<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>urfanews &#187; ak parti</title>
	<atom:link href="http://www.urfanews.com/etiket/ak-parti/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.urfanews.com</link>
	<description>Son Dakika, Haberler, Ekonomi, Yerel, Politika, Kültür Sanat, Teknoloji, Spor Haberleri -urfanews.com-</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Dec 2011 09:58:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>Anayasa değişikliğinde son dakika</title>
		<link>http://www.urfanews.com/gundem/manset/anayasa-degisikliginde-son-dakika.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/gundem/manset/anayasa-degisikliginde-son-dakika.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 11:01:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[adalet bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13790</guid>
		<description><![CDATA[Anayasa değişikliği teklifinin 1. maddesi komisyonunda kabul edildi. Adalet ve Kalkınma Partisi&#8217;nin, Anayasa değişikliği teklifinin görüşüldüğü TBMM Anayasa Komisyonu&#8217;nda, düzenlemenin birinci maddesi üzerinde değişiklik yapılarak kabul edildi. Söz konusu düzenleme, Anayasa&#8217;nın &#8220;kanun önünde eşitlik&#8221; başlıklı 10&#8242;uncu maddesinde değişiklik öngörüyor. Buna göre, maddenin mevcut halindeki &#8220;Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/anayasa.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-13791" title="anayasa" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/anayasa.jpg" alt="" width="475" height="250" /></a></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div><strong>Anayasa değişikliği teklifinin 1. maddesi komisyonunda kabul edildi. </strong></div>
<p><!-- Kaldırdık --> <!-- Kaldırdık --></p>
<div><!--Smartlink reklam kodları için  silinmemesi gereklidir! F.M.--> Adalet ve Kalkınma Partisi&#8217;nin, Anayasa değişikliği teklifinin görüşüldüğü TBMM Anayasa Komisyonu&#8217;nda, düzenlemenin birinci maddesi üzerinde değişiklik yapılarak kabul edildi.</p>
<p>Söz konusu düzenleme, Anayasa&#8217;nın &#8220;kanun önünde eşitlik&#8221; başlıklı 10&#8242;uncu maddesinde değişiklik öngörüyor. Buna göre, maddenin mevcut halindeki &#8220;Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakta yükümlüdür&#8221; ifadesine, &#8220;Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz&#8221; cümlesi ekleniyor.</p>
<p>Maddenin gerekçesinde, öngörülen değişiklikle kadın ve erkek arasındaki eşitliği sağlamaya yönelik olarak devlet tarafından bazı tedbirlerin alınabilmesine imkan tanındığı belirtildi.</p>
<p>Teklifte yer alan, &#8220;Çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi özel surette korunması gerekenler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz&#8221; ifadesi ise tartışmaya neden oldu.</p>
<p>CHP, &#8220;eşitlik&#8221; kavramı altında yapılan düzenlemede &#8220;soyut&#8221; ifadeler kullanıldığını, &#8220;çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi&#8230;&#8221; ifadesinin çok daha geniş kapsamlı olarak uygulama alanı bulabileceğine dikkat çekti.</p>
<p>Ana muhalefet partisi; kültürel, sosyolojik, etnik grupların, cemaatlerin bu kapsama girip girmeyeceği tartışmalarının süreceği görüşünü dile getirdi.</p>
<p>AK Parti&#8217;nin verdiği ve toplantıda kabul edilen önergeyle &#8220;gibi&#8221; ifadesi metinden çıkarılırken madde kapsamına, &#8220;harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri, malul ve gaziler&#8221; de eklendi.</p>
<p>Toplam 27 maddeden oluşan, maddelerden biri geçici üç düzenlemeyi de içeren teklifin saat 11:00&#8242;de Anayasa Komisyonu&#8217;nda başlayan bugünkü görüşmeleri öğle arasından sonra devam edecek. Komisyon, teklifin geneli üzerindeki müzakereleri dün gece tamamlamıştı.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/gundem/manset/anayasa-degisikliginde-son-dakika.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baykal: Anayasa değişikliği şartları yok</title>
		<link>http://www.urfanews.com/politika/baykal-anayasa-degisikligi-sartlari-yok.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/politika/baykal-anayasa-degisikligi-sartlari-yok.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 10:20:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[baykal]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13729</guid>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye&#8217;nin bugün anayasa değişikliği konusunu konuşmanın şartlarına sahip olmadığını savundu CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye’nin bugün anayasa değişikliği konusunu konuşmanın şartlarına sahip olmadığını savunarak, &#8220;Gitmesi gereken, birbirine düşmüş bir Parlamentonun yapacağı iş anayasa değişikliği değildir&#8221; dedi. Baykal, partisinin Ankara İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, TEKEL işçilerinin eylemine değinerek, olayın çarpık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/politika1.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13730" title="politika" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/politika1.jpeg" alt="" width="450" height="364" /></a></p>
<p>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye&#8217;nin bugün anayasa değişikliği konusunu konuşmanın şartlarına sahip olmadığını savundu</p>
<p>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye’nin bugün anayasa değişikliği konusunu konuşmanın şartlarına sahip olmadığını savunarak, &#8220;Gitmesi gereken, birbirine düşmüş bir Parlamentonun yapacağı iş anayasa değişikliği değildir&#8221; dedi.</p>
<p>Baykal, partisinin Ankara İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, TEKEL işçilerinin eylemine değinerek, olayın çarpık bir özelleştirme uygulamasının getirdiği sonuç olduğunu söyledi.</p>
<p>Türkiye’nin yüz akı, kar eden bir kuruluş olan TEKEL’in elindeki tesislerin yok pahasına satıldığını öne süren Baykal, &#8220;Yabancı sigara tekellerinin, monopollerinin talepleri doğrultusunda kendi TEKEL’inizi boğacak, yabancı tekellerin önünü açacaksınız ve bunu yaparken de oralarda çalışan insanları adam yerine bile koymayacaksınız, onların işini elinden alacaksınız. Kendi hatandan dolayı onun başarılı çalıştığı, karlı bir kuruluşu kapatacaksın, kapatırken orada yaşayan insanlara karşı en küçük bir sorumluluk duymayacaksın, Türkiye de sana hak verecek, olur mu öyle bir şey?&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Baykal, TEKEL işçilerinin, &#8220;bu kadar haksızlık karşısında, büyük bir olgunlukla, zarafetle, vicdanlara hitap ederek, vitrinleri kırmadan, kimseye zarar vermeden, kendilerine yapılan haksızlığı milletin anlaması için, fedakarlıklarla acıları taşıyarak, kışın ortasında havuzlara atılmayı içlerine sindirerek, gaz, cop yiyerek, ama hiçbir zaman Ankaralılarla ilişkisini bozmadan bugünlere kadar direnişini getirdiğini&#8221; ifade etti.</p>
<p>İşçilerin en büyük destekçisinin de çevredeki esnaf olduğunu belirten Baykal, böyle sürdürülen bir eylemin tüm Türkiye’de heyecan yarattığını belirterek, &#8220;Şimdi günün birinde TEKEL işçisi alçak gönüllü şekilde haklı davalarını ortaya koyuyor. Bütün Türkiye sahip çıktı. Bugün ayın son günü. ’Ayın sonuna kadar izin verdik, yakacağız, yıkacağız, dağıtacağız’&#8230; Dağıtacaksın da ne olacak?&#8221; dedi.</p>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, &#8220;TEKEL işçileri yan gelip yatıyor, onlara yetim hakkı yedirmem&#8221; dediğini ileri süren Baykal, &#8220;Tekel işçisi yan gelip yatmak istemiyor. İş istiyor, çalışmak istiyor. Hele TEKEL işçilerinin yetim hakkı yedikleri ifadesi, kimsenin ağzına yakışmaz da, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzına hiç yakışmıyor. Hangi yetimin hakkını ne yaparak yemişler, nerede yemişler yetimin hakkını? Yani bir insan bu kadar içinde bulunduğu durumun herkesin aklına gelebileceğini unutarak, kendisiyle ilgili hiçbir konu yokmuş gibi ortaya çıkar&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Siyasetçilerin yargılanması</strong></p>
<p>Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan’ın, &#8220;Nasıl bir yargı mensubunun yargılanması Başkanlar Kuruluna bağlı ise bırakınız siyasetçinin yargılanmasına da Parlamento müsaade etsin&#8221; dediğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Parlamentodaki bir siyasetçinin yargılanması ihtiyacı ortaya çıktığında ki bugün Meclis’teki 550 milletvekilimizin 608 kez yargılanmasına ihtiyaç çıkmıştır. Yani 608 fezleke, dosya hazır bekliyor. Bu yargılamanın yapılıp yapılmayacağına Meclis karar veriyor. TBMM o kararı almadığı için 608 dosya yargılanamıyor zaten. Başbakanın bundan haberi yok mu? Parlamento hiç karar almadığı için özellikle kendi iktidar döneminde, Başbakan galiba zannediyor ki Parlamento’ya böyle bir yetki verilmedi. Halbuki Parlamento’nun böyle bir yetkisi var. Parlamento istese o 608 dosyanın, 608’ini de yargılamanın önünü açabilir. Niye açılmıyor, çünkü parlamento kapatıyor, kapattı. Onun için evrakta sahtekarlık, kalpazanlık, ihaleye fesat karıştırma soruşturulamayor. Parlamento o yetkiye zaten sahip. Başbakan o yetkiyi talep ediyor. Yani bu kadar bu işlerle ciddi iddia ortaya koyup da işin temeline yönelik ilgisizlik ve bilgisizlik bu düzeyde ortaya çıkabilir.&#8221;</p>
<p><strong>Anayasa değişikliği</strong></p>
<p>Baykal, Başbakan Erdoğan’ın, &#8220;Bir siyasi partinin kapatılıp kapatılmamasına TBMM’nin karar vermesi&#8221; yönündeki sözlerini anımsatarak, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Yani ’bir partiyle ilgili davaya izin verip vermeme yetkisi Meclis’in elinde olsun’ diyor Başbakan, diyor ki, ’siz ciğeri kediye emanet edin, Parlamento’da bize bırakın biz gereğini yapalım’. Peki, onlar suçlu ise parlamentodakilerin yargılanması söz konusu ise hem sanık olacaksınız, hem de hakim olacaksınız. Bu, Başbakanın son günlerde özellikle nasıl bir zihni dağınıklık içine girebileceğini gösteren bir örnek. Başbakanın şu sırada derdi, Anayasa’yı değiştirmektir. Şu anda Başbakan, Türkiye’nin en önemli konusu olarak Anayasa değişikliğini tespit etmiştir, şu andaki derdi o.</p>
<p>Bir süre önce Kürt açılımı diyordu, Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Günlerce, haftalarca, aylarca Türkiye Kürt açılımı tartışmasıyla meşgul edildi. Nereye geldiğini gördük, Kürt açılımı diye başladılar iş Yeşilçam açılışıyla noktalandı. Şimdi Ermeni açılımı dediler, tam bir fiyaskoya dönüştü. O açılımın içinde yer alan, yer aldığına, imza atan imza attığına pişman&#8230; Şimdi Başbakanın yeni açılımı Anayasa değişikliği açılımıdır.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Temel yanlış” </strong><br />
Baykal, bugün gelinen noktada bu Parlamento ile bugünkü siyasi koşullarda herhangi bir Anayasa değişikliğinin veya yeniden Anayasa yapmanın söz konusu olmasının temel bir yanlış olduğunu savundu.</p>
<p>&#8220;8 yıldır iktidardalar, 8 yıldır yıpranıldı. Şimdi oylar yüzde 30’un altına düştü, kamuoyu araştırmaları açıkça gösteriyor. Yıpranmış bir parlamento, süresini, iddiasını tüketmiş, inişe geçmiş, köklü bir biçimde değişmesi kaçınılmaz bir parlamento, siyasi dayanakları ortadan kalkmış bir parlamento, Anayasa değişikliğini gündemine alacak. Bunun bir anlamı yok. Türkiye Anayasa değişikliğini gündemine alacaktır, yeni taze bir iktidar, arkasında milli iradenin saygın bir ağırlığı ve yıpranmamış bir parlamento dönemi içinde hep birlikte gerçekleştireceğiz. Temelini kaybetmiş bir parlamento çoğunluğu, ’fırsat benim elimde’ deyip Anayasayı değiştiriverecek. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu olamaz.</p>
<p>Türkiye bugün Anayasa değişikliği konusunu konuşmanın şartlarına sahip değildir. Giderayak bir Parlamentonun, gitmesi gereken, birbirine düşmüş bir Parlamentonun yapacağı iş Anayasa değişikliği değildir.&#8221;</p>
<p>Parlamento’daki iki partinin Anayasa Mahkemesi tarafından mahkum edildiğini belirten Baykal, &#8220;Yani hukukun mahkum ettiği iki siyasi partinin yer aldığı bir Parlamento hukuku tanzim edecek. Bunu teklif ediyor Başbakan&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Başbakan Erdoğan’ın, &#8220;Meclis’te Anayasa değişikliği gereken oyu alamazsa referanduma gidileceğini ve halkın oyuyla Anayasa’nın değiştirileceğini&#8221; söylediğini ifade eden Baykal, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Bu Başbakanın düşüncesidir. Milletin önüne referandum gelebilir. Siz milletin önüne istediğiniz soruyu sorarak sandık koyabilirsiniz, ama o sandıktan millet istediği cevabı vererek çıkar. Siz millete istediğiniz soruyu sormakta serbestsiniz. Ama millet de istediği cevabı verir. Bu konu milletin önüne geldiği zaman biliniz Türkiye çok büyük bir şansı elde etmiş olacaktır ve o zaman hepimizin görevi Anadolu’yu karış karış tarayarak millete işin asıl yüzünü anlatmak, hepimizin işi olacaktır. Bu referandum Anayasa referandumu olmaktan çıkacaktır, bu iktidar hakkında ’kal’, ’git’ referandumu haline gelecektir ve inşallah o kaçtığı seçimi, bir referandum yapacak olur ise, hep beraber yakalayacağız ve referandumu o korktuğu seçim haline dönüştüreceğiz. Millete tuzak kuruyor, ama millet o tuzağı bozup o tuzağı kuranları onun içine hapsetmesini bilecektir.&#8221;<br />
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, &#8220;Türkiye’de hukuka ve adalete olan güven hızla sarsılıyor. Bunu çok büyük bir üzüntü içinde söylüyorum, ama benim görevim gerçekleri söylemektir. Birbirimize nezaket sergilemenin ötesinde muhalefet partisinin görevi var&#8221; dedi.</p>
<p>Baykal, partisinin Ankara İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, milletin meselesinin, &#8220;AK Parti’nin keyfine göre mahkemeleri ayarlamasına fırsat verecek şekilde anayasa değişikliği yapmak olmadığını&#8221; belirtti.</p>
<p>Milletin meselesinin işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk ve ekonomik sıkıntılar olduğunu ifade eden Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Bu referandumla Hükümet şu iki noktada kendine göre mahkeme kurmak isteyecektir. Mahkemelerden şikayetçidir, yargıdan şikayetçidir, adaletten, hukuktan şikayetçidir. Bunu değiştirmek istemektedir. Bunu değiştirmek için kendine göre mahkeme kurmak üzere, kendine göre adalet yaptırtmak üzere yetki isteyecektir, orada sıkışmıştır.</p>
<p>Hukuk karşısında aciz düşmüştür. Hukuku büyük ölçüde tahrip etmiştir, ama yine de hukuk onun karşısında engel olmaya devam etmektedir. Şimdi hukuku tamamen teslim alma anlayışı içinde bir anayasa değişikliği talep etmektedir. Bir mahkemeyi kendine göre şekillendirmek için, iki askeri dövmek için anayasa değişikliği istemektedir. İkinci hesabı da budur.&#8221;</p>
<p>Türkiye’de bir süredir hukukta, adalette yaşananların herkesi derinden &#8220;rencide&#8221; ettiğini vurgulayan Baykal, &#8220;Türkiye’de hukuka ve adalete olan güven hızla sarsılıyor. Bunu çok büyük bir üzüntü içinde söylüyorum ama benim görevim gerçekleri söylemektir. Birbirimize nezaket sergilemenin ötesinde muhalefet partisinin görevi var. Nezaket perdesi altında kamufle edilmek istenen gerçekleri ortaya koymak, eğer herkes susuyorsa, susmamak CHP ve Deniz Baykal’ın görevidir. O görevi yapıyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı&#8230;</strong></p>
<p>Deniz Baykal, Erzincan’daki Cumhuriyet Savcısı’nın Cumhuriyet kanunlarını uygulamak üzere bir soruşturma başlattığını dile getirerek, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Derhal Ankara’dan Başbakan Yardımcısı telefon açtı, ’vazgeç bu işten bırak o soruşturmayı’ dedi. O ısrar edince her türlü baskı yapıldı, elinden dosya alındı Erzurum’a gönderildi. Kendisi hakkında uydurma suçlarla yeni davalar açıldı. Arkadaşlar uydurma suçlar derken bunun ne anlama geldiğini bilerek söylüyorum. Elbette uydurma suçlar ama ne kadar acı, suç uydurmak bizim hukukumuza, bizim savcılarımıza yakışır mı? Arkadaşlar.</p>
<p>Sizlere soruyorum, eğer o Erzincan’daki Cumhuriyet Savcısı Cumhuriyet kanunlarını uygulayacağım diye o soruşturmayı açmamış olsaydı, şimdi gözaltında olur muydu? Şimdi tutuklanmış olur muydu? Şimdi Ergenekon’cusun diye hakkında o takibat yapılır mıydı? Yapılmazdı dimi&#8230; Ne oluyor bu bir hukuk krizidir, çok acı bir manzara bunu yaşıyoruz. Cesaret ve sorumlulukla Cumhuriyet kanunlarını uygulamak üzere harekete geçmiş, peşine takmışlar suçlamaları, ’yok lojmanların olduğu yere kameriye yaptın, imar kanununu ihmal ettin.’ Yok bilmem ne uydur, kaydır suçlar ve şimdi adam Ergenekon sanığı olarak gözaltında. Böyle hukuk olur mu? Böyle dava olur mu? Mehmet Haberal’ın aylardır orada tutuklu kalmasının altında hangi hukuk anlayışı yatıyor?&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;İktidar manevi iflasın içindedir&#8221;</strong></p>
<p>Baykal, Türkiye’nin güç günler yaşadığını ifade ederek, &#8220;Hukukun bu kadar ters düz edildiği, bu kadar aleni, açık haksızlıkların vurdumduymazlıkla uygulanabildiği ve kimsenin sesinin çıkmadığı ortamlar kolay kolay yaşanmaz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Türkiye’nin ekonomik bakımdan büyük sıkıntıların içine sürüklendiğini savunan Baykal, şu görüşleri dile getirdi:</p>
<p>&#8220;İş başında bulunan iktidar bir büyük manevi iflasın içindedir. Bu iflasın bir yönü de ahlaki ve manevi iflastır. Bugün AKP iş başına gelirken bir yeni değerler sistemini, bir yeni ahlakı, bir gerçek adalet düşüncesini, bir manevi yeni dünya görüşünü temsil ettiği iddiasıyla iş başına gelmiştir. Maneviyat, ahlak, dürüstlük, İslami değerler, hak, hukuk, haram yememek, helali haramı bileceksin, diyordu, yetim hakkı diyordu öyle değil mi? Şimdi geldiğimiz noktada bunlardan ne kaldı? Allah aşkına ne kaldı? Bunların hepsi geride kaldı.&#8221;</p>
<p>İktidarın bir yıl sonra, önümüzdeki seçim döneminde bir muhasebeye gideceğini belirten Baykal, &#8220;Bugün geldiğimiz noktada hepimiz çok iyi görüyoruz ki bu iktidar gidicidir, bu iktidar mutlaka değişecektir. Bütün işaretler, belirtiler bunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Abbas yolcudur yolcu&#8230;.&#8221; dedi.</p>
<p>İktidarın &#8220;yolcu&#8221; olduğunun son zamanlarda birbiri ardına ortaya çıkan bir takım belirtilerden de açık bir şekilde görüldüğünü savunan Baykal, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Ancak yolcu olan iktidarların sergileyebileceği tutumlar son zamanlarda oldukça sık bir şekilde ortaya çıkmaya başlamıştır. AKP’liler geçenlerde çıktılar dediler ki ’Şimdi biz iktidardayız sıra bizde, biz fişleyeceğiz milleti.’ Bu bir umutsuzluk ifadesidir. Bu geleceğe yönelik bir çaresizliğin, dermansızlığın yansıması sözlerdir. Yani hem fişlediğini itiraf ediyor, hem de fişleme noktasına geldiğini artık gizleyemez hale geliyor ve onu ifade ediyor. Bir başkası çıktı dedi ki hatırlayacaksınız ’Bize karşı çıkanlar kanı bozuk olanlardır&#8221;. Değerli arkadaşlar, ’kanı bozuk olanlar bize karşı çıkıyor’ dedi. Bu da yine aynı çaresizliğin, aynı umarsızlığın ifadesi bir değerlendirmedir. Bütün bunların gösterdiği bir şey var, artık umutlarını kaybetmişlerdir. Bunlar çöküş belirtileridir. Dağıtan bir iktidarın önlemez, kontrol edilemez ifadeleridir. Zaten bir süreden beri bunun işaretlerine tanık oluyoruz. Şimdi bu çöküş belirtileri de gösteriyor ki, Abbas yolcudur yolcu.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Bu dönem bittikten sonra kafalarda ne kalacak?&#8221; </strong><br />
&#8220;Bu dönem inşallah bitecek, bittikten sonra bu dönemden kafalarda ne kalacak diye bazen düşünüyorum&#8221; diyen Baykal, &#8220;Önce, bir defa Deniz Feneri olayı kalacak. Yani bu iktidar döneminden, yarın akıllara, vicdanlara, hafızalara kalacak nedir? dediğimiz zaman bir Deniz Feneri olayı kalacak&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Deniz Feneri olayının iktidarla gelip gidecek bir olay olmadığını ifade eden Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Bu net bir şekilde ortaya çıkacak. Deniz Feneri olayının boyutlarını hep biliyoruz, ama bir kez daha hatırlatalım. Bir yılı geçti hala iddianame hazırlanmadı. Olayın ortaya çıkışından değil, geciktirilerek dosyanın Ankara’ya gelişinden itibaren bir yıl geçti. Tutuklananlar tahliye olacak çıkacaklar hala biz dava açmadık. Bunun arkasında ne olduğunu biliyoruz. İktidarla ilişkilerini biliyoruz, yakınlıklarını biliyoruz, hısım akrabalıklarını biliyoruz, ne oldu adalet kardeşim.</p>
<p>Sen hısım akrabam diye Deniz Feneri’nin yolsuzluğuna bulaşmış olanları yıllarca koruyacaksın, bu memleketin namuslu dürüst evlatlarını uydurma suçlarla cezaevlerinde çürüteceksin. Deniz Feneri kalacak, bir de Habur kalacak. Habur da unutulmaz. Habur’un tabii çok değişik anlamları var. Habur’da hukuk perişan edildi. Özür diliyorum hukukun ırzına geçildi Habur’da. Ceza kanunu ortada hakimler, PKK’lıların ayağına taşındı.</p>
<p>Başbakan diyor ki ’Silivri’de de mahkeme kuruldu’. Silivri’de sanıkların ayağına mahkeme götürülmedi. Bir mahkeme kuruldu. O mahkemeye sanıklar da getirildi, hakimler orada yaşıyor, mahkeme orada. Yetkili organların kararıyla kuruldu o mahkeme, bir benzerliği var mı? Şimdi Habur’da mahkeme var mı arkadaşlar. Ne oldu Habur’daki mahkeme yani bir olaylık mahkeme, seyyar mahkeme taşınan mahkeme. Hukukta var mı böyle bir şey? Hukuka mahkeme taşımak diye bir olay var mı? Sanığın ayağına mahkeme taşımak diye bir olay var mı? ’Oldu oldu&#8230;’ Peki taşındı da ne oldu, hukuk mu uygulandı? O hakimler gitti o hakimler hukukun gereğini mi yaptılar.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Bu dönemi iyi taşıyalım&#8221;</strong></p>
<p>&#8220;Gazetecilere, parayı kim veriyorsa düdüğü o çalsın. Parayı sen veriyorsun hesabı sana sorarım yazdırma kardeşim anlayışı. Demokrasi anlayışı, fikir özgürlüğü anlayışı, yeri göğü inletiyorlar demokrasi anlayışı diye&#8230; Bunun demokrasiyle bir ilgisi var mı, fikir özgürlüğüyle bir ilgisi var mı? Basın özgürlüğüyle bir ilgisi var mı?&#8221; diye konuşan Baykal, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Sen tuttun devletin 750 milyon dolar bankadan parasını alıp kendi damadının başında bulunduğu şirkete verdin ve Türkiye’nin ikinci medya grubunu onlara satın aldırttın o yetmedi. Türkiye’nin en büyük medya grubuna 4 milyar dolar ceza yazdırdın, korkuttun, ürküttün, yıldırttın yetmedi. Bütün bunları hesabını inşallah hep beraber günü geldiği zaman göreceğiz. Çok açık bir şekilde görüyorum. Bu dönemi iyi taşıyalım. Sarsmak, bozmak için oyun içinde her türlü oyun tezgahlanıyor. Daha da tezgahlanacaktır. Yani kavgalar çıkarılacaktır, çatışmalar tahrik edilecektir. Gündem değiştirilmek istenecektir, milletin vicdanı bozulmak istenecektir. Bütün bunlara karşı bütün gücümüzle gerekli mücadeleyi vermeliyiz. Türkiye’de bu mücadelenin öncüsü olarak görevimizin farkındayız. Bu görevimizi bugüne kadar en iyi şekilde getirdik bundan sonra da en iyi şekilde götüreceğiz.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Kaçmalarına izin vermeyin&#8221;</strong></p>
<p>Deniz Baykal, &#8220;yaşanan olayların, gerginlik, çatışma ve sürtüşmelerin kendisine lokantada yediği yemeğin parasını ödemeden kaçmaya çalışanların halini&#8221; hatırlattığını belirterek, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Lokantada bir masa ayırtılır, insanlar çağrılır, yerler içerler her şeyi ısmarlarlar gece geçer. Hesabı ödeme zamanı gelince bir huzursuzluk masaya egemen olur, bazıları ’ben bir el yıkayayım da geleyim’ diye gider, gidiş o gidiş bir daha gelmez. Bazıları da başka sıkıntılar içine girerler. Masadan kalkamayacak olanlar da ’bu ağır hesap, bunu ödeyemeyeceğiz. Bir hır çıkarsak, kavga çıkarsak da o kavgadan sonra çekip gitsek’ hesabına girerler. Bir gerginlik, tartışma. Şimdi o noktadayız. Bir hır çıkarmak istiyorlar, bir kavga yaratacaklar. Kavgadan sonra camı çerçeveyi indirecekler, tabakları, masayı birbirine katacaklar o arada kaybolup gidecekler. Ve hatta belki de baskın çıkacaklar ’bizi dövdüler bunlar, hakkımızı vermediler’ diye suçlama yapmaya kalkacaklardır. Aman dikkatli olun. Bu ortamda böyle bir manzaraya sakın fırsat vermeyin, sükunetle durun. Bırakın onlar kendi aralarında çekişsinler, iftira da yapılsa, yanlış söz de söylense aldırmayın. Ağır başlı durun sükunetinizi koruyun. Sakın o masadaki kavgaya karışmayın. Masadakiler birbirleriyle didişsinler dursunlar. Siz de orada hesap pusulasını elinize alın sırtınızı da kapıya dayayın ve hesap üzerinde gerekli çalışmanızı sükunetle yapın. Bilin ki o hesabı tahsil edeceksiniz. O hesap onların yanına kalmayacak. Onlar kavgalarını yapsalar da siz kavgaya karışmayın, ama kapıyı da tutun. Kaçmalarına izin vermeyin. Bunun hesabı mutlaka sorulacaktır. CHP olarak kimsenin yanına bu hesabı bırakmayın. Bu hesabı Türkiye’nin geleceğini tehlikeli olaylardan koruyabilmek için sormalıyız.&#8221;</p>
<p>Deniz Baykal, &#8220;Türkiye’yi bekleyen önümüzdeki seçimler, Türkiye’nin kaderinin, toplumumuzun bu gidişe son verip veremeyeceğinin ortaya çıkacağı, tarihi önemde bir seçim olacaktır&#8221; dedi.</p>
<p>Baykal, partisinin Anadolu Gösteri Merkezi’nde düzenlenen Ankara Olağan İl Kongresi’ne partililerin &#8220;umudum sende&#8221; sloganları atmaları üzerine, &#8220;Siz de biliyorsunuz, ben de biliyorum, hepimizin umudu milletimizdedir. Biz CHP olarak milletimizin umudunu temsil ediyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Gücün, yetkinin ve söz hakkının millette olduğunu belirten Baykal, &#8220;İnanıyorum ki, önümüzdeki seçimde milletimiz bunu, Türkiye’de yeni bir seçim için kullanacaktır&#8221; dedi.</p>
<p>Baykal, Başkent’te yapılan il kongresinin sıradan bir kongre olmadığını, CHP’nin ve Türkiye’nin tarihi bir değişimin eşiğinde bulunduğunu ifade ederek, bir dönemin öncesinde Ankara’da CHP’liler olarak bir araya geldiklerini, partilerine ve Türkiye’ye yeni bir rota çizeceklerini, yeni bir ufuk açacaklarını söyledi.</p>
<p>Baykal, &#8220;Bu kongre, Türkiye’de seçimi yapacak olan Ankara il yönetimini belirleyecek olan kongredir. CHP’yi, seçime taşıyacak olan partidir. Umut ediyorum, Türkiye’yi de yeni bir iktidara taşıyacak olan kongredir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Tüm partililerin bu sorumluluk duygusu, bu bilinç ve bu görev anlayışı içinde olduğunu anlatan Baykal, kongreden çıkacak olan kadroların Türkiye’nin her yerinde Türkiye’yi yeni bir seçime taşıyacağını bildirdi.</p>
<p>Baykal, önümüzdeki genel seçimlerin Türkiye açısından da sıradan olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Türkiye’de çok seçim yapıldı, hepsinin önemi vardır. Ancak Türkiye’yi bekleyen önümüzdeki seçimler, Türkiye’nin tarihi, Türkiye’nin geleceği açısından geçmiş seçimlerin belki de tümünden daha önemli sonuç doğuracaktır. Türkiye’nin kaderini, demokrasisini bilinen anlamda, çağdaş dünyanın paylaştığı anlamda bir demokrasinin Türkiye’de işleyip işlemeyeceğini, Türkiye’nin Cumhuriyet çizgisinin devam edip etmeyeceğini, Türkiye’nin dünyadaki yerinin ne olacağını, anayasamızın temel organlarının, başta yargı organları olmak üzere, anayasal düzenimizi oluşturan kurumların konumunun anlamının ne olacağının karara bağlanacağı,<br />
Türkiye’de yıllardan beri izlenmiş olan yanlış ekonomik politikalar sonucunda borca batmış Türkiye ekonomisinin, işsizliğin belini kırdığı toplumumuzun bu gidişe son verip veremeyeceğinin ortaya çıkacağı tarihi önemde bir seçim olacaktır.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Türkiye, bu dönemi değerlendirememiştir&#8221;</strong></p>
<p>İktidarın 8 yıldır Türkiye’yi yönettiğini ve &#8220;dünyanın en uygun şartlarının yaşanmakta olduğu bir dönemde iş başına geçtiğini&#8221; ancak bunu doğru değerlendiremediğini savunan Baykal, &#8220;Maalesef Türkiye, bu dönemi değerlendirememiştir. Bu dönemin şartları içinde başlangıçta bir kalkınma ortaya çıkmıştır. 2001 yılında yaşanan kriz sonrasında iş başına gelen iktidarın, aldığı tedbirlerin olumlu sonuçlarının meyvelerini bu hükümet değerlendirmiştir. Hiçbir yeni program koymamıştır, hiçbir yeni ekonomik anlayış ortaya koymamıştır. Daha önceki 2001 yılındaki iktidarın hakkını teslim etmeliyiz. Ecevit Hükümeti’nin teslim ettiği programı, aynen uygulamanın ötesinde hiç bir şey yapmamıştır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Baykal, Bülent Ecevit iktidarının o programın bedelini ödediğini belirterek, &#8220;Siyasi bir fatura oluşmuştur ve o fatura, ödenmiştir, ama bu hükümet, o şartlar içinde dünya şartlarını değerlendirerek bir kalkınma gerçekleştirmiş gibi bir görüntüyü vermeyi başarmıştır. 2007 seçimlerine getiren süreç de bu rüzgarın sonucu ile elde edilmiştir&#8221; dedi.</p>
<p>Türkiye’de ekilen arazi miktarının da AK Parti döneminde azaltıldığını ileri süren Baykal, &#8220;Tarım, işsizliği emen bir sünger gibidir. Eğer, siz tarımı çökertir, sahip çıkmazsanız, tarım işsiz üretir&#8221; dedi. Baykal, AK Parti iktidarı döneminde 2.5 milyon insanın tarımdan dışarıya çıkmak zorunda bırakıldığını söyledi.</p>
<p>Özellikle Güneydoğu’da fabrikaların zarar ettiği gerekçesiyle kapatılmasını iddia eden Baykal, bunun işsizliği ve ardından sosyal sorunları körüklediğini ileri sürdü.</p>
<p>CHP lideri Baykal, AK Parti hükümetinin özelleştirme yoluyla elde ettiği kaynağı da doğru değerlendirmediğini öne sürerek, başta Telekom’un özelleştirilmesi olmak üzere pek çok uygulamada karanlık noktalar bulunduğunu savundu. Telekom’un satışını &#8220;karışık bir satış&#8221; olarak nitelendiren ve aydınlatılması gerektiğini ileri süren Baykal, &#8220;İnşallah CHP’nin iktidarında Telekom’un satışının iç yüzü ortaya konulacaktır&#8221; dedi.</p>
<p>Baykal’ın, konuşmasının ardından mevcut il başkanı Ali Yıldızlı’nın tek aday olduğu seçimlere geçildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/politika/baykal-anayasa-degisikligi-sartlari-yok.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baykal: AKP&#8217;nin oyları &#8216;Vay be&#8217; dedirtecek</title>
		<link>http://www.urfanews.com/politika/baykal-akpnin-oylari-vay-be-dedirtecek.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/politika/baykal-akpnin-oylari-vay-be-dedirtecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 10:20:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=13573</guid>
		<description><![CDATA[AKP oylarının yüzde 20&#8242;lere düştüğünü öne süren CHP lideri Baykal, &#8216;AKP anketinde oyumuz yüzde 26. Böyle giderse AKP&#8217;deki oy kaybı herkese &#8216;vay be&#8217; dedirtecek&#8217; diye konuştu ANKARA &#8211; CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, seçimde AKP’nin oy kaybının herkese ‘Vay be’ dedirtecek kadar düşük olacağını iddia etti. Baykal, AKP anketinde bile CHP’nin oylarının yüzde 26 çıktığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/baykl.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-13574" title="baykl" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/baykl.jpeg" alt="" width="450" height="193" /></a></p>
<p>AKP oylarının yüzde 20&#8242;lere düştüğünü öne süren CHP lideri Baykal, &#8216;AKP anketinde oyumuz yüzde 26. Böyle giderse AKP&#8217;deki oy kaybı herkese &#8216;vay be&#8217; dedirtecek&#8217; diye konuştu</p>
<p>ANKARA &#8211; CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, seçimde AKP’nin oy kaybının herkese ‘Vay be’ dedirtecek kadar düşük olacağını iddia etti. Baykal, AKP anketinde bile CHP’nin oylarının yüzde 26 çıktığını da iddia etti. Önceki gün bir grup gazeteci ile akşam yemeğinde bir araya gelen Baykal, şu değerlendirmeleri yaptı:<br />
YÜZDE 30’LARDA: AKP oylarını yüzde 30’larda tutmaya çalışıyor. Yaklaşık bir ay önce yapılan bir araştırma sonuçlarını söylüyorum. AKP’nin kendi parasıyla yaptırdığı anketler bunlar. Bu anketlerin sonuçları bir şekilde benim bilgime gelmiştir. (Başbakan) ‘Zil takıp oynayın’ diyor. Zil takıp oynarım oynamam sana ne. Benim yaptırdığım araştırmanın sonuçları değil. Yüzde 30’ların altına iniyor. Başbakan’ın iki ile çarpın demesi cevap değil.<br />
‘ERİMİYORUM’ DİYEMİYOR: Ben kendi araştırma sonuçlarını söylüyorum. Benim verdiğim rakamlar için ‘Öyle değil’ diyemiyor, yalanlayamıyor. Polemikle, sataşma ile örtbas etmeye çalışıyor. ‘Hayır, erimiyorum’ diyemiyor. Verdiğimiz bu rakamlar doğru olmasa kıyameti koparır. Araştırma kuruluşları, açıklama yapar, ‘yok öyle değil’ derler&#8230; İktidar partisi yüzde 32’ye tutunmaya çalışıyor, yüzde 30’lara doğru iniyor. Ben ‘en çok yüzde 32’ dedim. Maksimum bu. Doğru ifade, yüzde 20’ler.<br />
CHP YÜZDE 26: İktidarın oyları böyle olunca, bazıları, bizi de yüzde 16’lara kadar indiriyorlar. Bunlar siyasi yönlendirmeden başka bir şey değil. Bütün araştırmalarda CHP, yüzde 20’nin üzerindedir. AKP’nın ankeketinde oyumuz yüzde 26. Üstelik daha seçim konjonktürüne gelmeden bu rakamlar ortaya çıkıyor.<br />
İKİ NEDENİ VAR: AKP’nin oy kaybının iki temel nedeni var. Ekonomik daralma var, işsizlik rekor kırmış. İşadamları intihar ediyor. Zam furyası durmuyor. Bunlar etkili olacak. Seçim havasına girildikçe, bazı şeyler daha da netleşecek. Ayrıca, Kürt açılımı bunları mahvetti. Şimdi açılımdan u dönüşü yapmaya çalışıyorlar. Bir yandan da açımlar devam ediyor diyorlar. Viraj almaya çalışıyorlar ama alamıyorlar. Böyle giderse AKP’deki oy kaybı herkese ‘vay be’ dedirtecek.”<br />
‘UZLAŞI’ KAVRAMI: Başbakan “Baykal ile uzlaşılmaz, onunla uzlaşı kavramımız çok farklı” demiş. Evet, doğru. Başbakan’ın uzlaşı anlayışı, ‘ne getirirsek oy verin’ anlayışı. Başbakan uzlaşma diyerek bunu söylemek istiyor. Bu tür uzlaşmalar bizim anlayışımız değil.<br />
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ: HSYK ve askeri yargıyla ilgili Anayasa değişiklikleri getirecekleri anlaşılıyor. Askerlerin sivil mahkemede yargılanmasına ilişkin anayasal düzenleme istiyorlar. Bu konu Anayasa Mahkemesi’nde. Amaçları TSK ve yargıyla çatışmalarında kendilerine anayasal destek bulmak, anayasal zemini hazırlamak. Bunlara destek vermemiz düşünülemez. Paketin içine konulacak diğer maddeler garnitür.” dedi.<br />
ARINÇ’A YANIT: (Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın ‘Tartışmak için Kılıçdaroğlu dengim değil, Baykal gelsin’ sözleri hatırlatılınca) Arınç, ‘Kemal Kılıçdaroğlu dengim değil’, diyor. Yakışıksız. Hiç demokratça değil. Kendine güveniyorsan çıkar konuşursun. Dikkat ediyor musunuz Arınç’ın hangi icraatı var? Hiçbir icraatı yok, hep çıkıyor konuşuyor, ona buna laf yetiştiriyor. Polemiklerden sorumlu devlet bakanı adeta.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/politika/baykal-akpnin-oylari-vay-be-dedirtecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baykal&#8217;dan Erdoğan&#8217;a: Sınırını bilecek</title>
		<link>http://www.urfanews.com/gundem/manset/baykaldan-erdogana-sinirini-bilecek.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/gundem/manset/baykaldan-erdogana-sinirini-bilecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 12:10:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[kürt]]></category>
		<category><![CDATA[kürt açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[recep tayiip erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=12344</guid>
		<description><![CDATA[CHP lideri Deniz Baykal, Meclis&#8217;te &#8220;Kürt açılımı&#8221; görüşmeleri sırasında CHP&#8217;nin pankartlı eylemi ile ilgili, &#8220;Demokrasilerde böyle olaylar olur. Başbakan Meclis&#8217;in kumandan amiri değildir&#8221; dedi. ANKARA -  CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CHP’li milletvekillerinin dün Meclis’te yaptığı pankartlı eyleme Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tepki göstermesini eleştirerek, &#8220;Demokrasilerde böyle olaylar olur, bunları doğal karşılamak lazım. Başbakan TBMM’nin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-12345" title="erdoğan urfa" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/erdoğan-urfa14-150x150.jpg" alt="erdoğan urfa" width="150" height="150" /></p>
<p>CHP lideri Deniz Baykal, Meclis&#8217;te &#8220;Kürt açılımı&#8221; görüşmeleri sırasında CHP&#8217;nin pankartlı eylemi <a onmouseover="showAd('23674','101224' ,event);clearAdInterval();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span style="border-bottom: 1px solid #ee6603; text-decoration: underline; padding-bottom: 1px; background-color: transparent; cursor: pointer;"><strong>ile</strong></span></a> ilgili, &#8220;Demokrasilerde böyle olaylar olur. Başbakan Meclis&#8217;in kumandan amiri değildir&#8221; dedi.<br />
ANKARA -  CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CHP’li milletvekillerinin dün Meclis’te yaptığı pankartlı eyleme Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tepki göstermesini eleştirerek, &#8220;Demokrasilerde böyle olaylar olur, bunları <a onmouseover="showAd('23550','100141' ,event);clearAdInterval();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span style="border-bottom: 1px solid #ee6603; text-decoration: underline; padding-bottom: 1px; background-color: transparent; cursor: pointer;"><strong>doğal</strong></span></a> karşılamak lazım. Başbakan TBMM’nin amiri, kumandanı değildir. Meclis Başkanı’na talimat vererek TBMM’yi yönetmesi söz konusu değildir. Başbakan kendi sınırını, ölçüsünü bilecek&#8221; dedi.<br />
Baykal, Almanya’nın Hessen Eyaleti Başbakanı Roland Koch ve beraberindeki heyeti CHP Genel Merkezi’nde kabul etti. Baykal, görüşmeden önce gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. CHP’lilerin dünkü Meclis Genel Kurul görüşmeleri sırasında pankart açmalarına Başbakan Erdoğan’ın &#8220;Tıynetlerinin gereklerini ortaya koymuşlardır&#8221; sözünü nasıl değerlendirmesinin sorulması üzerine Baykal, dünkü görüşmelerin bir kez daha bu açılımın ne kadar yanlış yürütülmekte olduğunu çok açık bir biçimde ortaya koyduğunu, görüşmede bir tek kelime yeni, aydınlatıcı, açıklayıcı bir değerlendirme yapılmadığını belirtti. &#8220;Bu, TBMM’ye saygısızlığın ifadesidir, kamuoyuna karşı saygısızlığın ifadesidir. Bu, toplumu, milleti yanıltma, aldatma amacının bir yansımasıdır&#8221; diyen Baykal, &#8220;Konu TBMM’ye getirilecek denildi, hiçbir şey getirilmedi. Hiçbir şey TBMM’de konuşulmadı. Bir oyun oynanmak isteniyor, bir aldatmaca gerçekleştirilmek isteniyor. CHP’nin tabii buna alet olması hiçbir şekilde söz konusu değildir. Bu aldatmacanın Türkiye’nin büyük tarihi birikimine yönelik çok ciddi tehlikeler, tehditler içerdiğini hepimiz görüyoruz. Bu gizleme çabası, bu bilgi vermekten kaçınma anlayışı hiç kuşku yok ki söylenecek olanların Türkiye’yi rahatsız edeceğinin bilinmesinden kaynaklanmaktadır&#8221; diye konuştu. Bu görüşmenin 10 Kasım günü TBMM’ye taşınmak istenmesinin tahrik edici bir neden olduğunu ifade eden Baykal, şöyle konuştu:<br />
&#8220;10 Kasım’ın anlamı karşısında bazı milletvekillerimiz tepkilerini çok görsel bir biçimde anlatmak istemişlerdir. Bu konudaki duyarlılıklarını iletmeyi başaramamışlardır ama pankartlarla anlatmaya çalışmışlardır, pankartlarla millete ulaşmaya çalışmışlardır. Demokrasilerde böyle olaylar olur, bunları doğal karşılamak lazım. Başbakan TBMM’nin amiri, kumandanı değildir. Meclis Başkanı’na talimat vererek TBMM’yi yönetmesi söz konusu değildir. Başbakan kendi sınırını, ölçüsünü bilecek. Meclis Başkanı’nı değiştirdi; öyle anlaşılıyor ki Meclis Başkanı değişikliğinden sonra da Meclis’ten memnun olamaz noktadadır Sayın Başbakan. Bizim işimiz Sayın Başbakan’ı memnun etmek değildir. Hepimiz görevlerimizi, sorumluluklarımızı biliyoruz. Böyle demokratik davranışlara alışacaktır Başbakan. Türkiye’nin hükümdarı değildir. Herkes hakkını, hukukunu koruyacaktır. Başbakan’ın talimatıyla da herkes ağzını kapatıp Başbakan’a teslim olacak değildir.&#8221;</p>
<p>-YARINKİ GÖRÜŞMEDE KONUŞABİLİRİM-</p>
<p>Baykal, yarınki görüşmelerde konuşma yapıp yapmayacağı sorusunu ise şöyle yanıtladı:<br />
&#8220;Bakalım, açıklayıcı bir değerlendirme bekliyoruz. Hala bu saat itibariyle bütün Türkiye’yi ayağa kaldıran bu projenin içinde ne var, belli değildir. Tek bir kelime söylenmemiştir. Ya bu durumu şikayet etmek için veya ciddi bir şey söylenirse onu değerlendirmek için elbette söz alma ihtimalim vardır. Ama bu netleşmiş değildir, yarın kararlaştıracağız.&#8221;</p>
<p>-BAŞBAKAN’A ANAYASA DERSİ VERMEK LAZIM-</p>
<p>Başbakan’ın Meclis Başkanı’na TBMM Başkanlık Divanı’ndaki odasında pankart eylemi yüzünden kızmasının hiç şaşırtıcı olmadığını dile getiren Baykal, &#8220;Başbakan demokratik bir ülkenin parlamentoya, halka, kendisi gibi düşünmeyenlere saygılı bir siyasetçisi olmanın ötesine geçmiştir. Herkesi yönetmek istiyor, herkese haddini bildirmek istiyor. Bunu yapması kesinlikle mümkün değildir. Türkiye buna teslim olmayacaktır&#8221; diye konuştu.<br />
Baykal, Başbakan Erdoğan’ın pankart eyleminin yargıya taşınacağı yönündeki açıklamalarının anımsatılması üzerine ise &#8220;Başbakan’a önce bir Anayasa dersi vermek lazımdır. Milletvekilleri ve Genel Kurul, demokrasi, düşünce özgürlüğü, İç Tüzük, bu konularda birisinin onu eğitmesine ihtiyaç vardır&#8221; dedi. Türkiye’de hukukun herkes için işlemesi gerektiğini vurgulayan Baykal, &#8220;Başta Başbakan için işlemelidir hukuk, önce Başbakan’ın dokunulmazlığı kaldırılmalıdır. Çünkü onun dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik ciddi, Ceza Hukukumuz açısından suç teşkil eden savcılık dosyaları vardır. Burada üyesi oldukları bir Genel Kurul’da TBMM üyelerinin, milletvekillerinin düşüncelerini sözle ifade etmeleri, kürsüden ifade etmeleri, yerlerinden sözle ifade etmeleri, ya da düşüncelerini sözle ifade etmelerinin ötesinde görsel olarak ifade etmeleri Ceza Hukuku açısında herhangi bir sorun teşkil etmez, bunu Başbakan’a birilerinin anlatması lazım&#8221; diye konuştu.<br />
Baykal, bir soru üzerine, Türkiye’nin Almanya’yla ilişkilerine çok önem verdiklerini, Almanya’nın, bölgenin, dünyanın geleceği bakımından büyük önem taşıdığını bildiklerini, muhalefet partisi olmalarına rağmen Alman yetkilileriyle her fırsatı değerlendirerek görüştüklerini söyledi.</p>
<p>ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?</p>
<p>CHP&#8217;lilerin Meclis&#8217;te pankart açması üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanlığı&#8217;nı göreve çağırarak, &#8220;Ortaya çıkan tablo parlamento iç tüzüğüyle uyumlu olmayan, buna ters tamamen bir istismar tablosunun tecelli etmesidir&#8221; demişti. Meclis Başkanlığı&#8217;nın, kameraların tespitleriyle iç tüzük uygulaması yapılmasını isteyen Başbakan Erdoğan şöyle konuşmuştu:  &#8221;Yapılmazsa daha sonra çok farklı, çok daha çirkin görüntülere, zaman içinde şahit olabiliriz. Geçmişte Meclis&#8217;te seyirciler pankart açtığında bir mahkumiyet kararı çıktı. Biz bu sürecin takipçisi olacağız.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/gundem/manset/baykaldan-erdogana-sinirini-bilecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meclis&#8217;te sokak kavgası</title>
		<link>http://www.urfanews.com/gundem/manset/mecliste-sokak-kavgasi.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/gundem/manset/mecliste-sokak-kavgasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 12:08:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet türk]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[kavga]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=12341</guid>
		<description><![CDATA[Meclis Genel Kurulu&#8217;nda, demokratik açılımla ilgili genel görüşme önergesinin ön görüşmeleri sırasında AKP Grup Başkanvekili Suat Kılıç&#8217;ın, MHP&#8217;nin de içinde olduğu 57&#8242;nci hükümet döneminde Genel Kurul&#8217;da Mavi Akım&#8217;la ilgili kapalı oturumu hatırlatarak &#8220;Türk milletinin menfaatlerini kaç paraya, kime sattınız&#8221; şeklindeki sözleri kavgaya yol açtı Meclis Genel Kurulu’nda, demokratik açılımla ilgili genel görüşme önergesinin ön görüşmeleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-12342" title="meclis urfa" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/meclis-urfa-150x150.jpg" alt="meclis urfa" width="150" height="150" /></p>
<p>Meclis Genel Kurulu&#8217;nda, demokratik açılımla ilgili genel görüşme önergesinin ön görüşmeleri sırasında AKP Grup Başkanvekili Suat Kılıç&#8217;ın, MHP&#8217;nin de içinde olduğu 57&#8242;nci hükümet döneminde Genel Kurul&#8217;da Mavi Akım&#8217;la ilgili kapalı oturumu hatırlatarak &#8220;Türk milletinin menfaatlerini kaç paraya, kime sattınız&#8221; şeklindeki sözleri kavgaya yol açtı</p>
<p>Meclis Genel Kurulu’nda, demokratik açılımla ilgili genel görüşme önergesinin ön görüşmeleri sırasında AKP Grup Başkanvekili Suat Kılıç’ın, MHP’nin de içinde olduğu 57’nci hükümet döneminde Genel Kurul’da Mavi Akım’la ilgili kapalı oturumu hatırlatarak, &#8220;Türk milletinin menfaatlerini kaç paraya, kime sattınız?&#8221; şeklindeki sözleri kavgaya yol açtı. MHP’den ilk tepkiyi Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı gösterirken, Mersin Milletvekili Kadir Ural kürsüye yürüdü.<br />
Meclis Genel Kurulu’nda demokratik açılımla ilgili görüşmeler devam ediyor. AKP Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Suat Kılıç’ın sözleri, Genel Kurul’da bir kez daha gerginliğe ve kavgaya neden oldu. Kılıç yaptığı konuşmada, muhalefeti 10 Kasım’la ilgili kara propaganda yapmakla suçladı. Muhalefetin süreci istismar ettiğini, milletin hafızası ve iradesiyle dalga geçtiğini söyleyen Kılıç, demokratik açılımın kapalı oturumda görüşülmesine yönelik tartışmaları hatırlatarak ‘Çıktılar dediler ki sır tutmayız, millete açıklarız&#8221; dedi. Kılıç’ın bu sözlerine MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır itiraz ederken Kılıç, 57’nci hükümet döneminde Mavi Akım projesiyle ilgili Meclis’te yapılan kapalı oturumu hatırlatarak MHP’lilere &#8220;O genel görüşmede Türk milletinin menfaatlerini kaç paraya kime sattınız?&#8221; diye seslendi.</p>
<p>&#8220;SEN NERENİN P..Çİ’SİN&#8221;<br />
Kılıç’ın bu sözleri MHP sıralarından sert tepkiyle karşılandı. İlk tepkiyi Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı oturduğu yerden Kılıç’a &#8220;Sen nerenin p..çi’sin&#8221; sözleriyle gösterdi. Kılıç’ın Bölükbaşı’yı kast ederek &#8220;1 Mart tezkeresinin Müsteşarı&#8221; olarak nitelemesi de Bölükbaşı’nın tepkisine neden oldu.</p>
<p>ÖNCE BÖLÜKBAŞI ARDINDAN URAL YERİNDEN FIRLADI<br />
Kılıç konuşmasına devam ederken Deniz Bölükbaşı, yerinden fırlayarak kürsüye doğru yöneldi. Ancak ön sıralarda oturan Mersin Milletvekili Kadir Ural da yerinden fırlayarak kürsüye doğru yöneldi. Arkasından tüm MHP grubu da ayağa kalkarak yine kürsüye doğru yürüdü. Bunun üzerine AKP Bingöl Milletvekili Yusuf Coşkun yerinden kalkarak Kadir Ural’a engel oldu. Yaşanan kavgada AKP, CHP ve DTP’liler toplu halde MHP’lileri kürsüden uzaklaştırmaya çalıştılar. Bakanlar Kurulu sırasında oturan Tarım Bakanı Mehdi Eker, Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu da oturdukları yerden kalkarak kürsüye doğru yöneldiler. Bu arada MHP Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın da Başkanlık kürsüsünün arkasından dolanarak Kılıç’a vurmaya çalıştığı görüldü. Ancak Yıldız’a da diğer milletvekilleri araya girerek engel oldu.</p>
<p>ŞAHİN ARA VERDİ KAVGA ARADA DA DEVAM ETTİ<br />
Kavganın büyümesi üzerine Meclis Başkanı Şahin oturuma 10 dakika ara verdi. Ancak kavga verilen arada da devam etti. AKP Grup Başkanvekilleri Nurettin Canikli ile Mustafa Elitaş MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır’ı sakinleştirmeye çalıştılar.</p>
<p>KILIÇ YENİDEN KÜRSÜYE ÇIKTI<br />
Verilen aranın ardından Meclis Başkanı Şahin yeniden Kılıç’a söz verdi. Kılıç yaptığı konuşmada, siyasette herkesin üslubuna dikkat etmesi gerektiğini belirterek, &#8220;Cümlenin sonunun gelmesini beklemek lazım. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana görev yapan, başbakanlık makamında oturan hiçbir devlet adamı vatan haini olamaz, vatana ihanetle suçlanamaz. Kapalı oturum sizin iktidarınızda yapılmış olsa bile o dönemin koalisyon ortaklarını böyle bir bühtanla karşı karşıya bırakmak mümkün değildir. Sabahtan beri söylenmedik söz kalmadı, hepsini sükunetle karşıladık. Kimse Kıbrıs’ı satamaz, satmaya teşebbüs edemez. Hiçbir Türkiye Cumhuriyeti hükümeti bu ülkenin menfaatlerini pazarlık konusu haline getiremez. Millet bizden birlik ve beraberlik bekliyor. &#8220;dedi. (ANKA)</p>
<p>MHP’Lİ ŞANDIR’DAN AKP’Lİ KILIÇ’A YANIT: SÖYLEDİKLERİNİZİ ORTAYA ÇIKARTMAZSANIZ NAMERTSİNİZ</p>
<p>MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, &#8220;Türkiye’nin menfaatlerini kaç paraya, kime sattınız&#8221; diyen AKP Grup Başkanvekili Suat Kılıç’a &#8220;Eğer söylediğinizi ortaya çıkartmazsanız namertsiniz&#8221; karşılığını verdi.<br />
Genel Kurul’da, MHP Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş, Afyon Milletvekili Abdülkadir Akcan ve Konya Milletvekili Faruk Bal başkanlık kürsüsünün önüne gelerek Meclis Başkanı Şahin’den ‘sataşma’ olduğu gerekçesiyle söz istedi. AKP Grup Başkanvekillerinin de kürsünün önüne gelmesi üzerine MHP’li Durmuş AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş’ı itti.<br />
Meclis Genel Kurulu’nda, demokratik açılımla ilgili genel görüşme önergesi kabul edilirken, görüşmeler de sık sık tartışma ve kavgalara neden oldu. AKP Grup Başkanvekili Suat Kılıç’ın yaptığı konuşma sırasında MHP’nin de içinde olduğu 57’nci hükümet döneminde Mavi Akım Projesiyle ilgili &#8220;Türkiye’nin menfaatlerini kaça sattınız, kime sattınız&#8221; sözleriyle ilgili tartışmalar uzun süre devam etti. Kılıç’ın konuşmasının ardından sataşma olduğu gerekçesiyle MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır söz aldı. Şandır AKP’li Kılıç’a &#8220;O kapalı oturumda Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin de vardı, cevabını o versin. Sayın Kılıç bütün belgeler elinizde. Devletin bütün imkanları elinizde. Burada gelip karnınızdan konuşma hakkınız yok. Eğer söylediğinizi ortaya çıkartmazsanız namertsiniz, devletsiniz, hükümetsiniz, elinizde hangi belge varsa açıklamazsanız sizi müfteri ilan ederiz&#8221;diye konuştu.</p>
<p>DURMUŞ AKCAN VE BAL BAŞKANLIK KÜRSÜSÜ ÖNÜNE GELDİ<br />
Şandır’ın konuşmasının ardından da MHP’lilerin tepkileri devam ederken, bu kez Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş, Afyon Milletvekili Abdülkadir Akcan ve Konya Milletvekili Faruk Bal Başkanlık kürsüsü önüne geldi. O sırada AKP Grup Başkanvekilleri Mustafa Elitaş ile Nurettin Canikli de kürsü önüne gelirken Durmuş’un Elitaş’ı eliyle ittiği görüldü. Genel Kurul’da tansiyon yeniden yükselirken Şahin oturuma bir kez daha ara verdi. Kavga verilen arada da devam ederken Akcan’ın AKP’lilere &#8220;Namertsiniz&#8221; diye bağırdığı duyuldu. Kavga milletvekillerinin araya girmesiyle yatıştırıldı.</p>
<p>BAŞBAKAN ERDOĞAN’DAN CHP’LİLERİN PANKART AÇMA EYLEMİNE TEPKİ</p>
<p>TBMM Genel Kurul’da yaşanan pankart açma eylemi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tepkisine yol açtı. Erdoğan, CHP milletvekillerinin TBMM Genel Kurulunda pankart açmasını, &#8220;Ortaya çıkan tablo aslında Parlamento İçtüzüğüyle hiç uyumlu olmayan, tamamen buna ters, tamamen bir istismar tablosunun orada tecelli etmesidir&#8221; şeklinde değerlendirdi.<br />
Erdoğan,TBMM Genel Kurulu’nda açılım ile ilgili genel görüşmenin görüşmeleri devam ederken Meclis’ten ayrıldı. Meclis’ten ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Erdoğan, CHP’nin grup olarak, geçmişinden bugüne yapmış olduğu uygulamalarda bu tür davranışların görüldüğünü kaydederek, şunları söyledi:<br />
&#8220;Sürekli olarak Atatürk’ü istismarı görürsünüz. Geçmişte birkaç kez Parlamento konuşmalarımda da ifade ettim, aynı uygulamayı bugün burada gördük. Bir defa İçtüzüğün çiğnenerek bu tür uygulamalar yapılması onlara bir şey kazandırmayacağı gibi, onlar tıynetlerinin gereklerini ortaya koymuşlardır. Bundan sonrasını öyle zannediyorum ki TBMM Başkanlığının yapması gerekir&#8221;<br />
Erdoğan, Genel Kurul’da yaşananlar konusunda Meclis Başkanı’na çağrı yaparak, sözlerine şöyle devam etti:<br />
&#8220;Herhalde kameralardan tespitlerle de İçtüzük uygulaması Meclis Başkanlığı tarafından yapılmazsa daha sonra çok farklı, çok daha çirkin görüntülere zaman içerisinde şahit olabiliriz. Nitekim geçmişte seyirciler arasında böyle bir pankart açma olayı söz konusu olmuştu ve yargı süresinde de yanılmıyorsam ciddi bir mahkumiyet kararı o pankart olayından çıkmıştı. Biz, bu sürecin ayrıca takipçisi olacağız&#8221;</p>
<p>GENEL GÖRÜŞMEDE İKİNCİ RAUND 12 KASIM’DA</p>
<p>Demokratik açılımla ilgili genel görüşme önergesi Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilirken genel görüşmenin de 12 Kasım Perşembe günü yapılması bekleniyor. Yapılacak genel görüşmede bu kez demokratik açılım liderlerin restleşmesine yol açacak. Başbakan Erdoğan’ın konuşması beklenen Genel görüşmede CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve DTP Genel Başkanı Ahmet Türk konuşacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/gundem/manset/mecliste-sokak-kavgasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternet andıcı &#8217;28 şubat temizliği&#8217; getirdi</title>
		<link>http://www.urfanews.com/gundem/manset/internet-andici-28-subat-temizligi-getirdi.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/gundem/manset/internet-andici-28-subat-temizligi-getirdi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 12:06:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=12338</guid>
		<description><![CDATA[İhbar mektubuyla ortaya çıkan ve Genelkurmay&#8217;ın doğruladığı &#8216;internet andıcı&#8217;nın yasal dayanaklarının 28 Şubat sürecinden kaldığını belirleyen Başbakanlık, 28 Şubat&#8217;ın izini temizlemek için çalışma başlattı ANKARA &#8211; Gündemi sarsan ‘internet andıcı’ skandalının ardından Başbakanlık tüm yasa ve yönetmeliklerde ‘28 Şubat’ın izini temizlemek için harekete geçti. Batı Çalışma Grubu tarafından hazırlanan ünlü ‘İrticayla Mücadele Belgesi’ni kaldırmak için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-12339" title="başbakanlık urffa" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/başbakanlık-urffa-150x150.jpg" alt="başbakanlık urffa" width="150" height="150" /></p>
<p>İhbar mektubuyla ortaya çıkan ve Genelkurmay&#8217;ın doğruladığı &#8216;internet andıcı&#8217;nın yasal dayanaklarının 28 Şubat sürecinden kaldığını belirleyen Başbakanlık, 28 Şubat&#8217;ın izini temizlemek için çalışma başlattı</p>
<p>ANKARA &#8211; Gündemi sarsan ‘internet andıcı’ skandalının ardından Başbakanlık tüm yasa ve yönetmeliklerde ‘28 Şubat’ın izini temizlemek için harekete geçti. Batı Çalışma Grubu tarafından hazırlanan ünlü ‘İrticayla Mücadele Belgesi’ni kaldırmak için harekete geçildiği öğrenildi.<br />
Genelkurmay’ın 6 Kasım’da düzenlediği bilgilendirme toplantısında, Genelkurmay bünyesinde, ‘irtica ve terörle mücadele için’ bazı internet sitelerinin kurulduğu açıklandı. ‘Devletin kendi vatandaşları üzerinde psikolojik savaş yürüttüğünün’ itirafı sayılan açıklama tepki topladı.<br />
Radikal’e bilgi veren kaynaklar Genelkurmay’ın ‘internet andıcına’ dayanak olarak gösterdiği belgenin 28 Şubat postmodern darbesinin kararlarının uygulanmasını takip için hazırlanan ‘irtica ile Mücadele Strateji Belgesi’ olduğunu söyledi. Yaklaşık 100 sayfadan oluştuğu belirtilen gizli belge, Batı Çalışma Grubu (BÇG) tarafından hazırlanmıştı. Belge, irticai ve bölücü faaliyet yürüten her türlü kişi, kurum veya kuruluşun takip edilmesini öngörüyordu.<br />
2006 yılında, belge ‘suistimale açık’ bazı maddelerin iptal edilmesi gerekçesiyle Bakanlar Kurulu’nun gündemine geldi. Böylece, belge, AKP’nin rötuşundan geçmiş oldu.</p>
<p>Önce rötuş sonra temizlik<br />
Radikal’e bilgi veren bir kaynak, konunun gündeme geliş şekli ve Genelkurmay’ın açıklamasının, Başbakanlığı ‘daha kökten çözüm yolları üretmeye ittiğini’ söyledi. Genelkurmay’ın açıklamasının hemen ertesi günü Başbakanlık’ta üst düzey bürokratların katılımı ile bir dizi çalışma yapıldı. Buna göre 55, 56. ve 57. hükümetler döneminde çıkarılan irticai ve bölücü faaliyetlere ilişkin ‘muğlak ifadeler içeren’ tüm yönetmelik, plan ve genelgeler iptal edilecek. Ve ‘İrtica ile Mücadele Strateji Belgesi’ de iptal edilecek.<br />
Batı Çalışma Grubu, Ecevit’in Başbakanlığı döneminde ‘Başbakanlık İrticayı Takip ve Koordinasyon Kurulu’na dönüştürüldü. Kurul ayda bir defa toplanarak, yapılan çalışmaları gözden geçiriyor. Ancak AKP’nin hükümet olduğu son yedi yılda, Kurul’un toplanma periyodu üç ayda bire çıkarıldı. Halen Kurulun toplanma periyodu zaman zaman aksıyor. AKP’nin, ismi, ‘Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu’ yaparak kaldırmak istediği biliniyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/gundem/manset/internet-andici-28-subat-temizligi-getirdi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DTP&#8217;li Kaplan: Öcalan için özel mahkeme kurulmadı mı?</title>
		<link>http://www.urfanews.com/politika/dtpli-kaplan-ocalan-icin-ozel-mahkeme-kurulmadi-mi.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/politika/dtpli-kaplan-ocalan-icin-ozel-mahkeme-kurulmadi-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Nov 2009 13:00:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[dtp]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[kürt]]></category>
		<category><![CDATA[öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=12310</guid>
		<description><![CDATA[TBMM&#8217;de CHP&#8217;liler Adalet Bakanı Ergin&#8217;e &#8216;Ali Dibo&#8217; göndermesi yaptı. DTP&#8217;li Kaplan ise CHP&#8217;yi suçladı: Sizin gibi sosyal demokratlardan utanç duyuyorum ANKARA &#8211; CHP Antalya Milletvekili Osman Kaptan, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e, &#8220;Hatay’da ihale dağıttığınız gibi adalet dağıtamazsınız. Adaletsiz Adalet Bakanı olarak tarihe geçeceksiniz&#8221; diye seslendi. Plan ve Bütçe Komisyonunda, Adalet Bakanlığı, Ceza ve İnfaz Kurumları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-12311" title="urfaa" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/urfaa-150x150.jpg" alt="urfaa" width="150" height="150" /></p>
<p>TBMM&#8217;de CHP&#8217;liler Adalet Bakanı Ergin&#8217;e &#8216;Ali Dibo&#8217; göndermesi yaptı. DTP&#8217;li Kaplan ise CHP&#8217;yi suçladı: Sizin gibi sosyal demokratlardan utanç duyuyorum</p>
<p>ANKARA &#8211; CHP Antalya Milletvekili Osman Kaptan, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e, &#8220;Hatay’da ihale dağıttığınız gibi adalet dağıtamazsınız. Adaletsiz Adalet Bakanı olarak tarihe geçeceksiniz&#8221; diye seslendi.<br />
Plan ve Bütçe Komisyonunda, Adalet Bakanlığı, Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştayın 2010 yılı bütçelerinin görüşmeleri sürüyor.<br />
Bütçe üzerinde söz alan CHP’li Kaptan, siyasetin yargıya karıştığını, yargının hastalandığını ileri sürerek, AK Parti’ye karşı gelenlere, hukukun, &#8220;baskı ve terbiye&#8221; aracı olarak kullanılmak istendiğini söyledi.<br />
Kaptan, AK Parti’nin, adaletin genetiğini değiştirdiğini, hukuku &#8220;GDO’lu&#8221; hale getirdiğini iddia ederek, Silivri’de ve Habur’da farklı hukuk uygulandığını öne sürdü.<br />
Kamuoyunda &#8220;Ali Dibo&#8221; olarak bilinen ihale yolsuzluğu iddialarına da değinen Kaptan, Bakan Ergin’e, &#8220;Hatay’da ihale dağıttığınız gibi adalet dağıtamazsınız. Adaletsiz Adalet Bakanı olarak tarihe geçeceksiniz&#8221; diye seslendi.<br />
CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin de Kartal Hakimi hakkında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı, &#8220;şehitler için kullandığı kelle&#8221; sözü nedeniyle 3 kuruş ödemeye mahkum ettiği için mi dava açıldığı sorusunu yönelterek, &#8220;Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, kayıp trilyon davasında yargılanmasına karar veren Sincan Hakimi için neden müfettiş gönderildi? Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı niçin sıkıntıya sokuldu? Bir tarikatın yandaşları konusunda takındığı doğru tavır nedeniyle mi?&#8221; dedi.<br />
Hiç kimsenin, &#8220;Hüseyin Üzmez kararından&#8221; sonra Adli Tıp Kurumunu savunamayacağını, bunun bir ayıp olduğunu belirten Ergin, sıradan bir vatandaş bile ruhsal zedelenmeyi anlarken, Adli Tıp Kurumunun bunu nasıl anlayamadığını sordu.<br />
Toplumun her kesiminin &#8220;dinlenilir&#8221; hale getirildiğini savunan Ergin, &#8220;Başbakan’ın bile dinlendiği anlaşıldı. Bumerang gibi yaptığınız işlemin size döndüğü ortaya çıktı&#8221; diye konuştu.<br />
CHP’li Ergin, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e, Habur’da kurulan &#8220;mobil adliyeleri&#8221;, Türkiye’nin başka yerlerine de kurup kurmayacakları sorusunu yöneltti.<br />
CHP İzmir Milletvekili Bülent Baratalı ise Sayıştayın üye seçiminden önce adaylara, hakimlerin, yargıçların, milletvekillerinin arkasında oy istemesini doğru bulmadığı için randevu vermediğini belirtti.</p>
<p>-YARGI ÜZERİNDEN&#8230;-</p>
<p>MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, mahkemelere düşen dosya sayısını azaltmak için teknolojinin bütün imkanlarından yararlanılmasını, gerekirse kadro artırımına gidilmesini istedi.<br />
Hükümetin, kurumlar ile gerginlik, sürtüşme politikasını, yargı üzerinde de yürüttüğünü öne süren Kalaycı, &#8220;Yargı bağımsız olsaydı, gezici mahkemeler kurulur muydu? Hüküm, Ankara’dan verildi; teslim olanlar suçsuzdur&#8230; Bu kişilerin çatışmaya girmediğini nereden biliyorsunuz? PKK yasadışı değil mi? Kim terörist, kim değil?&#8221; diye konuştu.</p>
<p>-SİZİN GİBİ SOSYAL DEMOKRATLARDAN UTANÇ DUYUYORUM-</p>
<p>DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, DTP’li milletvekilleri hakkında hazırlanan fezlekelere işaret ederek, bunların içinde, hırsızlığın, dolandırıcılığın bulunmadığını söyledi. Kaplan, &#8220;Savcılar, bizim için mi çalışıyor, fazla mesai yapıyor?&#8221; dedi.<br />
DTP’li milletvekillerinin, Anayasa Mahkemesinin kuruluş yıldönümlerine, yargı yılının açılışlarına çağrılmamasından şikayet eden Kaplan, ayrımcılık yapıldığını iddia etti. Kaplan, davet edilmeseler de kapıda görevliler bulunsa da milletvekili ve hukukçu olarak, bu toplantılara katılacağını söyledi.<br />
Kaplan, Adli Tıp Kurumunun A’dan Z’ye değiştirilmesi gerektiğini öne sürerek, adalet için bu kurumun yöneticilerinin tümüyle değiştirilmesinin şart olduğunu söyledi.<br />
DTP’li Kaplan, sapanla taş attan çocuklar için 12 yıldan 24 yıla kadar ceza istenilmesini de eleştirdi. Mahmur Kampından gelen bebeklerin, anneleriyle birlikte sorgulandığını ileri süren Kaplan, &#8220;Usul hatası yok mu? Evinden dönenlerin bu tür prosedürden geçmesi yanlış değil mi?&#8221; sorusunu yöneltti.<br />
Muhalefetin Habur’da gezici mahkeme kurulmasına yönelik eleştirilerine işaret eden Kaplan, &#8220;Mübarek muhalefet, Ülkü Coşkun, Ankara’dan helikopterle Uludere’de DEP Milletvekili Ahmet Türk ve arkadaşları aleyhine ifade topladığında niye sesiniz çıkmıyordu? Öcalan, özel statüyle yargılandığında neredeydiniz? Silivri’de özel mahkeme kurulmadı mı? El insaf, el vicdan&#8230; Biraz yakın zaman tarihini göz önünde bulundurmamız lazım&#8221; diye konuştu.<br />
CHP’li Ergin’in, &#8220;Sende vicdan varsa PKK’lıların öldürdüğü çocukları, 40 bin kişinin öldürülmesini söylersin&#8221; tepkisine Kaplan, &#8220;Sizin gibi sosyal demokratlardan utanç duyuyorum. Otur oturduğun yerde dinlemesini bil&#8221; diye karşılık verdi.<br />
CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi ise Kaplan’ın TBMM’deki varlığından utanç duymadığını, halkın iradesiyle geldiğini, halkın iradesine de saygılı olduğunu söyledi.<br />
Hamzaçebi, yargının siyasallaştığı bir sürecin yaşandığını ifade ederek, Adli Tıp Kurumunun itibar kaybı içerisinde olduğunu, Hüseyin Üzmez raporundan başlayan bu kaybın devam ettiğini söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/politika/dtpli-kaplan-ocalan-icin-ozel-mahkeme-kurulmadi-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şener&#8217;den Erdoğan&#8217;a Geleteport yanıtı:</title>
		<link>http://www.urfanews.com/gundem/manset/senerden-erdogana-geleteport-yaniti.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/gundem/manset/senerden-erdogana-geleteport-yaniti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 16:24:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[abdüllatif şener]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[recep tayyip erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=12184</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, Başbakan Erdoğan&#8217;ın &#8216;Galataport&#8217;u engelleyenleri tarihe havale ediyorum&#8217; sözüne tepki gösterdi: Bugün olsa yine engellerim TÜRKİYE Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın ‘Galataport&#8217;u engelleyenleri tarihe havale ediyorum’ sözlerine, “O kişi benim ve Galataport&#8217;u ben engelledim. Başbakan, bildiğiniz gibi İstanbul&#8217;da Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmıştır. Rant işini de çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="divAdnetKeyword2">
<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-12185" title="erdoğan urfa" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/erdoğan-urfa12-150x150.jpg" alt="erdoğan urfa" width="150" height="150" /></p>
<p>Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, Başbakan Erdoğan&#8217;ın &#8216;Galataport&#8217;u engelleyenleri tarihe havale ediyorum&#8217; sözüne tepki gösterdi: Bugün olsa yine engellerim</p>
<p>TÜRKİYE Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın ‘Galataport&#8217;u engelleyenleri tarihe havale ediyorum’ sözlerine, “O kişi benim ve Galataport&#8217;u ben engelledim. Başbakan, bildiğiniz gibi İstanbul&#8217;da Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmıştır. Rant işini de çok iyi bilir. Galataport, Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgun, soygun ve imar rantıydı. Bugün önüme gelse yine aynı engellemeyi yaparım” diye yanıt verdi.<br />
Türkiye Partisi 1&#8242;inci İstişare Toplantısı, Antalya&#8217;nın Alanya İlçesi&#8217;nde yapıldı. Köşkdere Otel&#8217;de düzenlenen toplantıda Genel Başkan Abdüllatif Şener, seçim propagandası ve seçim sloganları konusunda partililerle istişare yaptı. Toplantının ardından basın toplantısı düzenleyen Şener, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın ‘Galataport&#8217;u engelleyenleri tarihe havale ediyorum’ sözlerinin muhatabının kendisi olduğunu belirterek şunları söyledi:<br />
“Başbakan dün açıklama yaptı ve ‘Galatoprt&#8217;u engelleyenleri tarihe havale ediyorum’ dedi. Sayın Başbakan&#8217;ın tarihe havale ettiği kişi benim. Galataport&#8217;u ben engelledim. Yalnız Başbakan durdu durdu, 4 yıl aradan sonra bu Galataport’u konuşma ihtiyacını niye hissetti? Projeyi yeniden başlatacağı için mi, yoksa Cumhuriyet tarihinin en büyük rantını engellediğimden dolayı yüreğine derinden oturduğu için mi? Yüreğine acısı yerleşti de acısını hala içinden atamadığı için mi, bunca yıldan sonra bunu telaffuz etme ihtiyacı duydu?”</p>
<p>‘GALATAPORT BİR RANT PROJESİYDİ’</p>
<p>Galataport&#8217;un Tophane Bölgesi&#8217;nde yapılan bir liman projesi gibi gözüktüğünü kaydeden Abdullatif Şener, şunları anlatttı:<br />
“Bu proje Sami Ofer adlı İsrailli bir işadamına ihale edilmişti. 2006 yılında basın bunu aylarca tartıştı. Benim önüme imzaya geleceği için de ‘Acaba Şener bu ihaleyi onaylayacak mı onaylamayacak mı?’ diye basın haftalarca yayın yaptı. Sonunda ben de bana düşeni yaptım ve projeyi imzalamadım, iade ettim. Böylece Galataport iptal edildi. Aradan yıllar geçtikten sonra Başbakan Galataport&#8217;u engelleyenleri tarihe havale ediyor. Beni işaret etmesini kendisi açısından doğal karşılıyorum. Madem ki konuyu açmıştır, birkaç satır söyleme hakkım var. Galataport aslında bir liman projesinden öte bir rant projesiydi. Başbakan, bildiğiniz gibi İstanbul&#8217;da Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmıştır. Rant işini de çok iyi bilir. Galataport hadisesi Cumhuriyet tarihinin en büyük imar rantını ifade eden bir hadiseydi ve Galataport&#8217;u ben engelledim. Yaptığım işten gurur duyuyorum, onur duyuyorum. Bugün önüme gelse yine aynı şeyi yaparım, aynı engellemeyi yaparım.”</p>
<p>‘OFER&#8217;LE KAÇ KEZ KİZLİCE GÖRÜŞTÜN?’</p>
<p>Başbakan Erdoğan&#8217;ın, Sami Ofer&#8217;e başka ihaleleri de verdiğini iddia eden Şener, sözlerine şöyle devam etti:<br />
“Bu vesileyle Başbakan&#8217;a şunları soruyorum. O dönemde basın mensupları Başbakan&#8217;a Sami Ofer&#8217;i görüp görmediğini sordu. Önce hiç görmediğini söyledi, sonra da görüştüğü anlaşılırsa açmaza çıkacağını anladı ve Davos&#8217;ta bir kez görüştüğünü söyledi. Ankara&#8217;da hiç görüşmediğini belirtmişti. Şunu soruyorum kendisine; Galataport ihalesi verdiğiniz Ofer&#8217;le kaç kez görüştünüz? 5 kez mi 6 kez mi? Bunun cevabını versin. Başka diğer görüşmeleri kendisine bırakıyorum. Ankara Bilkent Oteli&#8217;nde partisinin kuruluş yıldönümü kutlanırken, otelin erzak kapısından yukarı Ofer&#8217;i aldırdınız mı, aldırmadınız mı? Otelde 2 saat görüştünüz mü görüşmediniz mi? Görüştüyseniz ne görüştünüz? Bunları kamuoyuna açıklayın. Başka hangi ihaleleri verdiniz? Bunu da açıklayın. TÜPRAŞ&#8217;ın 4.76&#8242;lık hisse satışı nedeniyle meydana gelen görüşmelerden, gizliliklerden, dönen çarklardan şimdilik bahsetmiyorum. Ancak birini tarihe havale etmeye kalkarken dikkat et, o tarih gelip sizin alnınıza kara bir leke olarak yapışmasın.”</p>
<p>‘ÖZELLEŞTİRMELERDE BENİM İMZAM YOK’</p>
<p>Bir basın mensubunun, “Siz de AKP içindeydiniz. Bu rant iddialarınızı ne zaman fark ettiniz” sorusu üzerine ise Şener şöyle konuştu:<br />
“Galataport olayı Şubat 2006&#8242;da oldu. Başbakan ilk göreve geldiğinde Özelleştirme İdaresi bana bağlıydı. Özelleştirme usulü ve anlayışı nedeniyle Başbakan&#8217;la aramızda ihtilaf çıktı. Daha ilk haftalardan itibaren Başbakan&#8217;la yollarımız ayrıldı. Özelleştirme Yüksek Kurulu görevini Başbakan üstlendiği aylarda yolları ayırdım. Bu hükümetin yaptığı hiç bir özeleştirmede benim imzam yoktur. Yanlışları doğruya çekmeye çalıştım. Artık iflah olmaz bir noktaya gelince de, ‘durmanın bir anlamı yoktur’, diyerek bıraktım.”</p>
<p>ÜLKENİN GENETİĞİNİ BOZDULAR</p>
<p>Partilerinin 71 ilde teşkilatlandığını, ülkenin en güçlü partisi olmaya aday olduklarını savunan Şener sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
“Ancak basın bunu görmezlikten geliyor. Çünkü Başbakan ve hükümetin basına baskısı var. Türkiye&#8217;de basın özgür değildir. Şunun bilinmesi gerekiyor ki baskı rejimi, basını sindirme politikaları iktidarın gidici olduğunu göstermektedir. Son günlerde genetiği bozulmuş gıdalar gündemde. Ülkede de sosyal doku yozlaşıyor, siyaset yoluyla ülkenin ana değerleri dejenere oluyor. Hukuk siyasallaştı, milli gurur kırılarak halkın güven duygusu bitirildi. Bu iktidar Türkiye&#8217;yi genetiği değiştirilmiş bir organizmaya çevirmiştir.”</p>
<p>BAŞBAKAN&#8217;IN VARLIĞI KRİZDİR</p>
<p>Ülkede işsizliğin dünyadaki en yüksek işsizlik oranına geldiğini öne süren Şener, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
“Bu dönemde Türkiye&#8217;de ekonomik küçülme dünyadaki en yüksek küçülmedir. Sanayi sektörü çöktü, tarımsal üretim mahvoldu, emekliler sefalet içinde. Bütün bunlara rağmen Başbakan ‘teğet geçti’ diyor. Başbakan&#8217;ın kendisi ve varlığı krizdir. Başbakan halkla alay ediyor. Aslında iyi olan kendi ekonomisi. Başbakan bilmelidir ki, kriz kendisinin varlığıdır.”</p>
<p>CEMEVİ ZİYARETİ NORMAL</p>
<p>Bir basın mensubunun Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün cemevi ziyareti konusundaki sorusu üzerine Şener, “Bu açılım değil, olması gerekendir. Ben de bakanlığım döneminde bir çok kez cemevlerini ziyaret ettim. Olması gereken yapıldı ve bunu doğal bir süreç olarak değerlendiriyorum” dedi.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/gundem/manset/senerden-erdogana-geleteport-yaniti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Suça karışmış PKK&#8217;lılar İskandinav ülkelerine gönderilecek&#8217;</title>
		<link>http://www.urfanews.com/gundem/manset/suca-karismis-pkklilar-iskandinav-ulkelerine-gonderilecek.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/gundem/manset/suca-karismis-pkklilar-iskandinav-ulkelerine-gonderilecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 14:17:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[iskandinav]]></category>
		<category><![CDATA[kerkük]]></category>
		<category><![CDATA[musul]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=11995</guid>
		<description><![CDATA[AK Parti MKYK Üyesi ve Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı, TBMM Dış İşleri Komisyonu sözcüsü Çankırı Milletvekili Suat Kınıklıoğlu, PKK&#8217;nın önümüzdeki hafta ve aylarnda çözüleceğini, Irak&#8217;ın kuzeyinde bulunan kamplarda barınan PKK&#8217;lılardan suça karışmamış olanların rehabilite edileceğini, çeşitli suçlara karışmış olanların ise İskandinav ülkeleri gibi ülkelere gönderileceğini söyledi. Çankırı Karatekin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="divAdnetKeyword2">
<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-11996" title="pkk urfa" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/pkk-urfa4-150x150.jpg" alt="pkk urfa" width="150" height="150" /></p>
<p>AK Parti MKYK Üyesi ve Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı, TBMM Dış İşleri Komisyonu sözcüsü Çankırı Milletvekili Suat Kınıklıoğlu, PKK&#8217;nın önümüzdeki hafta ve aylarnda çözüleceğini, Irak&#8217;ın kuzeyinde bulunan kamplarda barınan PKK&#8217;lılardan suça karışmamış olanların rehabilite edileceğini, çeşitli suçlara karışmış olanların ise İskandinav ülkeleri gibi ülkelere gönderileceğini söyledi.</p></div>
<p>Çankırı Karatekin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü’nce düzenlenen ‘Türk Dış Politikasının Güncel Konuları’ adlı konferansta konuşan Kınıklıoğlu, kendisinin de son dönemde aktif olarak yer aldığı bölgesel dış politikalar hakkında bilgi verdi. Bir öğrencinin Ermenistan’la imzalanan protokole ilişkin sorusunu yanıtlayan Kınıklıoğlu şunları söyledi:<br />
“Türkiye- Ermenistan normalleşmesi kadar ulusal ve uluslararası basında sömürülen ve olduğundan farklı bir mecraya çekilen bir konu daha ben bilmiyorum. Bu protokolün hepsi ortada var. ‘tabdc.org’ sitesine girerseniz, Türkçe olarak metni okuyabilirsiniz. Bilinmesi gereken bir şey, bu protokolle ilgili her şey Azerbaycanlı dostlarımızla, kardeşlerimizle istişareli olarak yapıldı. Sayın Aliyev bütün aşamalarından birebir haberdardır. En üst düzeyde de gidip görüşülerek, ya da telefon teatisi ile her ayrıntılı husus uzun uzun konuşulmuştur. Benim burada söyleyeceğim şeyler var, söyleyemeyeceğim şeyler var. Şunda Müsterih olun. Azerbaycanlı kardeşlerimiz sürecin daha kamuoyunda duyulmasından önce her aşama ve ayrıntısından haberdardır. Türkiye’nin Azerbaycan’dan habersiz ve Azerbaycan’a rağmen herhangi bir konuda, özellikle Güney Kafkasya ve Karabağ konusunda adım atması söz konusu değildir. Bu yüzden de şu anda Ermenistan Cumhurbaşkanı&#8217;na Diaspora’dan ciddi tehdit vardır. Eğer Ermenistan Dışişleri bakanının o protokol imzalanırken yüzündeki ifadeyi orda izlemişseniz, sanırım ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.”</p>
<p>KERKÜK KONUSU<br />
Kerkük ve Musul’da Türklere karşı yapılan haksızlıklara Türkiye’nin duyarsız kaldığı yönündeki bir soru üzerine de Irak’ta çok farklı bir yapı olduğunu belirten Kınıklıoğlu şöşye monuştu:<br />
“Oradaki Türkmen konusu bizim düşündüğümüz gibi basit bir konu değil. Irak’ta sadece etnik ya da dil üzerine değil, yapılanmada mezheplerin de önemli bir rolü var. Oradaki Türkmenler şu an siyasi olarak iktidarda bulunan Şiilere destek veriyorlar. Son seçimlerde Irak Türkmen Cephesi 93 bin oy aldı. Halbuki 1.5 milyon civarında Türkmen bulunuyor. Siyasi kimlik olarak Şiilere kendilerini daha yakın görüyorlar. Türkmenlerin çoğu Türkmen kimliğinden çok şii kimliği üzerinden siyaset yapmayı tercih ediyor.”</p>
<p>‘GÖRECEKSİNİZ, PKK KANDİL&#8217;DEN ÇIKARILACAK’<br />
Türkiye ile Irak arasındaki ilişkinin, özellikle Kuzey Irak’taki durum nedeniyle oldukça gergin olduğunu, ancak şu an hem Bağdat’la, hem de Erbil’le doğrudan ilişki ve hassasiyetlerimizi birinci elden aktarabileceğimiz mekanizma geliştirildiğini anlatan AK Parti milletvekili Suat Kınıklıoğlu sözlerini şöyle tamamladı:<br />
“Göreceksiniz önümüzdeki hafta ve aylarda PKK’nın Kandil’den ve oralardan çözüleceğini, oradan eli silah tutmamış olanların rehabilite edileceğini, suç işleyenlerin, şiddete karışmış olanların başka ülkelere işte İskandinavya falan gibi başka ülkelere yollanacağını ve bu sorunun ortadan kalkacağını göreceksiniz. Çünkü artık saha bitti, topu taca atmanın gereği kalmadı. Türkiye, Irak&#8217;la ilişkilerini geliştirerek PKK’yı oradan çıkaracak. Zaten şu andaki açılımın yan yansıması aslında Irakla ilişkilerin geliştirilmesidir.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/gundem/manset/suca-karismis-pkklilar-iskandinav-ulkelerine-gonderilecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>WSJ: Türkiye&#8217;siz bir NATO düşünülmeli</title>
		<link>http://www.urfanews.com/gundem/manset/wsj-turkiyesiz-bir-nato-dusunulmeli.html</link>
		<comments>http://www.urfanews.com/gundem/manset/wsj-turkiyesiz-bir-nato-dusunulmeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 14:15:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[NATO]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa haber]]></category>
		<category><![CDATA[suriye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[urfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfa haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.urfanews.com/?p=11992</guid>
		<description><![CDATA[Wall Street Journal tarafından yayınlanan &#8220;Türkiye&#8217;siz bir NATO?&#8221; başlıklı bir makalede Türk hükümetinin bölge politikaları eleştirilirken &#8220;NATO&#8217;nun Türkiye&#8217;de en kötü senaryoya ilişkin düşünmeye başlaması zamanı geldi. Çünkü, giderek İslamlaşan devlet NATO ortağı olmayı sürdürürse de Türkiye, güvenilmez bir ortak olacak gibi görünüyor&#8221; iddiasında bulunuldu. WASHİNGTON &#8211; Batı basınında Türkiye’nin &#8220;eksen kayması&#8221; na ilişkin savlar yoğunlaşırken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="divAdnetKeyword2">
<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-11993" title="islam urfa" src="http://www.urfanews.com/wp-content/uploads/islam-urfa1-150x150.jpg" alt="islam urfa" width="150" height="150" /></p>
<p>Wall Street Journal tarafından yayınlanan &#8220;Türkiye&#8217;siz bir NATO?&#8221; başlıklı bir makalede Türk hükümetinin bölge politikaları eleştirilirken &#8220;NATO&#8217;nun Türkiye&#8217;de en kötü senaryoya ilişkin düşünmeye başlaması zamanı geldi. Çünkü, giderek İslamlaşan devlet NATO ortağı olmayı sürdürürse de Türkiye, güvenilmez bir ortak olacak gibi görünüyor&#8221; iddiasında bulunuldu.</p></div>
<p>WASHİNGTON &#8211; Batı basınında Türkiye’nin &#8220;eksen kayması&#8221; na ilişkin savlar yoğunlaşırken Wall Street Journal tarafından yayınlanan &#8220;Türkiye’siz bir NATO?&#8221; başlıklı bir makalede &#8220;Ankara’nın dramatik siyasi dönüşümünün, NATO’nun temel değerleriyle tutarlı olmadığı&#8221; öne sürüldü.<br />
Makalede &#8220;NATO’nun Türkiye’de en kötü senaryoya ilişkin düşünmeye başlaması zamanı geldi. Çünkü, giderek İslamlaşan devlet NATO ortağı olmayı sürdürürse de Türkiye, güvenilmez bir ortak olacak gibi görünüyor&#8221; iddiası öne sürüldü.<br />
ABD’nin borsa ve finansal çevreleri gazetesi Wall Street Journal, &#8220;Türkiye’siz bir NATO?&#8221; başlıklı bir makale yayımladı. ABD’nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Washington Enstitüsü’nün Arap Siyaseti Programı Direktörü David Schenker’in imzasını taşıyan makalede Türkiye’nin NATO üyeliği sorgulandı. Türk hükümetinin Suriye ve İran’ya daha yakınlaşırken İsrail ile ile tatbikatın iptal edilmesine dikkat çekildiği makalede AKP hükümetinin, yurt içinde vergi cezalarıyla &#8220;laik medyayı batırmaya çalıştığı&#8221;, siyasi muhaliflerini &#8220;hükümeti devirme suçlamaları&#8221; ile hedef aldığı savunuldu.</p>
<p>&#8220;DRAMATİK DÖNÜŞÜM İTTİFAKIN TEMEL DEĞERLERİNE AYKIRI&#8221;<br />
&#8220;Ankara’nın dramatik siyasi dönüşümü, ittifakın temel değerleri ile tutarlı gibi görünmüyor&#8221; savına da yer verilen makalede &#8220;Ankara’nın siyaseti dönüşümden geçerken Türkiye’nin siyasi olarak zor NATO misyonlarını yere getirme isteği de azalabilir. Bu da, ‘kolektif savunma’ya olan bağılığının sorgulanmasına yol açabilir&#8221; görüşü de dile getirildi.<br />
Türk askerlerinin Afganistan’a konuşlanmasına karşın Ankara’nın, NATO’nun, Rusya’nın Batıya doğru, Letonya veya Litvanya’da baskısına karşı koyma çabalarını destekleyip desteklemeyeceğinin belli olmadığı öne sürülen makalede Türkiye’nin, &#8220;Rusya’nın Gürcistan’ işgaline ilişkin tutumu&#8221;na dikkat çekildikten sonra&#8221;Türkiye’nin Baltik devletlerinde eğitim misyonlarını kabul etmesi bile pek olası görünmüyor&#8221; denildi.<br />
WSJ’daki makalede Türk ordusu Batı yanlısı tavrının değişmese de son 10 yılda siyasetçiler ile Genelkurmay arasındaki dinamikler değiştiği de savunularak, &#8220;Bugün Türk askerleri, Mustafa Kemal Atatürk tarafında 1900 yıllarının başlarında kurulan laik, demokratik ve Batı yanlısı cumhuriyetin baltalanmasını seyretmekten başka pek bir şey yapamıyor&#8221; yorumu da yapıldı. Makalede şöyle devam edildi:</p>
<p>&#8220;İTTİFAK KARAR VERME NOKTASINA GELECEK&#8221;<br />
&#8220;Türkiye’nin, NATO’dan dışlanması için henüz çok erken ama çok uzak olmayan bir gelecekte ittifak bir karar verme noktasına gelecek. 2014 yılında NATO’nun sonraki nesil savaş uçağı Müştere Saldırı Uçağı teslim edilecek. Türk politikalarının yönü dikkate alınırsa Ankara’daki İslamcı hükümetin, çok ileri teknoloji konusunda güvenilip güvenilmeyeceğine ilişkin ciddi sorular sorulmalı.<br />
NATO’nun Türkiye’de en kötü senaryo konusunda düşünmeye başlaması zamanı geldi. Çünkü, giderek İslamlaşan devlet, NATO ortağı olmayı sürdürürse de, Türkiye, güvenilmez bir ortak olacak. 1930 yıllarından bu yana ülke, Ortadoğu’da bir modernizasyon ve ılımlılık modeli oldu. Ancak, kayda değer bir politika değişimi olmadıkça, Batı’nın Türkiye’yi kaybettiği gibi görünüyor. Eğer bu gerçekleşirse, 1979 yılındaki İran’daki İslam Devrimi’nden bu yana bölgede en dramatik gelişme olur.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.urfanews.com/gundem/manset/wsj-turkiyesiz-bir-nato-dusunulmeli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

