu mesajı verirken Başbakan Tayyip Erdoğan, Suriye lideri Beşşar Esad’a en sert eleştirisini yaptı. Erdoğan önceki gece ATV’de katıldığı programda Esad ailesini vahşet yapmakla suçlayıp “Maalesef Esad ailesi özellikle de Mahir Esad insani davranmıyor. Gelişmelere daha fazla sessiz kalamayız. İyi ilişkiler ilelebet süremez” diye çıkıştı. Düne kadar Esad’a kardeşim diye seslenen Erdoğan şunları söyledi: “Suriye olayı Libya gibi değil. Adeta iç meselemiz. 800-900 km sınırımız var. Can havliyle kaçarak Türkiye’ye sığınmak isteyenler için kapılarımızı kapatamayız, ama bu nereye kadar? 4-5 gün önce Esad’la konuştum, çok açık net anlattım. Buna rağmen bu işi çok hafife alıyorlar. Maalesef bize farklı şeyler söylüyor. Ne yazık ki insani davranmıyorlar. Şu anda vahşetin&#8230; Düşünün öldürdükleri kadınların kafasında öyle çirkin görüntü veriyorlar ki yenilir yutulur değil. İster istemez BM Güvenlik Konseyi’ni devreye sokuyor. Orada da hazırlıklar var. Türkiye olarak bunlar karşısında kalkıp da hâlâ Suriye diyemeyiz.”<br />
Gül: En kötüsüne hazırız<br />
Gül ise “Suriye’yi günlük istihbaratla çok yakın takip ediyoruz. Sivil-asker en kötü senaryolara karşı hazırlığımızı da yapmış vaziyetteyiz. Tabii ki hiçbir zaman en kötü gelişmelerin olmasını arzu etmeyiz ama maalesef işlerin de iyiye gitmediği çok açık. Dolayısıyla Türkiye’nin her türlü şartlara karşı hazırlığı yapılmıştır. Ne gerekirse o tedbirler hep alınacaktır. Hem komşumuz, hem akrabalarımız, hem kardeşlerimiz. Durum bizi yakından ilgilendiriyor” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/gundem/manset/suriyede-tampon-bolge-kurulabilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Ama o öldü efendim&#8217;</title>
		<link>http://www.urfanews.com/gundem/manset/ama-o-oldu-efendim.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/gundem/manset/ama-o-oldu-efendim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jun 2011 08:36:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[akraba]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[hopa]]></category>
		<category><![CDATA[lokumcu]]></category>
		<category><![CDATA[metin]]></category>
		<category><![CDATA[ruşen çakır]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=14572</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Tayyip Erdoğan, Hopa&#8217;da ölen emekli öğretmen Metin Lokumcu&#8217;nun akbarası olan Ruşen Çakır&#8217;ın sorusunu yanıtladı Başbakan Tayyip Erdoğan, dün konuk olduğu NTV’de Oğuz Haksever, Nermin Yurteri, Nilgün Balkaç ve Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtladı. Gazeteci Ruşen Çakır’ın, &#8220;Hopalı olduğunu, burada çıkan olaylarda yaşamını yitiren Metin Lokumcu’nun da akrabası olduğunu, Erdoğan’ın memleketinde yıllarca öğretmenlik yaptığını&#8221; dile getirerek, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/metin-lokumcu.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-14573" title="metin lokumcu" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/metin-lokumcu.jpg" alt="" width="400" height="267" /></a></p>
<p>Başbakan Tayyip Erdoğan, Hopa&#8217;da ölen emekli öğretmen Metin Lokumcu&#8217;nun akbarası olan Ruşen Çakır&#8217;ın sorusunu yanıtladı</p>
<p>Başbakan Tayyip Erdoğan, dün konuk olduğu NTV’de Oğuz Haksever, Nermin Yurteri, Nilgün Balkaç ve Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtladı.</p>
<p>Gazeteci Ruşen Çakır’ın, &#8220;Hopalı olduğunu, burada çıkan olaylarda yaşamını yitiren Metin Lokumcu’nun da akrabası olduğunu, Erdoğan’ın memleketinde yıllarca öğretmenlik yaptığını&#8221; dile getirerek, &#8220;Sizin ilk günkü tepkinizi gerçekten yadırgadık. Aradan geçen zaman içinde herhalde bu konuyu düşünmüşsünüzdür. Diyeceğiniz bir şey var mı?&#8221; sorusu üzerine, &#8220;Ben öncelikle başınız sağ olsun diyorum ama size bazı resimleri ve ses kasetlerini ulaştırsınlar. O ses kasetlerini dinlediğiniz, bir de o resimleri gördüğünüz zaman acaba emekli bir öğretmene bunlar yakışır mı diye herhalde siz de akrabanız da olsa hakkı teslim etmeniz gerekir diye düşünüyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8216;AMA ÖLDÜ EFENDİM&#8217;</p>
<p>&#8220;Ama öldü efendim&#8221; denilmesi üzerine de Erdoğan, &#8220;Bilemem, ben sadece bunu söylüyorum&#8230; . Çünkü bu noktada ben böyle bir emekli öğretmene o ifadeleri yakıştırmam. Elinde taşla bir emekli öğretmeni görmem çünkü o taşların karşısında ben varım, o taşlar bana atılıyor. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanıyım veya konvoya, sivil halka atılıyor. Bakın orada Hopalı insanlar var hemşehrilerine atıyor. Herhalde bunun da olmaması lazım değil mi? Öbür tarafta da bugün Kılıçdaroğlu açıklama yapıyor ve ’polis kendisi düştü’ diyor. Eline, diline dursun, ne polis kendisi düştü? Polis, taşı hedef alıyor, o aldığı hedefle polis ondan sonra düşüyor. Şu anda bu polis hala yoğun bakımda yatıyor. Yani ziyaret etmekle işi çözeceğim zannediyor. Orada bakın isyanlar var. Anne isyanda, baba isyanda, aslan gibi delikanlı gidiyor. Oraya niye geldi? Başbakanın koruması olarak geldi, aynı otobüste benimle beraber gidiyor. Bunları da lütfen görelim, görmemiz lazım. Kendisine Rabbimden şifa diliyorum. Bundan sonra da geride ne kalacak bilemiyoruz. Doktorlar sağ olsun elinden gelen müdahaleyi yaptılar, ettiler ama ben gazetelerde, televizyon programlarında kimsenin Servet’ten bahsettiğini görmedim. Kenara, köşeye sıkıştırılıyor. Her zaman zaten polis, şamar oğlanı olarak görülüyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı, tüm ekip adeta şamar oğlanı&#8230; Bunlarla ilgili programlarınızda Ruşen Bey ne yaptınız? Acaba ne gibi bir kınama yaptınız? Bizim ne günahımız vardı orada gidip sadece miting yapmaktan başka? ’Sizi buraya sokmayız, sizin çocuklarınızı buralarda okutmayacağız, eşleriniz buraya gelemeyecek, tek yol sokak, tek yol devrim’. Allah aşkına bu mudur demokrasi, bu mudur özgürlük? Bizi üzen bu. Hem de Rizeli, sen Hopa’lısın, aramızda çok fazla bir yer yok ama bu olmamalı.&#8221;</p>
<p>Aynı yanlışın bir bakana da yapıldığını hatırlatan Erdoğan, ’Biber gazı kullanımı biraz abartılmıyor mu?&#8221; sorusuna da &#8220;Emniyet, nerede, neyi, nasıl kullanacağını en iyi bilen onlar. Yani o taşları atanlara karşı, herhalde biber gazı ondan daha tesirli değil. İşte şu anda komada yatıyor&#8221; dedi. &#8220;O da olmasın, o da olmasın&#8221; denilmesi üzerine Erdoğan, Suriye’deki olaylara işaret ederek, &#8220;Biber gazı orantısız gücün ifadesi değil. Şu anda dünyanın en modern manada, yani bu tür şeyleri yatıştırmada kullandığı biber gazıdır&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/gundem/manset/ama-o-oldu-efendim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erdoğan: Bedelli değerlendiriliyor</title>
		<link>http://www.urfanews.com/politika/erdogan-bedelli-degerlendiriliyor.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/politika/erdogan-bedelli-degerlendiriliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Feb 2011 08:57:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=14515</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bedelli askerliğin değerlendirilmekte olduğunu konunun seçim sonrası tekrar gündeme alınacağını söyledi , Erdoğan, ATV&#8217;de canlı yayınlanan “Başbakanla Gündem Özel” programında soruları yanıtladı.Başbakan Erdoğan, Mısır&#8217;da yaşanan olaylarda orada bulunan vatandaşların tahliyesini gerçekleştirdiklerini, Libya&#8217;da ise durumun Mısır&#8217;dan çok farklı olduğunu dile getirerek vatandaşların tahliyesi için azami gayret gösterdiklerini dile getirdi. Libya yönetimi ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bedelli askerliğin değerlendirilmekte  olduğunu konunun seçim sonrası tekrar gündeme alınacağını  söyledi</strong></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/başbakan-rte1.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-14516" title="başbakan rte" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/başbakan-rte1.jpeg" alt="" width="480" height="318" /></a>,</p>
<p><strong>Erdoğan, ATV&#8217;de canlı yayınlanan  “Başbakanla Gündem Özel” programında soruları  yanıtladı.</strong><strong><a title="Başbakan Erdoğan" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/" target="_blank">Başbakan Erdoğan</a>, Mısır&#8217;da yaşanan olaylarda orada bulunan  vatandaşların tahliyesini gerçekleştirdiklerini, Libya&#8217;da ise durumun Mısır&#8217;dan  çok farklı olduğunu dile getirerek vatandaşların tahliyesi için azami gayret  gösterdiklerini dile getirdi. Libya yönetimi ve oradaki farklı gruplarla  görüşerek vatandaşların güvenliğini sağlamaya çalıştıklarını  söyledi.</strong></p>
<p><strong><strong>&#8220;İYİ Kİ TÜRKİYE&#8217;DE YAŞIYORUZ&#8221;</strong></p>
<p>Büyük Ortadoğu Projesi&#8217;nin düşük doğduğunu anlatan Erdoğan, projenin ilk  adımında ölü doğduğunu, <a title="İtalya" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/%C4%B0talya/" target="_blank">İtalya</a> ve  Yemen&#8217;in durumunun ortada olduğunu, projenin ilk adımını atan Bush olduğunu ve o  günden bugüne kadar hiçbir toplantıda BOP konusunun gündeme gelmediğini  belirterek &#8220;Ancak Türkiye&#8217;de BOP&#8217;un hala devam ettiği ifade ediliyor&#8221; dedi.</p>
<p><a title="Başbakan Erdoğan" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/" target="_blank">Başbakan Erdoğan</a>, bölgede yılların biriken sorunları olduğunu  belirterek, ülkeleri 30-40 yıldır yönetenlerin halkın iradesini yok saydığını  anlattı.</p>
<p>Erdoğan, daha önce tanışıp konuştuğu liderlerin tutuklanmalarıyla ilgili  soruya ise &#8220;İyi ki Türkiye&#8217;de yaşıyoruz&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;BEDELLİ ASKERLİK DEĞERLENDİRİLİYOR&#8221;</strong></p>
<p>Bedelli askerlik konusunun da değerlendirilmekte olduğunu dile getiren  Erdoğan, konunun seçim sonrası tekrar gündeme alınacağını söyledi ve ekledi:  Bedelli askerlikte bu talebi ortaya koyanlar bir şeyi unutuyorlar veya ihmal  ediyorlar. O da şudur; bir defa askerliğini gidip yapanlar diyor ki fakir bir  aile ise &#8216;Fakir bir ailenin çocuğu olarak yok diye ben gittim askerliğimi  yaptım, öbürü zengin diye askerlikten mi yırtacak&#8217; diyor. Burada böyle bir  çatışma var.</p>
<p>&#8221;Bankalar da şu anda bedelli askerlik için çok düşük faizle <a title="kredi" href="http://www.hurriyetkiyasla.com/" target="_blank">kredi</a> verme hazırlığında, yoksul da olsanız o krediyle  ödersiniz&#8221; denilmesi üzerine Erdoğan, buna katılmadığını söyledi. Erdoğan,  “Kredi kartı bütün bunlar verilirken hepsi rahat rahat öder diye veriliyor.  Bakın şu anda bizim Meclis&#8217;te önümüzü kesen vatandaşlarımız oluyor. Tekrar <a title="kredi" href="http://www.hurriyetkiyasla.com/" target="_blank">kredi</a> kartıyla ilgili düzenleme bekliyorlar. Niye? Çünkü alıp,  &#8216;benim bu kadar <a title="kredi" href="http://www.hurriyetkiyasla.com/" target="_blank">kredi</a> çekmem gerekir&#8217;  diye bakmıyor olaya. Borçlananlar aynı şekilde &#8216;ben bu borcu ödeyebilir miyim&#8217;  diye bakmıyor” diye konuştu.</p>
<p>Erdoğan, sözleşmeli personelin kadro konusundaki tepkisini de anlamakta  zorlandığını belirtti. Onların zaten kadrolu, sadece sözleşmeli olduğunu  vurguladı. Erdoğan, her alanda istihdamın olduğunu ancak bazı alanlardaki  istihdamın çok sınırlı olduğunu sıkıntının da bundan kaynaklandığını dile  getirdi. Başbakan askerlik süresiyle ilgili çalışmaların da seçimlerden sonre  belli olacağını açıkladı.</p>
<p><strong>“HASDAL ZİYARETİ” </strong></p>
<p><a title="Başbakan Erdoğan" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/" target="_blank">Başbakan Erdoğan</a>, cezaevi ziyareti ile ilgili olarak da  şunları  kaydetti: “Hasdal, Adalet Bakanlığı’na bağlı cezaevlerinden değil.  Hasdal, tam anlamıyla askere bağlı, onun kontrolünde. Fakat gidişlerinden şahsen  benim bilgim var. Aynı gün kendilerinden bilgi aldım. Bunun kendileri açısından  bir psikolojik süreç olması bakımından böyle bir oraya gitme durumlarının  olduğunu bildirdiler ve ben de doğrusu normal baktım olaya.” “Bunu bir protesto  hareketi olarak yorumlamadınız mı?” şeklindeki soruya da Erdoğan, “Hayır”  yanıtını verdi.</p>
<p><a title="Başbakan Erdoğan" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/" target="_blank">Başbakan Erdoğan</a>, seçim tarihinin kesinleştiğinin  hatırlatılarak, “Sizin seçim temanız yeni anayasa olacak tahminimce bunun  dışında başka ne gibi temalar olacak?” yönündeki soru üzerine de “Bu seçimlerde  partimizin ana argümanı  sadece yeni anayasa olmayacak&#8230; Cumhuriyetimizin 100.  yılında biz Türkiye&#8217;yi nerede görmek istiyoruz, biz bu hedefleri seçim  beyannamemizde açıklayacağız. Onu şu anda açıklamış değiliz. Ama o hedeflere  gidebilmek için de yeniden bir anayasa, böyle bir anayasaya ihtiyacımız var”  dedi.</p>
<p><strong>CUMHURBAŞKANININ GÖREV SÜRESİ</strong></p>
<p><a title="Başbakan Erdoğan" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/" target="_blank">Başbakan Erdoğan</a>, “Anayasanın çok kolay anlaşılan bir maddesi  var,  &#8216;seçimler 4 yılda bir yapılır&#8217; diyor. Değişen anayasanın bir başka hükmü  de Cumhurbaşkanlığı seçimi 5 yılda bir yapılır diyor. Sayın <a title="Abdullah Gül" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/abdullah_g%C3%BCl/" target="_blank">Abdullah Gül</a>&#8216;ün görev süresi 2012&#8242;de sona mı eriyor? Yeni  anayasanın bu hükmü uygulandığına göre,  Cumhurbaşkanlığı için de bu  uygulanacak. 2012&#8242;de bir de cumhurbaşkanlığı seçimi var mı?” yönündeki bir  soruya da şöyle yanıt verdi:</p>
<p>“Bu konuda hukukçuların arasında çok değişik bir yaklaşım tarzı var. Benim  alanım ekonomi. Şimdi bunun kararını biliyorsunuz YSK veriyor, siyaseten biz  veremiyoruz. Şu anda o yetki YSK&#8217;da, onun kararını YSK verecek. Çünkü bu  Meclis’ten bu geçti artık. Bu YSK&#8217;nın sahasında onlar kararı verecek, artık bunu  5 mi der 7 mi der?”</p>
<p>“Siz merak ediyor musunuz?” yönündeki soru üzerine de Erdoğan, “Şu anda ben  kendi seçimimize kilitlendim” dedi.<br />
<a title="Başbakan Erdoğan" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/" target="_blank">Başbakan Erdoğan</a>, bir gazetecinin, “Sayın <a title="Kılıçdaroğlu" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/Kemal_K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu/" target="_blank">Kılıçdaroğlu</a>, &#8216;Sayın Başbakan  yüzde 50&#8242;den az oy alırsa  istifa etmeli&#8217; dedi. Siz aynı şekilde onun için bir rakam koyabilir misiniz?”  yönündeki sorusu üzerine, “Ben oran vermiyorum, ben şunu diyorum, eğer partim  birinci parti olmazsa ben Genel Başkanlıktan çekiliyorum. Anadolu&#8217;yu dolaşırım,  Genel Başkanım bana ne diyorsa onu yaparım”  diye konuştu.</p>
<p>Erdoğan, “Öyle bir ihtimal var mı?” diye soran bir gazeteciyi  yanıtlarken,  “Herhalde olmadığına inandığım için söylüyorum. Sayın <a title="Kılıçdaroğlu" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/Kemal_K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu/" target="_blank">Kılıçdaroğlu</a>,  sen birinci olmazsan, parti olarak sen bırakıp  gidecek misin? Aynı şeyi, sayın Bahçeli gidecek misin? Birinci olmak için  siyasete soyunulur” dedi.</p>
<p><a title="Başbakan Erdoğan" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/" target="_blank">Başbakan Erdoğan</a>, BDP&#8217;nin bağımsız adayları destekleyeceğini  de hatırlatarak, “Onların Türkiye&#8217;nin tamamına hitap etmek gibi bir dertleri  yok.  Onlar sadece bir etnik unsura hitap ediyorlar” diye  konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;SARKOZY İLE KONUŞACAĞIM&#8221;</strong></p>
<p></strong></p>
<p><strong><a title="Sarkozy" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/Nicolas_Sarkozy/" target="_blank">Sarkozy</a>&#8216;nin Türkiye ile ilgili açıklamalarının sorulması  üzerine Erdoğan &#8220;</strong><strong>Sayın  <a title="Sarkozy" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/Nicolas_Sarkozy/" target="_blank">Sarkozy</a> ile daha önce konuştuk. Bu konularda bu şekilde  konuşmaması konusunda uyarılarda bulunduk. Ancak yarın ben bu konuyu kendisine  soracağım. Bizimle konuştuklarından farklı açıklamalar yapıyor. Şimdi de farklı  bir çözüm bulmuş. Ben kendisine de söyledim. Eğer böyle gideceksiniz çıkın  açıklayın “Biz Türkiye’yi AB’ye almayacağız” deyin. Şuanda biz birçok alanda AB  ülkesinin önündeyiz. Buradaki niyetler başka. Onlar bizim masayı terk etmemiz  konusunda direniyorlar. Ancak biz de kalkmama konusunda direniyoruz&#8221; dedi. </strong></p>
<p><strong><strong>Başbakan seçimler yaklaştıkça “Söylemlerinizde <a title="MHP" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/mhp/" target="_blank">MHP</a>’ye benzediğiniz söyleniyor. Milliyetçi söylemlerde  bulunduğunuz söyleniyor” sözlerine ben bunu hakaret olarak kabul ederim dedi. </strong></strong></p>
<p><strong>&#8220;SÖZDE AİLE SİGORTASI BİZİM YILLIK  YATIRIMIMIZA EŞİT&#8221;</strong></p>
<p><strong><strong>Erdoğan sözlerine şöyle de vam etti: Biz vatandaşı  hiçbir zaman yapmayacağımız sözlerle aldatan yapıda olmayacağız. Bakın sözde  aile sigortası olarak ortaya konanı geçenlerde açıkladım. Burada ne kadar büyük  bir hesap yanlışı var tekrar açıklamakta fayda var. </strong></strong></p>
<p><strong><strong>Yardım yapılacak hane sayısı 3 milyondan fazla. Her haneye aylık 600 TL  yardım yapılırsa 1 milyar 968 bin lira yapıyor. Yıllık maliyeti 24 milyar TL.  Her haneye 925 lira verilirse ailesi sigortasının bütçeye yıllık maliyeti 36  milyar TL.</p>
<p>Sadece bu vereceğin sözde aile sigortası ücreti. Bu geçen yıl itibariyle  bizim yatırıma yaptığımız yatırıma eşit. Buna inanmak kabullenmek mümkün mü.<br />
Biz farklı sekilerde sosyal devlet olmanın gereklerini yapıyoruz. Fakir  fukaraya erzak desteği sosyal yardımlaşmadan maddi destek veriyoruz. İleriye  gidiyoruz engelliler için bakım ücreti veriyoruz ancak bu kadar değil. Ders  kitaplarını ücretsiz veriyoruz.</p>
<p><strong>Mısır Tunus Libya’da olanlar için  net istihbarat bilgisinin gelmesine gerek yok. Ancak takdir edersiniz ki bunlar  ülkeler arasındaki ilişkiler gereği açıklanacak şeyler değil. Bazı şeyler  hissedilir ancak susulur.</strong></p>
<p><strong>Biz bugün bundan sonraki ilişkiler  için neler yapabileceğimizi görüştük. Varsa orda vatandaşlarımız onları nasıl  tahliye edeceğiz bunları değerlendirdik. </strong></p>
<p><strong>Başbakan “Castro hakkında kimse  konuşmuyor kimse ondan bahsetmiyor sorusu üzerine”, “Neden bahsetsinler orada  petrol yok” dedi. </strong></p>
<p><strong>&#8220;CHP&#8217;NİN DEMOKRASİ ANLAYIŞINI  BELGELERLE AÇIKLAYACAĞIM&#8221;</strong></p>
<p><strong>Erdoğan, Sayın <a title="Kılıçdaroğlu" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/Kemal_K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu/" target="_blank">Kılıçdaroğlu</a> Dersim arşivinin açıklanmasını istedi. O arşivde  ne var sorusuna, “O konuda yanlış anlaşılma var. Başbakanlık arşivi her zaman  herkese açıktır. Eğer benden Dersim ile ilgili bilgi almak istiyorsa bundan önce  açıkladığımız bazı belgeler gibi onu da açıklarız. Ancak biz <a title="CHP" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/CHP/" target="_blank">CHP</a>’nin  demokrasi anlayışını belgelerle açıklayacağız “ cevabını  verdi.</strong></p>
<p><strong><a title="İstanbul" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/istanbul/" target="_blank">İstanbul</a> ile  ilgili “Çılgın Proje” çalışmalarının sorulması üzerine Başbakan zamanı gelince  haritalarla belgelerle açıklayacağız dedi. </strong></p>
<p><strong>Hangi proje ile anılmak isteyeceği  konusuna değinen Erdoğan, Türkiye&#8217;nin sağlık, eğitim ulaşım gibi alanlarda  önemli adımlar attıklarını bundan sonraki dönemde özellikle ulaşımda hızlı tren,  havayolu taşımacılığı, ARGE konusunda bugüne kadar hiç tartışılmadığını bu  konuyu ciddi olarak ele aldıklarını, &#8220;Yerli helikopter, kendi jetimizi  uçuracağız&#8221; dedi ve &#8220;Milletim böyle bir başbakanım var Allah razı olsun desin&#8221;  yeter.<br />
</strong></p>
<p></strong></strong></p>
<p><strong><strong> </strong></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/politika/erdogan-bedelli-degerlendiriliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PKK: AKP&#8217;den altı taahhüt aldık</title>
		<link>http://www.urfanews.com/gundem/manset/pkk-akpden-alti-taahhut-aldik.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/gundem/manset/pkk-akpden-alti-taahhut-aldik.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Oct 2010 06:14:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[kck]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[s.urfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=14307</guid>
		<description><![CDATA[KCK yöneticisi Duran Kalkan, PKK&#8217;nın eylemsizlik ilan etmesinden önce BDP aracılığıyla taahhütler aldıklarını öne sürdü, &#8216;AKP sözünü tutmuyor&#8217; dedi. Yargının kapsamlı bir adli soruşturma yürüttüğü PKK’nın siyasi yapılanması KCK’nın yöneticilerinden Duran Kalkan, PKK’nın 13 Ağustos’ta eylemsizlik ilan etmesinden önce ‘çift taraflı bir mutabakat’ sağlandığını iddia etti. Kalkan, AKP’nin BDP aracılığıyla altı taahhüdü olduğunu, bunların yerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/kck.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-14308" title="kck" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/kck.jpeg" alt="" width="463" height="307" /></a></p>
<p>KCK yöneticisi Duran Kalkan, PKK&#8217;nın eylemsizlik ilan etmesinden önce BDP aracılığıyla taahhütler aldıklarını öne sürdü, &#8216;AKP sözünü tutmuyor&#8217; dedi.</p>
<p>Yargının kapsamlı bir adli soruşturma yürüttüğü PKK’nın siyasi yapılanması KCK’nın yöneticilerinden Duran Kalkan, PKK’nın 13 Ağustos’ta eylemsizlik ilan etmesinden önce ‘çift taraflı bir mutabakat’ sağlandığını iddia etti. Kalkan, AKP’nin BDP aracılığıyla altı taahhüdü olduğunu, bunların yerine getirilmediğini söyledi.</p>
<p>Duran Kalkan, Fırat Haber Ajansı’na yaptığı açıklamalarda ilginç iddialar ortaya attı. Kalkan, devlet yönetiminin Abdullah Öcalan ve Kürt tarafıyla görüşmelerinin artık gizlenecek bir yanı kalmadığını ifade etti. Kalkan, tarafların uymak ve uygulamak üzere birbirine taahhüt ettikleri hususlardan ilkinin ‘çatışmasızlık’ olduğunu, ancak ordunun operasyonları sürdürdüğünü söyledi. Kalkan, diğer taahhütleri şöyle sıraladı: Yeni anayasa, güvenlik protokolü, hakikati araştırma komisyonu kurulması, Öcalan’ın daha aktif çaba harcayabilme koşullarına kavuşturulması, ‘KCK operasyonlarının durdurulması.’</p>
<p>Kalkan, “BDP’yle görüşmelerde adeta taahhüt edilen şeyler yerine getirilmemiştir. AKP sözünü tutmuyor” dedi.</p>
<p>Tunceli’de karakola saldırı: Bir polis yaralı</p>
<p>PKK’lılar, Tunceli’de Şehit Cemalettin Özdemir Polis Merkezi’ne önceki akşam saldırı düzenedi, bir polis ağır yaralandı. Bir köprünün altında kıstırılan saldırganlardan biri el bombasıyla intihar etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/gundem/manset/pkk-akpden-alti-taahhut-aldik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaptırımlar için sancılı süreç</title>
		<link>http://www.urfanews.com/gundem/manset/yaptirimlar-icin-sancili-surec.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/gundem/manset/yaptirimlar-icin-sancili-surec.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 May 2010 09:42:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[bm]]></category>
		<category><![CDATA[brezilya]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[new york]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[tahran]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13946</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye- Brezilya-İran anlaşmasının mürekkebi kurumadan ABD, BM&#8217;ye yeni yaptırım tasarısı sunarken, Rusya net, Çin ima yollu destek verdi. BM&#8217;de sancılı bir süreç başlarken, Putin, Erdoğan&#8217;a &#8216;Çabalarınızı BM&#8217;de dikkate alacağız&#8217; dedi NEW YORK &#8211; Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun nükleeryakıt takası önerisi uyarınca Türkiye ile Brezilya’nın İran’a kabul ettirdiği anlaşmanın mürekkebi kurumadan, ABD’nin Tahran’a yeni yaptırım paketini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/bm1.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13945" title="bm" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/bm1.jpeg" alt="" width="510" height="338" /></a></p>
<p>Türkiye- Brezilya-İran anlaşmasının mürekkebi kurumadan ABD, BM&#8217;ye yeni yaptırım tasarısı sunarken, Rusya net, Çin ima yollu destek verdi. BM&#8217;de sancılı <a onmouseover="showAd('25379','100086' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>bir</strong></span></a> süreç başlarken, Putin, Erdoğan&#8217;a &#8216;Çabalarınızı BM&#8217;de dikkate alacağız&#8217; dedi</p>
<p>NEW YORK &#8211; Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun nükleeryakıt takası önerisi uyarınca Türkiye ile Brezilya’nın İran’a kabul ettirdiği anlaşmanın mürekkebi kurumadan, ABD’nin Tahran’a yeni yaptırım paketini BM Güvenlik Konseyi’ne sunması sancılı bir süreç başlattı. Türkiye ile Brezilya artık yaptırıma gerek olmadığını söylerken, veto hakkına sahip üyelerinden Rusya dün tasarıya desteğini teyit etti. Dikkatlerin çevrildiği Çin ise Türkiye ile Brezilya’yı takdir etse de yaptırımlara ‘gözkırpmış’ görünüyor. ABD yönetiminin Moskova ve Pekin’in desteği için sulandırdığı tasarının bir ayı bulacak onay sürecinde yoğun tartışmalar bekleniyor.<br />
Dün akşam Başbakan Tayyip Erdoğan, Rus mevkidaşı Vladimir Putin’i aradı. Erodoğan “Anlaşma sorunun tümüyle çözümünde basamak teşkil ediyor. Diyalog ve diplomasinin zaferi”derken, Putin *Çabalarınızı büyük takdirle karşılıyoruz. Güvenlik Konseyi’nde yaptırım çalışmaları sürüyor. Ancak Türkiye’nin çabaları ilave imkanlar yaratıyor, bunu dikkate alacağız” yanıtını verdi. Türkiye ve Brezilya Dışişleri Bakanları Ahmet Davutoğlu ve Celso Amorim BM Güvenlik Konseyi’ne gönderdikleri mektupta “Müzekerelere şans verme ve barışçı çözüme zarar verecek adımardan kaçınma zamanıdır” dedi.<br />
ABD Başkanı Barack Obama ise yaptırım taslağından memnuniyetini dile getirip İran’a uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmesi çağrısı yaptı</p>
<p>Lavrov kaygılı<br />
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, tasarı üzerinde BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi ABD, Rusya, Çin, Britanya, Fransa ve dışardan Almanya’nın (5+1) anlaştığını belirtti. Clinton, İran’la takas anlaşmasını ‘BM baskısından kaçış çabası’ olarak nitelendirip “Biz New York’ta paket üzerinde çalışırken İran’ın böyle bir bir bildiriyi kabul etmesinin tesadüf olduğuna inanmıyoruz” dedi. Ardından Rusya’nın BM Büyükelçisi Vitali Çurkin ‘dengeli’ diye nitelediği tasarının dilinin ‘silahsızlanma meselelerine odaklandığı’ için kabul edilir olduğunu söyledi. Tasarıya desteklerini teyit eden Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, takas anlaşmasıyla oluşan yeni durumun da detaylı incelenmesi gerektiğini belirtti. Lavrov, Clinton’la görüşmesinden ABD ve Avrupalı ortaklarının BM tasarısında yer almayan tek taraflı bazı ekstra önlemlere başvuracağı izlenimi edindiğini belirtip kaygılarını dile getirdi. Nitekim Washington Post dün AB’nin kendi çıkaracağı sıkı yaptırım için BM kararı beklediğine işaret etti.</p>
<p>Çin’in kaygısı ticaret<br />
Çin’in BM Temsilcisi Li Baodong, ‘anlaşmanın sürdürülmesi gereken çok önemli diplomatik adım’ olduğunun altını çizse de yaptırım paketi için “Amaç İran’ı müzakere masasına getirmek” diyerek ekledi: “Yaptırımlar normal ticarete zarar vermemeli.” Çin Dışişleri Bakanı Yang Jiechi’nin kendisini arayanDavutoğlu ve Amorim’e takas anlaşmasından memnuniyet dile getirdi.<br />
Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva yaptırım taslağını “Güvenlik Konseyi İran’la müzekere etmezse her şey geriye gider. İran’la yaptığımız anlaşma tam tamına ABD’nin beş ay önce yapmak istediği şeydir” tepkisini gösterdi. Geçici üyelerden Lübnan da çekimser kalabilir. Yani ABD’nin arzu ettiği birlik görüntüsünü en az üç ülke bozuyor..<br />
ABD Dışişleri sözcüsü Philip Crowley ise Türkiye’nin çabalarını takdir ettiklerini, Clinton’ın salı günü Davutoğlu’na tasarıyı sunacakları bilgisini verdiğini söyleyip “Kimseye sürpriz değil” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/gundem/manset/yaptirimlar-icin-sancili-surec.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Amirallere suikast davasında bir soru üç cevap</title>
		<link>http://www.urfanews.com/gundem/manset/amirallere-suikast-davasinda-bir-soru-uc-cevap.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/gundem/manset/amirallere-suikast-davasinda-bir-soru-uc-cevap.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 06:41:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[amiral]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa birliği]]></category>
		<category><![CDATA[bm]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[madrid]]></category>
		<category><![CDATA[mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[sanık faruk akın]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13857</guid>
		<description><![CDATA[Amirallere suikast davasında mahkeme iki önemli kuruma sordu : Sanıkların üyesi olduğu silahlı bir terör örgütü var mı? eylemleri nedir? Emniyet Genel Müdürlüğü yanıtladı: Örgütün varlığına delilleri inceleyip siz karar verin. Genelkurmay yanıtladı : Bu konuda bir bilgiye sahip değiliz İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Genelkurmay Başkanlığına, davanın 1 numaralı sanığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="divAdnetKeyword2">
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/asker.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13859" title="asker" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/asker.jpeg" alt="" width="510" height="340" /></a></p>
<p>Amirallere suikast davasında mahkeme iki önemli kuruma sordu : Sanıkların üyesi olduğu silahlı bir terör örgütü var mı? eylemleri nedir? Emniyet Genel Müdürlüğü yanıtladı: Örgütün varlığına delilleri inceleyip siz karar verin. Genelkurmay yanıtladı : Bu konuda bir bilgiye sahip değiliz</p>
</div>
<div id="divAdnetKeyword3">
<p>İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Genelkurmay Başkanlığına, davanın 1 numaralı sanığı teğmen Faruk Akın ve arkadaşlarıyla ilgili şu kritik soruyu sormuştu;<br />
&#8216;Sanık Faruk Akın ve arkadaşları hakkında hazırlanan iddianamede bahsedildiği üzere bir silahlı terör örgütü olup olmadığı, varsa eylemleri ile ilgili çok detaylı bilgileringönderilsin&#8221;<br />
İki kurum da mahkemenin bu önemli sorusunu yanıtladı ama önemli farklarla.<br />
Genelkurmay Başkanlığı, mahkemenin bu sorusunu tek cümle ile yanıtladı; &#8220;Söz konusu konular hakkında Genelkurmay Başkanlığında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır&#8221;<br />
Emniyet Genel Müdürlüğü ise söz konusu oluşum yapısı hakkında tek tek maddeler sıralayarak, &#8220;Örgütlü bir yapının hayata geçirildiği görülmüştür.&#8221; dedi. Ancak emniyet böyle bir terör örgütü olup olmadığı konusunda kesin bir yanıt vermediği cevabında &#8220;Bu bilgiler ışığında, iddianameye konu yapılanmanın terör örgütü olup olmadığına, kovuşturmanın tamamına ve ele geçirilen delillerin tümüne vakıf olan Mahkemenizce karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.&#8221;dedi<br />
Amirallere suikast davası diye bilenen 9&#8242;u tutuklu 19 sanığın yargılandığı davada dosyaya Emniyet Genel Müdürlüğü ve Genelkurmay Başkanlığı&#8217;nın gönderdiği yazılar girdi.</p>
<p>GENELKURMAY VE EMNİYETE SORULMUŞTU<br />
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü ve Genelkurmay Başkanlığına, &#8216;Sanık Faruk Akın ve arkadaşları hakkında hazırlanan iddianamede bahsedildiği üzere bir silahlı terör örgütü olup olmadığı, varsa eylemleri ile ilgili çok detaylı bilgilerin&#8217; gönderilmesi istendi.</p>
<p>TSK: &#8220;BU KONULAR HAKKINDA BİLGİ BULANMAMAKTADIR&#8221;<br />
Genelkurmay Başkanlığı, mahkemenin bu sorusuna tek cümle ile yanıt verdi.Genelkurmay cevabında, &#8220;Söz konusu konular hakkında Genelkurmay Başkanlığında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır &#8221; dedi.</p>
<p>EMNİYETTEN 6 SAYFALIK YAZI<br />
Aynı yazı eş zamanlı olarak mahkemede tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü&#8217;ne gönderildi.<br />
6 sayfalık cevap yazısı gönderen Emniyet, söz konusu iddianamenin incelendiğini belirtti.<br />
Cevabında Türk Ceza Kanunun terörle mücadele konusundaki maddelerine yer veren emniyet, yargılanan sanıklar hakkındaki kanaatini açıkladı.<br />
&#8216;Faruk Akın ve arkadaşları tarafından hazırlanan iddianamenin delillerle birlikte bir bütün olarak incelendiğinde&#8217; diyerek görüşünü açıklayan emniyet, cevabında şu maddelere yer verdi;<br />
1-Yasal olmayan faaliyetleri de kullanarak kendi amaçları doğrultusunda Devlet otoritesini baskı altına almak, yönlendirmek, alternatif bir otorite olarak ortaya çıkmak ve neticede devlet otoritesini ele geçirmek şeklinde siyasi bir amacın olduğu,<br />
2-Askeri şahıslarla sınırlı kalmayarak, sivil şahısları da bünyesinde barındıran bir örgütlenme olduğu ve hiyerarşik olarak bir üst yapılanmadan aldığı talimatlar doğrultusunda hareket ettiği,<br />
3- &#8216;Başkanımızdan&#8217; , &#8216;Emir yetkisi&#8217; , &#8216;Yönetim kadrosu&#8217; , &#8216;Proje lideri&#8217;, &#8216;Emir-Komuta Zinciri&#8217; şeklindeki tabirlerden anlaşılacağı üzere hiyerarşik bir yapının mevcut olduğu,<br />
4-Düzenli toplantılar gerçekleştirildiği, karar alma mekanizmasının bulunduğu ve bu kararların alınan talimatlar doğrultusunda uygulamaya geçirildiği,<br />
5-Faaliyetlerin devamlılığının sağlanması adına ödüllendirme yöntemiyle örgüt içi motivasyonunun sağlandığı,<br />
6- Cebir ve şiddet amaçlarına ulaşmada bir araç olarak kullanabilecek yapı olduğu,<br />
7-Amaçları doğrultusunda her türlü legal ve illegal oluşum ile işbiriliği yapabilecek veya söz konusu oluşumların sahip olduğu araç ve gereçleri kullanabilecek bir yapı olduğu,<br />
8-Kendi fikirleri paralelindeki şahısların askeri okullara girişinin sağlanmaya çalışıldığı,<br />
9-Kişilerin özel hayatlarına ait hassas verilerin dosyalanarak uzun vadade amaçları doğrultusunda istenileni yapmak ve istenmeyeni engellemek adına santaj amaçlı kullanılmasının hedeflendiği,<br />
10- &#8216;İhtiyaca göre aidatlar arttırılsın&#8217;, &#8216;Gerekli olan para kaynakları ile irtibat kuracak şahısların belirlenmesi&#8217; vb. ifadeler dikkate alındığında finans temin edebilmek için çalışıldığı anlaşılmıştır.<br />
Emniyet yazısının sonunda şu görüşe yer verdi; &#8220;Belirlenen bu amaçlar doğrultusunda üçten fazla kişinin bir araya geldiği, hiyerarşik bir yapının olduğu, gizliliğin esas alındığı, görev dağılımının yapıldığı, eleman-finansal kaynak temini ve üyelerinin eğitimi gibi hususların açıkça ortaya konulduğu, yapılan iş bölümü çerçevesinde görevli grupların faaliyet alanlarına ilişkin raporlar sunarak örgütlü bir yapının hayata geçirildiği görülmüştür.</p>
<p>EMNİYET: &#8220;MAHKEMENİZ KARAR VERSİN&#8221;<br />
Bu bilgiler ışığında, iddianameye konu yapılanmanın terör örgütü olup olmadığına, kovuşturmanın tamamına ve ele geçirilen delillerin tümüne vakıf olan Mahkemenizce karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/gundem/manset/amirallere-suikast-davasinda-bir-soru-uc-cevap.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erdoğan&#8217;dan dünyaya İran üzerinden İsrail mesajı</title>
		<link>http://www.urfanews.com/gundem/manset/erdogandan-dunyaya-iran-uzerinden-israil-mesaji.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/gundem/manset/erdogandan-dunyaya-iran-uzerinden-israil-mesaji.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 06:39:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa birliği]]></category>
		<category><![CDATA[bm]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[madrid]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13854</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a, &#8220;Medeniyetler İttifakı, halklar arası dostluk ve barışa olan katkılarından&#8221; dolayı Madrid Avrupa Üniversitesinde düzenlenen törenle fahri doktora unvanı verildi. Törende, &#8220;mücadeleci ve zamanının önemli bir lideri&#8221; olarak nitelenen Başbakan Erdoğan’a cübbe giydirildi ve unvanı takdim edildi.  Fahri Doktora ünvanı verilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan İspanya&#8217;nın başkenti Madrid&#8217;teki Madrid Avrupa Üniversitesi&#8217;nde yaptığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/erdoğan3.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13855" title="erdoğan" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/erdoğan3.jpeg" alt="" width="510" height="340" /></a></p>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a, &#8220;Medeniyetler İttifakı, halklar arası dostluk ve barışa olan katkılarından&#8221; dolayı Madrid Avrupa Üniversitesinde düzenlenen törenle fahri doktora unvanı verildi.</p>
<div id="divAdnetKeyword3">
<p>Törende, &#8220;mücadeleci ve zamanının önemli bir lideri&#8221; olarak nitelenen Başbakan Erdoğan’a cübbe giydirildi ve unvanı takdim edildi.  Fahri Doktora ünvanı verilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan İspanya&#8217;nın başkenti Madrid&#8217;teki Madrid Avrupa Üniversitesi&#8217;nde yaptığı konuşmada İran&#8217;ın nükleer silah girişimini yaptırım isteyen BM üyesi ülkeleri eleştirdi.</p>
<p>Başbakan Erdoğan, İran ile Türkiye ve Brezilya arasındaki uranyum takası anlaşmasına güvenmeyen ve hala yaptırımlardan bahseden bazı ülkeler bulunduğunu belirterek, &#8220;Bunlar bu ülkede yaşamıyorlar veya bu bölgede yaşamıyorlar ama biz bu bölgede yaşıyoruz. Bu bölgede biz bomba seslerini duyduk, izledik. Her gün yüzlerce, binlerce insanların ölümüne bu bölgede biz şahit olduk, biz şahit oluyoruz. Dolayısıyla insanlığı tehdit eden böyle bir nükleer silahın bölgemizde değil, dünyanın hiçbir yerinde olmasını istemiyoruz. Bu sürece girerken Türkiye olarak hep biz bunu istedik, hep biz bunu anlattık. Ama şu anda bu süreçte bu ifadeleri kullananların da ne yazık ki kendilerinde nükleer silahın olduğunu hep biliyoruz. Nükleer silah onlarda ama konuşan yine onlar&#8221; dedi.</p>
<p>İmzalanan anlaşmaya göre, İran’ın Tahran araştırma reaktörüne tıbbi mülahazalarla nükleer yakıt sağlanması karşılığında stoklarından 1200 kiloluk düşük zenginlikli uranyumu 1 ay içerisinde Türkiye’ye teslim etmeyi kabul ettiğini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu: &#8220;Tabi Türkiye’nin burada bir yediemin olarak kabul edilmiş olması, Türkiye’ye duyulan güven sebebiyle ben de İran yönetimine teşekkür ediyorum. Tabi bunun hayata geçirilmesi için Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, BM beş daimi üyesi ve Almanya arasındaki düzenlemeyle İran’a bunun karşılığında ihtiyacı olan 120 kiloluk yakıt telim edilmesi gerekiyor, 1 yıl içerisinde. Burada 120 kiloluk bu yakıtın belli taksitler halinde de gönderilmesi mümkün, ama bu 1 yıl içerisinde olmaz gibi bir yaklaşım bir defa dürüstçe bir yaklaşım değildir. Çünkü daha önce bize bu konuda söylenen hep şu olmuştur, ’10 ayda en geç bu verilebilir, bunun teknolojik olarak da en geç 6 ayda verilmesi mümkündür’ bu da bizim yapmış olduğumuz çalışmalar, araştırmalar sonucudur. 1200 kilo bizde emanette kalacaktır, ama 120 kilo teslim edilip, İran’a biz onu teslim ettikten sonra da biz 1200 kiloyu Uluslararası Atom Enerji Kurumu’na teslim edeceğiz.”</p>
<p>“SIRA İSRAİL’E GELDİ”<br />
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, &#8220;İran ile sorun bu şekilde bize göre büyük ölçüde çözüldüğüne göre, şimdi uluslararası camianın İsrail’deki sorunu çözmesi gerekir. Çünkü İran’da şu anda zaten nükleer silah yok ama İsrail’de nükleer silah var. O da bizim bölgemizde. Türkiye olarak biz hepsine aynı mesafedeyiz. İsrail’e karşı dünyanın bakışı ne? Kuzey Kore ile ilgili dünya zaman zaman bazı şeyleri söylüyor, uluslararası camia söylüyor. Peki İsrail’e karşı şu ana kadar ne söylediler? Onun için söylüyorum, üstünlerin hukuku mu yoksa hukukun üstünlüğü mü? Burada artık insanlık tercihini yapacaktır, uluslararası camia tercihini yapacaktır. Adaleti o zaman göreceğiz&#8221; dedi.</p>
<p>“AB DÜRÜST DEĞİL”<br />
Türkiye’nin bölgesinde insan haklarını, özgürlükleri, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü hassasiyetle savunan bir ülke konumunda bulunduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: “Bakınız, bizim AB’ye müracaatımız 1959’da, 50 yıl geçti. 50 yıldır Türkiye, Avrupa Birliği kapısında bekletilmektedir. Neden? Sorunun cevabını biz hala alabilmiş değiliz. Zaman geliyor, ’siz büyük bir ülkesiniz’ deniyor. Zaman geliyor, ’sizin nüfusunuz fazla’ deniliyor. Ama biz AB’ye güç katmak istiyoruz. Yük almaya geliyoruz, siz AB’yi Medeniyetler İttifakının bir adresi olarak kabul etmiyor musunuz? AB’yi bir sosyal ve siyasi birlik olarak kabul etmiyor musunuz? Buraya güç katacak ve 1.5 milyarlık İslam dünyasıyla Batı dünyasına köprü olacak bir ülke aramıyor musunuz? Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olarak Türkiye’nin şu anda AB’ye girmesi 1.5 milyarlık İslam dünyası ile Batının bütünleşmesi anlamına gelir. Burada Türkiye’den daha anlamlı, daha güçlü bir köprü olamaz. Ama, AB şunu da diyebilir, şöyle ya da böyle, ’biz sizi kabul etmiyoruz’, biz bunu alkışlarız, takdir ederiz. Ama hem ’sizsiz olmaz’ hem de ’sizinle olmaz’ derseniz bu dürüstlük olmaz ve bu AB müktesebatının ’ahde vefa’ ilkesine de ters düşer. Zaten şu anda da ters düşüyor.&#8221;</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/gundem/manset/erdogandan-dunyaya-iran-uzerinden-israil-mesaji.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baykal: Anayasa değişikliği şartları yok</title>
		<link>http://www.urfanews.com/politika/baykal-anayasa-degisikligi-sartlari-yok.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/politika/baykal-anayasa-degisikligi-sartlari-yok.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 10:20:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[baykal]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13729</guid>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye&#8217;nin bugün anayasa değişikliği konusunu konuşmanın şartlarına sahip olmadığını savundu CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye’nin bugün anayasa değişikliği konusunu konuşmanın şartlarına sahip olmadığını savunarak, &#8220;Gitmesi gereken, birbirine düşmüş bir Parlamentonun yapacağı iş anayasa değişikliği değildir&#8221; dedi. Baykal, partisinin Ankara İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, TEKEL işçilerinin eylemine değinerek, olayın çarpık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/politika1.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13730" title="politika" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/politika1.jpeg" alt="" width="450" height="364" /></a></p>
<p>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye&#8217;nin bugün anayasa değişikliği konusunu konuşmanın şartlarına sahip olmadığını savundu</p>
<p>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye’nin bugün anayasa değişikliği konusunu konuşmanın şartlarına sahip olmadığını savunarak, &#8220;Gitmesi gereken, birbirine düşmüş bir Parlamentonun yapacağı iş anayasa değişikliği değildir&#8221; dedi.</p>
<p>Baykal, partisinin Ankara İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, TEKEL işçilerinin eylemine değinerek, olayın çarpık bir özelleştirme uygulamasının getirdiği sonuç olduğunu söyledi.</p>
<p>Türkiye’nin yüz akı, kar eden bir kuruluş olan TEKEL’in elindeki tesislerin yok pahasına satıldığını öne süren Baykal, &#8220;Yabancı sigara tekellerinin, monopollerinin talepleri doğrultusunda kendi TEKEL’inizi boğacak, yabancı tekellerin önünü açacaksınız ve bunu yaparken de oralarda çalışan insanları adam yerine bile koymayacaksınız, onların işini elinden alacaksınız. Kendi hatandan dolayı onun başarılı çalıştığı, karlı bir kuruluşu kapatacaksın, kapatırken orada yaşayan insanlara karşı en küçük bir sorumluluk duymayacaksın, Türkiye de sana hak verecek, olur mu öyle bir şey?&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Baykal, TEKEL işçilerinin, &#8220;bu kadar haksızlık karşısında, büyük bir olgunlukla, zarafetle, vicdanlara hitap ederek, vitrinleri kırmadan, kimseye zarar vermeden, kendilerine yapılan haksızlığı milletin anlaması için, fedakarlıklarla acıları taşıyarak, kışın ortasında havuzlara atılmayı içlerine sindirerek, gaz, cop yiyerek, ama hiçbir zaman Ankaralılarla ilişkisini bozmadan bugünlere kadar direnişini getirdiğini&#8221; ifade etti.</p>
<p>İşçilerin en büyük destekçisinin de çevredeki esnaf olduğunu belirten Baykal, böyle sürdürülen bir eylemin tüm Türkiye’de heyecan yarattığını belirterek, &#8220;Şimdi günün birinde TEKEL işçisi alçak gönüllü şekilde haklı davalarını ortaya koyuyor. Bütün Türkiye sahip çıktı. Bugün ayın son günü. ’Ayın sonuna kadar izin verdik, yakacağız, yıkacağız, dağıtacağız’&#8230; Dağıtacaksın da ne olacak?&#8221; dedi.</p>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, &#8220;TEKEL işçileri yan gelip yatıyor, onlara yetim hakkı yedirmem&#8221; dediğini ileri süren Baykal, &#8220;Tekel işçisi yan gelip yatmak istemiyor. İş istiyor, çalışmak istiyor. Hele TEKEL işçilerinin yetim hakkı yedikleri ifadesi, kimsenin ağzına yakışmaz da, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzına hiç yakışmıyor. Hangi yetimin hakkını ne yaparak yemişler, nerede yemişler yetimin hakkını? Yani bir insan bu kadar içinde bulunduğu durumun herkesin aklına gelebileceğini unutarak, kendisiyle ilgili hiçbir konu yokmuş gibi ortaya çıkar&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Siyasetçilerin yargılanması</strong></p>
<p>Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan’ın, &#8220;Nasıl bir yargı mensubunun yargılanması Başkanlar Kuruluna bağlı ise bırakınız siyasetçinin yargılanmasına da Parlamento müsaade etsin&#8221; dediğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Parlamentodaki bir siyasetçinin yargılanması ihtiyacı ortaya çıktığında ki bugün Meclis’teki 550 milletvekilimizin 608 kez yargılanmasına ihtiyaç çıkmıştır. Yani 608 fezleke, dosya hazır bekliyor. Bu yargılamanın yapılıp yapılmayacağına Meclis karar veriyor. TBMM o kararı almadığı için 608 dosya yargılanamıyor zaten. Başbakanın bundan haberi yok mu? Parlamento hiç karar almadığı için özellikle kendi iktidar döneminde, Başbakan galiba zannediyor ki Parlamento’ya böyle bir yetki verilmedi. Halbuki Parlamento’nun böyle bir yetkisi var. Parlamento istese o 608 dosyanın, 608’ini de yargılamanın önünü açabilir. Niye açılmıyor, çünkü parlamento kapatıyor, kapattı. Onun için evrakta sahtekarlık, kalpazanlık, ihaleye fesat karıştırma soruşturulamayor. Parlamento o yetkiye zaten sahip. Başbakan o yetkiyi talep ediyor. Yani bu kadar bu işlerle ciddi iddia ortaya koyup da işin temeline yönelik ilgisizlik ve bilgisizlik bu düzeyde ortaya çıkabilir.&#8221;</p>
<p><strong>Anayasa değişikliği</strong></p>
<p>Baykal, Başbakan Erdoğan’ın, &#8220;Bir siyasi partinin kapatılıp kapatılmamasına TBMM’nin karar vermesi&#8221; yönündeki sözlerini anımsatarak, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Yani ’bir partiyle ilgili davaya izin verip vermeme yetkisi Meclis’in elinde olsun’ diyor Başbakan, diyor ki, ’siz ciğeri kediye emanet edin, Parlamento’da bize bırakın biz gereğini yapalım’. Peki, onlar suçlu ise parlamentodakilerin yargılanması söz konusu ise hem sanık olacaksınız, hem de hakim olacaksınız. Bu, Başbakanın son günlerde özellikle nasıl bir zihni dağınıklık içine girebileceğini gösteren bir örnek. Başbakanın şu sırada derdi, Anayasa’yı değiştirmektir. Şu anda Başbakan, Türkiye’nin en önemli konusu olarak Anayasa değişikliğini tespit etmiştir, şu andaki derdi o.</p>
<p>Bir süre önce Kürt açılımı diyordu, Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Günlerce, haftalarca, aylarca Türkiye Kürt açılımı tartışmasıyla meşgul edildi. Nereye geldiğini gördük, Kürt açılımı diye başladılar iş Yeşilçam açılışıyla noktalandı. Şimdi Ermeni açılımı dediler, tam bir fiyaskoya dönüştü. O açılımın içinde yer alan, yer aldığına, imza atan imza attığına pişman&#8230; Şimdi Başbakanın yeni açılımı Anayasa değişikliği açılımıdır.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Temel yanlış” </strong><br />
Baykal, bugün gelinen noktada bu Parlamento ile bugünkü siyasi koşullarda herhangi bir Anayasa değişikliğinin veya yeniden Anayasa yapmanın söz konusu olmasının temel bir yanlış olduğunu savundu.</p>
<p>&#8220;8 yıldır iktidardalar, 8 yıldır yıpranıldı. Şimdi oylar yüzde 30’un altına düştü, kamuoyu araştırmaları açıkça gösteriyor. Yıpranmış bir parlamento, süresini, iddiasını tüketmiş, inişe geçmiş, köklü bir biçimde değişmesi kaçınılmaz bir parlamento, siyasi dayanakları ortadan kalkmış bir parlamento, Anayasa değişikliğini gündemine alacak. Bunun bir anlamı yok. Türkiye Anayasa değişikliğini gündemine alacaktır, yeni taze bir iktidar, arkasında milli iradenin saygın bir ağırlığı ve yıpranmamış bir parlamento dönemi içinde hep birlikte gerçekleştireceğiz. Temelini kaybetmiş bir parlamento çoğunluğu, ’fırsat benim elimde’ deyip Anayasayı değiştiriverecek. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu olamaz.</p>
<p>Türkiye bugün Anayasa değişikliği konusunu konuşmanın şartlarına sahip değildir. Giderayak bir Parlamentonun, gitmesi gereken, birbirine düşmüş bir Parlamentonun yapacağı iş Anayasa değişikliği değildir.&#8221;</p>
<p>Parlamento’daki iki partinin Anayasa Mahkemesi tarafından mahkum edildiğini belirten Baykal, &#8220;Yani hukukun mahkum ettiği iki siyasi partinin yer aldığı bir Parlamento hukuku tanzim edecek. Bunu teklif ediyor Başbakan&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Başbakan Erdoğan’ın, &#8220;Meclis’te Anayasa değişikliği gereken oyu alamazsa referanduma gidileceğini ve halkın oyuyla Anayasa’nın değiştirileceğini&#8221; söylediğini ifade eden Baykal, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Bu Başbakanın düşüncesidir. Milletin önüne referandum gelebilir. Siz milletin önüne istediğiniz soruyu sorarak sandık koyabilirsiniz, ama o sandıktan millet istediği cevabı vererek çıkar. Siz millete istediğiniz soruyu sormakta serbestsiniz. Ama millet de istediği cevabı verir. Bu konu milletin önüne geldiği zaman biliniz Türkiye çok büyük bir şansı elde etmiş olacaktır ve o zaman hepimizin görevi Anadolu’yu karış karış tarayarak millete işin asıl yüzünü anlatmak, hepimizin işi olacaktır. Bu referandum Anayasa referandumu olmaktan çıkacaktır, bu iktidar hakkında ’kal’, ’git’ referandumu haline gelecektir ve inşallah o kaçtığı seçimi, bir referandum yapacak olur ise, hep beraber yakalayacağız ve referandumu o korktuğu seçim haline dönüştüreceğiz. Millete tuzak kuruyor, ama millet o tuzağı bozup o tuzağı kuranları onun içine hapsetmesini bilecektir.&#8221;<br />
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, &#8220;Türkiye’de hukuka ve adalete olan güven hızla sarsılıyor. Bunu çok büyük bir üzüntü içinde söylüyorum, ama benim görevim gerçekleri söylemektir. Birbirimize nezaket sergilemenin ötesinde muhalefet partisinin görevi var&#8221; dedi.</p>
<p>Baykal, partisinin Ankara İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, milletin meselesinin, &#8220;AK Parti’nin keyfine göre mahkemeleri ayarlamasına fırsat verecek şekilde anayasa değişikliği yapmak olmadığını&#8221; belirtti.</p>
<p>Milletin meselesinin işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk ve ekonomik sıkıntılar olduğunu ifade eden Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Bu referandumla Hükümet şu iki noktada kendine göre mahkeme kurmak isteyecektir. Mahkemelerden şikayetçidir, yargıdan şikayetçidir, adaletten, hukuktan şikayetçidir. Bunu değiştirmek istemektedir. Bunu değiştirmek için kendine göre mahkeme kurmak üzere, kendine göre adalet yaptırtmak üzere yetki isteyecektir, orada sıkışmıştır.</p>
<p>Hukuk karşısında aciz düşmüştür. Hukuku büyük ölçüde tahrip etmiştir, ama yine de hukuk onun karşısında engel olmaya devam etmektedir. Şimdi hukuku tamamen teslim alma anlayışı içinde bir anayasa değişikliği talep etmektedir. Bir mahkemeyi kendine göre şekillendirmek için, iki askeri dövmek için anayasa değişikliği istemektedir. İkinci hesabı da budur.&#8221;</p>
<p>Türkiye’de bir süredir hukukta, adalette yaşananların herkesi derinden &#8220;rencide&#8221; ettiğini vurgulayan Baykal, &#8220;Türkiye’de hukuka ve adalete olan güven hızla sarsılıyor. Bunu çok büyük bir üzüntü içinde söylüyorum ama benim görevim gerçekleri söylemektir. Birbirimize nezaket sergilemenin ötesinde muhalefet partisinin görevi var. Nezaket perdesi altında kamufle edilmek istenen gerçekleri ortaya koymak, eğer herkes susuyorsa, susmamak CHP ve Deniz Baykal’ın görevidir. O görevi yapıyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı&#8230;</strong></p>
<p>Deniz Baykal, Erzincan’daki Cumhuriyet Savcısı’nın Cumhuriyet kanunlarını uygulamak üzere bir soruşturma başlattığını dile getirerek, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Derhal Ankara’dan Başbakan Yardımcısı telefon açtı, ’vazgeç bu işten bırak o soruşturmayı’ dedi. O ısrar edince her türlü baskı yapıldı, elinden dosya alındı Erzurum’a gönderildi. Kendisi hakkında uydurma suçlarla yeni davalar açıldı. Arkadaşlar uydurma suçlar derken bunun ne anlama geldiğini bilerek söylüyorum. Elbette uydurma suçlar ama ne kadar acı, suç uydurmak bizim hukukumuza, bizim savcılarımıza yakışır mı? Arkadaşlar.</p>
<p>Sizlere soruyorum, eğer o Erzincan’daki Cumhuriyet Savcısı Cumhuriyet kanunlarını uygulayacağım diye o soruşturmayı açmamış olsaydı, şimdi gözaltında olur muydu? Şimdi tutuklanmış olur muydu? Şimdi Ergenekon’cusun diye hakkında o takibat yapılır mıydı? Yapılmazdı dimi&#8230; Ne oluyor bu bir hukuk krizidir, çok acı bir manzara bunu yaşıyoruz. Cesaret ve sorumlulukla Cumhuriyet kanunlarını uygulamak üzere harekete geçmiş, peşine takmışlar suçlamaları, ’yok lojmanların olduğu yere kameriye yaptın, imar kanununu ihmal ettin.’ Yok bilmem ne uydur, kaydır suçlar ve şimdi adam Ergenekon sanığı olarak gözaltında. Böyle hukuk olur mu? Böyle dava olur mu? Mehmet Haberal’ın aylardır orada tutuklu kalmasının altında hangi hukuk anlayışı yatıyor?&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;İktidar manevi iflasın içindedir&#8221;</strong></p>
<p>Baykal, Türkiye’nin güç günler yaşadığını ifade ederek, &#8220;Hukukun bu kadar ters düz edildiği, bu kadar aleni, açık haksızlıkların vurdumduymazlıkla uygulanabildiği ve kimsenin sesinin çıkmadığı ortamlar kolay kolay yaşanmaz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Türkiye’nin ekonomik bakımdan büyük sıkıntıların içine sürüklendiğini savunan Baykal, şu görüşleri dile getirdi:</p>
<p>&#8220;İş başında bulunan iktidar bir büyük manevi iflasın içindedir. Bu iflasın bir yönü de ahlaki ve manevi iflastır. Bugün AKP iş başına gelirken bir yeni değerler sistemini, bir yeni ahlakı, bir gerçek adalet düşüncesini, bir manevi yeni dünya görüşünü temsil ettiği iddiasıyla iş başına gelmiştir. Maneviyat, ahlak, dürüstlük, İslami değerler, hak, hukuk, haram yememek, helali haramı bileceksin, diyordu, yetim hakkı diyordu öyle değil mi? Şimdi geldiğimiz noktada bunlardan ne kaldı? Allah aşkına ne kaldı? Bunların hepsi geride kaldı.&#8221;</p>
<p>İktidarın bir yıl sonra, önümüzdeki seçim döneminde bir muhasebeye gideceğini belirten Baykal, &#8220;Bugün geldiğimiz noktada hepimiz çok iyi görüyoruz ki bu iktidar gidicidir, bu iktidar mutlaka değişecektir. Bütün işaretler, belirtiler bunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Abbas yolcudur yolcu&#8230;.&#8221; dedi.</p>
<p>İktidarın &#8220;yolcu&#8221; olduğunun son zamanlarda birbiri ardına ortaya çıkan bir takım belirtilerden de açık bir şekilde görüldüğünü savunan Baykal, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Ancak yolcu olan iktidarların sergileyebileceği tutumlar son zamanlarda oldukça sık bir şekilde ortaya çıkmaya başlamıştır. AKP’liler geçenlerde çıktılar dediler ki ’Şimdi biz iktidardayız sıra bizde, biz fişleyeceğiz milleti.’ Bu bir umutsuzluk ifadesidir. Bu geleceğe yönelik bir çaresizliğin, dermansızlığın yansıması sözlerdir. Yani hem fişlediğini itiraf ediyor, hem de fişleme noktasına geldiğini artık gizleyemez hale geliyor ve onu ifade ediyor. Bir başkası çıktı dedi ki hatırlayacaksınız ’Bize karşı çıkanlar kanı bozuk olanlardır&#8221;. Değerli arkadaşlar, ’kanı bozuk olanlar bize karşı çıkıyor’ dedi. Bu da yine aynı çaresizliğin, aynı umarsızlığın ifadesi bir değerlendirmedir. Bütün bunların gösterdiği bir şey var, artık umutlarını kaybetmişlerdir. Bunlar çöküş belirtileridir. Dağıtan bir iktidarın önlemez, kontrol edilemez ifadeleridir. Zaten bir süreden beri bunun işaretlerine tanık oluyoruz. Şimdi bu çöküş belirtileri de gösteriyor ki, Abbas yolcudur yolcu.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Bu dönem bittikten sonra kafalarda ne kalacak?&#8221; </strong><br />
&#8220;Bu dönem inşallah bitecek, bittikten sonra bu dönemden kafalarda ne kalacak diye bazen düşünüyorum&#8221; diyen Baykal, &#8220;Önce, bir defa Deniz Feneri olayı kalacak. Yani bu iktidar döneminden, yarın akıllara, vicdanlara, hafızalara kalacak nedir? dediğimiz zaman bir Deniz Feneri olayı kalacak&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Deniz Feneri olayının iktidarla gelip gidecek bir olay olmadığını ifade eden Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Bu net bir şekilde ortaya çıkacak. Deniz Feneri olayının boyutlarını hep biliyoruz, ama bir kez daha hatırlatalım. Bir yılı geçti hala iddianame hazırlanmadı. Olayın ortaya çıkışından değil, geciktirilerek dosyanın Ankara’ya gelişinden itibaren bir yıl geçti. Tutuklananlar tahliye olacak çıkacaklar hala biz dava açmadık. Bunun arkasında ne olduğunu biliyoruz. İktidarla ilişkilerini biliyoruz, yakınlıklarını biliyoruz, hısım akrabalıklarını biliyoruz, ne oldu adalet kardeşim.</p>
<p>Sen hısım akrabam diye Deniz Feneri’nin yolsuzluğuna bulaşmış olanları yıllarca koruyacaksın, bu memleketin namuslu dürüst evlatlarını uydurma suçlarla cezaevlerinde çürüteceksin. Deniz Feneri kalacak, bir de Habur kalacak. Habur da unutulmaz. Habur’un tabii çok değişik anlamları var. Habur’da hukuk perişan edildi. Özür diliyorum hukukun ırzına geçildi Habur’da. Ceza kanunu ortada hakimler, PKK’lıların ayağına taşındı.</p>
<p>Başbakan diyor ki ’Silivri’de de mahkeme kuruldu’. Silivri’de sanıkların ayağına mahkeme götürülmedi. Bir mahkeme kuruldu. O mahkemeye sanıklar da getirildi, hakimler orada yaşıyor, mahkeme orada. Yetkili organların kararıyla kuruldu o mahkeme, bir benzerliği var mı? Şimdi Habur’da mahkeme var mı arkadaşlar. Ne oldu Habur’daki mahkeme yani bir olaylık mahkeme, seyyar mahkeme taşınan mahkeme. Hukukta var mı böyle bir şey? Hukuka mahkeme taşımak diye bir olay var mı? Sanığın ayağına mahkeme taşımak diye bir olay var mı? ’Oldu oldu&#8230;’ Peki taşındı da ne oldu, hukuk mu uygulandı? O hakimler gitti o hakimler hukukun gereğini mi yaptılar.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Bu dönemi iyi taşıyalım&#8221;</strong></p>
<p>&#8220;Gazetecilere, parayı kim veriyorsa düdüğü o çalsın. Parayı sen veriyorsun hesabı sana sorarım yazdırma kardeşim anlayışı. Demokrasi anlayışı, fikir özgürlüğü anlayışı, yeri göğü inletiyorlar demokrasi anlayışı diye&#8230; Bunun demokrasiyle bir ilgisi var mı, fikir özgürlüğüyle bir ilgisi var mı? Basın özgürlüğüyle bir ilgisi var mı?&#8221; diye konuşan Baykal, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Sen tuttun devletin 750 milyon dolar bankadan parasını alıp kendi damadının başında bulunduğu şirkete verdin ve Türkiye’nin ikinci medya grubunu onlara satın aldırttın o yetmedi. Türkiye’nin en büyük medya grubuna 4 milyar dolar ceza yazdırdın, korkuttun, ürküttün, yıldırttın yetmedi. Bütün bunları hesabını inşallah hep beraber günü geldiği zaman göreceğiz. Çok açık bir şekilde görüyorum. Bu dönemi iyi taşıyalım. Sarsmak, bozmak için oyun içinde her türlü oyun tezgahlanıyor. Daha da tezgahlanacaktır. Yani kavgalar çıkarılacaktır, çatışmalar tahrik edilecektir. Gündem değiştirilmek istenecektir, milletin vicdanı bozulmak istenecektir. Bütün bunlara karşı bütün gücümüzle gerekli mücadeleyi vermeliyiz. Türkiye’de bu mücadelenin öncüsü olarak görevimizin farkındayız. Bu görevimizi bugüne kadar en iyi şekilde getirdik bundan sonra da en iyi şekilde götüreceğiz.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Kaçmalarına izin vermeyin&#8221;</strong></p>
<p>Deniz Baykal, &#8220;yaşanan olayların, gerginlik, çatışma ve sürtüşmelerin kendisine lokantada yediği yemeğin parasını ödemeden kaçmaya çalışanların halini&#8221; hatırlattığını belirterek, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Lokantada bir masa ayırtılır, insanlar çağrılır, yerler içerler her şeyi ısmarlarlar gece geçer. Hesabı ödeme zamanı gelince bir huzursuzluk masaya egemen olur, bazıları ’ben bir el yıkayayım da geleyim’ diye gider, gidiş o gidiş bir daha gelmez. Bazıları da başka sıkıntılar içine girerler. Masadan kalkamayacak olanlar da ’bu ağır hesap, bunu ödeyemeyeceğiz. Bir hır çıkarsak, kavga çıkarsak da o kavgadan sonra çekip gitsek’ hesabına girerler. Bir gerginlik, tartışma. Şimdi o noktadayız. Bir hır çıkarmak istiyorlar, bir kavga yaratacaklar. Kavgadan sonra camı çerçeveyi indirecekler, tabakları, masayı birbirine katacaklar o arada kaybolup gidecekler. Ve hatta belki de baskın çıkacaklar ’bizi dövdüler bunlar, hakkımızı vermediler’ diye suçlama yapmaya kalkacaklardır. Aman dikkatli olun. Bu ortamda böyle bir manzaraya sakın fırsat vermeyin, sükunetle durun. Bırakın onlar kendi aralarında çekişsinler, iftira da yapılsa, yanlış söz de söylense aldırmayın. Ağır başlı durun sükunetinizi koruyun. Sakın o masadaki kavgaya karışmayın. Masadakiler birbirleriyle didişsinler dursunlar. Siz de orada hesap pusulasını elinize alın sırtınızı da kapıya dayayın ve hesap üzerinde gerekli çalışmanızı sükunetle yapın. Bilin ki o hesabı tahsil edeceksiniz. O hesap onların yanına kalmayacak. Onlar kavgalarını yapsalar da siz kavgaya karışmayın, ama kapıyı da tutun. Kaçmalarına izin vermeyin. Bunun hesabı mutlaka sorulacaktır. CHP olarak kimsenin yanına bu hesabı bırakmayın. Bu hesabı Türkiye’nin geleceğini tehlikeli olaylardan koruyabilmek için sormalıyız.&#8221;</p>
<p>Deniz Baykal, &#8220;Türkiye’yi bekleyen önümüzdeki seçimler, Türkiye’nin kaderinin, toplumumuzun bu gidişe son verip veremeyeceğinin ortaya çıkacağı, tarihi önemde bir seçim olacaktır&#8221; dedi.</p>
<p>Baykal, partisinin Anadolu Gösteri Merkezi’nde düzenlenen Ankara Olağan İl Kongresi’ne partililerin &#8220;umudum sende&#8221; sloganları atmaları üzerine, &#8220;Siz de biliyorsunuz, ben de biliyorum, hepimizin umudu milletimizdedir. Biz CHP olarak milletimizin umudunu temsil ediyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Gücün, yetkinin ve söz hakkının millette olduğunu belirten Baykal, &#8220;İnanıyorum ki, önümüzdeki seçimde milletimiz bunu, Türkiye’de yeni bir seçim için kullanacaktır&#8221; dedi.</p>
<p>Baykal, Başkent’te yapılan il kongresinin sıradan bir kongre olmadığını, CHP’nin ve Türkiye’nin tarihi bir değişimin eşiğinde bulunduğunu ifade ederek, bir dönemin öncesinde Ankara’da CHP’liler olarak bir araya geldiklerini, partilerine ve Türkiye’ye yeni bir rota çizeceklerini, yeni bir ufuk açacaklarını söyledi.</p>
<p>Baykal, &#8220;Bu kongre, Türkiye’de seçimi yapacak olan Ankara il yönetimini belirleyecek olan kongredir. CHP’yi, seçime taşıyacak olan partidir. Umut ediyorum, Türkiye’yi de yeni bir iktidara taşıyacak olan kongredir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Tüm partililerin bu sorumluluk duygusu, bu bilinç ve bu görev anlayışı içinde olduğunu anlatan Baykal, kongreden çıkacak olan kadroların Türkiye’nin her yerinde Türkiye’yi yeni bir seçime taşıyacağını bildirdi.</p>
<p>Baykal, önümüzdeki genel seçimlerin Türkiye açısından da sıradan olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Türkiye’de çok seçim yapıldı, hepsinin önemi vardır. Ancak Türkiye’yi bekleyen önümüzdeki seçimler, Türkiye’nin tarihi, Türkiye’nin geleceği açısından geçmiş seçimlerin belki de tümünden daha önemli sonuç doğuracaktır. Türkiye’nin kaderini, demokrasisini bilinen anlamda, çağdaş dünyanın paylaştığı anlamda bir demokrasinin Türkiye’de işleyip işlemeyeceğini, Türkiye’nin Cumhuriyet çizgisinin devam edip etmeyeceğini, Türkiye’nin dünyadaki yerinin ne olacağını, anayasamızın temel organlarının, başta yargı organları olmak üzere, anayasal düzenimizi oluşturan kurumların konumunun anlamının ne olacağının karara bağlanacağı,<br />
Türkiye’de yıllardan beri izlenmiş olan yanlış ekonomik politikalar sonucunda borca batmış Türkiye ekonomisinin, işsizliğin belini kırdığı toplumumuzun bu gidişe son verip veremeyeceğinin ortaya çıkacağı tarihi önemde bir seçim olacaktır.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Türkiye, bu dönemi değerlendirememiştir&#8221;</strong></p>
<p>İktidarın 8 yıldır Türkiye’yi yönettiğini ve &#8220;dünyanın en uygun şartlarının yaşanmakta olduğu bir dönemde iş başına geçtiğini&#8221; ancak bunu doğru değerlendiremediğini savunan Baykal, &#8220;Maalesef Türkiye, bu dönemi değerlendirememiştir. Bu dönemin şartları içinde başlangıçta bir kalkınma ortaya çıkmıştır. 2001 yılında yaşanan kriz sonrasında iş başına gelen iktidarın, aldığı tedbirlerin olumlu sonuçlarının meyvelerini bu hükümet değerlendirmiştir. Hiçbir yeni program koymamıştır, hiçbir yeni ekonomik anlayış ortaya koymamıştır. Daha önceki 2001 yılındaki iktidarın hakkını teslim etmeliyiz. Ecevit Hükümeti’nin teslim ettiği programı, aynen uygulamanın ötesinde hiç bir şey yapmamıştır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Baykal, Bülent Ecevit iktidarının o programın bedelini ödediğini belirterek, &#8220;Siyasi bir fatura oluşmuştur ve o fatura, ödenmiştir, ama bu hükümet, o şartlar içinde dünya şartlarını değerlendirerek bir kalkınma gerçekleştirmiş gibi bir görüntüyü vermeyi başarmıştır. 2007 seçimlerine getiren süreç de bu rüzgarın sonucu ile elde edilmiştir&#8221; dedi.</p>
<p>Türkiye’de ekilen arazi miktarının da AK Parti döneminde azaltıldığını ileri süren Baykal, &#8220;Tarım, işsizliği emen bir sünger gibidir. Eğer, siz tarımı çökertir, sahip çıkmazsanız, tarım işsiz üretir&#8221; dedi. Baykal, AK Parti iktidarı döneminde 2.5 milyon insanın tarımdan dışarıya çıkmak zorunda bırakıldığını söyledi.</p>
<p>Özellikle Güneydoğu’da fabrikaların zarar ettiği gerekçesiyle kapatılmasını iddia eden Baykal, bunun işsizliği ve ardından sosyal sorunları körüklediğini ileri sürdü.</p>
<p>CHP lideri Baykal, AK Parti hükümetinin özelleştirme yoluyla elde ettiği kaynağı da doğru değerlendirmediğini öne sürerek, başta Telekom’un özelleştirilmesi olmak üzere pek çok uygulamada karanlık noktalar bulunduğunu savundu. Telekom’un satışını &#8220;karışık bir satış&#8221; olarak nitelendiren ve aydınlatılması gerektiğini ileri süren Baykal, &#8220;İnşallah CHP’nin iktidarında Telekom’un satışının iç yüzü ortaya konulacaktır&#8221; dedi.</p>
<p>Baykal’ın, konuşmasının ardından mevcut il başkanı Ali Yıldızlı’nın tek aday olduğu seçimlere geçildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/politika/baykal-anayasa-degisikligi-sartlari-yok.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Başbakan&#8217;ın konuşması medya özgürlüğüne müdahale değil&#8217;</title>
		<link>http://www.urfanews.com/politika/basbakanin-konusmasi-medya-ozgurlugune-mudahale-degil.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/politika/basbakanin-konusmasi-medya-ozgurlugune-mudahale-degil.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 14:28:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk havalimanı]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[bülent arınç]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[suriye]]></category>
		<category><![CDATA[TRT türk]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13674</guid>
		<description><![CDATA[Suriye Enformasyon Bakanı Muhsin Bilal&#8217;in resmi davetlisi olarak İstanbul&#8217;dan Şam&#8217;a giden Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Atatürk Havalimanı&#8217;nda yaptığı açıklamada Başbakan Erdoğan&#8217;ın il başkanları toplantısında yaptığı konuşmanın basın özgürlüğüne bir müdahale şeklinde yorumlanmaması gerektiğini söyledi. İSTANBUL &#8211; Suriye’ye hareketinden önce bir basın toplantısı düzenleyen Bülent Arınç bir gazetecinin,“Sayın Başbakan dün il başkanları toplantısında medya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/arınç.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13675" title="arınç" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/arınç.jpeg" alt="" width="450" height="272" /></a></p>
<p>Suriye Enformasyon Bakanı Muhsin Bilal&#8217;in resmi davetlisi olarak İstanbul&#8217;dan Şam&#8217;a giden Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Atatürk Havalimanı&#8217;nda yaptığı açıklamada Başbakan Erdoğan&#8217;ın il başkanları toplantısında yaptığı konuşmanın basın özgürlüğüne bir müdahale şeklinde yorumlanmaması gerektiğini söyledi.</p>
<p>İSTANBUL &#8211; Suriye’ye hareketinden önce bir basın toplantısı düzenleyen Bülent Arınç bir gazetecinin,“Sayın Başbakan dün il başkanları toplantısında medya patronları ve köşe yazarları ile ilgili sözleri basın meslek kuruluşları tarafından basın özgürlüğüne aykırı bulunarak sansür niteliği taşıdığı gerekçesiyle eleştirildi. Bu konuda bir şey söyler mi siniz?“ şeklindeki sorusunu şöyle cevapladı:<br />
“Dün biliyorsunuz AK Parti il başkanları toplantısı vardı. Sayın Başbakan o konuşmayı orada yaptılar. O konuşmayı ben de dinledim. Sizin söylediğiniz istikamette yorumlayanlar var. Pek çok basın mensubu arkadaşımız bunu basın özgürlüğüne karşı görüş olarak yorumladılar.Ben kendisi ile de görüştüm. Sanıyorum bu sözlerini şunun için sarf etti. Bildiğiniz gibi dünya birkaç yıldan beri global bir ekonomik kriz yaşıyor. En yakında komşumuz Yunanistan’ın durumunu görüyorsunuz. İspanya’nın durumunu görüyoruz. ABD’de başlayan sonra Avrupa’ya sıçrayan bu krizin pek çok finans kuruluşlarını batırdığını ,pek çok büyük şirketlerin kapasite daralması sebebiyle reel sektörde büyük sıkıntıya uğradığını hep beraber biliyoruz. Türkiye bu krizi en az zararla atlattı ve bunu başardı. Ancak krizin etkileri bütünüyle geçmiş değil. Sayın Başbakanın şikayeti şudur: Bildiğim kadarıyla, görüştüğümüz kadarıyla. Maalesef özellikle son Türkiye’de yaşanan gelişmeler sebebiyle ,yani bunu bir takım gözaltılar, suçlamalar, işte sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında Çankaya Köşkünde yapılan zirve toplantısı. Parlamento da yapılan çalışmalar, tartışmalar. Türkiye’de bir siyasal gerginliğin mevcudiyeti. Bir kısım gazetelerimiz, bir takım köşe yazarlarımız sürekli bu gerginlik ve kriz üzerine yazınca ekonomi bundan olumsuz etkileniyor. Yani şunu rahatlıkla hepimiz görebiliyoruz ki borsadaki inişler yüzde altı buçuk seviyesine vardı. Dolar da yükseliş var. Zaten çok kritik olan ekonomi deki dengeleri bu tür felaket tellallığı sayılabilecek yazılar, çiziler, yorumlar sebebiyle ekonominin zarar görmesi ihtimali sayın Başbakanı da şahsen beni de fevkalade üzüyor, endişeye sevk ediyor. Yani bu basın özgürlüğüne bir darbe veya ona karşı bir müdahale şeklinde yorumlanmamalı. Gazetecilerimiz, basın mensuplarımızın da sorumluluk altında yazılarını yazmalar, yorum yapmaları gerektiğini ifade etmiştir. Hepimiz önce Türkiye’yi düşünmeliyiz. Sadece felaket tellallığı yaparak ekonomiye verilecek zararların, siyasal hayatımıza verilecek zararların elbette önlenemez hale gelmesi hepimizi korkutuyor. Piyasalardaki kritik dengelerin bu tür istikrarsızlığa yol açabilecek bir takım yazılar, sözler ve yorumlarla zarar görmesi ihtimali Sayın Başbakanı böyle bir konuşma yapmaya sevk etmiştir. Yoksa yıllardan beri siyasetçi olarak geçmişte bir Belediye Başkanı olarak basın ile iç içe olmuş ve basın özgürlüğünü herkes den daha fazla savunmuş olan bir Başbakanını doğrudan basın özgürlüğünü hedef almasını hiç kimse düşünmemelidir. Ama her Türk yurttaşı ister basın mensubu olsun, ister başka bir meslek mensubu olsun Türkiye’de ekonomik krize yol açacak bir takım kriz senaryoları üretmekten lütfen vazgeçsin Bu yurt severliğin, vatanseverliğin bir gereğidir. Yoksa basına her zaman ihtiyacımız var. Basın her zaman özgür olmalıdır“<br />
Bülent Arınç başka bir soru üzerine yarın 28 Şubat’ın yıl dönümü olduğunu ve zamanın Genel Kurmay Başkanının 28 Şubat ne kadar sürecek sorusuna “28 Şubat bin yıl sürecek“ cevabını vermişti. Bu bin yıl bitti mi?“ şeklindeki sorusunu ise ”Ben bu tür yorumlara keşke girmeseydim.28 Şubat’ın üzerinden on yıldan fazla bir zaman geçti. O zaman ki yetkili olduğunu söylediğiniz kişi bin yıl sürecek demişti. Görüyorsunuz on yıl bile sürmedi. Türkiye demokratikleşiyor. Türkiye özgürleşiyor. Türkiye AB standartlarında bir hukuk ve demokrasi standartını yakalıyor. Hiçbir zaman olumsuzluklarla karşılaşmayacağız. Ümit ediyorum Türkiye’de tüm sosyal kesimler bundan sonra çok daha özgür yaşayacaklar” dedi.<br />
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arın Suriye gezisi ile ilgili olarak ise şöyle konuştu; ”Komşumuz Suriye Enformasyon Bakanı Sayın Muhsin Bilal’in daveti üzerine Suriye’ye resmi bir ziyaret yapacağım. Son yıllarda hem hükümetler arası, hem de parlamentolar arası ilişkilerimiz fevkalade mükemmel. En son çok önemli bir kararda Suriye ile Türkiye arasındaki vizesiz seyahat etme imkanı da geldi. Bundan dolayı özellikle Güneydoğu illerimiz büyük bir ziyaretçi ve alış veriş kapasitesine kavuştu. Tabi tarihten gelen bir dostluğumuz ve kültür beraberliğimiz var. Bu kez Basın Yayın Genel Müdürümüz ile bu seyahati yapıyoruz. Bu konudaki imkanlarımızı da birlikte geliştireceğiz. Pazartesi günü TRT Türk kanalının Şam ofisini hizmete açacağız. Sayın Cumhurbaşkanı Esad ile görüşme imkanımız olursa ki kendisinin arzusu bu istikamettedir bir görüşme yapacağız. Eğer programımız el verirse Halep üzerinde Türkiye’ye dönmeyi planlıyoruz”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/politika/basbakanin-konusmasi-medya-ozgurlugune-mudahale-degil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erdoğan: Siyasilerin yargılanmasına, parti kapatmaya parlamento karar versin</title>
		<link>http://www.urfanews.com/gundem/manset/erdogan-siyasilerin-yargilanmasina-parti-kapatmaya-parlamento-karar-versin.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/gundem/manset/erdogan-siyasilerin-yargilanmasina-parti-kapatmaya-parlamento-karar-versin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 16:29:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[ASKON]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[recep tayyip]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[tayyp]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13601</guid>
		<description><![CDATA[Anadolu Aslanları İşadamları Derneği&#8217;nin (ASKON) &#8216;Marufun Egemenliği&#8217; ana temalı 6 . Genel Kurulu&#8217;na katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son dönemlerde olan olayları anımsatarak kurumların kendi içinde adete temizliğe tabi tutuluyorsa bundan kimsenin rahatsız olmaması gerektiğini söyledi. Bunun gerçekleştirilmesi gerektiği aksi takdirle bu sıkıntıların “yavrularımızın” çekeceğini ifade etti. Kuvvetler ayrılığı prensibine göre yürütme, yargı ve yasamanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/erdoğan2.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13602" title="erdoğan" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/erdoğan2.jpeg" alt="" width="510" height="340" /></a></p>
<p>Anadolu Aslanları İşadamları Derneği&#8217;nin (ASKON) &#8216;Marufun Egemenliği&#8217; ana temalı 6 . Genel Kurulu&#8217;na katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son dönemlerde olan olayları anımsatarak kurumların kendi içinde adete temizliğe tabi tutuluyorsa bundan kimsenin rahatsız olmaması gerektiğini söyledi.<br />
Bunun gerçekleştirilmesi gerektiği aksi takdirle bu sıkıntıların “yavrularımızın” çekeceğini ifade etti. Kuvvetler ayrılığı prensibine göre yürütme, yargı ve yasamanın birbirlerinden ayrı olması gerektiğini belirten Recep Tayyip Erdoğan şunları söyledi:<br />
“İfade olarak hoş güzel. Ama peki ayrı mı? Ne yazık ki ayrı değil. Yasamada yaşanan ayrı bir durum var. Yürütmede ayrı bir durum var. Ama hepsini <a onmouseover="showAd('25018','103101' ,event);clearAdInterval();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>geç</strong></span></a>. Ne yasama ne yürütme. Yargı bir anda hepsini silip atabiliyor. Hani birbirlerinden ayrı idi. Şu an yargı istediği şekilde yürütmeye müdahale ediyor. Ama bir taraftan da parlamentonun yüzde 65&#8242;ine sabip bir parti var. Veya en küçük parti. Fark etmez. Bir siyasi partinin kapatılması noktasında iki dudak arasından çıkacak bir sözle bu ülkede konuşulabilir. Bunu kabulletmek mümkün mü? Değil. Varsa ortada bir suçlu bedelini o ödesin. Ama bir tüzel kişiliği bu bedele mahkum etmek o bedeli o tüzel kişiliğe ödetmek demokrasi ile bağdaşır birşey değil. Hiç bir model ve ileri demokraside bu yok. Bunu biz milletimize giderek çözmek istiyoruz. Milletimizle bunun çözüleceğini inanıyoruz. Milletimize bunu anlatacağız. Yargıya sorarsanız yargı &#8216;Herşeyi biz yapalım&#8217; diyor. Ben de diyorum ki &#8216;Dünyanın bütün gelişmiş ülkelerinin ortalamasını alalım. Bunda ortaya ne çıkıyorsa biz de onu uygulayalım. Buna var mısın yok musun?&#8217; diye soruyoruz. O da işlerine gelmiyor. &#8216;Bize münhasır birşey olacak&#8217; diyorlar. Böyle birşey yok. Nasıl ki yargı kendi içindeki bir mensubunun yargılanmasına başkanlar kurulundan müsaade ediyorsa bırakın da siyasetçinin yargılanmasına da parlamento izin versin. Bir siyasi partinin kapatılması için kararı parlamento versin.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/gundem/manset/erdogan-siyasilerin-yargilanmasina-parti-kapatmaya-parlamento-karar-versin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

